11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/7319 E. , 2012/4590 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Dava, rücuen tazminat isteminden ibaret olup mahkemece yukarda tarih ve numarası yazılı karar ile davalılardan DHMİ Gen.Md.lüğü ve HDİ Sigorta A.Ş. bakımından davanın kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılardan DHMİ Gen.Md.lüğü ve HDI Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla dava dosyasının Dairemize intikalini müteakip yerel mahkemenin 16.3.2012 tarihli üst yazısı ekinde gönderilen dilekçe ile davacı vekili Av. ...’in davalılar DHMİ Gen.Md.lüğü, HDI Sigorta A.Ş. ve Çelebi Hava Servisi A.Ş. hakkındaki davadan ve temyizden feragat ettiklerini, davalı DHMİ Gen.Md.lüğü ve HDI Sigorta A.Ş. vekili ile Çelebi Hava Servisi A.Ş. vekilinin ise masraf ve vekalet ücreti talep etmediklerini bildirdikleri gözlenmiş olup dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri niteliktedir. Davadan feragat karar kesinleşinceye değin yapılabilir ve HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Öte yandan,
HMK’nun 74. maddesi uyarınca davadan feragat için vekilin vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması gerekir. Davacı yanın bir kısım davalılar hakkındaki davasından ve temyiz hakkından birlikte feragat etmesi halinde, öncelikle, davadan feragate ilişkin bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu öncelik ve belirtilen yasal ilkeler dairesinde yapılan incelemede yerel mahkeme kararının mümeyyiz taraflar bakımından süresinde temyiz edilmiş olmakla henüz kesinleşmediği, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan ve kanunyolundan feragat için özel olarak yetkilendirilmiş olduğu gözlenmiştir. Bu durumda, davacı vekilinin davadan feragate ilişkin beyanının yukarda sayılan davalılar bakımından sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, davada bir miktar tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiş, bir başka söyleyişle iddianın ileri sürülüş biçimine göre davalılar arasında teselsül söz konusu olmakla, davacı yan vekilinin müteselsil borçlulardan bir kısmı hakkındaki davadan, alacak haklarından feragat etmiş olmasının, BK’nun 145 ve 147. maddeleri çerçevesinde diğer müteselsil borçlu davalılara da sirayet edip etmeyeceği hususunun da değerlendirilmesi gerekmekte olup Yargıtay İBK’nun 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca bir kısım davalılar hakkındaki davadan feragate ve bu feragatin diğer davalı DHL Global Forwarding Taşımacılık Tic. A.Ş. bakımından da sonuç doğurup doğurmayacağına ilişkin değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.