11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/7259 E. , 2011/17227 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/11/2009 tarih ve 2008/429-2009/671 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, nakliyat emtia sigorta poliçesi ile müvekkili tarafından sigortalanan dokuma tezgahının davalı tarafından taşınması esnasında hasarlandığını ve sigortalıya ödenen 19.148,00TL’nin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı taşıyıcının trafik riskleri nedeniyle hasardan % 40 oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle asıl alacak 5.576,87 TL ile işlemiş faiz 1.169,76 TL için itirazın iptaline, fazlaya ve inkar tazminatına ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı olarak sigortalıya ödenen tazminatın rücuen davalı taşıyandan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporu ile ilk bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmediği gibi mahkemece ikinci rapora itibar edilme gerekçesi dahi açıklanmamıştır. Zira, 20.10.2008 havale tarihli iki bilirkişi tarafından tanzim olunan ilk raporda “emtianın yükleme anındaki ambalajının nizami ve uygun olduğu, davalının tüm zarardan sorumlu bulunduğu” yazıldığı halde bu heyete yeni bir avukat bilirkişi atanmak suretiyle alınan ikinci raporda ise “hasarın yükleme hatasından meydana geldiği” belirtilerek davalının sorumlu olduğu miktarda %60 oranında indirime gidilerek gerekçesi açıklanmaksızın aynı iki bilirkişice farklı bir sonuca ulaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, davaya konu taşımada yüklemenin kim tarafından üstlenildiği, yükleme, istifleme ve ambalajlama hatası bulunup bulunmadığı ile hasarın meydana gelme nedeninin ve davalının kusur durumunun konusunda uzman bilirkişilerin vereceği denetime imkan veren bilirkişi raporuyla tespitiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.