5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2023/8800 E. , 2024/3687 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/331 E., 2022/226 K. (Birleştirilen Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/72 Esas, Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/283 Esas, Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/456 Esas sayılı dosyalar)
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen 2018/283 Esas sayılı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen 2019/72 Esas sayılı davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen 2018/283 Esas sayılı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen 2019/72 Esas sayılı davanın davacı ... yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... yönünden kabulüne, birleştirilen 2021/456 Esas sayılı davanın davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davalı idare vekili yönünden esastan reddine, davacılar vekili yönünden kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen 2018/283 Esas sayılı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen 2019/72 Esas sayılı davanın davacı ... yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... yönünden kısmen kabulüne, birleştirilen 2021/456 Esas sayılı davanın davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Birleştirilen 2021/456 Esas sayılı davanın davacıları lehine, her bir davacı yönünden hüküm altına alınan bedellerin, (ıslaha göre redolunan miktar bulunmamaktadır) Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, davacılar ile davalı ... Müdülüğü vekillerinin temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar ve davalı ... vekillerinin birleştirilen 2019/72 Esas sayılı davanın davacılarından ...’a ilişkin temyizleri yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, Mahmutbey köyü 1949 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin kendilerine düşmediğini, uzlaşmanın dava şartı olduğunu, tapu kaydına şerh verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; aynı davanın daha önce açıldığını, uzlaşmanın dava şartı olduğunu, husumetin kendilerine düşmediğini, el koyma tarihinin araştırılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen 2018/283 Esas sayılı davanın reddine, birleştirilen 2019/72 Esas sayılı davanın, davacı ... yönünden reddine, davacı ... yönünden kabulüne, birleştirilen 2021/456 Esas sayılı davanın davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ...
vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; m² birim bedelinin çok düşük tespit edildiğini, birleştirilen davalarda, asıl dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; uzlaşmanın dava şartı olduğunu, aleyhe açılmış bulunan davaların, daha önce retle sonuçlandığını, kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu, husumetin kendilerine düşmediğini, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, m² birim bedelinin yüksek hesaplandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihindeki değerini belirleyen usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı ... Müdürlüğünden tahsiline karar verilmesi doğrudur. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davalı ... Müdürlüğünün yetki ve sorumluluk alanında kaldığı ve husumetin doğru yöneltildiği, uzlaşma dava şartının yerine getirildiği, Yargıtay'ın kamulaştırmasız el atma davalarında fiili el atma devam ettiği sürece kesin hükümden bahsedilemeyeceğine dair yerleşik içtihatlarına (bu konuda örnek olarak bkz. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2017/818 Esas, 2018/24856 Kararı ile aynı Dairenin 2016/17157 Esas, 2018/1662 Karar sayılı kararları) göre kesin hüküm itirazının yerinde değildir. Birleştirilen Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/72 Esas sayılı dosyasında Dairemizin kaldırma kararından önce toplam 371.063,00 TL miktar üzerinden davanın kabul edildiği, bu kararın davacı tarafça daha önce bedel yönünden istinaf edilmediği, dolayısıyla anılan dosyada belirlenen m² bedelin davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak teşkil etmektedir. Asıl davanın başka idare aleyhine açılması ve reddedilmesi nedeniyle değerlendirme birleştirilen dava tarihlerine göre yapıldığından faizin de birleştirilen dava tarihlerinden başlatılması gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması hataldır.
Davacı vekilinin 15.03.2022 tarihli talep artırım dilekçesinde Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/456 Esas sayılı dosyası yönünden toplam 197.282,00 TL tazminat istenmiş iken 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinde yer alan "taleple bağlılık" kuralına aykırı olarak toplam 197.402,00 TL'ye hükmedilmesi doğru değildir. Davalı ... harçtan muaf olduğu halde peşin ve başvuru harçlarının yargılama giderleri içine katılarak tahsiline hükmedilmesi, davacı ...'nun karar başlığında sağ olarak gösterilmesi, anılan davacı için açılan ve reddedilen davalarda yargılama giderleri yönünden ölü olan bu kişi hakkında hüküm kurulması, asıl dosya ile birleştirilen 2019/72 Esas sayılı dosyada davacı ... yönünden açılan dava, birleştirilen Bakırköy 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/456 Esas sayılı dosyasında da davalı ... Başkanlığına karşı açılan dava reddedildiği hâlde harca hükmedilmemesi, davacı tarafça 2018/281 Esas sayılı dosyada 7.570,18 TL ıslah harcı, işbu dosyada da 80,70 TL tamamlama harcı yatırıldığı ve davalı ... harçtan muaf olduğundan bu harçların iadesine karar verilmesi gerektiği hâlde kararın hüküm bölümünün 5 ve 7 No.lu bentlerinde 7.570,18 TL harç yönünden mükerrer iadeye hükmedilmesi nedenleriyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ile davalı ...
vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceğinden ... yönünden 408.660,00 TL bedele hükmedilmesi gerektiği hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasına talep etmiştir.
2.Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili hususundadır.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu”nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci ve geçici 6 ncı maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi, aynı bölgeden Dairemize intikal eden dosyalar dikkate alındığında yerindedir.
3.Davalı ... kesin hüküm itirazında bulunmuş ise de yapılan incelemede davacıların, öncesinde bir kısım malikle birlikte davalı idare aleyhine açmış oldukları davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği; ancak dosyadaki bilgi ve belgelere göre sorumluluğun davalı ... Müdürlüğüne ait olması ve fiili el atmanın da sürmekte olması nedeniyle kesin hükümden bahsedilemeyeceği anlaşılmıştır.
4.Birleştirilen 2019/72 Esas sayılı dosyanın davacılarından ... ile ilgili olarak, İlk Derece Mahkemesinin ilk kararının davacılar vekili tarafından m² birim bedeli yönünden temyiz edilmemesi nedeniyle, davalı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek bedele hükmedilmesi doğru olduğu gibi işbu dosyada davacı lehine hüküm altına alınan bedele, birleştirilen dosyanın dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yerindedir.
5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacılar ve Davalı ...
Müdürlüğünü Vekillerinin Birleştirilen 2021/456 Esas Sayılı Davanın Davacıları İle İlgili Temyizleri Yönünden; Davacılar ve davalı ... vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktardan ayrı ayrı REDDİNE,
B. Davacılar ve Davalı ...
Müdürlüğünü Vekillerinin Birleştirilen 2019/72 Esas Sayılı Davanın Davacılarından ...’a İlişkin Temyizleri Yönünden; Davacılar ve davalı ... vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.