Danıştay 2. Daire Başkanlığı
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/23 E. , 2023/4746 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Amasya ili, Merzifon Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, “amir ve üstlerine iletilmesi gereken bilgi ve buyrukları zamanında iletmemek” fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-5. maddesi uyarınca "4 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 5. fıkrası gereğince brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine ilişkin Merzifon Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğünün … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. … İdare Mahkemesinin … günlü, E:… , K:… sayılı kararıyla davanın reddine hükmedilmiş; anılan karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 20/03/2018 günlü, E:2016/16310, K:2018/12139 sayılı kararıyla bozulmuş ve kararın düzeltilmesi istemi de aynı Dairenin 12/06/2019 günlü, E:2018/4799, K:2019/4091 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Bozma kararı üzerine yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın gönderildiği … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava açıldıktan sonra posta ücretinde tebliğ işlemlerini engelleyecek şekilde azalma olması nedeniyle, posta ücretinin tamamlanmasına ilişkin olarak davacıya tebliğ edilen 12/07/2019 tarihli Başkanlık yazısı gereğinin yerine getirilmemesi üzerine, 10/09/2019 tarihli ikinci Başkanlık yazısıyla bildirimin tekrarlandığı, ikinci tebliğata rağmen verilen süre içerisinde de eksiklik tamamlanmadığından 21/11/2019 tarihli kararla dosyanın işlemden kaldırıldığı ve bu kararın davacıya 17/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacının en geç 30/06/2020 (üç aylık sürenin bitiş tarihi 17/03/2020 tarihi olmakla birlikte ''Covid-19 Pandemisi'' nedeniyle sürenin uzadığı) tarihine kadar posta ücreti eksikliğini tamamlamak suretiyle dosyanın işleme konulmasını istemesi gerektiği halde, bu süre geçirilerek 22/09/2020 tarihinde eksik posta ücretinin tamamlanarak dosyanın işleme konulmasının istenildiği gerekçesiyle, 2577 sayılı Kanun'un 6/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; mevzuatla belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yapılmayan tebliğ işlemleri sonucunda verilen temyize konu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı, reşit olmayan oğluna yapılan tebligatın geçersiz olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, doğrudan Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Yukarıda özetine yer verilen istemle açılan davada; Danıştay Beşinci Dairesinin 20/03/2018 günlü, E:2016/16310, K:2018/12139 sayılı bozma kararı üzerine yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın gönderildiği Samsun 1. İdare Mahkemesince, yargılamanın devam etmesi için posta ücretindeki eksikliğin giderilmesi talepli yazılan müzekkerelere rağmen söz konusu noksanlığın giderilmemesi nedeniyle, 2577 sayılı Kanun'un 6/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6. maddesinin 5. fıkrasında, "Dava açıldıktan sonra posta ücretinde tebliğ işlemlerinin yapılmasını engelleyecek şekilde azalma olması halinde, otuz gün içinde posta ücretinin tamamlanması daire başkanı veya görevlendireceği tetkik hakimi, mahkeme başkanı veya hakim tarafından ilgiliye tebliğ olunur. Tebligata rağmen gereği yerine getirilmediği takdirde bildirim aynı şekilde bir daha tekrarlanır. Posta ücreti süresi içinde tamamlanmazsa dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Bu kararın tebliği tarihinden başlayarak üç ay içinde, noksanı tamamlanmak suretiyle yeniden işleme konulması istenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir ve davacıya tebliğ olunur." hükmüne yer verilmiş;
8.maddesinde de, sürelerin; tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı ifade edilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesinde, "Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.";
22.maddesinde, "Muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran onsekiz yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması lazımdır.";
23.maddesinde, "Tebliğ bir mazbata ile tevsik edilir. Bu mazbatanın: ...
5.Tebliğin kime yapıldığını ve tebliğ muhatabından başkasına yapılmış ise o kimsenin adını, soyadını, adresini ve 22 nci madde gereğince tebellüğe ehil olduğunu, ... İhtiva etmesi lazımdır." düzenlemeleri bulunmaktadır. 25/01/2012 günlü, 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin, "Kimlik araştırması" başlıklı 36. maddesinde; tebliğ memurunun, tebligat yaparken muhatabın veya bu Yönetmelik hükümlerine göre onun adına tebliğ yapılacak kişilerin kimlikleri ile bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşıyıp taşımadıklarını incelemeye yetkili olduğu belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, dava açıldıktan sonra posta ücretinin, tarifede değişiklik yapılması veya kullanılması gibi sebeplerle tebliğ işlemlerinin yapılmasını engelleyecek miktarda azalması halinde, bu noksanlığın davacı tarafından tamamlanması gerekmekte olup; bu durumlarda, yargı mercilerince izlenecek yol ve yöntemler ile alınacak kararlar, 2577 sayılı Kanun'un 6/5. maddesinde izah edilmiştir. Ayrıca, yargılama sürecindeki aşamaların geçilebilmesi veya sürecin ilerleyebilmesi için, yapılan işlemlerin geçerliliği açısından tebligatların hukuka uygun olarak gerçekleştirilmesi gerekir. 7201 sayılı Kanun gereği, muhatap yerine kendisine tebligat yapılabilecek kimselere tebligat yapılabilmesi için, diğer koşulların yanında ilgilinin görünüşüne nazaran onsekiz yaşından aşağı olmaması ve açıkça anlaşılır bir şekilde ehliyetsiz bulunmaması gerekir. 19/03/2003 günlü, 4829 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile Tebligat Kanunu'nun 22. maddesinde yapılan değişiklikle, yaş sınırı görünüş itibarıyla "onbeş" yerine "onsekiz" olarak değiştirilmiştir. Bu değişiklik ile tebligatın önemini anlayamayacak kadar küçüklere artık tebliğ evrakı verilemeyecektir. Dolayısıyla, onsekiz yaşından küçük olanlar çocuk olarak nitelendirildiğinden, onsekiz yaşından küçüklere bu konuda bir yükümlülük getirmemek amacı ile böyle bir düzenleme yapılmıştır. Muhatap adına tebligat yapılan kişinin muhatapla aynı konutta birlikte oturduğu, tebligatı kabul etmeye ehil olduğu ve görünüş olarak onsekiz yaşından aşağı olmadığı tebliğ memuru tarafından tebligat mazbatasına açıkça yazılmalıdır.
Dava konusu uyuşmazlıkta; yargılama devam etmekte iken posta ücretinde tebliğ işlemlerinin yapılmasını engelleyecek şekilde azalma olması nedeniyle, 100,00-TL posta ücreti eksikliğinin tamamlanması istemli 12/07/2019 tarihli birinci yazının, muhatabın (davacının) oğlu Oğuzhan Belli'ye 31/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, boşlukları doldurulmak suretiyle oluşturulan matbu kaşeli tebliğ mazbatasında, "Muhatabın dışarıda olduğunu beyan eden muhatapla aynı konutta oturan ehil yetkili reşit oğlu Oğuzhan Belli imzasına tebliğ ettim." ifadesine yer verildiği görülmektedir.
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen ve Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde elde edilen Nüfus Kayıt Örneği'nde, davacının oğlu Oğuzhan Belli'nin 06/01/2003 doğumlu ve tebliğ tarihi itibariyle 16 yaşında olduğu, tebliğ mazbatasında da tebellüğ edenin görünüşü itibariyle 18 yaşından aşağı olmadığına ilişkin bir ibareye yer verilmediği ve reşit yazıldığı anlaşılmakla, bu tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesine olanak bulunmamaktadır. Bu durumda; usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligattan söz edilemeyeceğinden, 2577 sayılı Kanun'un 6/5. maddesinde belirlenen sürecin tamamlandığı belirtilerek davanın açılmamış sayılmasına yönelik verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2.… İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize tabi ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3.Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4.2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.