Esas No
E. 2011/10456
Karar No
K. 2011/44642
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı
Aramaya Dön
YARGITAY

6. Ceza Dairesi

E. 2011/10456 K. 2011/44642 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/10456, K. 2011/44642, T. 23.11.2009
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/10456
Karar No
2011/44642
Karar Tarihi
23.11.2009
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

6. Ceza Dairesi         2011/10456 E.  ,  2011/44642 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Yağma, Özgürlüğü kısıtlama
HÜKÜM: Kısmen beraat, kısmen mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında yönelik yağma ve özgürlüğü kısıtlama suçlarından Cumhuriyet Savcısının beraat kararına yönelik temyiz incelenmesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA,

II- Sanık ... savunmanı kararı temyiz etmiş ise de sanığın Antalya Kapalı Ceza Evinden gönderdiği 24.01.2011 havale tarihli dilekçesinde temyiz isteminden vazgeçtiği belirlenmiş olması karşısında; o yer Cumhuriyet Savcısının sanık ... hakkında yağma ve özgürlüğü kısıtlama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılan incelemede;

Mağdurenin babası tarafından çarşı içerisinde gezerken bulunmasına müteakip sevk edildiği Antalya Adli Tıp Kurumunu Şube Müdürlüğünce yapılan muayenesi sonucunda 26/11/2009 tarihinde düzenlenen raporda; orta derece zeka geriliğinin tespit edildiği sol ön kolda en büyüğü 2 cm'lik diğerleri daha küçük kol eksene dik vaziyette 3 adet iyileşmiş eski yara izinin bulunduğunun, oluşum tarihlerine ilişkin bir açıklamaya yer verilmediğinin belirlendiği, mağdurenin 27/11/2009 tarihli babası tarafından bulunması üzerine kollukta alınan ifadesinde “sanık ... ile pazar yerinde karşılaştıklarını ...'in kendisi ile evlenmek istediğini ancak kendisinin istemediğini ...'in yanlız yaşadığı eve birlikte gittikleri burada ...'in kendisine evden çıkmaması için kollarını jiletle yaraladığını, dövmeye başladığını ve sokaklarda mendil satmasını istediğini ancak kendisinin kabul etmediğini özürlü maaşını almak için elinden kimliğini alıp çektiğini ifade ettiği, mağdure'nin 17.02.2010 tarihli ifadesinde sanık ... ile pazar yerinde tanıştığı sonrasını hatırlamadığı ancak özürlü maaşı alma gününde sanık ...'in kimliğini alarak birlikte bankaya gittiklerini ve imza attırarak parayı ...'in aldığını bu nedenle şikayetçi olduğunu, sanık ...'den şikayetçi olmadığını onun bir şey yapmadığını ifade ettiği, mağdurenin 11/03/2009– 11/06/2009– 11/09/2009 PTT şubelerinde 3 ayda bir devlet tarafından verilen toplam 1.612 TL'lik özürlü maaşının mağdure tarafından çekildiği makbuzlardan ve PTT şubesindeki kamera görüntülerinden anlaşıldığı, mağdure ... 30.12.1984 doğumlu olup, olay tarihi itibari ile 25 yaşında bulunduğu, Antalya Adli Tıp Grup Başkanlığının 26.11.2009 tarihli raporunda zeka seviyesinin düşük olduğunun tartışmasız saptandığı, mahkemece mağdurenin beyanlarından duyulan şüphelerin giderilmesi amacıyla Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı başkanlığından rapor alındığı rapor içeriğinde mağdurenin orta derecede zeka geriliği ile olayları idrak ve muhakeme yeteneğinde bozukluk olduğu bu nedenle sözlerine kısmen itibar edileceği sonucuna ulaşıldığı, mağdurenin zeka geriliği sebebiyle özürlü maaşı alınması için düzenlenen ve dosyada bulunan 18.06.2004 tarihli Antalya Devlet Hastanesinin raporunda da “ “mağdure hakkında vasi tayini gerekmez ancak müşavir gerekir mahkemece dinlenmesinde yarar vardır.” sonucuna ulaşıldığı ayrıca IQ'sunun yapılan testler neticesinde 60-65 olduğunun belirlendiği, Akdeniz Üniversitesi tarafından belirtilen raporun düzenlenmesi sırasında mağdure ile ilgili önceden yapılan tetkik ve kontrollerinde ilgili birimlerden getirtildiği bu belgelere dayanılarak yapılan gözlemlerde “ şahsın özürlü kimliği mevcut , doğuştan bu şekilde olduğu arada sırada bağırma, saldırma ve bıçak ve benzeri aletlerle etrafına saldırdığının” tespit edildiği, mağdurenin daha önceden de evden kaçıp kaybolması ile ilgili olarak da Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11.05.2004 gün 2004/9349-2004/5535 sayılı soruşturma evrakı ile takipsizlik kararı verildiği, yakınan ... aşamalardaki beyanlarında; mağdurenin 9 ay önce evden ayrıldığını kızının zaman zaman evden kaçtığını en son olarak kaybolduğunda Cumhuriyet Savcılığına müracaat ederek bildirimde bulunduğunu, 23.11.2009 günü şehir merkezi Meydan Kavşağında kızını tesadüfen gezerken gördüğünü, dokuz ay boyunca nerde kaldığını sorması ile kaldığı yeri gösterdiği ve adres tespiti yaparak kolluk kuvvetlerine bildirdiğini, sanık ... ile mağdurenin kaldıkları konutta mağdurenin kimliğinin adı geçen sanık tarafından saklandığının belirlendiğini ifade ettiği,sanıkların baştan itibaren mağdureyi zorla evde alıkoymadıkları ve özürlü maaşını cebir ve şiddetle almadıklarını beyan ettikleri ve bu beyanları destekleyen aynı konutta yaşayan ... ..., ..., ... ... ve ... ...'ın anlatımları ile savunma tanığı olan komşuları ...'in birbirleri ile uyumlu olarak anlatımlarında mağdur ...'ın kendi isteği ile sanığın evinde kaldığını ve dolaşma özgürlüğünün sınırlandırılmadığı gibi herhangi bir baskıya maruz kaldığını duyup görmediklerini açıklamışlardır. Mağdurun kimliğinin sanık tarafından evde tutulması objektif kriterler içerisinde ne özgürlüğü kısıtlama suçunu ne de yağma suçunda zor unsuru oluşturamayacağı dikkate alındığında, mağdurenin zeka geriliğinin yukarıda belirtilen raporlar kapsamında tespit edilmesi ve mağdurenin kendini savunamayacak derecede malül olması da dikkate alınarak gerçek yaşamda somut olayın ne şekilde gerçekleştiğinin duraksamasız olarak saptanması gerekir. Maddi olayın belirlenmesinden sonra hukuki meselenin çözümü düşünülmelidir. Yukarıda izah edildiği üzere zeka geriliği olan ve beyanlarına kısmen itibar edilebilen bu mağdurun vaki anlatımlarının gerçeği ne ölçüde yansıttığı ve inandırıcı olabileceğinin belirlenebilmesi için adı geçenin psikolog yanında ve yardımı altında 29 Ağustos 2005 tarihli adli rapora ekli olan belgeler içinde “arada sırada bağırma saldırganlık davranışları oluyormuş, bıçakla vb ile saldırıyormuş” şeklinde kaleme alınan gözlem de dikkate alınıp, adı geçenin beyanının somut olayın gelişimine ne şekilde katılımı olduğu saptanıp, bu şekilde yaşanan maddi olay duraksamasız saptandıktan sonra sonucuna göre hukuki vasfın tayini gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yetinilip yazılı şekilde hükümlülük kararı verilmesi, Kabul ve uygulamaya görede; Sanık hakkında yağma ve özgürlüğü kısıtlama suçlarından mağdurenin kendini savunup savunamayacağı yönünde, konusunda uzman bilirkişiden rapor tanzim ettirilmeden hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, sanığın bozma içeriğine göre başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal salıverilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 19/10//2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Ceza Ceza Hukuku - Malvarlığı
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog