11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/15060
- Karar No
- 2012/1919
- Karar Tarihi
- 14.02.2012
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
11. Hukuk Dairesi 2011/15060 E. , 2012/1919 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.03.2009 tarih ve 2006/776-2009/108 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi yasal halef sıfatıyla davacı ... tarafından istenmiş olup, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 14.02.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin önceki dönemde görev yapan yönetim ve denetim kurulu üyeleri olduklarını, bu dönemde şirketi zarara uğrattıklarının tespit edildiğini, önceki yıllarda dava dışı T.İmar Bankası A.Ş iştiraki bulunan müvekkili şirketin 2001-2002-2003 yıllarında bu şirketin bedelli sermaye artırımına katıldığını, öz kaynakları yeterli olmadığından aynı guruba ait şirketlerden kredi çekerek sermaye borcunu ödediğini, borç yükünü artırarak dava dışı T.İmar Bankası A.Ş’ye iştirak yatırımında bulunduğunu, oysa kendi işletme sermayesi için daha yararlı veya alternatif yatırımlarda daha randımanlı kullanmaları gerektiğini, zarara neden olduklarını ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 2.874.940.00 YTL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, incelenen kayıtlarda 2001 yılı yönünden olağan genel kurul tutanakları ile belirlendiği üzere oluşan zararın gelecek yıllarda elde edilecek kardan mahsup edilmesi yönünde yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrasına karar verildiği, 2002-2003 yıllarına ilişkin genel kurul yapıldığına dair belgenin bulunmadığı, davacının ...’ye devri sonrasında 2004 yılı ile birlikte genel kurulun birlikte yapıldığı, davalılar ..., ..., ..., ... ve ...için 2001 yılına dair zarar talebinde bulunulmasına rağmen anılan davalıların bu dönem itibariyle görev almadıkları, 2001 yılına dair ibra kararının yokluk veya butlanının ileri sürülmediği, ibra kararından da dönülemeyeceği, genel kurulun kendiliğinden bu karardan dönerek iptal etme veya hükümsüz sayma hakkının bulunmadığı, 2001 yılına dair dava açma hakkı olmadığı, sonraki dönemlere dair zarar iddiasının apel ödemelerinden kaynaklandığının iddia edildiği, sorumluluğa dair hükümlerin şirketin daha iyi yönetilmesi veya onun daha çok kar etmesini sağlamak amacına ilişkin bulunmadığı, aksi halin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, denetçiler için de aynı değerlendirmenin yapıldığı, esasen yatırımların nasıl yapılacağına dair strateji belirleme yetkilerinin de olmadığı, davalıların ana sözleşmenin kendilerine yüklediği edimleri yerine getirdikleri, kasıt ve ihmallerinin bulunmadığı, kusurlarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, yasal halef sıfatıyla davacı ... vekili temyiz edilmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, davacı şirketin önceki dönemlerde yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların, görevleri sırasında zarara neden oldukları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi, temel alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir. Davalılardan ..., ..., ... ve Meltem İşgördü’nün 2001 yılı içinde davacı şirkette görev almadıkları kabul edilmiştir. Oysa, davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarından, bu davalıların anılan dönem itibariyle yönetim ve denetim kurulu üyeliği görevini üstlendikleri anlaşılmaktadır. Öte yandan, denetleme raporunda davalıların 2001 yılı sonrasında davacının öz kaynaklarını yitirdiği sabit olmasına rağmen, sanki öz kaynak varmış gibi muhasebe ilkelerine aykırı şekilde apel ödemesi yaptıkları ve TTK.nun 324. maddesindeki yükümlülüklerini ihlal ettikleri açıklanmıştır.
Bilirkişi raporunda bu yönüyle bir inceleme yapılmadığı gibi, davacı vekilinin anılan hususları da kapsayan ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması yönündeki esasa müessir itirazları da karşılanmamıştır. Bu durum karşısında, davacı vekilinin rapora yönelik itirazları da dikkate alınarak, denetime uygun şekilde bilirkişi kurulundan ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3.Davacı ... her türlü harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde ret harcından sorumlu tutulması da yanlış olmuştur.
4.Ayrıca, temyiz eden ... eldeki davayı kanuni halef sıfatıyla takip ettiği de dikkate alınarak 5411 sayılı Kanunun 133/son maddesi hükmü uyarınca maktu vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi de kabul şekli bakımından doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.