11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2022/229 E. , 2024/5881 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırıkhan Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2014 tarihli ve 2014/37 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle Kırıkhan Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2.Kırıkhan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2014 tarihli ve 2014/20 Esas, 2014/577 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca teşdiden 1 yıl 3 ay hapis ve 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3.Kırıkhan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2014 tarihli ve 2014/20 Esas, 2014/577 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 19.06.2019 tarihli ve 2019/4317 Esas, 2019/6840 Karar sayılı kararı ile; "Sanığın katılanı telefonundan arayarak kendisini komiser olarak tanıttıktan sonra haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; Eylemin hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilllerin takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı vermesi gerektiği zorunluluğu," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma sonrası, Kırıkhan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2019 tarihli ve 2019/271 Esas, 2019/302 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, bu suçun kovuşturulmasında yetkili mahkemenin Ağır Ceza Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
5.Görevsizlik kararı sonrası Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2019/304 Esas, 2020/26 Karar sayılı kararı ile dosyanın Uzlaştırma Bürosuna gönderilmek üzere yargılamanın durmasına karar verilmiş, 10.07.2020 tarihli Uzlaştırma Raporuna göre uzlaşma sağlanamadığından dosyanın yeniden Mahkemeye gönderildiği anlaşılmıştır.
6.Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2021 tarihli ve 2021/6 Esas, 2021/80 Karar sayılı kararı ile suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası nazara alınarak sanık hakkında dolandırıcılık suçundan aynı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca teşdiden 1 yıl 3 ay hapis ve 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
7.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.01.2022 tarihli ve 15-2021/80775 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suçsuz olduğuna, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına ve kararın bozulması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın ya da suç ortağı olan kişinin cep telefonu ile olay günü katılanları aradığı, komiser olduğunu, telefonlarının dinlendiğini, banka hesaplarının takip edildiğini, yardım etmesi halinde birlikte çalışıp bu kişileri yakalayabileceklerini söylediği, katılanın yardımcı olmayı kabul ettiği, katılan ...'in korku ve panik halinde sanığın yönlendirmesi ile Sındırgı'da bulunan Türkiye İş Bankası Şubesine gidip kendisine söylenen sanığın TC Kimlik numarasına 7.500,00 TL gönderdiği, sanığın hesabına yatan parayı aynı gün Kırıkhan Türkiye İş Bankası Şubesinden çektiği, katılanların daha sonra dolandırıldığını anlayıp şikayetçi olduğu, sanığın bu şekilde hileli davranışlarla katılanları aldatıp kendisine menfaat temin ettiği iddia ve kabul olunmuştur.
2.Sanık savunmasında, suçsuz olduğunu, tanımadığı birine yardım etmek maksadıyla hesabına para yatırılmasını kabul ettiğini, parayı çekip bu kişiye verdiğini beyan etmiştir.
3.Katılanların aşamalardaki anlatımları istikrarlıdır.
4.Bozma sonrası sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde 10.07.2020 tarihli rapor düzenlendiği görülmüştür.
5.Mahkemece, tüm dosya kapsamından sanığın kamu görevlisi olduğunu söylemek suretiyle hileli hareketlerle katılanlardan haksız menfaat temin etmek şeklindeki eyleminin, suç tarihinden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında kaldığı belirlenerek, suç tarihinde (L) bendinin yürürlükte olmaması nedeniyle aynı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası nazara alınarak sanığın lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca basit dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına ilişkin hukuki süreç başlığı altında yazılı temyiz incelemesine mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
6.Sanığın savunmaları, katılanların anlatımları, olay tutanağı içeriği, iletişimin tespiti kayıtları, katılan tarafından paranın sanığın adına havale yapıldığına ve yatırılan paranın sanık tarafından çekildiğine dair banka dekontları, sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, kolluk tarafından tutulan tutanaklar, uzlaştırma raporu ve diğer deliller dosya arasındadır. IV. GEREKÇE
1.Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin sanığın iddianame konusu eylemi gerçekleştirdiği hususundaki sübuta yönelik kabul gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanın tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerler uyumla olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2021 tarihli ve 2021/6 Esas, 2021/80 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.