11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/10673 E. , 2010/11267 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.09.2008 tarih ve 2007/236 - 2008/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife karşı tüm parasal yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı kooperatifin 30.06.2007 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına ve aracının çalıştırılmamasına ilişkin karar alındığını, alınan ihraç kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan genel kurulda müvekkili hakkında alınan kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Kooperatifler Kanunu’nun 98 nci maddesindeki yollama uyarınca uygulanması gereken TTK’nun 332 ve 349 ncu maddelerinde yönetim kurulu üyelerinin yakınları ile ilgili görüşmelere katılamayacaklarının belirtilmiş olduğu, davacı hakkındaki ortaklığa kabul kararının babası ...’nin başkanlık yaptığı yönetim kurulu tarafından verildiği, bu durumun emredici hukuk kurallarına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle davalı kooperatif tarafından verilen ihraç kararının yasal normlara uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, ortaklıktan çıkarma kararının iptali istemine ilişkindir.Davacı, ortaklığa kabulüne ilişkin kararın alındığı yönetim kurulunda babasının da bulunması nedeniyle bu kararın yasaya aykırı olarak alınmış olduğu, geçerli bulunmadığı gerekçesiyle ortaklıktan çıkarılmıştır.
Davalı kooperatif anasözleşmesinde ortaklığa kabulün yönetim kurulu kararı ile gerçekleşeceği düzenlenmiştir.Kural olarak ortaklığa kabul, bu konuda yönetim kuruluna yapılacak yazılı bir başvuru sonucu yönetim kurulunun alacağı karar ile gerçekleşir ise de kooperatiflerde “Açık kapı ilkesi” geçerli olduğundan anasözleşmede yazılı ortaklık şartlarını taşıyan bir kimsenin kooperatife ödemelerde bulunması, yükümlülüklerini yerine getirmesi ve kooperatif tarafından da yapılan ödemelerin kabul edilerek, o kişinin genel kurullara davet edilmesi, hazirun cetvellerinde isminin gösterilmesi, diğer kooperatif ortaklarının yararlandıkları haklardan yararlandırılması gibi durumların mevcudiyeti halinde de hakkında açıkça ortaklığa kabule ilişkin olarak alınmış bir karar olmasa da bu kişinin ortaklığının kooperatif tarafından kabul edilmiş olduğu, ortak olarak benimsendiği, bu şekilde ortaklığının zımni olarak, eylemli bir şekilde gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerekmekte olup, Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir.Buna göre somut olaya gelindiğinde, davacının ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınmış bulunan yönetim kurulu kararı geçerli olmasa bile davacının davalı kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirdiği, aracını kooperatifin amacı doğrultusunda çalıştırdığı, kooperatif ortaklarının yararlandığı haklardan yararlanıp, yükümlülükleri yerine getirdiğinin anlaşılmasına, esasen davalı kooperatifin davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğine ilişkin bir iddiasının da olmamasına göre davacının zımni olarak kooperatif ortağı olduğu, ortaklığın bu konuda alınacak açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi açıklanan şekilde zımni olarak da gerçekleşebileceği hususu karşısında davacının ortaklığının geçerli olduğu ve ortakların anasözleşmede gösterilmeyen nedenlerle ortaklıktan çıkarılmasının mümkün olmaması karşısında davacı hakkında genel kurul tarafından verilen çıkarma kararı yasal dayanaktan yoksun bulunduğu gibi davacının ortaklığa kabulüne ilişkin olarak alınan yönetim kurulunda babasının da yer almış olması sadece bu nedenle ortaklığa kabule ilişkin kararın geçersiz sayılmasını gerektirmez.Çıkarma kararına dayanak yapılan yönetim kurulu üyelerine getirilen sınırlamayla ilgili yasal hükümlerin kooperatiflerde geçerli olan açık kapı ilkesi gereği anasözleşmedeki şartları taşıyan herkesi yönetim kurulunun haklı bir nedene dayalı olmaksızın ortak olarak kabulden kaçınamayacağı hususu da nazara alındığında somut olayda uygulama yeri de bulunmamaktadır.Bu durumda mahkemece yasaya, anasözleşmeye ve Dairemiz uygulamasına aykırı şekilde alınmış bulunan ortaklıktan çıkarma kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.