Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/2259 E. , 2023/6238 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Özel ... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde kurum müdürü olarak görev yapan davacının ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunun sonuç kısmında idari yönden getirilen teklif uyarınca görevinden ayrılmasına ilişkin Kayseri Valiliği'nin ... tarih ve ... sayılı işlemine karşı davacının yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin Kayseri Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Anayasa Mahkemesi'nin 22/05/2013 tarih ve E.2013/39 K.2013/65 sayılı kararı ile, 5580 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen "Hizmete devamında 9'uncu madde hükümlerine göre sakınca görülen yönetici, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin görevine izni veren makam tarafından son verilir." hükmünün iptal edildiği ve anılan madde hükmünün yerine yeni bir düzenleme getirilmediği, halihazırda çalışma izninin iptal edilmesine ilişkin anılan Kanunun 10. maddenin 1. fıkrasında hüküm bulunduğu, bu madde uyarınca da iki defa teftiş raporu ile başarısızlığı tespit edilenlerin çalışma izninin iptal edilebileceği anlaşıldığından dava konusu işlemde "çalışma izninin iptal edilmesi" yaptırımının hukuki gerekçesinin belirtilmediği, mevzuatta belirtilen hangi madde ve bent uyarınca tesis edildiğinin ortaya konulamadığı, diğer yandan 5580 sayılı Kanunun 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca da davacının çalışma izninin iptal edilmesine gerekçe olabilecek "iki defa teftiş raporu ile başarısızlığı tespit edildiğine" ilişkin bir gerekçenin gerek işlemde gerek de savunma dilekçesinde belirtilmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davacı tarafından, dava konusu işleme esas teşkil eden fiilin tam olarak somutlaştırılmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava; Özel ... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde kurum müdürü olarak görev yapan davacının ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunun sonuç kısmında idari yönden getirilen teklif uyarınca görevinden ayrılmasına ilişkin Kayseri Valiliği'nin ... tarih ve ... sayılı işlemine karşı davacının yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin Kayseri Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun "Kurumlarda çalıştırılacak personel" başlıklı 8. maddesinin yedinci ve sekizinci fıkralarında "Kurumların müdürleri, kurucu/kurucu temsilcisi tarafından; diğer yönetici ve öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticileri ise müdürlerince seçilir ve çalışma izinleri valiliğin iznine sunulur. Valiliğin izni alınmadan müdür ile diğer yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler işe başlatılamaz.Gerekli şartları taşıyan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler için valilikçe çalışma izni düzenlenir. Çalışma izninin iptali yine valilikçe yapılır." hükmü;
9.maddesinde; "Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, bu Kanun hükümleri saklı kalmak üzere; a) Sosyal güvenlik ve özlük hakları yönünden; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu, b) Yetki, sorumluluk, ödül ve cezalar ile bunların uygulanması bakımından; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 1702 sayılı İlk ve Orta Tedrisat Muallimlerinin Terfi ve Tecziyeleri Hakkında Kanun, 4357 sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler İçin Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimaî Yardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun ile 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerine tâbidir. Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiillerin işlenmesi halinde bu kişilere kademe ilerlemesinin durdurulması cezası yerine brüt aylığından 1/4'ü ile 1/2'si arasında maaş kesim cezası, çalışma izni veren makam tarafından verilir. Tekrarı hâlinde ise göreve son verilir. 1702 sayılı Kanuna göre meslekten çıkarılma veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hâllerin işlenmesi hâlinde, Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle personelin görevine, izni veren makam tarafından son verilir. Yetki, sorumluluk, ödül, sicil, disiplin ve cezaların uygulanmasına ilişkin diğer esas ve usûller çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin "Görevlendirme şartları" başlığını taşıyan 31. maddesinin 1. fıkrasında her derece ve türdeki kurumlara öğretmen olarak atanacaklarda resmî öğrenim kurumlarına atanacaklarda aranan nitelik ve şartlar aranacağı, resmî dengi bulunmayan özel öğretim kurumlarının yöneticilik ve eğitim-öğretim hizmetlerinde ise Bakanlıkça belirtilen nitelik ve şartları taşıyanların görevlendirileceği düzenlemesine yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Davranış ve işbirliği" başlıklı 8. maddesinde; "Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlariyle göstermek zorundadırlar. Devlet memurlarının işbirliği içinde çalışmaları esastır. "Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları" başlıklı 10. maddesinde; "Devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar. Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır. Amir, maiyetindeki memurlara kanunlara aykırı emir veremez ve maiyetindeki memurdan hususi bir menfaat temin edecek bir talepte bulunamaz, hediyesini kabul edemez ve borç alamaz." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda yer alan hükümler çerçevesinde, idarece kurum yöneticileri hakkında görevde kalmasında kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda sakınca görülen durumlarda eylemlerinin kesin somut delillerle sübuta erdiğinin tespiti halinde genel hükümlerin uygulanması suretiyle her zaman yöneticilik görevine son verebileceği açıktır.
Ayrıca, özel öğretim kurumlarında görev alan personel hakkında başlatılan soruşturma neticesinde muhakkik tarafından idari yönden getirilen teklif uyarınca tesis edilen işlemlerin disiplin hukuku bağlamında tesis edilen işlemler olmadığı, bu haliyle disiplin hukukuna ilişkin hükümlerin, anılan işlemler yönünden işletilemeyeceği izahtan varestedir.
Gerekli şartları taşıyan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler için valilikçe izin verileceği kuralı dikkate alındığında, ilgililer hakkında idari yönden getirilen teklif uyarınca yöneticilik görevinin üzerinden alınması yolunda tesis edilen işlemin, "yetki ve usulde paralellik ilkesi" gereğince çalışma izni veren makam tarafından tesis edilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; Özel ... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezine yönelik eğitim müfettişlerince yapılan soruşturma sonucu düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda, "kuruma ait öğretmen ders defterleri, aylık çalışma çizelgeleri ve kamera kayıtları üzerinde öğrencilerin Ocak-Şubat 2022 aylarındaki devam devamsızlık durumları ile ilgili karşılıklı incelemeler yapıldığında; öğretmen ders defterlerine göre bir kısım öğrencilerin devamsız oldukları görüldüğü halde bu öğrencilere ders verilmiş gibi ücret tahakkuk ettirildiği" fiilleri sübuta erdiğinden bahisle anılan kurumun müdürü olan davacı hakkında disiplin yönünden "kasıtlı olarak, verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmadığı" gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125 D-f maddesi uyarınca "brüt aylığından 1/4 oranında maaş kesintisi yapılması" cezası ile cezalandırılması, idari yönden ise "çalışma izin onayının iptal edilmesi" yönünde getirilen teklif doğrultusunda 19/04/2022 tarihli Valilik Oluru ile davacının görevinden ayrılması yönünde işlem tesis edildiği, davacının anılan işleme karşı itirazının reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesince, Anayasa Mahkemesi'nin 22/05/2013 tarih ve E.2013/39 K.2013/65 sayılı kararı ile 5580 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 2. fıkrasında yer alan hükmün iptal edildiği ve çalışma izninin iptal edilmesine ilişkin olarak anılan Kanunun 10. maddenin 1. fıkrasında hüküm bulunduğu, bu madde uyarınca da iki defa teftiş raporu ile başarısızlığı tespit edilenlerin çalışma izninin iptal edilebileceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; idarece kurum yöneticileri hakkında idari yönden görevde kalmasında kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda sakınca görülen durumlarda eylemlerinin kesin somut delillerle sübuta erdiğinin tespiti halinde genel hükümlerin uygulanması suretiyle her zaman görevine son verebileceği dikkate alındığında dava konusu işlemin iptali yönündeki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu durumda, davacının fiilinin sübuta erip ermediğine ilişkin bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme üzerine verilen kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4.Kesin olarak 23/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.