Esas No
E. 2021/40950
Karar No
K. 2024/4749
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/40950 E.  ,  2024/4749 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2017/102 E., 2020/110 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1

Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2013 tarihli ve 2012/1004 Esas, 2013/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 26.12.2016 tarihli ve 2015/11407 Esas, 2016/11088 Karar sayılı ilamıyla ; "Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu" Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2020 tarihli ve 2017/102 Esas, 2020/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz talebi; suçu kabul etmediğini, borç para aldığını , borcun bir kısmını ödediğini belirterek hükmün bozulması talebinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Olay tarihinde katılanın dairesini satılığa çıkarması üzerine bu evi alma bahanesiyle katılanla görüşen sanığın, doktor olan kızının Antalya'ya tayini çıktığını ve bu daireyi kızının satın alacağını belirterek dairenin 154.000,00 TL'ye satımı konusunda anlaştıkları, katılanın banka hesap numarasını alan sanık, kızının o an için ameliyatta olduğunu, ameliyat bittikten sonra parayı yatıracağını belirterek kızının para göndereceğini, para gönderildiğinde hesaplaşacaklarını belirterek katılandan 5.000,00 TL borç adı altında para aldığı, sanığı ev alma niyeti olmadığı halde katılanı aldatmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.

2.Sanık; borç para aldığını belirtmiş, bir kısım ödeme yaptığını belirterek suçlamaları kabul etmemiştir.

3.Katılan zararının giderilmediğini, kısmi ödemeye rızası olmadığını belirtmiştir IV. GEREKÇE Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;

2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, "Mahkemece tekerrüre esas alınan Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/253 Esas ve 2010/650 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün Yargıtay (Kapatılan ) 15. Ceza Dairesinin 01.10.2013 tarihli ve 2013/16168 Esas, 2013/14534 Karar sayılı ilamı suç tarihinden sonra 01.10.2013 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydındaki Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/264 Esas, 2006/328 Karar sayılı ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi", dışında bir hukuka aykırılık görülmemiş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün , 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümdeki tekerrüre esas alınan mahkeme bilgilerinin çıkarılarak yerine " Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/264 Esas, 2006/328 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla ibaresinin eklenmesi" suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.04.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.