Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/2621 E. , 2023/7814 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
2.… Üniversitesi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türk Alman Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan davacının, 2016 yılında toplam 20 gün göreve gelmediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(d) maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … gün ve E:.., K:.. sayılı kararında; usulüne uygun olarak yapılan soruşturma sonucunda davacının 2016 yılda toplam 26,5 gün göreve gelmediğinin tespit edildiği, fiilin sübuta erdiği anlaşıldığından, eylemine uyan disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan dava henüz karara bağlanmadan, davacı hakkında verilen disiplin cezasının yasal dayanağının Anayasaya ve hukuka aykırı olduğunun, Anayasa Mahkemesi kararı ile ortaya konulduğundan; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yer verilen disiplin hükümleri uygulanmak suretiyle tesis edilen işlemde Anayasanın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmesi gerektiği, Anayasa'nın 125. maddesi gereği, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının davanın açıldığı 16.05.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Danıştay Sekizinci Dairesi kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 30/06/2021 tarih ve E:2020/1540, K:2021/3526 sayılı kararında; davacı tarafından işlendiği iddia edilen fiillerin sübut bulup bulmadığı, disiplin cezasını gerektirip gerektirmediği ve lehe bir hüküm olup olmadığı yönlerinden işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılması suretiyle karar verilmesi gerekirken, işin esasına geçilmeksizin dava konusu işlemin yasal dayanaktan yoksun hale geldiği gerekçesiyle, iptaline karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararında; Dairemizin bozma kararına uyularak, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Üniversitede bulunmadığı günlerin tatil günleri olduğu, 20 günlük sürenin hesaplanmasında hata yapıldığı, göreve gelmediği günlere yönelik somut tespit bulunmadığı, akademik özgürlüğün esas olması nedeniyle akademisyenlerde mesainin sıkı sıkıya uygulanmadığı, gelmediği günlerin ara tatil ve resmi tatil günlerine denk geldiği, akademik çalışmalar nedeniyle yurtdışında bulunduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : … Başkanlığınca istemin reddi gerektiği savunulmuş olup; … Üniversitesi tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Dava; Türk Alman Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan davacının, 2016 yılında toplam 20 gün göreve gelmediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(d) maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 130. maddesinde; çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversitelerin Devlet tarafından kanunla kurulacağı; yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, mali işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı mali kaynakların kullanılmasının kanunla düzenleneceği kurala bağlanmıştır. 2547 sayılı Kanun'un, 01.03.2014 tarih ve 6528 sayılı Kanun ile değişik 53/b maddesinde; ''Öğretim elemanları, memur ve diğer personele uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, yönetim görevinden ayırma, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır. Hangi fiillere hangi disiplin cezasının uygulanacağı, bu bentte sayılan kişilerin disiplin işlemleri ve disiplin amirlerinin yetkileri, Devlet memurlarına uygulanan usul ve esaslar da göz önüne alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir." kuralı yer almıştır.
Anayasa Mahkemesinin 07.04.2015 tarih ve 29319 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararı sonrası, 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesi, 09.12.2016 tarih ve 29913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6764 sayılı Kanun ile değişikliğe uğramış ve 2547 sayılı Kanun'un 53/b maddesinde; Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin cezalarının uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezaları olduğu belirtilerek, maddede disiplin suç ve cezalarına, disiplin uygulamalarına ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir. Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(d) maddesinde, özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemenin, Devlet memurluğundan çıkarma çıkarma cezasını gerektirdiği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 130. maddesinde bilimsel özerkliğe sahip olduğu belirtilen üniversitelerde görev yapan öğretim elemanlarının, bilimsel araştırma ve incelemeler yapmaları, derslere girmeleri gibi hususlar ile akademik hayatın niteliği göz önünde bulundurulduğunda, mesaiye devamları açısından, diğer kamu görevlileri gibi değerlendirilmelerine olanak bulunmamaktadır.
Öğretim elemanlarının, üniversitedeki görevlerini aksatmamaları koşuluyla bilimsel çalışmalar için kaynak araştırma, toplantılara katılma ve benzeri nedenlerle görev alanı dışında bulunmaları, akademik faaliyetin ayrılmaz bir unsurudur. Bu açıdan, akademik personele mesai kontrolü yapılması akademik faaliyetin niteliğine aykırı bulunmaktadır. Akademik personelin göreve gelmemesi nedeniyle yürütülecek disiplin soruşturmasında, eğitim- öğretim faaliyetinin ve akademik görevlerin yürütülmesinde bir aksaklık yaşanıp yaşanmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu değerlendirme sonucuna göre ancak eğitim öğretim faaliyetinin ve akademik görevlerin yürütülmesinde aksaklık bulunduğunun somut bilgi, belgeler ve tutanaklarla tespit edilmesi durumunda disiplin cezası tesis edilebilecektir.
Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin 07.04.2015 tarih ve 29319 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararı ile yükseköğretim kurumları yönetici, öğretim elemanı ve memurlarının disiplin işlemleri için getirilmiş herhangi bir kanuni güvence bulunmadığı ve yasal belirlilik sağlanmadığı belirtilerek, Anayasa'nın 38., 128. ve 130. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle, 2547 sayılı Kanun'un 53/b maddesinin 2. cümlesinin iptal edilmesine ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ve karar 08.01.2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Anayasa Mahkemesinin anılan kararı sonrası, 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesi, 09.12.2016 tarih ve 29913 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 6764 sayılı Kanun ile değişikliğe uğramış ve maddede yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin suç ve cezalarına, disiplin uygulamalarına ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir.
Olayda; davacının, disiplin cezasına konu teşkil eden, 2016 yılında toplam 20 günden fazla göreve gelmeme fiilinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararının yürürlüğe girdiği 08.01.2016 tarihinden itibaren işlendiğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edilmiş olması ve bu dönemde 2547 sayılı Kanun'da 6764 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin suç ve cezalarına, disiplin uygulamalarına ilişkin usul ve esasların henüz düzenlenmemiş olması nedeniyle genel kanun olarak, 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Aksinin kabulü, hukukun temel ilkelerine aykırı olarak, disiplini bozan fiillerin cezasız kalması sonucu, kamu düzeninin ihlaline yol açacağı gibi disiplin hukukunun kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi amacına aykırılık teşkil edecektir. Bununla birlikte; uyuşmazlığın çözümü için, davacının fiili ile disiplin cezasına dayanak Kanun maddesinin örtüşüp örtüşmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Olayda; davacının 03.02.2016- 30.12.2016 tarihleri arasında özürsüz olarak göreve gelmediği öne sürülen 25,5 günün ayrı ayrı değerlendirilmesinden, söz konusu günlerden 6 günün resmi tatil gününe denk geldiği, 3 gününün ise üniversitenin ara tatil dönemine rastladığı, bu günlerde eğitim öğretim faaliyetinin ve akademik görevlerin yürütülmesinde aksaklık yaşandığının somut bilgi, belgeler ve tutanaklarla tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle, Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(d) maddesinde yer alan özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmeme fiilinin oluşmadığı, diğer bir ifadeyle davacının fiili ile disiplin cezasına esas alınan disiplin suçunun örtüşmemesi nedeniyle disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
Bu bağlamda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının özürsüz olarak göreve gelmediği öne sürülen günlerin bir kısmının resmi, bir kısmının üniversitenin ara tatil dönemlerine rastlaması ve bu günlerde eğitim öğretim faaliyetinin ve akademik görevlerin yürütülmesinde aksaklık yaşandığının somut bilgi, belgeler ve tutanaklarla tespit edilmemesi nedeniyle disiplin cezasına konu fiilin sübut bulmadığı anlaşıldığından, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2.… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4.Kesin olarak 26/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.