Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/366 E. , 2023/7096 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün 21/07/2016 tarih ve E.7783529 sayılı genelgesi uyarınca özel öğretim kurumlarında çalışma izin belgesi iptal edilen davacı tarafından, çalışma izninin iadesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine dair Ankara Valiliğinin …tarih ve …sayılı işlemin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacı hakkında FETÖ/PDY'na üye olma suçundan yapılan yargılama sonucunda …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasının davacının suçsuz olduğu terör örgütü ile irtibatı veya iltisaklı olmadığı anlamına gelmediği, bir başka ifadeyle kurulan hükmün hukukî sonuçlarını doğurmasının denetim süresinin sonuna kadar ertelenmesi anlamına geldiği, dolayısıyla davacının "Silahlı Terör Örgütü'ne Üye Olma" suçundan anılan yargılamada verilen gerekçeli kararın incelenmesinden de davacının üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçunu işlediğinin toplanan delillerle sabit olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının çalışma izninin iade istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin Ankara Valiliği işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
Davacı tarafından, yerel mahkemenin "masumiyet karinesini" hiçe saydığı, zira mahkemenin, ceza mahkemesinin verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına dayalı olarak davacının üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu sonucuna vardığı, ceza mahkesinin vermediği mahkûmiyet kararını idare mahkemesinin verdiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının Danıştay kararları gereğince memuriyete dahi engel teşkil etmezken, davacının özel öğretim kurumlarında dahi çalışma hakkının elinden alınmasının hukuka açıkça aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde "Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır." hükmü yer almaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 21/07/2016 tarih ve E.7762886 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu, bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen Genelge'nin 3. maddesinde "..Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek ve bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 11/10/2016 tarih ve E.11116419 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı işlem ile bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen yazıda ise; "..Bu yöndeki uygulamalar sonucunda bazı personellerin mağdur duruma düştüğü yönündeki başvuruların Bakanlığımıza ve valiliklere iletildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle; 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarla ilgili yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılan personeller hakkında valilikler tarafından komisyon oluşturulacaktır. Milli Eğitim Müdürlüklerine müracaat edenlerden 667 sayılı KHK kapsamında millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olmadığı; oluşturulan bu komisyon marifetiyle belirlenen personellerin ekteki tabloya işlenerek Bakanlığımızca değerlendirmek üzere Valilikler tarafından Genel Müdürlüğümüze bildirilmesi gerekmektedir." açıklamalarına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde; Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinlerinin valiliklerce iptal edileceği, bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyeceği, bireysel değerlendirme yapılmaksızın tesis edilen bu işlemlerden kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik valilikler bünyesinde komisyonlar oluşturulacağı ve bu komisyonlarca yapılacak bireysel inceleme neticesinde anılan kişilerin millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olup olmadığının tespit edilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üyelik" suçlaması ile yapılan yargılamada …Ağır Ceza Mahkemesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında: ".....sanığın …nolu telefonu kullandığı ve yapılan tespitte …nolu imeiye sahip telefon ile bylock kullandığı, telefonuna 17/08/2014 tarihinde bylock programını yüklediğinin tespit edildiği, getirtilmiş olan HTS kayıtlarına göre belirtilen hattın söz konusu imei numarası ile kullanıldığının sabit olması, GPRS bağlantılarının bulunması ve cep telefonunun sanığın bulunmuş olduğu ilden sinyal almış olması, bylock IP sine bağlanıldığına ilişkin kayıtlar, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak amacıyla verdiği ve somut delillerle örtüşür nitelikte olması nedeniyle itibar edilir beyanında bylock kullanımını kabul etmiş olması dikkate alındığında sanığın bylock kullanıcısı olduğu kanatine varılmıştır....." tespitlerine yer verildiği, yine ceza dosyasında içerisinde yer alan davacının etkin pişmanlıktan faydalanmak amacıyla verdiği ifadesinde örgütün yönlendirmesiyle askeri öğrenciler dahil bazı öğrenciler ile ilgilendiğini beyan ettiği görülmüştür. Bu durumda davacı hakkında ceza mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde ulaşılan tespitlerin davacının terör örgütü ile irtibat ve iltisakını açıkça ortaya koyduğu anlaşılmaktadır. Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,
1.Temyiz isteminin reddine,
2.…Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4.2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.Kesin olarak, 12/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.