11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/13221 E. , 2010/12616 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/01/2008 tarih ve 2003/1540-2008/11 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.12.2010 gününde davacı .... ve Av. ... geldi, davalı avukatı gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 13.12.2003 tarihinde Garanti Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş. nezdindeki 700201873 emanet hesabından hisse senetlerini davalı Alan Yatırım Menkul Değerler A.Ş'nin Antalya irtibat bürosunda açtırdığı 25380 numaralı hesaba aktararak virman yaptırdığını, virman işleminden sonra müvekkilinin davalı şirketteki hisse senetlerine ilişkin hiçbir işlem yapmadığını, yazılı müşteri emri veya ordino vermediğini, talimat göndermediğini, ancak müvekkilinin hiçbir talimatı olmaksızın davalı şirketçe müvekkilinin bilgisi dışında ve izin alınmaksızın kullanılması sonucu müvekkilinin hesabındaki hisse senetlerinin bir kısmının satıldığını, bir kısım hisse senetleri alındığını, kredili hesaplar açıldığını ve kredi kullandırıldığını, müvekkilinin böylece dolandırılarak zarara uğratıldığını, bu yapılan işlemlerden müvekkilinin 09.01.2003 tarihinde haberdar olduğunu ve davalı şirkete 09.01.2003 tarih, 00451 yevmiye nolu ihtarnameyi keşide ederek gönderdiğini ileri sürerek, yapılan işlemler nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu fazlaya dair haklarının saklı tutularak 32.000,00 YTL zararın davalı şirket tarafından zarar tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işlemlerin davacının verdiği talimatlar uyarınca yapılmış bulunduğunu, davacının 16.12.2002 tarihli kredi talep müracaatının bulunduğunu, buna ilişkin olarak imzaladığı belgesi ile davacının abisine ait telefondan faks emri çekildiğini, bu telefondan başkaca mutabakatların da yollandığını, zaten 05.02.2003 tarihinde virman işleminin de faks yolu ile yapıldığını, ordinolarda da davacının imzasının bulunduğunu, yapılacak imza incelemesinde belge altındaki imzaların da davacı eli ürünü olduğunun ortaya çıkacağını savunarak, davanın reddine ve %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre,davanın,yatırım ve menkul değerler şirketine açılan hesap sonucu davalı tarafça haksız olarak hisse senedi alım satımı yapılması nedeniyle uğranılan zararın tazminine yönelik tazminat davası olduğu, oysa davacının davalı şirkete hisse senedi alım satımı konusunda talimat verdiği, kabul etmediği dilekçeler altındaki imzaların da davacı eli ürünü olduğu, işlem yapması konusunda gönderilen ve kredi talebine ilişkin faksların da kardeşine ait işyerinden çekilmiş olduğu,davacının itiraz ettiği işlemler sonucu oluşan hisse senetlerinin satılmasını ve satış sonrası elde edilen tutarın hesabına havalesini 27.01.2003 ve 31.01.2003 tarihli alım satım ordinoları ve 05.02.2003 tarihli havale talimatı ile istediğinin kesin olduğu, grafoloji uzmanının raporlarında da bu belgelerin altındaki imzaların davacı eli ürünü olduğunun belirtildiği, davacı vekilince de imzaların müvekkiline ait olduğunun doğrulandığı, bu belgeleri imzalayan davacının herhangi bir itirazi kayıt yada şerh düşmediği, daha önce imzaladığı işlemleri zımmen kabul etmiş ve icazet vermiş olduğu sonucuna ulaşıldığı, faks ile gelen belgelerin de davacının kardeşine ait fakstan çekildiği gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı aracı kurum işlemleri ile uğranıldığı iddia edilen zararın tazminine ilişkindir. Davacı 09.01.2003 tarihli ihtarname ile bu tarihe kadar hesabında yapılan işlemlerin hiçbirisini kabul etmediğini bildirmiş ise de, itiraz ettiği bu işlemler sonucu oluşan hisse senetlerinin satılmasını 27.01.2003 ve 31.01.2003 tarihli alım ve satım ordinoları ile istemiş, satış sonrası elde edilen tutarın dava dışı bir bankadaki hesabına EFT yapılmasını 05.02.2003 tarihli dilekçe ile davalıdan talep etmiş olup, anılan ordinolar ve dilekçe altındaki imzaların davacıya ait olduğunu davacı vekili, 14.03.2005, 23.06.2005, 03.09.2005 tarihli dilekçesinde kabul etmiş, 05.02.2003 tarihli dilekçe altındaki imzanın davacı eli ürünü olduğu grafoloji uzmanının raporu ile de belirtlenmiştir. 20.12.2002 ve 16.12.2002 tarihli faks çıktı fotokopileri altındaki imzaları, davacının inkar etmesi ile bunların davacıya ait olup olmadığına dair sonuca varılamayacağını bildiren grafoloji uzmanının bu görüşü sonuca etkili olmayıp, imzaların 09.01.2003 tarihli ihtarname öncesine ait döneme ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin ayrım yapılmadan bu imzaların da davacıya ait olduğuna ilişkin gerekçesi doğru olmadığı gibi, Telekom'un kesin saptama yapılamayacağına dair verdiği cevaba rağmen, bu faksların davacının kardeşine ait işyerinden çekildiğine yönelik gerekçesi de isabetsiz isede, bu gerekçelerin, diğer doğru gerekçeler ile varılan sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. 27.01.2003 ve 31.01.2003, 05.02.2003 tarihli belgelerdeki imzalar ile davacının 09.01.2003 sonrası işlemlere icazet vermiş olması ile 09.01.2003 tarihli ihtarname ile, bundan öncesine ait işlemlere icazet vermemiş olması farklı olup, mahkemece bu fark vurgulanmak istenmiştir. Bu durumda, bu tespit ve açıklamalar karşısında, mahkemenin kararı sonucu itibariyle doğru olup, değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir.