Esas No
E. 2010/12753
Karar No
K. 2012/3349
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2010/12753 E.  ,  2012/3349 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/06/2010 tarih ve 2009/684-2010/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının deri konfeksiyon işiyle iştigal ettiğini, ihraç edilen kabanların 23/10/2005 tarihinde Rotterdam’a teslim koşuluyla davalı ile anlaştığını, davalı şirketin taşıdığı eşyayı Frankfurt deposunda kaybettiğini, taşıdığı eşyayı zamanında teslim edemediğini, malların geç teslim edilmesi sebebiyle müşterilerinin malları kabul etmeleri için 14.730-Euro tutarında iskonto vermek zorunda kaldığını, malların poşetlerin içinde uzun süre kalmaları sebebiyle muayene ve ütü masraflarından ibaret 4.067-Euroyu davacıya fatura ettiklerini, davacı şirketin toplam 18.797-Euro zarar ettiğini, davalı şirket aleyhine İzmir 1. İcra Müdürlüğü’nün 2005/11005 Esas sayılı takip dosyasıyla icra takibi yapıldığını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaliyle, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, malın iddia edildiğinin aksine 2 günlük gecikme ile teslim edildiğini, muayene ve ütüleme işi için ödenen 4.067-Euro’nun fahiş olduğunu, malların 2 gün pakette fazla kalması nedeniyle muayene ve ütü işlemine tabi olamayacağını, davalının özel çekme hakkıyla sınırlandırılmış sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; konişmentoda belirtilen brüt ağırlık nazara alınarak davalının sorumluluğunun 26.284,00 TL olabileceği, bu üst sorumluluk sınırına bozma sebebi yapılmayan 1821 euro tutarındaki ütüleme masrafının eklenmesi gerektiği, takip tarihi itibariyle tespit edilen alacak miktarının bu şekilde evvelce hüküm altına alınan rakamın üstüne çıktığı, davacının hükmü temyiz etmemesi sebebiyle davalı lehine usuli kazanılmış hakkın doğduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, İzmir l.İcra Müd.nün 2005/11005 esas sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın 16.551 euro üzerinden iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine(fiili ödeme günündeki Merkez Bankası Efektif satış YTL karşılığı nazara alınarak), asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının euro bazında uyguladığı l yıllık mevduata tahakkuk ettirilen en yüksek mevduat faizinin tahakkuk ettirilmesine, alacak likit olmakla %40 inkar tazminatı 11.585 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1.Dava, hava yolu ile taşınması üstlenilen eşyanın, geç teslim edilmesi nedeniyle uğranılan zararın, tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

Varşova Konvansiyonu'nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 19. maddesi hükmüne göre taşıyıcı, hava taşımasındaki yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur. Gecikme halinde taşıyıcının sorumlu olduğu miktarın nasıl belirleneceği, Varşova- Lahey Protokolünün 4 Sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesinde düzenlenmiş, yük taşımalarında tazminat davasının sorumluluk sınırlarına bağlı olarak açılabileceği ve bu sorumluluk sınırlarının azami sınırı oluşturduğu, sorumluluk kaynağı ne olursa olsun, bu sınırın aşılamayacağı belirtilmiştir.

Somut olayda, taşımanın hava yolu ile yapılması hususunda taraflar arasında anlaşma bulunduğu, taşımanın hava yolu ile gerçekleştiği, taşınan eşyanın geç teslim edildiği ve davacının bu nedenle zararının doğduğu sabittir. Ancak, mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde; hükmedilen tazminat miktarının Konvansiyon'un 22. maddesi uyarınca belirlenmesi gerekirken, hükmedilen ve icra takibine itirazın iptaline karar verilen kısım, davalının sorumlu olduğu miktarın üst sınırını geçmiştir. Ütü parası dahil gerçek zarar miktarı, davalının konvansiyon hükümlerince tespit edilecek sorumluluğunun üst sınırını geçtiğinde, Konvansiyon'un 22. maddesi uyarınca belirlenecek üst sınıra hükmedilmesi gerekirken, mahkemece aksine değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2.Ayrıca, gecikme nedeniyle hükmedilen alacak tazminat niteliğinde olup likit olmadığından görülen itirazın iptali davasında davacıya icra inkar tazminatı verilmemesi gerekirken şartları oluşmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.