11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/4820 E. , 2013/21591 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/12/2011 tarih ve 2011/295-2011/102 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri ile müdahil vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.11.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı Ing Bank vekili Av. ..... ve davacı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya devrinden önce Sümerbank A.Ş. Gazipaşa Bulvarı Şubesi'ne 10.09.1999 tarihinde % 22 net faizle 185 gün vadeli olarak 100.000 DEM yatırdığını, ancak hesabının vadesi dolmadan anılan bankaya 21.12.1999 tarihinde BDDK tarafından el konularak yönetiminin ...'ye devredildiğini, yapılan araştırmada müvekkilinin bankaya yatırmış olduğu mevduatın davalı Sümerbank A.Ş. yönetimi tarafından KKTC'de paravan olarak kurulan dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd. adlı banka hesabına aktarıldığını, müvekkilinin bankalara olan güveni kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığını, bu şekilde toplanan paraların banka yönetimi tarafından grup şirketlerine ve hayali şirketlere usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğini, off shore bankası aleyhine yapılan icra takibinin semeresiz kaldığını, davalı bankanın hukuka aykırı eylemleri sonucu müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 100.000 DEM karşılığı olan 51.129,18 Euro'nun paranın bankaya yattığı tarihten vade sonuna kadar akdi faizi, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar ise akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka ile borcu üstlenen ... vekili, başka bir kuruluş nezdindeki alacak için müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra açıldığını, davacının serbest iradesiyle kıyı bankacılığını tercih etmiş olup, müvekkili banka tarafından bilgisi dışında işlem yapılması ve iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını savunarak, davanın husumet, zamanaşımı ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Müdahil İpeks İplik Tekstil San.A.Ş vekili, müvekkilinin Sümerbank A.Ş.'nin eski hissedarı ve hakim ortağı olduğunu, dava sonucu verilecek karardan etkilenecek olması nedeniyle müvekkilinin davalı yanında müdahil olmasında hukuki yararı bulunduğunu belirterek, müdahale talebinin kabulü ile davacının alacağını gerçek muhatabı olan Efektifbank'tan tahsil kabiliyetinin bulunması nedeniyle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının bulunmadığı, bu bankaya yatırılan paranın aslında fiilen bu bankaya gönderilmediği, davalı Sümerbank A.Ş.'nin hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bir güven kurumu olan davalı bankanın bu durumu bilerek davacıyı off shore bankasına yönlendirdiği, davacının alacağından davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 51.129,18 Euro'nun 09.09.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Euro faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ile müdahil vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalının sorumluluğunun somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, taraf vekilleri ile müdahil vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.