11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/18300 E. , 2013/16394 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.10.2012 tarih ve 2012/343-2012/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkettin müdürü ve %26 pay sahibi olduğunu, 28.08.2010 tarihli ortaklar kurulu toplantısı için 09:00-17:00 arasında belirlenen adreste diğer ortakların gelmesini beklediğini, ancak diğer ortakların toplantıya gelmediğini, daha sonra kaybedildiği düşünülen ve gazetede zayi ilanı verilen karar defterinin diğer ortakların eline geçerek, 28.08.2010 tarihinde toplantı yapıldığını ve müvekilinin toplantıya katılmamış gibi tutunak tutulduğunu, bu toplantıda müvekkilinin şirket müdürlüğünden azline karar verildiğini öğrendiğini, toplantının kararda belirtilen adreste yapılmadığını ve ¾ karar nisabının bulunmadığını ileri sürerek, söz konsu ortaklar kurulu kararının muhtevasının hükümsüzlüğüne ve/veya iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 13.03.2009 tarihli ortaklar kurulu kararıyla müdürlüğe atandığını, davacının oğluna verdiği vekaletname ile şirketin tüm idaresini devrettiğini, davacının oğlunun, müvekkili şirketle aynı faaliyet alanında şirket kurarak, davacı ve oğlunun şirketin içini boşalttıklarını, kasıtlı olarak müvvekkil şirket hakkında icra takibi yaptırdıklarını, 28.08.2010 tarihli ortaklar kurulu kararının usulüne uygun alındığını, bilakis davacının toplantı yerine gelmediğini, davacı olmaksızın toplantı yapılarak karar alındığını, davacı ve oğlu hakkında hukuki sorumluluk davası açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının oğlu tarafından kurulan şirketin davalı şirketin bitişiğinde faaliyet gösterdiği, faaliyet alanlarının aynı olduğu, bu şirketin davalı şirket aleyhine takip başlattığı, davalı şirketin menkul mallarının icraen satıldığı, ortaklar kurulunda oy kullanların oy çokluğu ve payları dikkate alınarak, yeni müdür seçilmesi ve davacının oğlunun vekillikten azledimesine karar verilebileceği, toplantı yer ve saatinin değiştirilmesine ilişkin hukuken kabul görecek delil ve tutanak ibraz edilmediği gibi, toplantının davette belirtilen ardeste yapılmasının ve davalının toplantıya katılamamasının, kanuna, ana sözleşmeye, iyi niyet kurallarına aykırı olmadığı, ortaklar kurulu kararının haklı ve yerinde olduğu, şirket ana sözleşmesinde her hangi bir nisap öngörülmediği, alınan kararlar yönünden ağırlaştırılmış nisap arananmadığı, TTK'daki iptal şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.