Esas No
E. 2012/16024
Karar No
K. 2013/14728
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

11. Hukuk Dairesi

E. 2012/16024 K. 2013/14728 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16024, K. 2013/14728, T. 16.07.2013
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/16024
Karar No
2013/14728
Karar Tarihi
16.07.2013
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

11. Hukuk Dairesi         2012/16024 E.  ,  2013/14728 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/03/2012 tarih ve 2011/616-2012/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirket ile Hüseyin, Nusret ve ... arasında Mün'akid 16.10.2007 tarihli ortaklık sözleşmesi ve 29.02.2008 tarihli Ortaklık Ek Sözleşmesinin "L. İhtilaflar " maddesinin 2. Bendinde tarafların aralarındaki uyuşmazlığı çözmek konusunda uzlaşmacı tutumun sonuçsuz kalması halinde uyuşmazlıkların, Zürih Sanayi ve Ticaret Odası Kurallarına göre toplanacak üç (3) kişilik bir hakem heyetiyle çözüleceği, söz konusu hakem heyetinin birer üyesinin taraflarca atanacağı ve üçüncü hakemin ise diğer iki hakem tarafından belirleneği açıkça ve herhangi bir tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmiş olduğunu, müvekkili Klüh Beteiligungs GmbH tarafından davalılar aleyhine İsviçre Odası Tahkim Kuralları kapsamında 3.556.157,61 TL bedel üzerinden bir tazminat davası ikame edilmiş olduğunu, Hakem heyeti tarafından yapılan yargılama sonucunda 28.09.2010 tarihli karar tesis edildiğini, mezkur kararın Nihai Hüküm başlıklı 9. Maddesinin 6. Ve 7. Bendleri uyarınca yargılama masrafları ve katma değer vergisine karşılık gelmek üzere toplamda 118.902,75 SFR ile 14.458,90 Avro nun davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine karar verildiğini ileri sürerek, İsviçre Ticaret Odasının 600157-2009 sayılı ve 28.09.2010 tarihli kararının 'Nihai Hüküm' başlıklı 9 maddesinin 6. ve 7. bendlerinin tenfizine , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak müvekkillerine İsviçre Ticaret Odası'nda tahkim davası açtığını, Emin Tabldot ve Emin Hazır Yemek şirketlerinin %100 tüm ekonomik değerlerinin davacıya geçtiğini, davacının %49 luk kısma tekabül eden kısımla ilgili borcunu ödemediğini, İsviçre Odası Tahkim Davasında, tahkim kurulunun 28.09.2010 tarih ve 600157-2009 sayılı kararında, IX. Karar başlıklı 4. Numaralı bendinde "Davacının taleplerinin tamamen reddedilmiş olduğunu" kararın oy birliği ile alındığını, 16.10.2010 tarihli Birleşme sözleşmesinin K Nihai Şartlar başlıklı bölümün 1 numaralı bendinde sözleşme ile ilgili ihtilaflarda Türk Hukukunun uygulanacağı açıkça belirtilmiş olduğunu savunarak, davacının açmış olduğu tenfiz davası MÖHUK ilgili maddelerine dolayısıyla Türk Hukukuna açıkça aykırı olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, Türk Hukuk sistemine göre mahkeme masrafları ve harçların davalı taraftan tahsilinin davada kaybedilen miktar üzerinden mümkün olduğu, davacı davayı kazandığı veya kısmen kabullerde kabul miktarı oranında yaptığı yargılama giderini karşı taraftan talep edebileceğinin HMK ile net bir şekilde hükme bağlandığı,

HMK 323 maddesinde de yargılama giderinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına cevaz verdiği, davanın reddi halinde yapılan tüm masraf ve harçların davacı üzerinde bırakılacağı, davacının böyle bir talebinin olmadığı, davacı talebinin Zürih Tahkim Heyetinde red edilmiş olması karşısında iç hukuka göre davacının yargılama giderini davalı taraftan talep hakkı HMK 323 ve 326 maddeleri doğrultusunda mümkün görülmediği ve ana davanın Tahkim Heyetince red edilmiş olması karşısında yargılama gideri ve harç masraflarının iç hukukuna göre talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine akrar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, yabancı tahkim heyeti tarafından verilen kararın kısmen tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yabancı hakem kararının tenfiz talebine konu bölümlerinin 6100 sayılı HMK'nın 323. ve 326. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle tenfiz talebinin reddine karar verilmiştir.

Ancak 5718 sayılı MÖHUK'nın 62. maddesi uyarınca mahkeme yabancı hakem kararının tenfizi istemini; tahkim sözleşmesi yapılmamış veya esas sözleşmeye tahkim şartı konulmamış ise, hakem kararı genel ahlaka veya kamu düzenine aykırı ise, hakem kararına konu olan uyuşmazlığın Türk kanunlarına göre tahkim yoluyla çözümü mümkün değilse, taraflardan biri hakemler önünde usulüne göre temsil edilmemiş ve yapılan işlemleri sonradan açıkça kabul etmemiş ise, hakkında hakem kararının tenfizi istenen taraf, hakem seçiminden usulen haberdar edilmemiş yahut iddia ve savunma imkanından yoksun bırakılmış ise, tahkim sözleşmesi veya şartı taraflarca tabi kılındığı kanuna, bu konuda bir anlaşma yoksa hakem hükmünün verildiği ülke hukukuna göre hükümsüz ise, hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usul, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği ülke hukukuna aykırı ise, hakem kararı, hakem sözleşmesinde veya şartında yer almayan bir hususa ilişkin ise veya sözleşme veya şartın sınırlarını aşıyor ise bu kısım hakkında,  hakem kararı tabi olduğu veya verildiği ülke hukuku hükümlerine veya tabi olduğu usule göre kesinleşmemiş yahut icra kabiliyeti veya bağlayıcılık kazanmamış veya verildiği yerin yetkili mercii tarafından iptal edilmiş ise yabancı hakem kararının tenfizi istemini reddedebilecektir. Somut olayda anılan nedenlerden hiçbiri gerçekleşmediği gibi, sadece yargılama giderlerinin aleyhine tahkim yoluna başvurulan davacılardan tahsiline karar verilmesi de kamu düzenine aykırılık teşkil etmez. Bu itibarla, anılan yabancı hakem heyeti kararının tenfizine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K5718 md.62 K2009 md.9 HMK md.323 K6100 md.326
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog