Aramaya Dön

Danıştay 2. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/8415
Karar No
K. 2023/5068
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/8415 E.  ,  2023/5068 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İKİNCİ DAİRE

Esas No: 2021/8415
Karar No: 2023/5068

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ

İSTEYEN (DAVALI) : … Bakanlığı

VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın onanmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 27/06/2019 günlü, E:2016/24724, K:2019/4403 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava Konusu İstem : Dava; …Polis Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü emrinde 2. sınıf emniyet müdürü (öğretim görevlisi) olarak görev yapan davacının, Emniyet Genel Müdürlüğü … Başkan Yardımcılığı görevini yürütmekte iken gerçeğe aykırı belgeyi onaylaması nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde düzenlenen "...sahtecilik..." suçunu işlediğinden bahisle, meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, K:… sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, … Dairesi Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde, muayene ve kabul tutanağı ile buna istinaden düzenlenen ödeme emri belgesinin onaylanması nedeniyle sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, bu eylemi sebebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan adli soruşturma sonucunda; Emniyet Genel Müdürlüğü … Dairesi Başkanlığı personelleri tarafından düzenlenen muayene ve kabul tutanağının ödeneğin tenkis edilmesini engelleyici, söz konusu alımın bütçe yılı içinde gerçekleşmesi işlemini kolaylaştırıcı ve Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğine göre ödeme emrine belgesine eklenmek için belge tamamlama olarak düzenlendiği, tablet alımına ilişkin olayda düzenlenen ve imzalanan belgelerin gerçek, geçerli ve resmi belgeler oldukları, sahteliklerinin söz konusu olmadığı, dolayısıyla resmi belgede sahtecilik suçlarının yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; bu kapsamda, davacının üzerine atılı eyleminin sahtecilik olarak nitelendirilmesi suretiyle meslekten çıkarılmasının ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturacağı, sözü edilen fiilin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca "kınama" cezasını gerektiren "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" suçunu oluşturduğu gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Daire Kararının Özeti : Anılan kararın taraflarca karşılıklı olarak temyiz edilmesi üzerine Danıştay Beşinci Dairesince verilen 27/06/2019 günlü, E:2016/24724, K:2019/4403 sayılı kararla, tarafların temyiz başvuruları reddedilerek İdare Mahkemesi kararı onanmıştır. KARAR DÜZELTME TALEBİNDE

BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının, gerçeğe aykırı olarak düzenlenen belgeyi onaylaması suretiyle sahtecilik suçunu işlediği sübuta erdiğinden, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca davacının 670 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulüyle, İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle onanması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulüyle Danıştay Beşinci Dairesinin 27/06/2019 günlü, E:2016/24724, K:2019/4403 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlığın esası yeniden incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, Emniyet Genel Müdürlüğü … Dairesi Başkan Yardımcısı olarak görevli olduğu dönemde, anılan Daire Başkanlığının ihtiyacını karşılamak üzere Devlet Malzeme Ofisi (DMO) tarafından 3.000 adet e-kitap (tablet bilgisayar) temini için yapılan ihale sonucu teslim alınan malların "Malzeme Muayene/Kabul ve Teslim/Tesellüm Tutanağı" ve "Malzeme Teslim ve Kabul Tutanağı" ile ödeme belgelerinin usule aykırı düzenlendiğinden bahisle, davacı ile birlikte belgeleri düzenleyen ve onaylayan emniyet personeli hakkında adli ve idari soruşturma başlatıldığı; DMO aracılığıyla 3.000 adet tablet bilgisayarın 20/12/2012 tarihine kadar teslim edilmek üzere ihalesinin yapıldığı, ihaleyi alan yüklenici firma ile yapılan sözleşme gereği tablet bilgisayarların 20/12/2012 tarihinde teslim edildiğine ilişkin muayene ve kabul tutanakları ile bu tutanaklara dayanılarak ihale bedelinin yüklenici firmaya ödenmek üzere DMO hesabına aktarılmasını sağlayan ödeme emrinin, davacı ile birlikte görevli emniyet personeli tarafından düzenlenerek onaylandığı; daha sonra Eğitim Dairesi Başkanlığında yapılan incelemelerde elde edilen bir kargo fişinin ihaleye konu mallara ait olduğu ve anılan kargo fişinden malların yurtdışı teslim tarihinin 24/12/2012 olduğunun görülmesi üzerine yapılan yazışma ve tahkikatlar sonucunda, ihaleye konu tablet bilgisayarların 25/12/2012 tarihinde teslim edilmesine karşın, zamanında yani 20/12/2012 tarihinde teslim edilmiş gibi davacı ve diğer memurlarca muayene ve kabul tutanakları ile ödeme emri belgesinin düzenlenerek onaylandığının tespit edildiği; davacının gerçeğe aykırı belgeyi onaylaması şeklindeki eylemi nedeniyle sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle, disiplin cezasıyla tecziye edilmesine yönelik dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT:

Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunduğu şekliyle Emniyet Örgütü (Teşkilatı) Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira" fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar olarak belirlenmiştir. 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında ise; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." düzenlemesi yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.

Bu bağlamda, yapılan soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillere dayanması gerektiği; aksi durumda; Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yargı kararları ile güvence altına alınmış bulunan masumiyet karinesinin ihlali sonucunun doğabileceği açıktır.

Nitekim, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun, Karar Tarihi:02/07/2020, Başvuru Numarası:2016/14253 olan "Barış Baş" dosyasında verdiği kararın 56. paragrafında; "Ceza muhakemesi hukuku ve disiplin hukuku farklı kural ve ilkelere tabi disiplinlerdir. Disiplin hukuku kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir hukuk alanıdır. Bazı hâllerde ise kamu görevlisinin fiili ceza hukuku kapsamında suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin hukuku yönünden de sorumluluk gerektiren bir mahiyet taşıyabilir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Özcan Pektaş, B. No: 2013/6879, 2/12/2015, § 25; Kürşat Eyol, § 30).", 58. paragrafında ise; "Adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabilir. Masumiyet karinesi kapsamındaki güvencelerin sağlanıp sağlanmadığının tespiti yapılırken ise kararın gerekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir (Galip Şahin, § 48; M.I., B. No: 2012/1268, 30/12/2014, § 50).

Bu kapsamda karar vericilerin kullandıkları dil kritik önem taşır (Mustafa Kıvrak, B. No: 2013/3175, 20/2/2014, § 36). Kamu makamlarının işlem ya da kararlarında belirttikleri gerekçeler veya kullandıkları dil nedeniyle bireye cezai sorumluluk yüklememeleri, ceza mahkemeleri tarafından suçlu bulunmamış bireyin masumiyeti üzerine gölge düşürülmesine sebebiyet vermemeleri gerekmektedir (Galip Şahin, § 47)." değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir.

Somut uyuşmazlıkta; davacının, gerçeğe aykırı olarak düzenlenen muayene ve kabul tutanaklarını onaylaması nedeniyle sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de; işleme sebep teşkil eden fiil hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca … günlü, … soruşturma dosyası kapsamında verilen … sayılı kararda; Emniyet Genel Müdürlüğü … Dairesi Başkanlığı personeli tarafından düzenlenen muayene ve kabul tutanağının ödeneğin tenkis edilmesini engelleyici, söz konusu alımın bütçe yılı içinde gerçekleşmesi işlemini kolaylaştırıcı ve Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğine göre ödeme emrine eklenecek bir belge olarak düzenlendiği, eksik belge tamamlama amacıyla ve işlem kolaylaştırıcı olarak düzenlenen muayene ve kabul tutanağı ile buna istinaden düzenlenen ödeme emri belgelerinin gerçek, geçerli ve resmi belgeler oldukları, sahteliklerinin söz konusu olmadığı, dolayısıyla resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmektedir.

Bu durumda; sahtecilik suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanmış olması ve davacıya isnat edilen fiil hakkında yapılan ceza soruşturması sonucunda suçun yasal unsurlarının oluşmadığından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar alınması karşısında, davacının üzerine atılı eylemin sübuta ermediği anlaşılmakla, dava konusu işlemde hukuka uyarlık; işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,

2.… İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun olan … günlü, E:…, K:… sayılı kararın YUKARIDA BELİRTİLEN GEREKÇEYLE ONANMASINA,

3.Temyiz ve karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,

4.Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.