Esas No
E. 2010/6835
Karar No
K. 2011/16811
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2010/6835 E.  ,  2011/16811 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/12/2009 tarih ve 2008/597-2009/831 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar, 20/10/2007 tarihinde evlenip davalı şirketle yaptıkları anlaşma uyarınca, 22/10/2007 tarihinde İstanbul’dan Dubai aktarmalı olarak Mauritius adalarına gidiş ve İstanbul’a dönüş olarak balayı tatili için uçak bileti aldıklarını, Dubai uçağının geç kalkması nedeniyle bağlantılı uçuşun kaçırıldığını, önerilen Johannesburg uçuşunu bagajlarının verilmemesi ve vize sorunu nedeniyle kabul etmediklerini, en uygun uçuş olan 2 gün sonrasına kadar kötü bir otelde konaklatıldıklarını, daha önceden ücreti ödenmiş olan Mauritius adalarındaki otele 2 gün gecikmeli olarak gidebildiklerini, dönüşte ise İstanbul’da 2 valizden büyük olan valizin gelmemiş olduğunu, daha önceden yaptıkları plana göre 1 sonraki gün çıkacakları gemi ile İtalya seyahatine de küçük valizdeki birkaç eşya ile gitmek zorunda kaldıklarını ileri sürerek, Mauritius adalarında önceden ödenen ve gecikme nedeniyle kalamadıkları otelin 2 günlük ücreti olan 924 Euro’nun ve her bir davacı için 7.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile tahsilini talep etmişlerdir.

Davalı vekili, uçak bağlantısının kaçırılması üzerine ilk bağlantılı uçuş olan Johannesburg uçuşunun davacılar tarafından kabul edilmediğini, Dubai’de kendi tercihleriyle kaldıkları, Dubai’deki konaklamanın karşılandığını, bagajla ilgili gecikme için de gerekli yardımı yaptıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, Varşova Konvansiyonu hükümlerince taşıyıcının yolcunun ve bagajın taşınmasıyla ilgili gecikmelerden sorumlu olduğu, davalının gerekli özeni göstermediği, otel bedelinin ödenmesi gerektiği ve balayı tatilinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle, 924 Euro maddi, ayrı ayrı 2.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Mahkemece, davacıların ayrı ayrı 7.000 TL manevi tazminat istemine karşılık, her biri için 2.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş ise de, davacıların balayı tatili için çıktıkları yolculukta bilet aldıkları davalı hava yolları şirketinin gerekli özeni göstermeyip mağduriyete sebep olduğu, kötü bir otelde konaklattığı, davalı şirket görevlilerinin davranışları, İstanbul’a dönüşlerinde de bagajların kaybolması ve davacıların bu şekilde tatillerine devam etmek zorunda kalmaları karşısında daha makul bir manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğinden, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog