Esas No
E. 2013/400
Karar No
K. 2013/16507
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2013/400 E.  ,  2013/16507 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/09/2012 tarih ve 2011/164-2012/326 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında 24/05/2010 tarihli bayii sözleşmesinin imzalandığını, davalının fimaya ait taşlar üzerinde değişiklik yaptığını, davacıya ait marka ve barkotları söktüğünü, davacı ürünü olmayan taşları ve çeşitli aksesuarları sattığını ileri sürerek, sözleşme şartlarına aykırılık nedeniyle bayilik sözleşmesinin iptalini ve 10.000,00 TL tazminatın fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak üzere davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, sözleşmenin müvekkili tarafından 03.11.2010 tarihinde feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının haklı nedenle sözleşmeyi fesh ettikten sonra kendi mülkiyetindeki ürünler de dahil bir çok ürünü satmaya başladığı, Dilek taşı ibaresini içeren tabelayı kapattığı ve ticari faaliyetine devam ettiği, bu aşamadan sonra ortada sözleşme ilişkisi bulunmadığından sözleşmeye dayalı olarak taleple bulunulması mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1.Dava, davalılar arasındaki bayilik sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere marka hakkının ihlaline ilişkin bir iddianın ve marka hakkına dayalı bir talebin olmadığı ortadadır. Davanın bu niteliği itibariyle, genel mahkemelerde görülmesi gerekirken, Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla görülüp sonuçlandırılması doğru olmamış; görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin bulunduğu ve taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği nazara alınarak, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2.Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog