Esas No
E. 2021/22756
Karar No
K. 2024/4554
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/22756 E.  ,  2024/4554 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2018/717 Esas, 2019/282 Karar
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2014 tarihli ve 2014/338 Esas ve 2014/1129 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 14.06.2017 tarihli ve 2017/15931 Esas, 2017/15138 Karar sayılı ilâmıyla; "Sanığın, katılanı telefondan arayarak kendisini polis olarak tanıttıktan sonra haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında; hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ile değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu" Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine Şanlurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2017 tarihli ve 2017/760 Esas, 2017/615 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.

4.Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 10/10/2017 tarih, 2017/595 Esas ve 2017/502 Karar sayılı Yetkisizlik kararı vererek dosyanın Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/11/2017 tarih, 2017/402 Esas ve 2017/347 Karar sayılı karşı yetkisizlik kararı ile dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderildiği, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 12/02/2018 tarih, 2018/1031 Esas ve 2018/626 Karar sayılı kararı ile Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin yetkisizlik kararı kaldırılmıştır.

5.Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2018/717 Esas, 2019/282 Karar sayılı kararı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiin temyizi; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Suç tarihinde katılanın telefonunu arayıp kendini polis olarak tanıtan sanığın, katılanın banka hesabının ele geçirildiği, verecekleri hesaba para transferi yapmasını, şüphelileri bu şekilde takip ederek yakalayacaklarını beyan etmesi ve katılanı bu şekilde ikna etme suretiyle sanığın kendi adına kayıtlı kredi kartı ve banka hesaplarına ayrı ayrı 5.000,00 TL, 4.000,00 TL, 2.500,00 TL ve 2.000,00 TL olarak toplam 13.500,00 TL gönderttiği, sanığın kendi hesaplarına gelen bu paraları Şanlıurfa ilinde bulunan işyerlerinden çekerek kullandığı, bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2.Mahkemesince sanık hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2018/717 Esas, 2019/282 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.04.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.