T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesi ile, 2008 yılında kurulan müvekkil firmanın alkolsüz içecek üretim ve satışı konusunda faaliyet gösterdiğini, müvekkil firmanın merkezinin İstanbul olmakla birlikte, Gaziantep ... Bölgesinde kendi fabrikasında, ürünlerini modern ve son sistem makinalar ile her türlü sağlık ve hijyen koşullarına uymak suretiyle ve bunu belgelendirerek ürettiğini, müvekkilinin birçok markasıyla ve “....” ürün üreterek, ürünlerinin yirmiden fazla ülkeye ihraç ettiğini, Türkiye için hem bir katma değer hem de istihdam oluşturduğunu, müvekkil yılda yaklaşık 150 milyon adet kutu içecek üretmek ile birlikte günümüzde 50 ülkeye ürünlerini ihraç ettiğini, müvekkil firma ile aynı şehirde ve aynı sektörde faaliyet gösteren davalı ... müvekkilin markalarından ve bu markaların tüketici nezdinde sahip olduğu tanınırlıktan haberdar olduğunu, davalı tarafından müvekkil firma markalarından haberdar olunmasına rağmen kötü niyetli olarak tescil başvurusu yapıldığını, bu nedenle her türlü maddi ve manevi tazminat talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli bulunan; “....” ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilinden terkinini ile fazlaya ilişkin hukuki ve cezai yasal hakların saklı tutulması, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Davacının tescil ettirmiş olduğu markalar ile müvekkilin markası arasında hiçbir iltibas bulunmadığını, davacının markaları "...", "...", "...", "...", "....", "...", "...." olduğunu, müvekkilinin markası ise 32. ve 35.sınıfta tescilli "..."' olduğunu, davaya konu müvekkile ait markanın davacının markalarıyla fonetik olarak benzemediği, görünüş ve tipoloji olarak da iltibasa neden olmayacağının son derece açık olduğunu, "..." ibaresi ürünün ayırt edici özelliğini ifade etmekte olup işbu ürünün diğer içeceklerden ayırt edilebilmesi amacıyla üzerinde yazması gereken "...." anlamında bir yazı olduğunu, bu ürünü üreten, satan ve pazarlayan tüm gerçek ve tüzel kişilerce "...." yazısının ayırt etme amacıyla ürünün amblajına konulmasının zaruri olduğunun bilindiğini, bu nedenle de müvekkile ait markada yer alan "..." ibaresinin tekellik içermediği, kullanımının SMK'ya uygun olduğu ve ibarenin kullanılmasının da iltibasa konu edilemeyeceğini, davacının kimse onunla aynı sektörde ticari faaliyet göstermesin, gösterecekse de aynı şehirde bu faaliyeti yürütmesin, sadece kendi markaları ve ürünleri piyasada bulunsun ve tanınsın niyeti içerisinde olduğunu, bu nedenlerle davacının, müvekkilin markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine ilişkin taleplerinin ve davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacıya ve davalıya ait markaların sicil kayıtları celp olunmuştur.
Dosya, davalı yana ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 06/06/2024 tarihli raporu ile, "davalı tarafa ait .... tescil numaralı marka yönünden SMK m.6/1 kapsamında hükümsüzlüğüne ilişkin şartların mevcut olmadığını, ve SMK m.6/9 kapsamında tescilde kötüniyetinin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı verilecek hükümsüzlük kararının takdirinin Mahkemeye ait olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmiştir.
Davacı vekili 25/06/2024 tarihli rapora itiraz dilekçesi ile, müvekkil davacının markalarında yer alan .... (...) figürünün bulunmasının karıştırılmaya yol açıp açmayacağı hususlarının değerlendirilmediğini, salt kelime unsurları üzerinde durulduğunu, bu yönü ile bilirkişinin eksik inceleme yaptığını, müvekkilin markasındaki ... şeklin ... ibaresini anımsattığını ve benzer ... figürü ile ... ibaresinin ... renk ile kullanılarak bir iltibas oluşturulmuş olması bu bağlamda da tüketicilerin söz konusu ürünün kaynağında yanılma tehlikesinin bulunup bulunmadığının dikkate alınmadığını, her iki taraf markasında aynı hayvan figürünün ... ibaresi ile birlikte kullanılması durumunda karıştırılma riskinin ortaya çıkıp çıkmayacağı durumunun değerlendirilmediği dikkate alınarak raporun eksik olması nedeni ile dosyanın yeni bir heyete tevdi ile bu hususunda dikkate alınarak rapor alınmasını, davanın kabulüne karar verilerek TPMK kararının iptali ile davalı tarafın markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü talebine yöneliktir. SMK'nun 25.md'si hükümsüzlük hallerini düzenlemektedir. Buna göre 5.md'deki mutlak red; ve 6.md'deki nisbi red sebepleri hükümsüzlük sebebidir.
SMK'nun 6/1 md'sine göre, tescil başvurusu yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırılma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyor ise doğrudan karıştırma ihtimali; eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırd ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırma ihtimalinden söz edilecektir.
Davacıya ait ... tescil numaralı marka "...", .... tescil numaralı marka "....", ... tescil numaralı marka "....", ... tescil numaralı marka "...", ... tescil numaralı marka "..." ... tescil numaralı marka "...", ... tescil numaralı marka "...", ... tescil numaralı marka "....", ... tescil numaralı marka "...", .... tescil numaralı marka "...", ... tescil numaralı marka "...", ... tescil numaralı marka "...", ... tescil numaralı marka "...", ... tescil numaralı marka "...", ... tescil numaralı marka "...", ... tescil numaralı marka "...", .... tescil numaralı marka "..." unsurlarından oluşmaktadır.
Markalar kıyaslanırken öncelikle asli ve ayırdedici unsurlarının ne veya nelerden ibaret olduğu da tespit edilmelidir. Genel kabule göre kelime unsurunun, şekil unsuruna göre akılda kalıcılığı yüksek olduğundan kelime ve şekil kombinasyonlarından oluşan markalarda kelime unsurunun asli unsur olarak kabul edilmesi gereklidir. Elbetteki, orijinal ve dikkat çekici şekil unsurları bu kuralın istisnasıdır.
Davacıya ait markalardan ..,..,..,..,... tescil numaralı olanlarda yer alan şekil unsuru .... kafasının yandan karakterize edilmiş halidir. Bu figürün altında ise ... .... zemin/... görseli yer almaktadır. Davalının hükümsüzlük talebine konu markası "..." unsurlarından oluşmaktadır. Davalı markasında yer alan şekil unsuru ön cepheden ve ön pençelerini de kapsar şekilde, davacı markalarından çok farklı şekilde karakterize edilmiş .... figürüdür. Taraf markalarının sınıfsal benzerliğinin bulunduğu 35.sınıf kapsamı içinde yer alan 32.sınıfa ait "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri" emtialar ile 32.sınıf içindeki "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri." bakımından söz konusu .... figürünün ayırdedicilik, yaratıcılık ve orjinalliğin çok fazla olmadığının kabulü karşısında, özellikle birbirlerinden tamamen farklı karakterize edilmiş hayvan figürlerinin aynı hayvan cinsine ait olmalarının markaların arasında benzerlik bulunduğunun kabulüne yeterli olmayacağı hukuki kanaatine ulaşılmıştır.
Taraf markaları kelime unsurları yönünden karşılaştırıldığında; markalarda yer alan "...", "...", "..." gibi ibarelerin sektörel tanımlayıcılık içermeleri dolayısıyla ayırdedici olmadıkları, davacı markalarında asli ve ayırdedici unsurun "..."; davalı markalarında asli ve ayırdedici unsurun "..." kelime unsurları olduğu, söz konusu kelime unsurları arasında ise herhangi bir işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığı, ortalama tüketicinin taraf markalarını birbirinden ayırt edebileceği, karıştırma ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı yan her ne kadar davalı markasında yer alan "..." harfinin "..." harfine benzerliğinden dolayı "..." kelimesinin "..." kelimesini çağrıştıracağı yönünde iddialarda bulunmuş ise de, söz konusu harfin görsel olarak "..." harfini çağrıştırmadığı gibi tek bir harften kaynaklı benzerlikten yola çıkılarak markaların hükümsüz kılınmasının mümkün olmadığı, aksi halin kabulünün benzerlik inceleme esaslarına, markaların bütüncül olarak bıraktığı izlenimin değerlendirilmesi ilkesine aykırılık teşkil edeceği gibi her türlü markanın hükümsüzlüğüne gerekçe yapılabileceği tespit ve kanaatiyle davacı iddialarının kabulü cihetine gidilmemiştir. Kötüniyet iddiası yönünden yapılan incelemede ise;
Hukukumuzdaki genel prensiplere göre iyiniyet asıldır. Kötüniyet iddiasına dayanan bu hususu ispat külfetindedir. Kötüniyet ise sunulan bu iddia ve delillere göre her somut olayın özellikleri ışığında değerlendirilmelidir. "Kötüniyetle marka tescilinin varlığı her somut olayda değişmekle birlikte, dairemizin bazı yerleşik uygulamalarına (01/03/2021 tarih ve 2020/1726 e., 2021/1838 k.; 03/03/2021 tarih ve 2020/1913 e., 2021/1928 k.) göre, daha ziyade markanın ticari faaliyetlerde ayırdedici işaret olarak kullanılması amacıyla değil, başkalarının ticaretine engel olmak, daha önce verilmiş bir mahkeme kararının etkisini azaltmak ya da kendisine duyulan güveni kötüye kullanarak markayı kendi adına tescil ettirmek, sözleşme hükmüne aykırı olarak markayı adına tescil ettirmek gibi hususlar genel kötüniyet sebepleri olarak görülmektedir. Davaya konu olayda davalının kötüniyetli tesciline delalet eder yeterli ve somut delil dosyaya sunulmadığından bu iddianın ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1.Davacının davasının REDDİNE,
2.Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın, davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5.Kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/06/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)