11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/7664
- Karar No
- 2011/17685
- Karar Tarihi
- 27.12.2011
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
11. Hukuk Dairesi 2010/7664 E. , 2011/17685 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2009 tarih ve 2009/575-2009/724 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 17.06.2009 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan karar ile "yönetim kurulu üyelerinden her biri genel kurulu toplantıya çağırma ve davet etme hakkına sahiptir" ibaresinin eklenmesiyle ana sözleşmenin 10. maddesini tadil etmek istediğini, ancak davalıların TTK 365.maddesi uyarınca taleplerini reddettiklerini, sözleşme serbestisi ilkesi ve mehaz kanun maddelerinin dikkate alınması suretiyle değişikliğin mümkün olabileceğini ileri sürerek ana sözleşme tadilinin hukuka uygun olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri,
TTK 273. maddesi uyarınca önceden Bakanlık'tan izin alınmaksızın yapılan ana sözleşme değişikliğinin geçerli olmayacağını, yok hükmünde sayılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca, davacının yatırım şirketi olduğu, ana sözleşme değişikliğinin Bakanlık iznine tabii bulunduğu,
TTK 365. maddesi ile genel kurulun toplantıya çağrılma usulünün emredici biçimde düzenlendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de dava, dava dilekçesindeki talep itibariyle, yapılan şirket ana sözleşme değişikliğinin hukuka uygun olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, böyle bir davanın tespit davası olarak dinlenilmesi mümkün bulunmadığından davanın bu nedenle reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de, HUMK 438/7 maddesi uyarınca sonucu itibariyle doğru olan hükmün açıklanan bu gerekçeyle onanması gerekmiştir.