Esas No
E. 2013/877
Karar No
K. 2013/17058
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2013/877 E.  ,  2013/17058 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.05.2012 tarih ve 2011/566-2012/307 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili;müvekkilinin 90098862468800 sözleşme numarası ile davalı şirketten hayat ve işsizlik sigortası yaptığını, müvekkilinin çalıştığı iş yeri olan...Turizm ve Tic. A.Ş'den 13.08.2010 tarihinde işlerin azalması gerekçe gösterilerek işten çıkarıldığını, müvekkilinin çalıştığı şirketten tazminatını, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan da işsizlik ödeneği aldığını, müvekkilinin davalı şirkette işsizlik nedeni ile kendisine ödenmesi gereken tazminat için tazminat dosyası açtırdığını fakat tazminat talebinin reddedildiğini, ileri sürerek fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 2.000,00 TL tazminatın muaccel olduğu tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; işsizlik teminatının bir iş yerinde çalışırken kendisinin herhangi bir kasdı veya kusuru olmaksızın işini kaybeden kişilere işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir kaybını bu özel şartlar kapsamında güvence altına alan ve sigortacılık tekniği ile hesaplanarak verilen bir teminat olduğunu tazminat ödenmesinin şartının sigortalının istek dışı işsizliğinin haklı nedenlerle iş akdinin feshedilecek şekilde gerçekleşmiş olması, Türkiye İş Kurumu’ndan ödenek alınması ve işsizlik durumunun devam ediyor olması, başkaca hiçbir şekilde aktif olarak gelir getirici bir işte çalışılmaması gerektiğini bu durumun tazminat ödenmeye başladıktan sonra dahi tepit edilse de sonraki aylara istinaden yapılacak ödemeler bakımından da dikkat edilen bir unsur olduğunu nitekim müvekkili şirketin de 26.10.2010 aylarında tazminat değerlendirme işlemleri sırasında aktif olarak çalıştığının tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir..

Mahkemece iddia,bsavunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekiline davasını ispat için delillerini dosyaya celp ve teknik olarak inceleme ve hesap yapılması konusunda bilirkişi raporu alınması için bilirkişi ücreti yatırılması hususunda 02.02.2012 tarihli celsede iki haftalık kesin süre verildiği kesin süre verilmesine rağmen davacının bir işlem yapmadığı ve dosyanın işlemsiz bırakılıp işlemden kaldırıldığı, davacının davasını ispat yönünden deliller sunmadığı,

HMK 94 maddesi gereğince Hakimin tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebileceği ve kesin süre içerisinde yapılması gereken işlemi yapmayan tarafın o işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağının açık olduğu bu durumda davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Mahkemece 02.02.2012 tarihli celsede daha önceki ara karar uyarınca bilirkişi raporu alınmasına, bilirkişi ücretinin 2 haftalık kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından yatırılmasına karar verilmiştir.

Davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere uygulanan kesin süre kuralı kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, öncelikle, kesin süreye ilişkin ara kararı her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir. Bunun yanında verilen süre yeterli, emredilen işler gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı, ayrıca hakim süreye uymamanın sonuçlarını açıkça anlatmalı ve tarafları uyarmalıdır. Mahkemenin herhangi bir ihtarat yapmadan verdiği kesin mehil sonuç doğurmayacağı gibi mahkemece davacının talebinin hakimin hukuki bilgisi dışında teknik incelemeyi gerektirip gerektirmediği değerlendirilmeden ve dava dosyasındaki delillleri irdelenmeden sırf bilirkişi incelemesi yaptırmadığından bahisle davanın reddi doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.94
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.