Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO:

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 26/01/2023

NUMARASI : Esas Karar

DAVACI: ... (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLİ: Av. ... -
İSTİNAF EDEN DAVALI: ... (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLLERİ: Av. ... -

Av. ... -

DAVA: İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 03/05/2024
YAZIM TARİHİ: 06/05/2024

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 26/01/2023 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında uzun süredir devam eden araç tedarik ve satım ilişkisi neticesinde davalı borçlunun, müvekkiline araç tedarik ettiğini ve bunun karşılığında da araç bedelini müvekkilinden aldığını, aralarında birden fazla bu şekilde araç tedariki ve satımı gerçekleştiğini, müvekkilinin davalı

ile uzun süreden beri devam eden araba tedariki ilişkisine dayanarak borçlu tarafından temin edilecek olan megane marka corier model, fiat marka freemod model, dacia marka dokker model ve ford marka connect model araçların bedeli olarak kuveyt türk bankası pursaklar şubesinden, 01.07.2019 tarihinde 15.000,00 TL, 31.05.2019 tarihinde 144.000,00 TL ve

18.06.2019 tarihinde 160.000,00 TL'yi borçlu hesabına yatırdığını, her ne kadar söz konusu araç bedellerine ilişkin ödemeler müvekkili tarafından yatırılmış olsa da borçlunun ifa borcunu yerine getirmeyerek mezkur araçları müvekkiline teslim etmediğini, teslim edilmesi gereken malın teslim edilmemesi nedeniyle borçlunun sözleşme hükümlerine aykırı hareketiyle sebepsiz zenginleştiğini ve müvekkilini zor duruma düştüğünü, taraflarınca 02.08.2019 tarihinde Ankara .. Noterliği .... yevmiye numarası ile araçları teslim etmeyen borçluya müvekkiline teslim edilmeyen araçların teslimi, teslimi mümkün değilse bakiye kalan 135.000,00 TL bedelin, Müvekkiline iadesi talebiyle ihtar çekildiğini, ihtarname ve tebliğ şerhinin anılan ihtarnamenin 03.08.2019 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, çekilen ihtar sonucunda borçlunun kalan borcu ödemediğini, kalan miktarın tahsili amacıyla Konya ... İcra Müdürlüğü ...

E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından borcun tamamına ve ferilere kötü niyetli ve haksız bir şekilde itiraz edildiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının herhangi bir mesnedi olmadığı gibi haksız olduğunu, vekil eden ile davacı arasında herhangi bir hukuki, ticari veya fiili bir ilişki olmadığı gibi iddia edilen şekilde bir araç tedarik ilişkisi de bulunmadığını, bu nedenle vekil edenin işbu uyuşmazlıkta maddi hukuk bakımından taraf sıfatını haiz olmadığını, davacının iddia ettiği araç tedarik ilişkisi ve ticareti dava dışı ... ile davacı arasında gerçekleştiğini, dava dışı ...' nın banka hesaplarının bloke olması nedeniyle davacının iddia ettiği araç alım satım bedellerinin vekil edenin hesabına davacı taraça dava dışı ... ve davacının bilgisi dahlinde yatırıldığını, vekil edenin hesabına yatırılan bu bedelleri ...' ya teslim ettiğini, vekil edenin bu uyuşmazlıkta üçüncü kişi konumunda olduğunu ve bu nedenle araç alım satım ve komisyon sözleşmesinden kaynaklanan ne davacıya ne de dava dışı ...'ya karşı herhangi bir borcu veya hukuki sorumluluğu bulunmadığını, somut olay itibari ile vekil edenin bu ilişkideki konumu olsa olsa ... ile kendi arasında gerçekleşen vedia sözleşmesi kapsamında değerlendirilebileceğini, konuya ilişkin iddialarının ... tarafından düzenlenen belgeler ve sayın mahkeme huzurunda dinlenecek tanık beyanları ile ispat edileceğini, ayrıca davacı tarafın, dava dışı ... ile olan ilişkilerinde vekil edenin emanetçi olduğunu, buna ilişkin kendi beyanlarını içerir delilin ibraz edileceğini, işbu uyuşmazlıktaki hukuki ilişkinin dava değeri ve mevcut olduğu iddia edilen işlemlerin miktarı bakımından senetle ispat edilmesi gerekirken herhangi bir delil ibraz edilmemiş olmasından da anlaşılacağı üzere taraflar arasında mevcut ve geçerli herhangi bir hukuki ilişki olmadığını, kaldı ki davacının taraflar arasında mevcut olduğunu iddia ettiği araç satışına ilişkin sözleşmelerin; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesine uygun resmi biçimde düzenlenmedikçe geçersiz olduğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığına ilişkin HMK 109. maddesi gereğince ispat yükü kendisine düşen davacı tarafça iddiasını ispata yarar herhangi bir delil sunulamadığını,

davacı tarafça vekil edenin araç tedarik ilişkisine taraf olmadığı bilinmesine rağmen vekil eden aleyhine takip başlatıldığını ve vekil edenin itirazı üzerine işbu itirazın iptali davası açıldığını, davacı tarafın işbu davasında haksız ve kötü niyetli olduğundan davacının 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi gereğince tazminata mahkum edilmesi gerektiğini belirterek; davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklının asıl alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı vekil edene verilmesine karar verilmesi talep ve beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince "...Somut olayda; ispat yükü davalı üzerinde olup, davalı ödeme dekontlarına konu paraların dava dışı ...'ya verilmek üzere gönderildiğini yazılı delillerle ispatlamak zorundadır. Her ne kadar davalı tarafça telefon görüşmelerine ilişkin cd ibraz edilmiş ise de konuşma içeriklerinde davalının savunmasının ispatına yarayan herhangi bir kaydın bulunmadığı, bunun yanında bu görüşme kayıtlarının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, dolayısıyla delil vasfına haiz olmadığı sonucuna varılmıştır.

Davalı savunmasının ispatına yarayan herhangi bir yazılı delil ibraz etmediğinden kendisine yemin delilli hatırlatılmıştır. Davalının yemin teklifi uyarınca 26/01/2023 tarihli duruşmada hazır olan davacı "Bildiğim kadarıyla ... ile ... ortak iş yapmaktadırlar,. Araç almak için davalıya para gönderdim. Ancak davalıya gönderdiğim paraların ...'ya teslim edilmesi şeklinde davalıya herhangi bir talimat vermedim. Araçları ... ile ... birlikte teslim edeceklerdi, ancak araç teslimi yapılmadı. Dediğim gibi aramızdaki ticari ilişki ... ve ... iledir. Daha önceki ticari ilişkilerimizde bu şekilde ilerlemiştir. Biz paraları ...'IN banka hesabına gönderirdik. ... ile ... da araçları bize teslim ederdi." şeklinde yemini eda etmiştir. Davacının, yeminli beyanında davalıya paraların dava dışı ...'ya teslim edilmesi yönünde herhangi bir talimat vermediğini belirtmesi karşısında davalının savunmalarının yemin delili ile de ispatlayamadığı kabul edilmiştir. Anılan nedenlerle takip tarihi itibariyle davacının 135.000 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu sonucuna varılmış ve takibin bu tutar üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.

Tarafların feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede ise takibe itirazın haksız olması ve alacağın likit kabul edilmesi nedeni ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş, takibin kötü niyetli olduğunun kabulü mümkün olmadığından ise davalının tazminat isteminin reddine ..." gerekçesiyle davanın kabulü ile Konya ... İcra Müdürlüğü'nün .... E sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 135.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 135.000,00 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 27.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece müvekkilinin takibe konu alacaktan sorumlu olduğu yönünde verilen kararın hatalı olduğunu, davalı ile davacı arasında herhangi bir hukuki, ticari veya fiili bir ilişki olmadığı gibi iddia edilen şekilde araç tedarik ilişkisinin de olmadığını, taraf sıfatına ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, mahkemenin görevine ilişkin itirazlarınında kabul edilmediğini, her ne kadar ilk derece mahkemesi gerekçesinde davalıya ödenen paraların dava dışı ...'ya verilmek üzere gönderildiğine ilişkin yazılı delil bulunmadığını belirtmiş ise de cevap dilekçesinde dava dışı ...'nın davacı ...'dan gelen paraları aldığına dair imzalı belgeleri dosyaya ibraz etmelerine rağmen ilk derece mahkemesinin bu belgeleri dahi denetlemeden karar verdiğini, mahkemece sundukları CD içeriğinin yeteri kadar denetlenmediğini, mahkeme CD içeriğindeki konuşma dökümlerinin hukuka aykırı delil olduğu belirtilmiş ise de dava konusu uyuşmazlığın niteliği ve somut olayın başka bir şekilde ispat edilme durumunun mümkün olmadığını, mahkemece usul yasada belirtilen usulde yemin delilinin hatırlatılmadığını, mahkemece gerekçede davacı alacaklının icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek davacının asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi yönünde gerekçe oluşturmuş ancak hüküm fıkrasında davalı aleyhine icra inkar tazminatı hükmedildiğini, mahkemenin gerekçe ile hüküm fıkrasının çelişkili olduğunu belirterek istinaf talep edilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı tarafça, davalı ile arasında araç tedariki ve satım ilişkisi bulunduğu, bu kapsamda davalıya araç tedariki amacıyla banka kanalıyla para gönderildiği ancak davalının borcunu yerine getirmediği ve araç teslimi yapmadığı iddiasına dayalı olarak Konya ...İcra Müdürlüğü'nün.... E.sayılı dosyası ile 135.000,00 TL alacak için ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlunun borca itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında, davalı tarafça, taraflar arasında herhangi bir komisyonculuk sözleşmesi bulunmadığı, davacının iddia ettiği araç tedarik ilişkisi ve ticaretinin davacı ile dava dışı ... arasında gerçekleştiği, ...'nın banka hesaplarında bloke olması nedeniyle davacının ve ...'nın bilgisi dahilinde kendisine ait banka hesabına davacı tarafından para yatırıldığı, yatırılan paraların ...'ya teslim edildiği, icra takibine konu alacağın kendisinden talep edilemeyeceği savunmasında bulunduğu, dosyaya sunulan banka dekontlarına göre davacının 01.07.2019 tarihinde 15.000,00 TL, 31.05.2019 tarihinde 144.000,00 TL ve 18.06.2019 tarihinde 160.000,00 TL olmak üzere toplam 319.000,00 TL'nin davalının banka hesabına gönderildiği görülmüştür.

Davalının, icra takibine konu edilen paranın davacıya geri ödendiği yada bu para karşılığı araç temin edildiğine dair bir savunması bulunmamakta olup, davalının savunma ve itirazlarının esas itibariyle gönderilen paranın davacının da bilgisi dahilinde dava dışı ...'ya ödenmiş olması nedeniyle kendisinin borçlu olmadığına ilişkin olup, bu hususlarda ispat yükü davalı üzerindedir.

Davalı tarafından dosyaya sunulan, davacıdan gelen paraların davalıdan teslim alındığına dair dava dışı ... tarafından düzenlenen belgelerde davacının taraf olmadığı, imzasının da bulunmadığı, bu itibarla bu belgelerin davalının savunmalarında ileri sürdüğü hususların ispatına elverişli olmadığı, bahsedilen belgelerin davalı ile dava dışı ... arasında hüküm ifade edeceği, ispat yükü üzerinde olan davalının ileri sürdüğü iddialarını usulünce ispatlayamadığı, davalı tarafça davacıya yemin teklif edildiği, her ne kadar yemin usulüne uygun eda edilmemiş ise de, davacının beyanlarının davalıyı sorumluluktan kurtaracak nitelikte olmadığı, açıklanan nedenlerle mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davalının istinaf başvuru talebinin HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,

2.Alınması gereken 9.221,85‬ TL harçtan peşin alınan 2.305,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.916,38‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

4.İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

6.Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/05/2024 tarihinde oy birliği ile HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.