14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
.
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
.
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/10/2019.....
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya 218 adet personel temin ettiğini, sözleşmenin son bulma tarihinin 11.11.2017 olduğunu, ancak davalının 11.11.2016 tarihli fesih ihbarı yazısı ile sözleşmeyi feshettiğini, bu işlemin sözleşme hükümleri ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin istihdam ettiği dava dışı işçinin iş akdinin feshedilmesi üzerine Ankara 1.İş Mahkemesi'ne açılan davanın kabul edilerek mahkeme kararının infaz edildiğini, davalı ihale makamının ödediği bedeli müvekkilinin hakedişinden tahsil ettiğini, bu işlemin hukuka ve sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 500.000,00 TL'nın faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, taraflar arasında 07.11.2014 tarihli sözleşme imzalandığını, dava konusu olan işçilik alacaklarının ödenmesine hak kazanan işçinin davacı tarafından istihdam edilip çalıştırıldığını, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmeyi asgari ücret artışından dolayı oluşan fiyat farkları nedeniyle haklı olarak feshettiğini, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 2.maddesine eklenen hüküm nedeniyle işçinin müvekkili idareden işe iade yönünde bir talepte bulunamayacağını, dava dışı işçinin davacı elemanı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesi'nce "Taraflar arasındaki ilişki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklandığından, sorumluluğun belirlenmesinde aslolan taraflar arasındaki sözleşme ekleri ve tazminatı gerektiren eylemin niteliği çerçevesinde sorumluluğun kimin üzerinde olacağı noktasında toplanmaktadır. Dava dışı işçi tarafından, iş akdinin kabul edilebilir sebep gösterilmeksizin fesih edilmesi nedeniyle açılan davada İş mahkemesi tarafından davallının iş akdini usulünce feshetmediğinden ayrıca dava dışı işçi ile imzalanan iş akdinde, dosyamız davalısı idare yanında çalışma taahhüdü yer almadığından bahisle, dava dışı işçinin dosyamız davacısı şirkete iadesine karar verilmiş olup, 4857 Sayılı Yasaın 2 maddesi kapsamında, alt yüklenici yanında idarede çalışan işçiler yönünden idarede işe iadesine karar verilemez, nitekim iş mahkemesi tarafından da, dava dışı işçinin dosyamzı davacısının yanında işe iadesie karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede işe iade davası kapsamında kaynaklanan tazminatlara ilişkin hüküm bulunmamakla birlikte, 4857 Sayılı Yasa gereğince, dava dışı işçinin, idarede işe iadesine karar verilemeyeceği gibi, dava dışı işçi tarafından, dosyamız davacısının iş akdini feshetmesi nedeniyle işe iade davası açılmış, iş mahkemesince de işe iadeye ilişkin kararı, alt yüklenici tarafından yapılan feshin geçerli bir fehis sebebi olmaması nedeniyle, usule uygun olmayan bir feshe dayalı olarak akdin feshediliği gerekçesine dayandırmış ve dosyamız davacısının yanında işe iadesine karar verilmiştir.
Bu durumda davacı kendisinden kaynaklanan nedenlerle ortaya çıkan işe iade kararının neticesinden kaynaklanan tzaminattan, gerek sözleşme hükümlerine göre, gerekse de, işin niteliği gereği TBK müteselsil sorumlulukta iç ilişki, hükümlerine göre üst işveren sorumlu olacağından bahisle kendisinden yapılan hak ediş kesintisinin iadesini talep edemez. Bu itibarla, davalı tarafından davacının hak edişinden yapılan kesintide hukuka aykırı bir yön bulunmadığından davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin istihdam ettiği dava dışı işçinin iş akdinin feshedilmesi üzerine işe iade davası açtığını ve davanın kabul edilerek Yargıtay denetiminden de geçip kesinleştiğini, davalının dava dışı işçiye (4) aylık işe başlatmama tazminatı ve yargılama giderleri ödeyip bu bedeli müvekkili şirketin hakedişinden kestiğini, bu kesintinin haksız olduğunu, zira müvekkili şirketin sözleşmeye güvenerek işçilerine (36) ay üzerinden belirli süreli iş akdi yaptığını, sözleşmenin 11.11.2017 tarihinde sona ereceğini, ancak ihale makamı olan davalının 11.11.2016 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin işçilerle yaptığı sözleşmeleri feshetmek zorunda kaldığını, işçi çıkarılmasından müvekkilinin sorumlu olmadığını, davalının kendi kusurundan faydalanamayacağını, mahkemece tüm deliller toplanmadan karar verildiğini, SGK'ya yazı yazılmadığını, davanın kabulü gerekirken reddinin doğru olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIK :
Uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi nedeniyle davacı yüklenicinin edimini yerine getirmek üzere istihdam ettiği işçilerle belirli süreli sözleşme imzaladığı, taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesinin davalı ihale makamı tarafından feshedilmesi üzerine davacının da kendi elemanı olan işçilerle imzaladığı sözleşmeleri feshetmesi nedeniyle dava dışı işçinin taraflar aleyhine açtığı işe iade ve tazminat davasının sonuçlanması nedeniyle davalı ihale makamının dava dışı işçiye ödediği 4 aylık işçilik ücretini davacı yüklenicinin hakedişinden kesinti yapmasının yerinde olup olmadığı, bir başka deyişle davacının hakedişinden kesinti yapılan bu tazminatı davalı ihale makamından talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, dava dışı işçinin taraflar aleyhine açtığı işe iade ve tazminat davasının sonuçlanması nedeniyle davalı ihale makamının dava dışı işçiye ödediği 4 aylık işçilik ücretinin davacının hakedişinden kesinti yapılması nedeniyle bu bedelin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/201E., 2019/757K. sayılı dava dosyasında verdiği 14/10/2019 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından peşin alınan 44,40 TL'nın mahsubu ile bakiye 383,20 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4.HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 10/07/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 10/07/2024 .