11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/1767 E. , 2010/12979 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/11/2008 tarih ve 2006/700-2008/564 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.12.2010 gününde davalı TMSF vekili Av. ... geldi, tebligata rağmen davacı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafa devredilen Sümerbank A.Ş’nin Şanlıurfa Şubesi'ne 45.000 USD parasını 17.12.1999 tarihinde 35 gün vadeli olmak üzere yıllık net %22 faizle yatırdığını, 21.12.1999 tarihinde Sümerbank A.Ş. yönetimine BDDK tarafından el konularak yönetiminin TMSF’na devredildiğini, yapılan araştırmada müvekkilinin bankaya yatırdığı mevduatının banka yetkililerince müvekkiline boş olarak imzalatılan fotokopiden üretilme belgelerin havale talimatı olarak doldurulması suretiyle Sümerbank A.Ş. yönetimince KKTC’de paravan olarak kurdurulmuş olan Efektifbank Off Shore Ltd adlı banka adına Sümerbank Kadıköy Şubesi ve Merkez Şubede açılan bir hesaba havale edildiğini, daha sonra da diğer off shore mevduatlarla birlikte Garipoğlu grubuna usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini, müvekkili tarafından davalı banka aleyhine İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2004/813 E numarası ile açılan davada “davacının off-shore bankaya başvurması gerektiği, bu başvurudan sonuç alınamadığı takdirde zarara sebep olan bankaya başvurabileceği gerekçesiyle erken açılan davanın reddine” karar verildiğini, İstanbul 7.İcra Müdürlüğü’nün 2005/23129 sayılı icra dosyasında Efektifbank aleyhine “borç ödemeden aciz vesikası” alındığını ileri sürerek, şimdilik 6.000 YTL’nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının talimatlarını yerine getirdiğini, talimatları yerine getiren davalı aleyhine dava açılamayacağını, davacının kendi iradesi ile parasını Efektifbank Off Shore Ltd’e havalesini talep ettiğini, usulüne uygun aciz vesikası alınmadığını, sebepsiz zenginleşme iddiasının haksız olduğunu, vekalet görevini kötüye kullanmayan müvekkilinin kanuna karşı hile de yapmadığını, haksız fiil iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davaya konu mevduatın davacı asilin imzaladığı talimata istinaden, talimata ve doldurduğu hesap açtırma bilgi formuna istinaden dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd’nin hesaplarına havale edildiği ve Efektifbank yetkilisinin imzasını taşıyan hesap cüzdanının davacıya verildiği hususlarında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalı bankanın talimat gereğini yerine getirdiği, davacı tarafın “paranın davalı banka hesaplarından çıkmadığı ve davalı bankanın olayda kusurlu olduğu” yönündeki iddiasına itibar edilemeyeceği, dava konusu mevduatın davacının bilgisi ve talimatı doğrultusunda, talimat gereğinin yerine getirilmesi babında havale edilmekle, anılan bedelin tahsil edilmemesinden davalı bankanın ve dolayısıyla TMSF’nun sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceği, bu nedenle bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, davacı tarafından yönetimine BDDK tarafından el konulmazdan önce Sümerbank A.Ş. Şanlıurfa Şubesi'nde açılan hesaba yatırılan paranın Efektifbank Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya ait off-shore hesaba aktarıldığı iddiasına dayalı alacak davasından ibarettir.
Davacı tarafından Efektifbank Off-Shore Ltd. aleyhine başlatılan icra takibinde İstanbul 7.İcra Müdürlüğü tarafından 12.10.2006 tarihli aciz vesikası verilmiştir. Dosya içerisinde mevcut KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanlığı'nın 16.03.2005 tarihli yazısında “Bankanın yasal bir zorunluluk olan lisans bedelini yatırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansı bakanlık tarafından iptal edilmiş ve 07.03.2004 tarihli resmi gazetede yayınlanarak duyurulmuştur. Bankanın en son sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür.” denilmektedir. Bu durumda karşısında mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba havale edilmesi aşamasında davalı banka görevlilerinin telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/55 Esas sayılı ceza davasının akibeti araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir iken, dava konusu mevduatın davacının bilgisi ve talimatı doğrultusunda havale işlemine konu edildiği gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.