Aramaya Dön

Danıştay 8. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2019/4914
Karar No
K. 2023/6538
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/4914 E.  ,  2023/6538 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No: 2019/4914
Karar No: 2023/6538
DAVACI: …
VEKİLİ: Av. …
DAVALI: … Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
DAVANIN KONUSU:

24.04.2019 tarih ve 30754 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile aynı Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen 7. fıkrası ile aynı Yönetmeliğin 5. maddesinin 4. fıkrası, 7., 11., 23., 24., 30. ve Geçici 2., 3., 4., ve 5. maddelerinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. DAVACININ İDDİALARI :

Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 7. fıkrası yönünden; dava konusu Yönetmelik ile malik ve sürücülere uygulanacak ceza puanlarının ve sürücü belgelerine el koyma işlemlerinin sigorta primini artırıcı sebep sayıldığı, aynı yaş, cins ve model araçların sigorta primlerinin malik veya sürücünün ceza puanı nedeniyle farklılık göstereceği, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğu, kişi aracını satıp yenisini aldığında sonraki aracının sigorta prim oranına da sürekli yansıtma yapılarak fazla prim ödetilmesinin söz konusu olacağı, sürücü kusuru nedeniyle yapılan kazadan dolayı malike de ceza puanı yazılacağından sigorta bedelinin artırılmasının gündeme geleceği, dolayısıyla bir kazadan dolayı birden çok kişinin zamlı sigorta primine muhatap edileceği, zorunlu trafik sigortasında zarar sorumlularının sayısını artırıcı hallerin yönetmelikle konulamayacağı, taşıt plakasına yazılan cezanın malik tarafından ödenmesine rağmen malike ayrıca ceza puanı yazılması ve varsa sürücünün ehliyetine el konulması ve bu sebeplerle zamlı sigorta bedeli tayin edilmesinin sebepsiz cezai sorumluluk yüklemek anlamına geldiğinden "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmüştür.

Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 4. fıkrası yönünden; malik adına yazılı ceza puanları ile tazminat ödenmesi halinde malikin sonraki aracına zamlı sigorta primi uygulamasının sürdürülmesine ilişkin düzenlemenin hukuka aykırı olduğu;

7.maddesi yönünden; araç işletenlerin sigorta sözleşmelerini bitim tarihinden itibaren yenileme işlemini gerçekleştirmediği her 30 gün için müteakip sözleşmenin %50 ye varan oranda zamlı yapılmasının, tüketici aleyhine ve sigorta şirketini haksız zenginleştirici nitelikte olduğundan sebepsiz zenginleşmeyi düzenleyen TBK 77. maddesine aykırı olduğu;

11.maddesi yönünden; taşıtın noterde satışı ile aracın el değiştirmesi durumunda, eski malikin sigorta poliçesinin 15 gün daha geçerliliğini sürdüreceğine yönelik maddenin, sonraki kaza ve diğer olaylardan eski malikin sorumluluğunun devamı niteliğinde olduğundan bu maddenin de iptali gerektiği;

23.ve 24. maddeleri yönünden; taşıt maliki ve kusurlu sürücülerin olumsuz durumlarının yürürlükteki ve sonraki sigorta poliçelerine işletilmesinin, suçun veya kusurun ifşası mahiyetinde olduğu, bu durumun Türk Ceza Kanununun 134. maddesine aykırı olduğu, ilgili maddelerin iptali gerektiği; Geçici 2., 3., 4., ve 5. maddeleri ile yürürlük maddesi olan 30. madde yönünden; davaya konu edilen geçici maddelerle aynı Yönetmeliğin 30. maddesinin (a) bendi bir kısım hükümlerinin yürürlük tarihini 2007 yılına kadar geriye yürüterek 13 yıl öncesinden itibaren alacak ve borç doğurucu hale getirmesi hukuka aykırı olduğundan iptali gerektiği ileri sürülmüştür. DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak; davaya konu edilen Yönetmelik maddelerinin yürürlük tarihlerine bakıldığında 4. maddenin 7. fıkrası hariç olmak üzere diğer maddeler açısından dava açma süresi geçtiğinden davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Esasa ilişkin olarak; dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 7. fıkrası yönünden, tarifeler kapsamında yaş, cinsiyet, meslek ve hasarsızlık bilgisi gibi işletenin risk profilini yansıtacak bilgiler kullanılarak sigorta primlerinin belirlenebildiği, eklenen fıkra ile ceza puanları ve ehliyete el konulma süresi ve nedenlerinin zorunlu trafik sigortası priminin tespitinde kullanabilmesine imkan sağlanarak sigorta şirketlerinin zorunlu trafik sigortasına ilişkin sigorta primini daha sağlıklı belirleyebilmesi ve iyi sürücü/kötü sürücü ayrımının daha iyi yapılabilmesinin amaçlandığı;

5.maddenin 4. fıkrası yönünden; 2918 sayılı Kanunun 85/1. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümü veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına neden olunması halinde işletenin sorumlu tutulduğu, 2918 sayılı Kanunun 91. maddesinde bu sorumluluğun zorunlu trafik sigortası ile teminata kavuşturulmasının amaçlandığı, zorunlu trafik sigortasının, özel sigorta hukukunun bir parçası olarak poliçeye bağlı sigorta ilişkisi tesis ettiği, bu ilişkide poliçe konusunu kişinin işlettiği motorlu araç sebebiyle 3. kişilerin uğradığı zarardan kaynaklı hukuki sorumluluğun oluşturduğu, bu nedenle zorunlu trafik sigortası primlerinin doğru belirlenmesi amacıyla yapılan risk tespitinde işletenin baz alınması gerektiği, işleten aracını değiştirse bile kişi adına düzenlenmiş önceki poliçelerindeki basamak değerlerinin (hasar ödemesine sebebiyet verilip verilmediği) dikkate alındığı, dava konusu düzenlemenin iptali halinde basamak tespitinde ve primlerin belirlenmesinde karmaşaya neden olunacağı;

7.madde yönünden; sigortasız işletenlerin üçüncü kişilere vermiş olduğu bedensel zararların sigorta şirketlerinden alınan katkı paylarıyla Güvence Hesabı tarafından karşılanması hususu göz önünde bulundurulduğunda bahse konu gecikme için alınan ilave prim tutarlarının sigortacılık mevzuatına ve icaplarına uygun olduğu, 11. madde yönünden; söz konusu düzenleme ile işletenin değiştiği durumlarda mevcut sözleşmenin 15 gün süre zarfında geçerli olması sağlanarak anılan süre içinde yeni işletenin değil üçüncü şahısların uğrayabilecekleri zararların tazmini ve bu kişilerin korunmasının amaçlandığı, 23. ve 24. maddeler yönünden; dava konusu düzenleme ile sigortalıya ilişkin olumsuz durumların, suç ve kusurların ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmediği, kişisel verilerin üçüncü şahıslarla paylaşılmasının söz konusu olmadığı, aydınlatma ve bilgilendirme yükümlülüklerine ilişkin mevzuat da dikkate alınarak sözleşmenin tarafı olan sigortalının indirim ve artırım sebeplerinden bilgi sahibi olması sağlanarak sigortalı aleyhine meydana gelmesi muhtemel hatalı uygulamalara karşı tedbir alınması ve menfaatlerin korunmasının amaçlandığı; Geçici 2., 3., 4., ve 5. maddeleri ile yürürlük maddesi olan 30. madde yönünden; dava konusu geçiş hükümleri incelendiğinde, Yönetmeliğin ilk defa yürürlüğe konulduğu dönemde veya daha sonra yapılan değişiklikler sebebiyle gerekli olan geçiş hükümlerinin düzenlendiğinin görüldüğü, ilgili hükümlerde yer alan durumların gerçekleşmesi ve belirtilen tarihlere kadar gerekli iş ve işlemlerin yapılması amacıyla yürürlüğe konulan geçiş hükümlerinin halihazırda uygulanma imkanının bulunmadığı, mevcut durumda geçmişe de etki edecek herhangi bir işlemn yapılmadığı, 30. maddenin ise yürürlük maddesi olduğu, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : 24.04.2019 tarih ve 30754 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile aynı Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen 7. fıkrası yönünden davanın reddi; diğer maddeler yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ : Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkındaki Yönetmeliğinin 4. maddesine, 24/04/2019 gün ve 30754 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe konulan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile eklenen, 7. fıkra ile Yönetmeliğin 5. maddesinin 4. fıkrası, 7., 11., 23., 24., 30. ve Geçici 2., 3., 4., ve 5. maddelerinin; sigorta teminat tutarlarının araç maliki ve sürücü aleyhine değiştirildiği, malik ve sürücülere uygulanacak ceza puanlarının ve sürücü belgelerine el koyma işleminin de sigorta prim miktarını artırıcı sebep sayıldığı, aynı yaş, cins ve model araçların sigorta primlerinin malik veya sürücünün ceza puanı nedeniyle farklılık göstereceği, zorunlu trafik sigortasında zarar sorumlularının sayısını artırıcı hususların yönetmelikle düzenlenemeyeceği belirtilerek iptali istenilmektedir.

Sigorta primlerinin yaş, cinsiyet, meslek, hasarsızlık bilgisi... gibi işletenin risk profilini yansıtacak bilgiler kullanılarak belirlenebildiği, eklenen fıkra ile ceza puanları ve ehliyete el konulma süresi ve nedenlerinin prim tespitinde kullanılabilmesine imkan sağlanarak sigorta şirketlerinin zorunlu trafik sigortasına ilişkin primi daha sağlıklı belirleyebilmesi ve trafik kurallarına riayet hususundaki ayrımın daha iyi yapılabilmesinin amaçlandığı, ceza ve tazminatın malikin diğer araçlarına da uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, sigortasız işletenlerin üçüncü kişilere vermiş olduğu bedensel zararların sigorta şirketlerinden alınan katkı paylarıyla Güvence Hesabı tarafından karşılanması hususu gözönünde bulundurulduğunda bahse konu gecikme için alınan ilave prim tutarlarının sigortacılık mevzuatına ve icaplarına uygun olduğu, 11. maddesi ile işletenin değiştiği durumlarda mevcut sözleşmenin onbeş gün süresince geçerli olması sağlanarak anılan süre içerisinde yeni işletenin değil üçüncü şahısların uğrayabilecekleri zararların tazmini ve bu kişilerin korunmasının amaçlandığı, 23. ve 24. maddeleri ile sözleşmenin tarafı olan sigortalının indirim ve artırım sebeplerinden bilgi sahibi olmasının sağlandığı, sigortalı aleyhine meydana gelmesi muhtemel hatalı uygulamalara karşı tedbir alınması ve menfaatlerinin korunmasının amaçlandığı diğer düzenlemelerin içerdiği hükümlerde de hukuka, hizmet gereklerine, üst normlara aykırılık ve iptali gerektirecek bir husus bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 29.11.2023 tarihinde, davacı vekili Av. … ile davalı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekili Av. …'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :

Dava konusu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik, 03/06/2007 tarih ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 12. maddesi ile 18/10/2019 tarih ve 30922 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 47 sayılı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE

USUL YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlığını taşıyan 14. maddesinin 3/e bendinde, dilekçelerin süre aşımı yönünden inceleneceği;

6.fıkrasında ilk incelemeye ilişkin hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; ''İlk inceleme üzerine verilecek karar'' başlığını taşıyan 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı yönünden yapılan incelemede Kanuna aykırılık görülürse davanın reddine karar verileceği hususları hüküm altına alınmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde; "1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.

2.Bu süreler;

a)İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, ... tarihi izleyen günden başlar.

4.İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmü yer almış; "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, "Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davaya konu edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin 4. fıkrası, 7., 11., 23., 24., 30. ve Geçici 2., 3., 4., ve 5. maddelerinin iptali istemi yönünden yapılan inceleme;

Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere bakıldığında; dava açma süresine ilişkin kurallar ile düzenleyici işlemlere karşı iki ayrı yol izlenerek dava açma imkanının tanındığı görülmektedir. Buna göre, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca düzenleyici işlemin ilanı üzerine altmış gün içinde dava açılabileceği gibi, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine de, uygulama işleminin tebliğ tarihinden itibaren yine altmış gün içinde düzenleyici işleme veya düzenleyici işlemle birlikte uygulama işlemine karşı dava açılabilecektir. Bu şekilde, düzenleyici işlemin ilanı üzerine düzenleyici işleme karşı dava açmamış bulunan ilgililere, dava konusu edebilecekleri bir uygulama işleminin varlığına bağlı olarak, düzenleyici işleme karşı da dava açma imkanının sağlanması amaçlanmıştır. Bu durumda, düzenleyici işleme karşı dava açılabilmesi -düzenleyici işlemin ilanından itibaren 60 günlük yasal dava açma süresi geçmiş ise- uygulama işleminin varlığına bağlı olduğundan düzenleyici işleme dayalı olarak tesis edilen bir uygulama işleminin olup olmadığının, bir uygulama işlemi varsa, davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti gerekmektedir.

Davacı tarafından davaya konu edilen Yönetmelik maddelerine bakıldığında; a- 5. maddenin 4. fıkrasında yer alan "Prim indirimi veya tazminat ödemesi nedeniyle yapılan prim artırımı uygulaması işleteni takip eder." şeklindeki düzenlemenin, 06/02/2008 tarih ve 26779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 2. maddesi ile değiştirildiği ve 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe girdiği, b- "Zamanında yenilenmeyen sigorta sözleşmeleri" başlıklı 7. maddesinde yer alan "Araç işletenleri sigorta sözleşmesini bitim tarihi itibariyle yenilemekle yükümlüdür. Araç işleteninin sigorta sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren yenileme işlemini gerçekleştirmediği her 30 gün için müteakip sigorta sözleşmesinde prim, %50 ile sınırlı olmak üzere % 5 ilave edilerek hesaplanır." şeklindeki düzenlemenin 06/02/2008 tarih ve 26779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 3. maddesi ile değiştirildiği ve 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe girdiği, c- "İşletenin değişmesi" başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sigorta sözleşmesi, sözleşmeye taraf olan araç işletenini takip eder. İşletenin değiştiği her durumda mevcut sözleşme değişim tarihi itibarıyla kendiliğinden sona erer ve ilgiliye gün esasına göre prim iadesi yapılır. Ancak, mevcut sözleşme işletenin değiştiği tarihten itibaren onbeş gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten için de geçerlidir." şeklindeki düzenlemenin 19.06.2013 tarih ve 28682 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 7. maddesiyle değiştirildiği ve aynı tarihte yürürlüğe girdiği, d- "Bilgilendirme" başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sigorta poliçelerinde, poliçenin düzenlenmesinde esas alınan indirim ve artırım sebeplerinin isim, oran ve tutarlarıyla beraber okunaklı biçimde gösterilmesi zorunludur." şeklindeki düzenlemenin 14.07.2007 tarih ve 26582 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ana Yönetmelik ile yürürlüğe girdiği, aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan "Sigorta şirketleri, trafik sigortasına ilişkin olarak resmi internet sitelerinde geçerli sigorta tarifeleri kapsamında prim sorgulama ekranı tahsis ederler. Bu sorgulama ekranı prim sorgulaması yapmak isteyen kişiye sigorta primi hakkında açıklayıcı bilgi sunmak zorundadır. Kişilerin trafik sigortası ile ilgili verilere erişimi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurumca belirlenir." şeklindeki düzenlemenin 19.06.2013 tarih ve 28682 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 12. maddesi ile eklendiği ve anılan düzenlemenin 01.10.2013 tarihinde yürürlüğe girdiği, e- "Yeni teminat tutarlarının yürürlükteki sözleşmelere uygulanması" başlıklı 24. maddesinde yer alan "Bu Yönetmelik ile belirlenen teminat tutarları yürürlükteki bütün sigorta sözleşmelerine herhangi bir ek prim alınmaksızın uygulanır. Sigorta şirketleri, düzenledikleri poliçelerin ön yüzüne 'Sözleşme süresi içinde Kurul tarafından teminat tutarları artırıldığı takdirde, bu poliçede yazılı teminat tutarları, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve ek prim alınmaksızın yeni teminat tutarları üzerinden geçerli olur.' ibaresini yazmak zorundadır." şeklindeki düzenlemenin 14.07.2007 tarih ve 26582 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ana Yönetmelik ile yürürlüğe girdiği, f- "Yürürlük" başlıklı 30. maddesinde yer alan "(1) Bu Yönetmeliğin; a) 4 üncü maddesinin birinci fıkrası 01/08/2007 tarihinde, b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer." düzenlemesinin 14.07.2007 tarihinde yürürlüğe girdiği, g- "2007 ve 2008 yıllarında uygulanacak esaslar" başlıklı Geçici 2. maddenin 14.07.2007; "2007 yılında TRAMER’ce yapılacak kontroller" başlıklı Geçici 3. maddenin 01.01.2008; Geçici 4. maddenin 01.07.2008; Geçici 5. maddenin ise 09.12.2009 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından, yukarıda ayrıntısına yer verilen Yönetmelik maddeleri ile ilgili olarak dava dilekçesinde uygulama işleminin varlığına yönelik herhangi bir açıklamada bulunulmadığından 2577 sayılı Kanunun 7/4. maddesinin birinci cümlesi uyarınca ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağından iptali istenen düzenlemelerin yürürlüğe girdiği tarihlerden itibaren işlemeye başlayan 60 günlük yasal dava açma süresi geçirildikten sonra, 21.05.2019 tarihinde açılan işbu davanın, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 4. fıkrası, 7., 11., 23., 24., 30. ve Geçici 2., 3., 4., ve 5. maddelerinin iptali istemi yönünden esasını inceleme olanağı bulunmamaktadır. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun "Tarifeler" başlıklı 12. maddesinde, "(1) Sigorta tarifeleri, sigortacılık esasına ve genel kabul görmüş aktüeryal tekniklere uygun olarak sigorta şirketleri tarafından serbestçe belirlenir. Ancak, bu Kanuna ve diğer kanunlara göre ihdas edilen zorunlu sigortaların teminat tutarları ile tarife ve talimatları Bakan tarafından tespit olunur ve Resmi Gazetede yayımlanır. (2) Bakan, gerek görülen hallerde hayat, bir yıldan uzun süreli ferdi kaza, sağlık, hastalık ve ihtiyari deprem sigortaları tarifeleri ile prim, formül ve cetvellerinin uygulamaya konulabilmesini Müsteşarlığın onayına tabi kılabilir veya özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla gerekli görülen hallerde, tespit ve ilan ettiği aracılık komisyonlarını, tasdike tabi kıldığı veya tespit ettiği her türlü tarifeyi serbest bırakabilir."

18.10.2019 tarih ve 30922 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 47 sayılı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin amacı, sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesine dair görevleri yürütmek üzere Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun kurulması ile teşkilat, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir."; "Kuruluş" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve ilgili mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu kurulmuştur. Kurumun merkezi İstanbul’dadır. Kurumun ilişkili olduğu bakanlık Hazine ve Maliye Bakanlığıdır."; "Kurumun görev ve yetkileri" başlıklı 4. maddesinde, "Kurumun görev ve yetkileri şunlardır: a) 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 28/3/2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu, 14/6/2005 tarihli ve 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu, 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 9/5/2012 tarihli ve 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu ile diğer mevzuatta yer alan sigortacılık ve özel emekliliğe ilişkin görev ve yetkileri yürütmek. b) Sigortacılık ve özel emekliliğe ilişkin mevzuatı hazırlamak, uygulamak ve ilgililer tarafından uygulanmasını izlemek ve yönlendirmek. (...)"; "Kurum görev ve hizmetlerinin yürütülmesi ile devir işlemleri" başlıklı Geçici 2. maddesinin 4. fıkrasında, "Kapatılan Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığının iş ve işlemleriyle ilgili olarak açılmış ve açılacak olan adli ve idari davalar ile tahkim yargılaması ve icra işlemlerinde Kurum taraf sıfatını kazanır ve dava dosyaları ve icra takiplerine ilişkin dosyalar Kuruma devredilir." hükmüne yer verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun "İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu" başlıklı 85. maddesinin 1. fıkrasında, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; "Mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu" başlıklı 91. maddesinin ilk üç fıkrasında, "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Zorunlu mali sorumluluk sigortasına ilişkin primler peşin ödenir. Ancak, Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlık primlerin taksitler halinde tahsil edilmesine ilişkin düzenleme yapmaya yetkilidir. Sigorta yaptıranların, sigorta şirketlerine ödeyecekleri sigorta priminin % 5'i oranındaki tutar, sigorta şirketi tarafından tahsil edildiği ayı takip eden ayın en geç 20'sine kadar İçişleri Bakanlığı Merkez Saymanlığı hesabına yatırılır. Yatırılan bu tutarlar bütçeye gelir kaydedilir."; aynı maddenin 5. fıkrasında, "Geçerli teminat tutarları üzerinden zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araçlar trafikten men edilir.";

8.fıkrasında, "Bu madde hükmüne uymayanlar 1.800.000 lira para cezası ile cezalandırılırlar." hükmü; "En az sigorta tutarları" başlıklı 93. maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır. Tarife ve talimatların tespitinde; araç türleri; coğrafi bölge; sigorta süresi içinde herhangi bir hasar ödemesine neden olmayan işletenlerin primlerinin indirilmesi yoluyla ödüllendirilmesi, hasar ödemesine neden olan işletenlerin primlerinin yükseltilmesi yoluyla cezalandırılması ve gerekli görülen diğer hususlar dikkate alınır." hükmü yer almıştır.

24.04.2019 tarih ve 30754 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile aynı Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen 7. fıkrası yönünden yapılan inceleme;

Dava konusu Yönetmeliğin 1. maddesi ile aynı Yönetmeliğin "Sigorta primlerinin tespiti esasları" başlıklı 4. maddesine eklenen 7. fıkrada; "Risk değerlendirmesinde esas alınabilecek trafik kuralı ihlalleri sonucu sürücülere uygulanan ceza puanları ile sürücü belgelerine el konulma süresi ve nedenleri sigorta priminin tespitinde kullanılabilir." hükmüne yer verilmiştir. 2918 sayılı Kanun ile karayolları araç işletenleri, motorlu aracın işletilmesinden dolayı üçüncü kişilerin uğrayacağı kayıpları telafi etmekle sorumlu tutulmakta ve söz konusu sorumluluk trafik sigortası ile teminata kavuşturulmaktadır. Zorunlu trafik sigortaları, 2918 sayılı Kanunun 85. maddesinde yer alan araç işletenlerin sorumluluklarının (aracın kullanımı sebebiyle üçüncü şahıslara verilebilecek maddi ve bedeni zararlardan dolayı karşılaşılabilecek hukuki sorumluluk) güvenceye alınması, bir başka deyişle finansal koruma sağlamak amacıyla yaptırılmaktadır.

Zorunlu trafik sigortasında fiyatların belirlenmesine yönelik kamu politikası, birtakım nedenlerden ötürü zaman içinde değişime uğramış, daha önce tarife fiyatlarının kamu otoritesi tarafından belirlenmesi şeklindeki uygulama, 2008 yılında terk edilmiş ve prim fiyatlarının piyasada serbestçe oluşturulması fikri benimsenmiştir.

Bu kapsamda 1 Temmuz 2008 tarihinden itibaren ruhsat sahibi olan sigorta şirketlerince primler 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 12. maddesinde yer verilen düzenleme gereği il ve araç grubu bazında araç işleteni de dikkate alınmak suretiyle yapılan risk değerlendirmesine uygun olarak serbestçe belirlenmiştir.

Serbest piyasada oluşturulan sigorta prim fiyatları, zorunlu trafik sigortası sisteminin devamlılığı açısından bir taraftan sigorta şirketlerinin poliçe kapsamında sunduğu hizmetlerin karşılanabilmesini sağlaması gerekirken diğer taraftan sigortalılar için de öngörülebilir ve kabul edilebilir düzeyde olmasını gerektirmektedir.

Sigorta hukukunda "riziko"nun gerçekleşmesi ile sigorta şirketinin hak sahibi veya hak sahiplerine belirli bir bedeli (destekten yoksun kalma, tedavi masrafları, sürekli sakatlık, maddi zararlar gibi) ödeme yükümlülüğü ortaya çıkacağından sigorta şirketlerince sigortalıların sigorta prim fiyatlarının tespiti yapılırken "risk ölçütü" dikkate alınmakta, gerçekleşecek hasarların ödenmesini sağlayacak bir prim seviyesinin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu husus hasar sıklığı ve hasar şiddeti açısından poliçe başına ortalama risk primi hesaplanması suretiyle yapılmaktadır. Öte yandan serbest tarife sistemine geçiş ile birlikte döviz kurundaki dalgalanmalar, değer kaybı talepleri, bedeni hasar tazminatlarındaki artışlar vb. sebeplerle prim fiyatlamalarındaki bozulan istikrarın yeniden tesisi için esasen bir önlem olarak "kişi bazlı poliçe" esası benimsenmiştir.

Kişi temelli poliçenin oluşturulmasında, fiyat sisteminde ve riskin ölçümünde araç yerine sürücü odaklı bir yaklaşım esas alınmakta olup sigortalıların sürüş davranışları ile performanslarına dayalı prim fiyat politikası belirlenmekte bu kapsamda sürücünün hasar geçmişi, yaşı, mesleği, ehliyet ve ceza puanı belirleyici rol oynamaktadır. Motorlu araç sigortalarında sigortalıların kişisel bazda sigortalanarak riskli sürücülerin daha yüksek; riski düşük sigortalıların ise daha az prim ödemesinin sağlanması hem sigorta tekniği açısından hem serbest tarife sisteminin amacı bakımından hem de adil fiyat politikasının belirlenmesi açısından önem arz etmektedir. Diğer taraftan söz konusu uygulama aynı zamanda sürücülerin daha dikkatli araç kullanmasını sağlamak, trafik sorumluluk bilincini ve farkındalığını artırmak, yaşanan trafik kazalarının en aza indirilmesini sağlamak gibi amaçlara da hizmet etmektedir.

Yukarıda yer verilen mevzuat gereği 2918 sayılı Kanunun 93. maddesinde de tarifelerin tespitinde; araç türleri ve coğrafi bölge koşulunun yanında sigorta süresi içinde herhangi bir hasar ödemesine neden olmayan işletenlerin primlerinin indirilmesi yoluyla ödüllendirilmesi, hasar ödemesine neden olan işletenlerin primlerinin yükseltilmesi yoluyla cezalandırılması ve gerekli görülen diğer hususlaın dikkate alınacağı açıkça belirtilmiş olup söz konusu yasal düzenlemeye uygun olarak sürücü davranışına göre kişiselleştirilebilir, adil bir prim fiyat dengesi öngeren dava konusu Yönetmelik maddesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davaya konu edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin 4. fıkrası, 7., 11., 23., 24., 30. ve Geçici 2., 3., 4., ve 5. maddelerinin iptali istemi yönünden DAVANIN SÜREAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,

2.24.04.2019 tarih ve 30754 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile aynı Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen 7. fıkra yönünden DAVANIN REDDİNE,

3.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

5.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,

6.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 29/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE DANISTAYKARAR IDARI İdare Hukuku 2577 sayılı Kanun 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 30922 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 47 sayılı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin amacı, sigortacılık ve özel emeklilik sektörlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesine dair görevleri yürütmek üzere Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun kurulması ile teşkilat, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir."; "Kuruluş" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve ilgili mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu kurulmuştur. Kurumun merkezi İstanbul’dadır. Kurumun ilişkili olduğu bakanlık Hazine ve Maliye Bakanlığıdır."; "Kurumun görev ve yetkileri" başlıklı 4. maddesinde, "Kurumun görev ve yetkileri şunlardır: a) 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 2918 sayılı Kanun ile karayolları araç işletenleri, motorlu aracın işletilmesinden dolayı üçüncü kişilerin uğrayacağı kayıpları telafi etmekle sorumlu tutulmakta ve söz konusu sorumluluk trafik sigortası ile teminata kavuşturulmaktadır. Zorunlu trafik sigortaları, 2918 sayılı Kanunu 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 2918 sayılı Kanun 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu K2918 md.91 K2918 md.2 K2577 md.7 K28682 md.7 K26779 md.2 K2918 md.93 K30754 md.5 K2918 md.85/1 K5684 md.12 K26779 md.3 K2577 md.7/4 K2918 md.85 TBK md.77 K30922 md.1 K26582 md.12 K30754 md.1 K2577 md.14
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.