13. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/988 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2022/12 Esas - 2024/196 Karar
TARİHİ: 07/03/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda;
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; hukuki niteliği itibariyle çeke dayalı başlatılan icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılan menfi tespit davasıdır. Dava dosyası incelendiğinde, dava dilekçesinde alacak tutarı olarak belirtilen dava değerinin 29.732,28 TL olduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "1-)Davanın KABULÜ İLE; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ...
E. Sayılı dosyasında takibe konu edilen düzenleme tarihi 30/04/2016 düzenleme yeri İstanbul, olan 25.000 TL bedelli çek sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,2-Tarafların şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.29906 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2024 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 28.250,00 TL olmuştur.Davada dava değeri 29.732,28 TL, Mahkemece kabul ve davalı tarafça istinafa konu edilen miktar 25.000,00 TL olup, bu miktar 28.250,00 TL'den düşüktür, buna göre ilk derece mahkemesi kararı kesin niteliktedir. Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin de sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bu itibarla, davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.