Aramaya Dön

Danıştay 13. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2022/4399
Karar No
K. 2023/5813
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/4399 E.  ,  2023/5813 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2022/4399
Karar No: 2023/5813
DAVACI: … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
DAVALI: … Odası
VEKİLİ: Av. …
DAVANIN KONUSU:

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin 1/f, 3/m, 3/n, 17., 18., 21., 23., 30., 33/b, 33/d, 33/f, 33/h maddeleri ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Mesleki Denetim Yönergesi'nin 2., 3., 8/1., 11. ve 17. maddelerinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve TMMOB üyesi olan Şehir Plancıları Odası (ŞPO) hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun uyarınca yürütülen soruşturma çerçevesinde 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nda asgarî ücreti düzenleyen yönetmeliklerin herhangi bir dayanağının bulunmadığının tespit edildiği, uluslararası uygulamalarda serbest mesleklerin asgarî ücretlerinin belirlenmesi uygulamasının kabul edilmediği, bu konuda örneklerin soruşturma raporunda da ifade edildiği, Rekabet Kurumu'nun (Kurum) ana kuruluş amacının ülke sınırları içerisinde rekabetin tesisi olduğu, gerek Anayasa gerekse 4054 sayılı Kanun'un amacının gerçekleştirilebilmesi için yasal herhangi bir dayanağı bulunmayan dava konusu Yönetmelik ve Yönerge'nin iptalini isteme zarureti bulunduğu, nitekim Kurum nezdinde yürütülen soruşturmada da TMMOB ve ŞPO tarafından sunulan savunmalarda "söz konusu asgarî ücret belirlenmesine dair Yönetmeliklerin hukuka aykırılığı iddia ediliyorsa, idari yargıda dava açılması gerektiği" hususunun belirtildiği, davalı idarenin de iş bu davanın açılmasında hukuki yararı kabul ettiği ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Usûle ilişkin olarak, TMMOB Şehir Plancıları Odası Mesleki Denetim Yönergesi'nin yürürlükte olmadığı, TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin 29/05/2002 gün ve 24769 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Yönetmelik değişikliğinin de 19/01/2005 tarih ve 25705 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 4. fıkrası gereğince ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayan dava açma süresi geçirildikten çok sonra 30/07/2007 tarihinde davanın açıldığı, bu nedenle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, davacı Kurumun dava açmakta menfaatinin bulunmadığı ve bu nedenle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, davacının var olmayan madde metinlerini dava konusu ettiği; esasa ilişkin olarak ise dava konusu düzenleyici işlemlerde rekabetin ne şekilde ihlâl edildiğinin ortaya konulamadığı, Anayasa'nın 135. maddesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının kamu tüzel kişiliğini haiz Anayasal ve yasal kuruluşlar olarak tanımlandığı, 6235 sayılı Kanun uyarınca birlik ve dolayısiyla meslek odasının, şehir plancılığı meslek mensuplarının müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak, gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbiriyle ve halkla olan münasebetlerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere, meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli bütün işlemleri yapmakla görevli olduğu, bu yasal çerçevede dava konusu edilen düzenlemelerin, dava konusu düzenleyici işlemlerin şehir plancılarının meslek kurallarına bağlı çalışmalarına yönelik düzenlemeler içerdiği ve hukuka uygun olduğu beliritilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'NIN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenleyici işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi kapsamında, mehaz Avrupa Birliği (AB) uygulamalarında asgarî ücrete uyma zorunluluğunun meslek kuralları arasında yer alıp almadığı, kamu yararı doğrultusunda meslek mensuplarının korunması, uluslararası uygulamada mühendislik ve mimarlık faaliyetlerinde asgarî ücretin rekabeti bozucu bir davranış olarak görülüp görülmediği, bu faaliyetlerin ticari bir faaliyet ve dahası birer teşebbüs/ teşebbüs birliği davranışı olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği hususlarının bize göre incelenmesi gerekmektedir. Çünkü; gerek Rekabet Kurumu nezdinde gerekse dava aşamalarında davalının aksi yönde iddialarının bulunması; ayrıca 4054 sayılı Kanun'a kaynak oluşturan Avrupa Toplululukları Kurucu Antlaşması'nın uygulanmasına dair ilkelerin de gözetilmesini öngören 22/12/1995 tarih ve 1/95 sayılı Avrupa Topluluğu-Türkiye Ortaklık Konseyi Kararı'nın "Yasaların Yakınlaştırılması" başlıklı IV. Bölümü bu incelemeyi gerekli kılmaktadır.

Bu çerçevede; AB Komisyonu tarafından, kanunla kurulmuş bir meslek örgütü olan İtalyan Gümrük Komisyoncuları Ulusal Birliği'nin (CNSD) belirlediği ve Maliye Bakanlığı’nca onaylanan gümrük komisyoncularının fiyat tarifelerine ilişkin olarak, CNSD’nin kanunun kendisini asgari ücret belirlemekle görevli kıldığı savunmasının kabul edilemeyeceğine, çünkü zorunlu fiyat tarifelerinin rekabet kurallarının açık ihlâli anlamına geldiğine, Adalet Divanı’nın ilgili kararlarına göre ulusal kanunların topluluk rekabet kurallarını yürürlükten kaldırmadığına, uygulanmalarını da engellemeyeceğine değinilerek CNSD’nin fiyat belirleme kararırın AET Antlaşması’nın 85 (1). maddesini ihlâl ettiğine karar verilmiştir (Official Journal T-513/93 CNSD v. Commission, 2000). Komisyonun bir başka kararında da İspanya’da faaliyet gösteren, görevleri patent ofisi işlemlerinde müşterilerini temsil etmek olan serbest sınai mülkiyet acentalarının oluşturduğu kamu kurumu niteliğinde bir meslek birliği olan Coapi’nin üyelerinin uygulayacağı asgari ücret tarifelerini belirlemesinin, kanunla kendisine fiyat belirleme yetkisinin verildiği, dolayısıyla bunu yaparken kamu gücünü kullandığı yönündeki itirazlarını kabul etmeyerek, 81. madde kapsamında rekabet ihlâli olduğuna karar vermiştir (Official Journal C-35/96 Commission, 1998, ECR I-3851.).

Yine Fransız Rekabet Otoritesinin Mimarlar Odası Kararı'nda mimarların bayındırlık işleri sözleşmelerini yönetmek için ihalelere davetlere verdikleri yanıtlarda, uygulamak zorunda oldukları bir ücret çizelgesini dağıttıkları ve uyguladıkları için Mimarlar Odasına para ceza verdiği (Décision de l’Autorité de la concurrence no:

19.D-19 en date du 30 septembre 2019), anılan kararın da Paris İstinaf Mahkemesi tarafından da onandığı (Pôle 5 - Chambre 7, 15 Octobre 2020 No: RG 19/18632); Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (İlk Derece Mahkemesi) Alman Mimarlar Birliği Kararı'nda 10 Temmuz 2013 tarihli “Mimarlar ve Mühendisler Tarafından Verilen Hizmetler İçin Resmi Ücret Düzenlemesi” (Honorarordnung für Architekten und Ingenieure) ile belirlenen asgari tarifelerinin, planlama hizmetlerinin kalitesini yükletmeyi garanti etme ve tüketicilerin korunmasını sağlama hedefine ulaşmaktan uzak olduğu ve Federal Almanya Cumhuriyeti'nin mimarların ve mühendislerin planlama hizmetleri için sabit tarifeler uygulayarak yükümlülüklerini yerine getirmediği sonucuna varmıştır (Fourth Chamber, 04/07/2019, C-377/17).

Anılan örneklerden de görüleceği üzere; gerek ulusal anlamda yasal bir dayanağa sahip olsun gerekse yalnızca idari bir işlem hüviyetinde olsun, AB'de meslek odalarının asgari ücret tarifesi belirlemesi (4054 sayılı Kanun'a kaynak teşkil eden) Avrupa Ekonomik Topluluğunu Kuran Anlaşma'nın 101. maddesine (önceki 85. madde) aykırıdır. Öte yandan, belirlenen asgari tarifelerinin, sunulan hizmetlerin kalitesini yükseltme ve tüketicilerin korunmasını sağlama amacı için gerekli ve etkili olmadığına karar verildiği görülmektedir.

Ayrıca, anılan kararlarda ve bugüne kadar Danıştay ile Rekabet Kurulu kararlarında, serbest çalışan mimar ve mühendislerin serbest mesleki faaliyet yürütmesi, sermayeden ziyade şahsî mesaiye, ilmî veya meslekî bilgiye veya ihtisasa dayanan işleri bir işverene bağlı olmaksızın, yani bağımsız olarak, şahsî sorumluluk altında ve bir ücret karşılığı yapması ve hizmetini ücret karşılığı sunması nedeniyle, bunların 4054 sayılı Kanun kapsamında birer teşebbüs oldukları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının da bu anlamda özel hukuk veya kamu hukuku tüzel kişisi olmaları ya da kanunla veya iradî olarak kurulmuş olmalarının 4054 sayılı Kanun çerçevesinde önem taşımamasından dolayı "teşebbüs birliği" sayılmasında herhangi bir tereddüt duyulmamıştır.

Sonuç olarak, dava konusu düzenleyici işlemlerin, açık ve yasal herhangi bir dayanağının bulunmadığı, 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (a) bendine açıkça aykırı olduğu ve sözleşme hürriyetine aykırı hükümler içerdiği anlaşıldığından iptalleri gerektiği, ayrıca söz konusu düzenlemelerin uluslararası uygulamalara da aykırı oldukları düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI …'İN DÜŞÜNCESİ :

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin 1/f, 3/m, 3/n, 17., 18., 21., 23., 30., 33/b, 33/d, 33/f, 33/h maddeleri ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Mesleki Denetim Yönergesi'nin 2., 3., 8/1., 11. ve 17. maddelerinin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Heyetinin 17/12/2020 tarih ve E:2014/39, K:2020/3745 sayılı kararıyla, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Mesleki Denetim Yönergesi'nin 2., 3., 8/1., 11. ve 17. maddelerinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

Anılan kararın, davacı Rekabet Kurumu tarafından davanın reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulmasının istenilmesi üzerine; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 08/06/2022 tarih ve E:2021/2744 K:2022/2095 sayılı kararıyla, özetle "...Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası'na 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nda doğrudan mensupları için en az ücret belirleme yetkisi veren bir kuralın bulunmadığı, dolayısıyla ilgili kanunlarda yer verilmeyen bir yetkinin Yönetmelik hükümleri ile düzenlenmesinin açıkca hukuka aykırı olduğu, bu nedenle, Anayasal koruma altındaki sözleşme özgürlüğünün ancak kanunla sınırlanabilmesi mümkün olduğundan, taraflar arasında serbestçe belirlenmesi gereken sözleşmenin bedel unsuruna, kanuni dayanağı bulunmaksızın, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası tarafından asgari ücret tarifesi ve alınacak ücret esaslarının belirlenmesi suretiyle müdahale edilemeyeceğinin açık olduğu, ayrıca, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesinde, 'Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasak' olduğu düzenlendikten sonra aynı maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde; 'Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesinin' rekabeti engelleyici ve yasak olduğunun kurala bağlandığı, dolayısıyla meslek odasına üye olan ve şehir plancılığı alanında hizmet üretip satan serbest meslek mensuplarının dava konusu düzenleyici işlem ile asgari ücretlerinin belirlenmesine ilişkin karar ve uygulamaların mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi niteliğinde ve 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesine de aykırı olduğu, bu itibarla, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası tarafından, üyelerinin müşterilerine verdikleri hizmetler karşılığında tahsil edecekleri ücret ve masrafların tutar ve sınırlarına ilişkin esasların belirlenerek asgari tarife uygulanmasında hukuka uygunluk bulunmadığı", " Diğer yandan, davacı tarafından dava dilekçesinde Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin 1/f, 3/m, 3/n, 17., 18., 21., 23., 30., 33/b, 33/d, 33/f, 33/h maddelerinin iptali istemiyle dava açılmış ise de, davacının genel olarak davalı idare tarafından asgari ücret tarifesi belirlenmesine yönelik yönetmelik hükümlerinin iptalini talep ettiği anlaşılmakla birlikte, davanın açıldığı 30/07/2007 tarihinde 29/05/2002 tarih ve 24769 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve halen yürürlükte bulunan TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin 3. maddesinin (m) ve (n) bentleri ile 33/b, 33/d, 33/f, 33/h maddelerinin bulunmadığı görüldüğünden, Kurulumuzun bozma kararı üzerine yapılacak olan incelemede, davacının dava konusu Yönetmeliğin hangi hükümlerin iptalini istediğinin her türlü kuşkudan uzak bir biçimde tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçeleriyle temyize konu kararın davanın reddine yönelik kısmının BOZULMASINA karara verilmiştir. 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay Dava Dairelerinin nihai kararlarının Danıştay’da temyiz edilebileceği, 49. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı öngörülmüştür. 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenleme ile Danıştay Dava Dairelerine, ilk derecede bakılan davalarla ilgili bozma kararlarına karşı eski kararlarında ısrar edebilme yetkisi tanınmamıştır. Bu nedenle, bozma kararına uyulması zorunlu olduğundan, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 08/06/2022 tarih ve E:2021/2744 K:2022/2095 sayılı bozma kararına uyularak, işin gereği düşünüldü:

Davacı tarafından; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin 1/f, 3/m, 3/n, 17., 18., 21., 23., 30., 33/b, 33/d, 33/f, 33/h maddelerinin iptali istemiyle dava açılmış ise de, davanın açıldığı 30/07/2007 tarihinde, 29/05/2002 tarih ve 24769 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve halen yürürlükte bulunan TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin 3. maddesinin (m) ve (n) bentleri ile 33/b, 33/d, 33/f, 33/h maddelerinin bulunmadığı görülmüş, ayrıca, 29/05/2002 tarih ve 24769 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Planlama Mimar Mühendisleri Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri, Büro Tescil, Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliğinin 8., 10., 13., 14. ve 30. maddeleri, dava açılmadan önce 19/01/2005 tarih ve 25705 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile yürürlükten kaldırılmış ve diğer maddeleri buna göre teselsül ettirilmiş, 29/07/2011 tarih ve 28009 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile de, Yönetmeliğin adı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri, Büro Tescil, Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği şeklinde değiştirilmiş, Yönetmeliğin, son hali ile 28 maddeden oluştuğu görülmüştür.

Dava konusu Yönetmelik öncesinde 14-15 Eylül 1996 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul kararı ile TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri, Büro Tescil, Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği yürürlüğe konulmuş, yürürlükte bulunmayan söz konusu Yönetmelik maddeleri incelenerek, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar çerçevesinde dava konusu edilen Yönetmeliğin iptali istenilen madde numaraları ile karşılaştırılmış ve dava konusu Yönetmeliğin yukarıda belirtilen değişiklikler de göz önüne alınarak, davanın; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri, Büro Tescil, Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin "Amaç" başlığı altındaki 1. maddesinin (f) bendinin, "Tanımlar ve Kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin (n) ve (o) bentlerinin, "Mesleki Denetim Uygulaması" başlıklı 14., "Mesleki Denetim Uygulaması İlkeleri" başllıklı 15., "Mesleki Denetim Uygulamasının Yapılma Aşaması" başlıklı 16., "Mesleki Denetim Uygulamasının Onay İçeriği" başlıklı 17., "Mesleki Denetim Uygulaması Ücretinin Belirlenmesi" başlıklı 18. maddeleri ile "Yetki" başlıklı 26. maddesinin (b), (d), ve (f) bentlerinin iptaline karar verilmesi istemiyle açıldığı sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 08/06/2022 tarih ve E:2021/2744 K:2022/2095 sayılı bozma bozma kararında açıklanan gerekçelerle Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri, Büro Tescil, Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin 1/(f), 4(n), 4(o), 14. 15.,16, 17, 18, 26(b), 26(d), 26(f) maddelerinin İPTALİNE karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri'nce 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulu'nun 17/12/2020 tarih ve E:2014/39, K:2020/3745 sayılı kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen davanın reddi yolundaki kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun (İDDK) 08/06/2022 tarih ve E:2021/2744, K:2022/2095 sayılı kararıyla bozulması üzerine gereği yeniden görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :

1.Dava Açılmadan Önceki Süreç:

İzmir Ticaret Odası tarafından 30/12/1999 tarihinde Kuruma sunulan şikâyet dilekçesinde özetle, "meslek odalarının hiçbir yetki ve sorumluluğu olmadığı halde bazı belediyeler tarafından, meslek odalarına "plan ve projeler üzerinde oda vizesi uygulama" sorumluluğu yüklendiği, bu konuda meslek odalarının hiçbir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, meslek odalarının üyelerini koruma maksadıyla verdikleri hizmetlerin asgarî ücretlerini belirlediği, belirlenen tarifeye göre faturası ibraz edilemeyen projeleri imzalamadıkları ve piyasada rekabetin yok edildiği, belirlenen tarife fiyatlarının piyasa fiyatlarının 3-5 katına vardığı, piyasa ekonomisinde fiyatların arz ve talebe göre oluşması gerektiği, bu çerçevede meslek odalarının asgarî hizmet bedelini tespit etmesinin Rekabet mevzuatına aykırı olduğu" iddialarına yer verilmiştir.

Anılan şikâyet dilekçesi üzerine … tarih ve … sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararı ile TMMOB ve ŞPO hakkında, 4054 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına karar verilmiştir.

Soruşturma sürecinde TMMOB ve ŞPO tarafından sunulan savunma dilekçelerinde özetle, "6235 sayılı Kanun’un özel bir kanun olduğu, bu kanun ile 4054 sayılı Kanun arasında çelişen hususlarda özel kanunun uygulanması gerektiği, TMMOB ve ŞPO'nun görev alanıyla ilgili düzenleyici işlemler yapabilecekleri, söz konusu Asgarî Ücret Tarifelerinin Bakanlık tarafından onaylandığı, kendilerine kanunla fiyat belirleme yetkisi verilen diğer meslek odalarınca da asgarî ücret tespiti yapıldığı, mimar ve mühendislerin de benzeri meslek mensuplarının durumu ile birlikte değerlendirilerek TMMOB’un ve bağlı odaların da asgarî ücret tarifesi belirleme yetkisinin bulunduğunun kabulü gerektiği, asgarî fiyatın belirlenmesinin meslek odası mensupları arasında haksız rekabeti önleyeceği, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun asgarî ücretin uygulanmasını gerekli kıldığı, TMMOB Onur Kurulu cezalarının asgarî ücret belirlemeyle ilgili olmadığı, Tarifelerin Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Şartnamesine uygun olarak düşük tespit edildiği, 4054 sayılı Kanun’un amacının tüketicinin korunması olduğu ve asgarî ücret uygulamasının tüketicilerin yararına olduğu" hususları yer almıştır.

Kurum tarafından yürütülen soruşturma neticesinde … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla sonuç olarak, "meslek odalarına üye olan; mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı gibi alanlarda hizmet üretip satan serbest meslek mensuplarının her birinin 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesi anlamında 'teşebbüs' olduğuna, haklarında soruşturma yürütülen TMMOB ile ŞPO’nun ihlâl konusu eylemler bakımından 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesi anlamında birer 'teşebbüs birliği' olduğuna, TMMOB'un 'TMMOB Asgarî Ücret ve Çizim Standartları Tesbit Komisyonu ve Kontrol Bürolarının Kurulmasına İlişkin Yönetmelik', 'TMMOB Mimarlık-Mühendislik Hizmetleri ve Asgarî Ücret-Asgarî Çizim ve Düzenleme Esasları Yönetmeliği', 'TMMOB Serbest Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri Asgarî Ücret Yönetmeliği' ve 'TMMOB Disiplin Yönetmeliği' gibi yönetmelikler aracılığı ile doğrudan yasal dayanağı olmadığı halde, genel kurullarında alınan kararlara dayalı olarak serbest mühendislik ve mimarlık hizmetlerinin asgarî ücretlerini tespit esaslarını belirlemesi, bağlı odaların asgarî ücretleri tespit ve denetleme sistemini getirmesi ve uygulamada asgarî ücretlere riayet edilmesini sağlamaya yönelik eylemlerde bulunması ve bu teşebbüs birliği kararlarını 4054 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden ve Rekabet Kurulu’nun teşkilatını oluşturduğunu 1997/6 sayılı Tebliğ ile bildirmesinden sonra da ortadan kaldırmayarak devam ettirmesi suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlâl ettiğine, TMMOB'un bu eylemi nedeniyle, aynı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası ve 2002/1 sayılı Tebliğ gereğince ve takdiren cezanın asgarî tutarı olan 5.816.109.312.TL idari para cezası ile cezalandırılmasına; TMMOB Şehir Plancıları Odası’nın ise 'MMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil, Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği' ve 'TMMOB Şehir Plancıları Odası Mesleki Denetim Yönergesi' gibi, asgari ücretleri belirlemeye ilişkin karar ve uygulamalarının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı olduğuna, ancak, bu karar ve uygulamalarının kendi bağımsız davranışı olmadığı, bağlı olduğu Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği yönetmeliklerine uyma zorunluluğundan kaynaklandığı göz önüne alınarak TMMOB Şehir Plancıları Odası hakkında ayrıca idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına, ceza uygulanmamış olmakla birlikte, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı olduğu tespit edilen TMMOB Şehir Plancıları Odası’nın yönetmelik, karar ve uygulamalarının, sona erdirilmesini temin etmek için 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, Kanun’a aykırı bu uygulamaya neden olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin zorlayıcı nitelikteki yönetmelik, karar ve uygulamalarının sona erdirildiği göz önüne alınarak, TMMOB Şehir Plancıları Odası’nın da asgari ücret belirlemeye yönelik yönetmelik, karar ve uygulamalarına derhal son vermesine; açıkça 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine ve hukuka aykırı ve yasaklanmış bulunan, yine aynı Kanun’un 56. maddesi uyarınca geçersiz olan asgari ücret belirlemeye ilişkin her türlü karar ve uygulamanın sona erdirildiğinin, üyesi olan tüm teşebbüslere duyurulmasına ve bu hususun gerekçeli kararın TMMOB Şehir Plancıları Odası’na tebliğinden itibaren 60 gün içinde belgelendirilerek Rekabet Kurulu’na bildirilmesine, aksi takdirde, 60 günlük sürenin bitiminden itibaren her geçen gün için 4054 sayılı Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 2002/1 sayılı Tebliğ uyarınca 1.454.027.328-TL. süreli para cezası uygulanacağının bildirilmesine" karar verilmiştir. … tarih ve … sayılı Kurul kararına karşı ŞPO tarafından açılan dava üzerine, Danıştay Onuncu Dairesi'nin 17/11/2003 tarih ve E:2003/2764 sayılı kararıyla “...kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan ve kamu tüzel kişiliği bulunan davacı Odanın kendi görev alanı ile ilgili yönetmelikler çıkarma yetkisinin bulunduğu, Davacı Oda tarafından çıkarılan, Resmî Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulan ve o tarihten itibaren de uygulanması süregelen TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil, Mesleki Denetim ve En az Ücret Yönetmeliği ve TMMOB Şehir Plancıları Odası Mesleki Denetim Yönergesi hakkında tesis edilen Kurul kararının, Yönetmeliklerin hukuksal niteliği dikkate alındığında, 2577 sayılı Kanunun 27. maddesinde yer alan koşulların gerçekleştiği görüldüğünden yürütülmesinin durdurulmasına” karar verilmiş, bu karara yapılan itiraz İDDK'nın 11/03/2004 tarih ve YD İtiraz No:2004/92 sayılı kararıyla reddedilmiş, daha sonra dosyanın tevdi edildiği Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 08/07/2005 tarih ve E:2005/916, K:2005/3436 sayılı kararıyla, “...soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin, nihai karar toplantısına katılarak oy kullandığı...” gerekçesiyle söz konusu Kurul kararının iptaline karar verilmiştir. … tarih ve … sayılı Kurul kararının Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından iptal edilmesi üzerine … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla, TMMOB tarafından kendi birliklerine bağlı meslek odalarının asgarî ücret tarifelerinin ve ŞPO tarafından şehir plancılarının asgarî ücret tarifelerinin belirlenmesine dayanak oluşturan düzenleyici işlemlerin iptali için dava açılmasına, iptal edilen 02-04/40-21 sayılı Kurul kararıyla ilgili dosya konusunun açılacak dava sonucuna göre değerlendirilmesine karar verilmiş ve bunun üzerine Kurum tarafından, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin 1/f, 3/m, 3/n, 17., 18., 21., 23., 30., 33/b, 33/d, 33/f, 33/h maddeleri ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Mesleki Denetim Yönergesi'nin 2., 3., 8/1., 11. ve 17. maddelerinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

2.Dava Açıldıktan Sonraki Süreç:

Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulu’nun 16/11/2007 tarih ve E:2007/10829, K:2008/1745 sayılı kararıyla; “4054 sayılı Kanun hükümlerinin ihlalinde yaptırım uygulama yetkisi bulunan Rekabet Kurum'nun, TMMOB Şehir Plancıları Odası'nca yapılan düzenlemelerin rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı olduğunu ileri sürerek iptalleri için dava açma ehliyetinin bulunmadığı” gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiş;

Bu kararın temyizi üzerine İDDK’nın 12/12/2012 tarih ve E:2008/1241, K:2012/2750 sayılı kararıyla; “4054 sayılı Yasa uyarınca bir teşebbüs birliği olan davalı TMMOB'un görev alanına giren bir konuda yaptığı düzenleme nedeniyle Rekabet Kurumunun davalı Birliğe ceza verme ve düzenlemeyi iptal etme yetkisi bulunmamakla beraber davalı TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından yapılan ve şehir planlama hizmetlerinden alınacak ücretin, asgarî olarak nasıl belirlendiğini ve denetiminin ne şekilde sağlanacağını kurala bağlayan dava konusu Yönetmelik ve Yönerge maddeleri ile rekabetin ihlal edilmesi mümkün olduğundan, 4054 sayılı Yasanın 27. maddesine göre rekabet ortamını korumakla yükümlü düzenleyici ve denetleyici bir bağımsız idari otorite olan Rekabet Kurumunun söz konusu düzenlemeye karşı iptal davası açmakta menfaati bulunduğu” gerekçesiyle Müşterek Kurul kararının bozulmasına karar vermiştir.

İdari Dava Daireleri Kurulu’nun bozma kararı sonrası davayı ele alan Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulu 17/12/2020 tarih ve E:2014/39, K:2020/3745 sayılı kararıyla; “Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Mesleki Denetim Yönergesi'nin 2., 3., 8/1., 11. ve 17. maddelerinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği yönünden ise davanın reddine” karar vermiş;

Bu kararın temyizi üzerine İDDK'nın 08/06/2022 tarih ve E:2021/2744, K:2022/2095 sayılı kararıyla; “…meslek odasına üye olan ve şehir plancılığı alanında hizmet üretip satan serbest meslek mensuplarının dava konusu düzenleyici işlem ile asgari ücretlerinin belirlenmesine ilişkin karar ve uygulamaların mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi niteliğinde ve 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesine de aykırı olduğu açıktır. Bu itibarla, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası tarafından, üyelerinin müşterilerine verdikleri hizmetler karşılığında tahsil edecekleri ücret ve masrafların tutar ve sınırlarına ilişkin esasların belirlenerek asgari tarife uygulanmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Diğer yandan, davacı tarafından dava dilekçesinde Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin 1/f, 3/m, 3/n, 17., 18., 21., 23., 30., 33/b, 33/d, 33/f, 33/h maddelerinin iptali istemiyle dava açılmış ise de, davacının genel olarak davalı idare tarafından asgari ücret tarifesi belirlenmesine yönelik yönetmelik hükümlerinin iptalini talep ettiği anlaşılmakla birlikte, davanın açıldığı 30/07/2007 tarihinde 29/05/2002 tarih ve 24769 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve halen yürürlükte bulunan TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin 3. maddesinin (m) ve (n) bentleri ile 33/b, 33/d, 33/f, 33/h maddelerinin bulunmadığı görüldüğünden, Kurulumuzun bozma kararı üzerine yapılacak olan incelemede, davacının dava konusu Yönetmeliğin hangi hükümlerin iptalini istediğinin her türlü kuşkudan uzak bir biçimde tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.” gerekçeleriyle Müşterek Kurul kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihaî kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulu'nun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği; 2577 sayılı Kanun'un 49/4. ve 50. maddelerinde, Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmayıp, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu kurala bağlanmıştır.

Bu itibarla, Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulu’nun hem davanın ehliyet yönünden reddine dair kararı hem de kısmen karar verilmesine yer olmadığı kısmen davanın reddi yolundaki kararlarının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararlarıyla bozulduğu, Danıştay dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca bozulması hâlinde Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı da tanınmadığından bozma kararına uyularak, işin esasının görüşülmesine geçildi.

İNCELEME VE GEREKÇE

A. İLGİLİ MEVZUAT:

Anayasa'nın "Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları" başlıklı 135. maddesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleri oldukları belirtilmiş, "Yönetmelikler", başlıklı 124. maddesinde; "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği," kuralına yer verilmiştir.

Anayasa'nın "Temel Hak ve Ödevler" başlıklı ikinci kısmının "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" başlıklı üçüncü bölümünde yer alan 48. maddesinde, çalışma ve sözleşme hürriyeti düzenlenmiştir. Buna göre, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahip olduğu, özel teşebbüsler kurmanın serbest olduğu, Devletin, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alacağı belirtilmiş; Anayasa'nın 13. maddesinde de temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. (TMMOB Şehir Plancıları Odası 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu ile kurulan TMMOB’a bağlı, tüzel kişiliğe sahip, kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olduğundan, bu bölümde genel olarak 6235 sayılı Kanun'a ilişkin düzenlemeler aktarılacaktır.) 6235 sayılı Kanun'un TMMOB'un kuruluş amacının düzenlendiği 2. maddesinin (b) fıkrasında; mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak; (c) fıkrasında, mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlâkını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak, Birliğin başlıca kuruluş amaçları arasında sayılmıştır.

Anılan Kanun'un 32. maddesinde de "Odaların Gelirleri" sayılmış olup; bu gelirler arasında maddenin (c) bendinde "hizmet karşılığı alınan ücretlere" yer verilmiş;

39.maddesinde ise "Bu kanun hükümleri müteşebbis heyetlerce ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek bir talimatname ile tatbik olunur." düzenlemesi yer almıştır. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamak olduğu belirtilmiş; "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "teşebbüs", "piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler" olarak tanımlanmış;

4.maddesinde, "Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır. Bu hâller, özellikle şunlardır:

a)Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi, ..." kuralına yer verilmiştir.

Rekabet Kurumu Teşkilatının Oluşturulmasından Sonra Teşebbüslerin ve Teşebbüs Birlikleri’nin 4054 Sayılı Kanun’dan Doğan Hak ve Yükümlülüklerine İlişkin 1997/6 Sayılı Tebliğ’in 3. maddesinde, 05/11/1997 tarihinde var olan 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı her türlü teşebbüs birliği kararlarının 05/11/1997 tarihinden başlayarak en geç 6 ay içinde Rekabet Kurumu’na bildirilmesi öngörülmüştür.

B. İPTALİ TALEP EDİLEN DÜZENLEMELER

14.15 Eylül 1996 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul Kararı ile yürürlüğe giren TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil, Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği’nin; “Amaç” başlıklı bölümde yer alan 1. maddesinin (f) bendinde “Üretilecek SŞH (serbest şehircilik hizmetleri) için en az ücretleri belirlemek ve mesleki denetimini sağlamak, amaçlarını gütmektedir.”; “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı bölümde yer alan 3. maddenin (d) bendinde, “Serbest Şehircilik Hizmeti (SŞH): Şehir ve bölge plancılarının yetkili olduğu her ölçek ve türdeki, araştırma, fizibilite, etüt, plan, proje, tasarım, uygulama, kontrollük, işletmecilik, danışmanlık vb. işleri ve ilgili yasa ve yönetmeliklerle tanımlanmış, tekniğin ve mesleğin genel ilke ve menfaatlerine uygun olarak yapılan tüm hizmetlerdir.”; (m) bendinde, “En Az Ücret: Serbest şehircilik bürosunca üretilen her türden serbest şehircilik hizmeti için uygulanacak taban ücret.”; (n) bendinde, “En Az Ücret Tablosu: Serbest şehircilik bürosunca üretilen ve yine bu tabloda tanımlanmış serbest şehircilik hizmetleri için uygulanacak taban ücretlerin nasıl hesaplanacağının belirtildiği ve gelişmelere bağlı olarak Yönetim Kurulunca tanımlanabilecek, bu hesaplamalarda kullanılacak birim fiyatlar, katsayılar, ilkeler ve kabulleri içeren yönetmeliğin eki tablo.” olarak tanımlandığı; “Mesleki Denetim Uygulaması” başlıklı bölümde yer alan 17. maddesinde, “SŞB (Serbest şehircilik bürosu) yaptığı, yaptırdığı SŞH kapsamındaki, en az ücretleri belirlenmiş her türden proje ve ekleri ile ilgili dokümanları odaya vererek MDU’ndan (mesleki denetim uygulamasından) geçirmek ve uygunluk sağlamak zorundadır.”;

21.maddesinde ise “Mesleki Denetim Ücreti, SŞB’nun yaptığı ve en az ücret tablosunda bedeli belirlenmiş, SŞH karşılığı olarak en az ücret tablosunda belirlenen en az ücret üzerinden, En az dosya kayıt ücreti kadar olmak üzere % 2 oranında, brüt ücret üzerinden tahakkuk ettirilir. Tescil yenileme aşamasında SŞB fatura ve serbest meslek makbuzuna uygun olarak doldurduğunu bildirim ile yıl içinde yaptığı SŞH’lerini, kestiği fatura miktarını ve ödediği MDU ücretlerini bildirir. Arada çeşitli nedenlerle oluşan MDU ücret farkları bu aşamada ödenir. SŞB’nun yaptığı MDU kapsamındaki SŞH’lerini MDU’dan geçirmediği veya usulsüz geçirdiği saptanırsa, ilgili SŞB’dan o işin en az ücreti üzerinden ödenecek mesleki denetim ücreti iki ile çarpılarak alınır. Süresi içinde ödenmeyen MDU ücretleri yasal gecikme zammı ile birlikte alınır.”; “En Az Ücret” başlıklı bölümde yer alan 23. maddesinde, “SŞB’nun şehircilik bürosu, bu yönetmeliğin eki olan en az ücret tablosuna uymak zorundadır. Tabloda belirlenen ücretlere uymadığı saptananlar, önce yazılı olarak uyarılırlar. Eksiklik veya yanlışlık 15 gün içerisinde düzeltilmezse ceza uygulanır. Düzeltilmesi olanaksız durumlarda doğrudan ceza uygulaması yapılır.”; "Genel Hükümler" başlıklı bölümde yer alan 30. Maddesinde, "Yaptıkları SŞH'ni MDU'na getirmeyen SŞB'ları ve en az ücret tablosuna uymadığı saptananlar yazılı olarak uyarılırlar. 15 gün içinde eksiklik ve yanlışlık düzeltilmezse SŞB'lerin tescilleri üç ay süre ile iptal edilir. Tekrarı halinde her tekrar için iptal süresi ikişer ay uzatılarak uygulanır. Yönetim bu gibi durumlarda YSŞ'yi (Yetkili serbest şehirci) meslekten men istemiyle OK'na (Onur Kuruluna) sevkedebilir." “Yetki” başlıklı bölümde yer alan 33. maddenin (b) bendinde; “Bu yönetmeliğin eki olan ‘Mesleki Denetim Formu’, ‘En Az Ücret Tablosu’, ‘Mesleki Denetim Yönergesi’ ve benzeri bütün dokümanları hazırlamaya, bunları değişen koşullara göre yenilemeye (en az ücret tablosunu en az yılda iki kere), bunları oda yayınlarında duyurmaya ve tescilini yenilemiş SŞB’larına taahhütlü olarak göndermeye, bunları uygulamaya,”; (d) bendinde; “MDU’nın En Az Ücret Tablosunun tüm ülke çapında uygulanması için her türlü çalışmayı yapmaya,”; (f) bendinde; “Yönetmelik hükümleri dışında hareket eden SŞB’nun sahipleri ve yetkililerini cezalandırma istemiyle OK’na sevk etmeye,”; (h) bendinde; “Hukuki sorunlar ve serbest rekabet ile eşitlik ilkelerinin uygulanmasında karşılaşılan sorunlar nedenleriyle bu yönetmeliğin en az ücret ve MDU ile ilgili hükümlerini kısmen veya tamamen süreli veya süresiz askıya almaya (böyle durumlarda alacağı her kararı ilgililere gerekçeleriyle birlikte bildirmekle yükümlüdür)” Yönetim Kurulu’nun yetkili kılındığı hükümlerine yer verilmiştir. TMMOB Şehir Plancıları Odası Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilip, 01/01/1999 tarihinde yürürlüğe giren TMMOB Şehir Plancıları Mesleki Denetim Yönergesi’nin; “Amaç” başlıklı 1. maddesinde “Bu yönerge ‘TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri, Büro Tescil, Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği’nin 18. ve 33. maddeleri uyarınca Mesleki Denetim Uygulama esaslarını belirlemek amacıyla düzenlenmiştir.”; “Kapsam ve İstisnalar” başlıklı bölümde yer alan 2. maddesinde “SŞB’nın yaptığı ve/veya yaptırdığı yönetmelikte tanımlanan Serbest Şehircilik Hizmetlerinden (SŞH) en az ücret tablosunda ücreti belirlenmiş olanlar Mesleki Denetime tabidir.”;

3.maddesinde, “Odanın protokol yapacağı kamu yararına çalışan dernekler için yapılan Serbest Şehircilik Hizmetleri de mesleki denetime tabidir. Ancak bu işlerden büyüklüğü ne olursa olsun yürürlükteki en az ücret tablosundaki en düşük değere uygun olarak Mesleki Denetim Ücreti alınır.”; “Başvuru Kayıt ve İnceleme Yöntemi” başlıklı bölümde yer alan 8. maddesi 1. fıkrasında “Mesleki Denetim için getirilen SŞH, Yönetmeliğin 18. maddesi uyarınca, Yönetmelik hükümlerince kayıt ve tescilini yaptırmış SŞB ve YSŞ’lerce, en az ücretlere uygun olarak yapılıp, yapılmadığı bakımından incelenir.”; “Mesleki Denetim Ücreti” başlıklı bölümde yer alan 11. maddesinin birinci fıkrasında, “Mesleki Denetim ücreti, SŞB’nun yaptığı ve en az ücret tablosunda bedeli belirlenmiş SŞH karşılığı olarak, en az ücret tablosunda belirlenen en az ücret üzerinden %2 oranında, brüt ücret üzerinden tahakkuk ettirilir.”; “Cezalar” başlıklı bölümde yer alan 17. maddesi, “MDU’nun yapılmadığı, MDU’nun süresi içinde yapılmadığı ve MDU ücretinin ödenmediği durumlar ile en az ücretlere uymayan SŞH’lerinin saptanması sonrasında ilgili SŞB ve YSŞ hakkında Yönetmelik hükümlerine göre işlem yapılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

A. USUL YÖNÜNDEN

1.İlgili Maddelerinin İptali Talep Edilen 14-15 Eylül 1996 Tarihinde Olağanüstü Genel Kurul Kararı ile Yürürlüğe Giren TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil, Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği ile TMMOB Şehir Plancıları Odası Yönetim Kurulu’nun … Tarih ve … Sayılı Kararı ile Kabul Edilip, 01/01/1999 Tarihinde Yürürlüğe Giren TMMOB Şehir Plancıları Mesleki Denetim Yönergesi’nin Yürürlükte Olup Olmadığı Yönünden Yapılan İnceleme:

İDDK'nın 08/06/2022 tarih ve E:2021/2744, K:2022/2095 sayılı kararında, "davanın açıldığı 30/07/2007 tarihinde 29/05/2002 tarih ve 24769 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve halen yürürlükte bulunan TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin 3. maddesinin (m) ve (n) bentleri ile 33/b, 33/d, 33/f, 33/h maddelerinin bulunmadığı görüldüğünden, bozma kararı üzerine yapılacak olan incelemede, davacının dava konusu Yönetmeliğin hangi hükümlerin iptalini istediğinin her türlü kuşkudan uzak bir biçimde tespit edilmesi gerektiği" ifade edilmiştir.

Bununla birlikte; TMMOB Şehir Plancıları Odası Mesleki Denetim Yönergesi'nin yürürlükte olmadığı, TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin 29/05/2002 tarih ve 24769 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Yönetmelik değişikliğinin de 19/01/2005 tarih ve 25705 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı ifade edilmiştir.

Anılan Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik incelendiğinde, 3. maddesinin (m) ve (n) fıkraları ile 33/b, 33/d, 33/f, 33/h maddelerinin bulunmadığı, 1/f ve 17. maddelerinin 19/01/2005 tarih ve 25705 sayılı Resmî Gazete’de yapılan değişiklikle, 18., ve 21. maddelerinin 29/07/2011 tarih ve 28009 sayılı Resmî Gazete’de yapılan değişiklikle yeniden düzenlendiği Yönetmeliğin son halinin ise toplam 28 madde olduğu, Yönetmeliğin isminin “Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri, Büro Tescil, Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği” olarak değiştirildiği, Yönergenin ise yürürlükte olmadığı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, iptali istenen Yönetmeliğin ve Yönergenin tespiti ve yürürlükte bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Her ne kadar İDDK kararında dava konusu Yönetmeliğin 29/05/2002 tarih ve 24769 sayılı Resmi Gazete’de yayımlan yönetmelik olduğundan bahisle karar verilmişse de Rekabet Kurumu tarafından sunulan dava dilekçesi incelendiğinde, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin 1/f, 3/m, 3/n, 17., 18., 21., 23., 30., 33/b, 33/d, 33/f, 33/h maddeleri ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Mesleki Denetim Yönergesi'nin 2., 3., 8/1., 11. ve 17. maddelerinin iptalinin istenildiği, ancak anılan Yönetmelik ile Yönergenin hangi Resmî Gazete'de yayımlandığına dair bir bilgiye yer verilmediği (herhangi bir Resmî Gazete'de yayımlanmadığı anlaşılmaktadır); yukarıda "Maddi Olay" başlığı altında yer verilen süreç incelendiğinde, dava dilekçesinin ekinde dava konusu edilen 14-15 Eylül 1996 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul Kararı ile yürürlüğe giren TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil, Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği ile TMMOB Şehir Plancıları Odası Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilip, 01/01/1999 tarihinde yürürlüğe giren TMMOB Şehir Plancıları Mesleki Denetim Yönergesi'nin sunulduğu ve iptali istenen madde numaralarının da sunulan metinlerle uyumlu olduğu görülmüştür.

Başka bir anlatımla, esasen İDDK kararında ifade edildiği gibi 29/05/2002 tarih ve 24769 sayılı Resmî Gazete’de yayımlan düzenleyici işlem dava konusu değildir. Kurum tarafından, İzmir Ticaret Odası'nca verilen 30/12/1999 tarihli şikâyet dilekçesi üzerine TMMOB ve ŞPO hakkında en son 28/06/2001 tarihli soruşturma raporunun tanzim tarihine kadar olan fiillerin ihlâl oluşturup oluşturmadığı yönünden inceleme yapılması söz konusu olabileceğinden, Kurum tarafından söz konusu idarî karar alma sürecinde 29/05/2002 tarih ve 24769 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin esas alınamayacağı açıktır. Nitekim davacı Kurum tarafından dava dilekçesi ekinde de iptali istenen Yönetmelik ve Yönerge'ye yer verildiği görüldüğünden, 29/05/2002 tarih ve 24769 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin dava konusu olmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, iptali talep edilen Yönetmelik ile Yönergenin yürürlükte olup olmadığının ve yürürlükten kaldırılmış olsalar dahi bu hususun davanın esasının incelenmesine etkisinin de değerlendirilmesi gerekmektedir.

Davacı Kurumun işbu davayı, TMMOB'a idarî para cezası uygulanması ŞPO yönünden ise rekabet ihlâli oluşturan düzenlemeleri yürürlükten kaldırması gerektiğine dair 22/01/2002 tarih ve … sayılı Kurul kararının Danıştay Onuncu Dairesi'nin 17/11/2003 tarih ve E:2003/2764 sayılı kararıyla “yürütülmesinin durdurulmasına" karar verilmesi ve Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 08/07/2005 tarih ve E:2005/916, K:2005/3436 sayılı kararıyla, “soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin, nihai karar toplantısına katılarak oy kullandığı” gerekçesiyle iptaline karar verilmesi üzerine açmıştır. Kurum tarafından, TMMOB'un kendi birliklerine bağlı meslek odalarının asgarî ücret tarifelerinin ve TMMOB üyesi Şehir Plancıları Odasınca şehir plancılarının asgarî ücret tarifelerinin belirlenmesine dayanak oluşturan Yönetmeliklerin iptali için davanın açıldığı göz önüne alındığında, söz konusu Yönetmeliğin Rekabet Kurumu tarafından halen yürütülen ve işbu dava sonuçlanıncaya kadar bekletilen bir soruşturmada doğrudan uygulamaya esas alınacak bir düzenleme olduğu, bu haliyle dava konusu düzenlemelerin hâlen yürürlükte olmasa dahi iptal davasına konu edilebileceği ve esasının incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, 29/05/2002 tarih ve 24769 sayılı Resmî Gazete'de yayımlananTMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil Mesleki Denetim ve En Az Ücret Yönetmeliği'nin, 14-15 Eylül 1996 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul Kararı ile yürürlüğe giren dava konusu Yönetmelikle benzer düzenlemeler içerdiği ve bu Yönetmelik yerine yürürlüğe konulduğu, başka bir anlatımla, dava konusu Yönetmeliğin ve Yönergenin geçmişe etkili olarak yürürlükten de kaldırılmadığı anlaşıldığından, bu yönüyle de esasın incelenmesi gerekmektedir.

2.Davalı İdarenin Diğer Usule İlişkin İtirazlarının İncelenmesi: Davalı ŞPO tarafından, "davanın süre aşımı ve/ veya ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği" ileri sürülmüştür.

İş bu uyuşmazlıkta her ne kadar Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulu’nun 16/11/2007 tarih ve E:2007/10829, K:2008/1745 sayılı kararıyla Rekabet Kurumu'nun dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmişse de bu kararın temyizi üzerine İDDK’nın 12/12/2012 tarih ve E:2008/1241, K:2012/2750 sayılı kararıyla anılan Müşterek Kurul kararının bozulmasına karar verilmiş, 2577 sayılı Kanun'un 49. ve 50. maddelerinde, Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmamış olup, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu kurala bağlandığından, davalı idarenin ehliyete ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.

Davalı idarenin süre aşımı itirazının incelenmesinden; bu davanın Rekabet Kurumu tarafından TMMOB Şehir Plancıları Odası hakkında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem tesis edilmesine hukuki engel teşkil ettiği görülen Yönetmelik ve Yönergenin iptali istemiyle açıldığı dikkate alındığında, Rekabet Kurulu nezdinde idari karar alma sürecinin halen devam ettiği anlaşıldığından, Rekabet Kurumu tarafından dava konusu yapılan düzenlemelerin, Kurulun karar alma sürecinde uygulama görecek olması nedeniyle, dava konusu Yönetmelik ve Yönergenin iptali istemiyle açılan davanın süresinde olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, TMMOB hakkında aynı hukuki süreçler çerçevesinde açılan davada da Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulu'nun 25/05/2017 tarih ve E:2016/3930, K:2017/1634 sayılı kararıyla verilen davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin karar İDDK'nın 31/10/2019 tarih ve E:2017/3087, K:2019/4885 sayılı kararıyla bozulmuş ve davalının karar düzeltme istemi de İDDK'nın 03/12/2020 tarih ve E:2020/2147, K:2020/2868 sayılı kararıyla reddedilmiştir.

B. ESAS YÖNÜNDEN :

Dava konusu Yönetmelik ile Yönerge düzenlemeleri incelendiğinde; şehir plancılığı hizmetinin (SŞH) sunumunda şehir plancılığı meslek mensuplarınca sunulacak hizmetler için asgari ücretlerin tayin edilmesi ve bunlara uymayan Oda mensuplarına uygulanacak yaptırımlara dair düzenlemelere yer verildiği görülmektedir.

Dava dilekçesinde, iptali istenen düzenlemelerde SŞH sunulmasında ŞPO tarafından asgarî ücret tarifelerinin belirlenmesinin ve bu tarifelere uymayanların cezalandırılmasına ilişkin kuralların; yasal herhangi bir dayanağının bulunmadığı ve 4054 sayılı Kanuna aykırı oldukları ileri sürüldüğünden uyuşmazlığın bu yönlerden incelenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, anılan düzenlemelerin SŞH alanlar arasında bir sözleşme ilişkisi olduğu göz önüne alınarak, sunulan hizmetler karşılığı olan ücretin taraflar dışında (TMMOB ve/veya ŞPO tarafından) dava konusu Yönetmelikler ile belirlenmesinin de hukukîliğinin denetlenmesi gerekmektedir.

1.Dava konusu Yönetmelik ve Yönergede yer alan düzenlemelerin, yasal dayanağı bulunup bulunmadığı ve ŞPO'nun düzenleme yetkisi çerçevesinde değerlendirilmesinden; Anayasa'nın 124. maddesinde; "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." hükmü yer almıştır.

Bir hiyerarşik kurallar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki kuralların, yürürlüklerini üst düzeydeki kurallardan aldıkları kuşkusuzdur. Kurallar hiyerarşisinin en üstünde genel hukuk ilkeleri ve anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasadan, tüzükler yürürlüğünü kanunlardan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanun ve tüzüklerden almaktadır. Dolayısıyla, bir kuralın, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir kurala aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm içermemesi gerekir.

Bunun yanında, kurallar hiyerarşisinin, yönetmelikler bakımından ifadesi niteliğini taşıyan Anayasa'nın 124. maddesinde; Cumhurbaşkanının, bakanlıkların ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri kuralına yer verilmiştir. Bu çerçevede, bir kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle daha önceden düzenlenmeyen bir konuda yönetmelik çıkarılması mümkün olmayıp, yönetmeliklerin bu anlamda kanuna veya cumhurbaşkanlığı kararnamesine dayanmak zorunda olduğu, Türk hukukunda, idarenin bir alanı aslî olarak yönetmelikle düzenlemesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla, Türk hukukunda idarelerin "muhtar (özerk) bir yönetmelik yetkisi" bulunmamaktadır.(GÖZLER Kemal, İdare Hukuku, Cilt I, 2019, Bursa, s. 1392-1393).

Bu itibarla; kamu tüzel kişiliğini haiz, Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını icraya kanunen yetkili olup da mesleki faaliyette bulunan yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis ve mimarları teşkilatı içinde toplayan ve kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan TMMOB'un ve dolayısıyla ŞPO'nun, 6235 sayılı Kanun'un kendilerine tanıdığı görev ve yetkilerle sınırlı olarak yönetmelik çıkarma yetkisi bulunduğu kuşkusuzdur.

Bu çerçevede, dava konusu Yönetmelik hükümleri göz önüne alındığında, 6235 sayılı Kanunla, TMMOB'a veya ŞPO'ya; mimar ve mühendislik hizmeti yahut SŞH sunulmasında, asgarî ücret tarifelerinin belirlenmesine ve bu tarifelere uymayan mimar ve mühendislerin yahut şehir plancılığı meslek mensuplarının cezalandırılmasına ilişkin Yönetmelik çıkarma görev ve yetkisi verilip verilmediği irdelenmelidir. 6235 sayılı Kanun'un 2. maddesinde birliğin kuruluş amaçları arasında; "mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak; meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmî makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek" sayılmış; ayrıca birlik ve organlarının, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacağı belirtilmiştir.

Anılan Kanun'un 26. maddesinde odalara kayıtlı meslek mensuplarından bu kanuna aykırı hareketleri görülenlerle, meslekle alakalı işlerde gerek kasten ve gerekse ihmal göstermek suretiyle zarara sebebiyet veren veya akdettiği mukavalelere riayet etmeyen veyahut meslek şeref ve haysiyetine aykırı durumları tespit olunanlara kayıtlı bulundukları oda haysiyet divanınca ceza verileceği;

39.maddesinde ise bu kanun hükümlerinin müteşebbis heyetlerce ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek bir talimatname ile tatbik olunacağı kurala bağlanmıştır.

Bu itibarla; 6235 sayılı Kanunda herhangi bir şekilde ŞPO'ya SŞH sunulmasında, asgarî ücret tarifelerinin belirlenmesine ve bu tarifelere uymayan mimar ve mühendislerin cezalandırılmasına ilişkin Yönetmelik çıkarma görev ve yetkisi verildiği şeklinde yorumlanabilecek bir kuralın bulunmadığı anlaşılmaktadır.

ŞPO ile birlikte hakkında soruşturma yürütülen TMMOB tarafından Rekabet Kurumu nezdinde sunulan savunma dilekçesinde de 6235 sayılı Kanun'da asgarî ücretin belirlenmesine ilişkin bir hükme yer verilmediği ifade edilmiştir. Dolayısıyla aynı şartların ŞPO için de geçerli olduğunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Bunun yanında, gerek ŞPO tarafından savunma dilekçesinde gerekse Rekabet Kurumu nezdinde yürütülen soruşturma aşamasında ileri sürülen iddiaların, iş bu davanın konusuyla sınırlı olmak kaydıyla irdelenmesi gerekmektedir.

Öncelikle; 5174 sayılı Kanun'un 71. maddesiyle Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ne, 1136 sayılı Kanunun 164. maddesiyle Türkiye Barolar Birliği'ne, 3568 sayılı Kanunun 46. maddesiyle Türk Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Odaları Birliği'ne, 6023 sayılı Kanunun 28. maddesiyle Türk Tabipler Birliği'ne, 3224 sayılı Kanunun 40. maddesiyle Türk Diş Hekimleri Birliği'ne asgarî ücretin belirlenmesi konusunda kanun koyucu tarafından görev ve yetki verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, TMMOB ve ŞPO'nun anılan diğer kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarıyla, asgarî ücret tarifesi belirleme hususunda aynı hukukî statüye sahip olduğu yönündeki savunması; 6235 sayılı Kanun'da diğer meslek kuruluşlarının kuruluş kanunlarının aksine bu yönde açıkça bir düzenlemeye yer verilmemesi karşısında itibar edilecek nitelikte görülmemiştir.

Her ne kadar, Kanunun gerekçesinde "fen adamlarının mesaileri hakkında normal ücret listeleri tertiplenmesi" ifadesine yer verildiği, bu gerekçeden yasa koyucunun ücret belirleme yetkisi tanıma saikiyle hareket ettiğinin görüldüğü ileri sürülmekte ise de Kanun'un lafzında TMMOB'a ve dolayısıyla ŞPO'ya asgarî ücret tespiti veya asgarî ücretin altında hizmet sunan mimar ve mühendisler ile serbest şehircilik meslek mensuplarına disiplin cezası verilmesi konusunda bir görev ve yetki verilmediği anlaşılmaktadır.

TMMOB'a üye bir başka meslek odası olan Orman Mühendisleri Odası bünyesinde faaliyet gösteren meslek mensuplarına ilişkin olan ve 08/07/2006 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun'un "Ücret" başlıklı 13. maddesinde Orman Mühendisleri Odasına asgarî ücret belirleme ve buna uymayan mensuplara ceza verilebileceğinin düzenlenmesinin de sadece Orman Mühendisleri Odası bakımından hüküm ifade etmesi ve diğer mühendis odalarını kapsamaması nedeniyle şehir plancılarına uygulanacak olan dava konusu Yönetmelik hükümlerinin kanunî dayanağı olamayacağı açıktır.

Öte yandan; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 27. maddesinin 5. fıkrasında, “Serbest meslek faaliyetleri için ilgili meslek teşekküllerince tespit edilmiş bir tarife varsa, hizmetin bedeli bu tarifede gösterilen ücretten düşük olamaz.” kuralına yer verilmiş olup anılan düzenlemeyle katma değer vergisine matrah olacak hizmet bedellerinin belirlenmesinin esaslarının düzenlendiği ve vergi matrahının belirlenmesinde, şayet varsa asgarî ücret tarifelerinin kullanılacağı kurala bağlanmıştır. Bütün meslek kuruluşları için geçerli olan; anılan Kanun hükmünden TMMOB ve ŞPO tarafından asgarî ücret tarifelerinin tespitinin zorunlu kılındığı şeklinde bir anlam çıkarılamayacağı gibi söz konusu Kanun'un dava konusu Yönetmelik ve Yönerge düzenlemelerine yasal dayanak oluşturmadığı da açıktır. Bu itibarla; dava konusu Yönetmelik ve Yönerge hükümlerinin, yasal dayanağının bulunmadığı, ŞPO'nun serbest şehircilik hizmetleri sunumunda asgarî ücreti tespit etme ve bu ücrete uymayan mensuplara yaptırım uygulama hususunda düzenleme yapma yetkisinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

2.Dava konusu Yönetmelik ve Yönerge düzenlemelerinin, 4054 sayılı Kanuna aykırı olup olmadığı yönünden değerlendirilmesi; 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamak olduğu belirtilmiş; "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "teşebbüs", "piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler" olarak, "teşebbüs birliği" ise "teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için oluşturduğu tüzel kişiliği haiz ya da tüzel kişiliği olmayan her türlü birlikler" olarak tanımlanmıştır.

Serbest çalışan mimar ve mühendislerin/ serbest şehircilik meslek mensuplarının esas itibarıyla serbest meslek sahibi olduğu, serbest meslek faaliyetinin, sermayeden ziyade şahsî mesaiye, ilmî veya meslekî bilgiye veya ihtisasa dayanan işlerin bir işverene bağlı olmaksızın bağımsız olarak, şahsî sorumluluk altında ve bir ücret karşılığı yapıldığı göz önüne alındığında, hizmetini ücret karşılığı sunan serbest şehircilik meslek mensuplarının 4054 sayılı Kanun kapsamında birer teşebbüs oldukları açıktır. 4054 sayılı Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için oluşturduğu tüzel kişiliği haiz ya da tüzel kişiliği olmayan her türlü birlik teşebbüs birliği olarak tanımlanmıştır. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ilişkin olarak herhangi bir istisnaya yer verilmediğinden ve teşebbüs birliklerinin Rekabet Kanunu'na tâbi olabilmesi için özel hukuk veya kamu hukuku tüzel kişisi olmaları ya da kanunla veya iradî olarak kurulmuş olmaları önem taşımadığından, davalı ŞPO'nun 4054 sayılı Kanun uygulamasında "teşebbüs birliği" sayılması gerekmektedir.

Bu çerçevede; ŞPO tarafından SŞH'ne ilişkin piyasa düzenleyiciliği kapsamında yürürlüğe konulan dava konusu Yönetmelik ve Yönerge'nin birer teşebbüs birliği kararı niteliğinde olduğudan, 4054 sayılı Kanunda yer verilen kuralların dava konusu Yönetmelik ve Yönerge'ye de uygulanabileceği ve ŞPO tarafından yürürlüğe konulan Yönetmelik ve Yönerge hükümlerinin 4054 sayılı Kanuna aykırı olmamaları gerektiği açıktır.

Öte yandan, bir yazılı hukuk kuralının, kendisinden daha üst konumda bulunan bir kurala aykırı hüküm içermesi mümkün değildir. Başka bir anlatımla, kural olarak bir yönetmelik ile kanuna aykırı düzenleme getirilemez. Dava konusu Yönetmelik düzenlemelerinin yasal bir dayanak olmaksızın, teşebbüs niteliğinde olan serbest şehircilik meslek mensuplarınca sunulan ve serbest piyasada belirlenmesi gereken hizmet ücretlerinin düzenlenmesini öngördüğünden, anılan düzenlemelerin, rekabetin korunması kapsamında temel Kanun ve piyasa düzenlemeleri açısından üst hukuk kuralı niteliğindeki 4054 sayılı Kanuna aykırı hükümler içermesi mümkün değildir. 4054 sayılı Kanunun 4. maddesinde, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasak olduğu belirtildikten sonra aynı maddenin 1. fıkrasının "a" bendinde; "Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesinin" rekabeti engelleyici ve yasak olduğu kurala bağlanmıştır.

Dava konusu Yönetmelik ve Yönerge düzenlemeleri; asgarî ücretin tespit edilmesi ve tespit edilen bu ücretlere uymayan serbest şehircilik meslek mensuplarının cezalandırılmasını öngörmekte ve bu çerçevede, asgarî ücret tarifeleriyle, SŞH sunan meslek mensuplarının, hizmetin fiyatını belirleme serbestisinin hizmet alanlar (tüketici) aleyhine engellendiği, bu suretle satım fiyatının ŞPO tarafından tespit edildiğinin açık olduğu, bu durumda, dava konusu düzenlemelerin SŞH piyasasında fiyat tespiti niteliği taşıdığı anlaşıldığından 4054 sayılı Kanunun 4. maddesinin (a) bendine açıkça aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

ŞPO tarafından, dava konusu düzenlemelerin şehir plancılığı meslek mensuplarının müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak, gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbiriyle ve halkla olan münasebetlerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak maksadıyla yürürlüğe konulduğu ileri sürülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Haksız Rekabet” bölüm başlığı altında düzenlenen 54. maddesinde haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olarak belirtilmiş, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticarî uygulamalar yasaklanmıştır. 4054 sayılı Kanunda düzenlenen rekabetin korunmasına ilişkin düzenlemelerle ise kamusal fayda da gözetilerek fiyat ve kâr gibi göstergelerin müdahalelerden uzak olarak serbest piyasa şartlarında belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu itibarla, anılan kuralların yer yer iç içe ve birlikte uygulanma imkânı bulunmakla birlikte, birbirinden farklı amaçları hedeflediği anlaşılmaktadır.

Bununla birlikte; rekabetin korunmasına ilişkin kurallar kamusal ve soyut bir koruma sağladığından, haksız rekabet hükümlerine nazaran daha kapsayıcı olduğundan, asgarî fiyat belirlenmesinin haksız rekabeti engelleyeceği ihtimalinden hareketle; 4054 sayılı Kanunda hedeflenen tüketicinin ve kamunun korunması esasının ortadan kalkmayacağı ve dava konusu Yönetmeliklerin denetiminde anılan kanunun uygulanmasına engel bir durumun bulunmadığı açıktır. Bu nedenle, dava konusu düzenlemelerin şehir plancılığı meslek mensupları tarafından sunulacak hizmetlerin fiyatlarını doğrudan asgarî ücret tarifeleriyle tespit ederek 4054 sayılı Kanuna aykırı olduğu sonucuna varılmış, öte yandan, incelenen Yönetmelik ve Yönerge hükümlerinin de genel itibariyle haksız rekabete dair olmadıkları anlaşılmıştır.

TMMOB'a ve dolayısıyla ŞPO'ya 6235 sayılı Kanunla meslek disiplinini ve ahlâkını koruma görev ve yetkisi verilmiş olup, bu davada hizmet standartlarını yükseltmek maksadıyla Yönetmelik çıkarılması ve ŞPO'ya yöneltilen 4054 sayılı Kanun'un ihlâli iddiaları noktasında hukukîlik değerlendirmesi yapılmamıştır. Başka bir anlatımla, dava konusu Yönetmelik ve Yönerge'de yer alan düzenlemeler, sadece asgarî ücret tespit edilmesi ve tespit edilen ücretlere uymayan şehir plancılığı meslek mensuplarının disiplin cezasıyla cezalandırması yönleriyle hukukilik ve üst hukuk normlarına uygunluk bakımından incelenmiştir.

3.Dava konusu Yönetmelik ve Yönerge hükümlerinin sözleşme özgürlüğü çerçevesinde incelenmesi:

Anayasa'nın "Temel Hak ve Ödevler" başlıklı ikinci kısmının "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" başlıklı üçüncü bölümünde yer alan 48. maddesinde, çalışma ve sözleşme hürriyeti düzenlenmiştir. Buna göre, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahip olduğu, özel teşebbüsler kurmanın serbest olduğu, Devletin, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alacağı belirtilmiş; Anayasa'nın 13. maddesinde de, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı kurala bağlanmıştır. Dava konusu Yönetmelik ve Yönerge düzenlemelerine göre, SŞH alacak gerçek veya tüzel kişilerin, meslek alanında faaliyette bulunabilmek için ŞPO'ya üye olmak zorunluluğunda bulunan bir meslek mensubu ile Oda tarafından belirlenen en az ücrete uygun bir sözleşme yapmaları gerekmektedir.

Yapılacak sözleşmenin unsurlarından biri de sözleşmenin bedelidir. Sözleşmedeki bedelin taraflarca serbest olarak belirlenmesi asıldır. Nitekim bedeli kararlaştırma konusundaki anlaşma serbestisi de sözleşme özgürlüğü kapsamında olup anayasal koruma altındadır. Sözleşme serbestisini sınırlayacak nitelikteki bir kuralın ise yine Anayasa'da tanımlanan sınırlama sebeplerine uygun olarak kanunla konulması gerekmektedir.

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan TMMOB'a ve dolayısıyla ŞPO'ya 6235 sayılı Kanun'da mensupları için asgarî ücret belirleme yetkisi veren bir kural bulunmamaktadır. Dolayısıyla ilgili kanunlarda yer verilmeyen bir yetkinin Yönetmelik ve Yönerge hükümleri ile düzenlenmesi açıkça hukuka aykırıdır.

Anayasal koruma altındaki sözleşme özgürlüğünün ancak kanunla sınırlanabilmesi mümkün olduğundan, taraflar arasında serbestçe belirlenmesi gereken sözleşmenin bedel unsuruna, yasal dayanağı bulunmaksızın, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan ŞPO tarafından asgarî ücret tarifesi ve alınacak ücret esaslarının belirlenmesi suretiyle müdahale edilemeyeceği açıktır. Belirtilen sebeplerle dava konusu konusu Yönetmelik ve Yönerge'nin, asgarî ücret belirlenmesini, bu yönde meslekî denetim yapılmasını ve tespit edilen ücretlere uymayan şehir plancılığı meslek mensuplarının cezalandırılmasını düzenleyen maddelerinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Dava konusu Yönetmelik ve Yönerge maddelerinin İPTALİNE,

2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen ilk derece ve temyiz yargılama giderleri toplamı … -TL yargılama giderinin ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … -TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

3.Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,

4.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 14/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY :

Kamu kurumu niteliğindeki meslekî kuruluşları, kanunla düzenlenen mesleklerce sunulan kamu hizmetlerinin standartlarını korumak ve mesleğe mensup olanların ortak çıkarlarını kollamak ve aralarındaki dayanışmayı güçlendirmek için kurulurlar. Bu tür mesleki kuruluşların çok partili demokratik düzen içerisinde giderek etkili bir baskı grubu haline gelmeleri ve bu şekilde örgütlenen menfaat grupları arasındaki dayanışmanın toplum çıkarları aleyhine gelişmesi tehlikesi, bunların kamu hukuku kural ve usulleriyle yönlendirilmesini zorunlu kılmış ve sosyal bir olgu olarak öteden beri varlıklarını koruyabilmiş bu kuruluşları Anayasal bir bir kurum haline dönüştürmüştür.

Bu nedenle Anayasa'nın "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları" başlıklı 135. maddesinde; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının, belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleri olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, Anayasa'nın işlem tarihinde yürürlükte bulunan "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinde; başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği öngörülmüştür.

Bu bağlamda, kamu kurumu niteliğindeki meslek odalarının ve bunların üst kuruluşlarının; gerek üyelerinin gerekse de soyut olarak mesleğin onurunu ve meslekî disiplini korumak, mesleğin gelişimini sağlamak, mesleğin icrasında uyulacak ilke ve kuralları saptamak hususlarında görev ve yetki sahibi olduğu tartışmasızdır.

Nitekim, 6235 sayılı Kanunu'nun 2. maddesinin (b) bendinde de Anayasa'nın 135. maddesinin birinci fıkrasına paralel bir şekilde, mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak; meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı, normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek Birliğin kuruluş amaçları arasında sayılmıştır.

Anılan Kanun'un gerekçesinde "...İleri memleketlerde mühendis ve mimar odalarının bilhassa berveçhi ati (aşağıda belirtilen) hususlardan büyük faydaları da olmaktadır: ... i) fen adamlarının mesaileri hakkında normal ücretleri tertiplenmesi ..." denilmektedir. Görüldüğü gibi gerekçede açıkça "fen adamlarının mesaileri hakkında normal ücretleri tertiplenmesi" ifadesine yer verilmek suretiyle, bahse konu Kanun düzenlenirken mühendis ve mimarlara yönelik "ücret"in de bu kuruluşlarca belirlenmesinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır.

Mühendislik ve mimarlık/ serbest şehir plancısı unvan ve yetkisi ile mesleki faaliyette bulunulurken, meslekî davranış ilkelerine ve meslek etiğine uygun sürecin işletilmesi, kurumsal işleyişin ve bütünselliğin sağlanması gerekliliği nedeniyle TMMOB'un, kamu kurumu niteliğinde meslek odalarının üst kuruluşu olmasından kaynaklanan, mesleki faaliyetin içeriğine ilişkin olmamak koşulu ile üyeleri üzerinde mesleki denetim görev ve yetkisinin bulunduğu, bu bağlamda ŞPO'nun da anılan düzenlemeler çerçevesinde benzer hukuki statüde olduğu kuşkusuzdur. Dava konusu Yönetmelik ve Yönerge düzenlemeleri incelendiğinde; SŞH sunumunda şehir plancılığı meslek mensuplarınca sunulacak hizmetler için asgari ücretlerin tayin edilmesi ve bunlara uymayan Oda mensuplarına uygulanacak yaptırımlara dair düzenlemelere yer verildiği görülmektedir.

Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ve açıklamalar uyarınca, TMMOB'un ve dolayısıyla ŞPO'nun meslek odası üyelerinin hak ve menfaatlerini korumak, üyeler arasında rekabet yaratılarak mühendislik hizmeti sunumunda niteliğin düşmesinin önüne geçilmesini sağlamak amacıyla üyelerinin sunduğu hizmetin karşılığı olan ücretin asgari sınırlarını tespit edebileceği hususunda kuşku bulunmamaktadır. Meslek odasının asgari ücreti düzenleme ve denetleme yetkisi, hizmetin gereği gibi yürütülmesi ve kamu yararının sağlanması açısından da bir zorunluluktur. Meslekî disiplini ve ahlakı sağlayabilmek için mesleki faaliyetlerde asgari bir standardın olması gereklidir. Söz konusu standardı sağlamak ise, sunulan hizmetin ücretinin belli bir sınırın altına düşürülmemesini gerekli kılmaktadır. Bununla birlikte; asgari ücret belirlenmesi, serbest şehircilik melsek mensupları ile hizmet sunduğu kişiler arasında, asgari ücretin altında olmamak şartıyla, serbestçe ücret belirlenmesine engel oluşturmamaktadır.

Öte yandan, Meslek Odaları tarafından belirlenen asgari ücretin hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı olduğu ve/veya, belirlenen asgari ücret tutarının rekabet ihlaline neden olacak nitelikte düşük ve/veya yüksek olduğu ileri sürülerek dava konusu edilebileceği ve yargı organlarınca bunun denetiminin yapılabileceği de kuşkusuzdur.

Bu durumda, üyelerinin hak ve menfaatlerini korumakla yükümlü bir kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan ŞPO'ya serbest şehircilik meslek mensupları arasında rekabet yaratılarak hizmetin sunumunda niteliğin düşmesinin önüne geçilmesi ve üyelerinin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla getirilen en az ücret düzenleme ve denetleme yetkisi veren dava konusu düzenlemelerde, üst hukuk normlarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmamız mümkün olmamıştır. (XX) KARŞI OY :

Anayasa'nın "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları" başlıklı 135. maddesi çerçevesinde, belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan meslek odalarının kamu tüzelkişilikleri olduğu açıktır. 4054 sayılı Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için oluşturduğu tüzel kişiliği haiz ya da tüzel kişiliği olmayan her türlü birlik teşebbüs birliği olarak tanımlanmıştır. Davalı ŞPO'nun ise kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olduğu, Kanunun verdiği yetkiye istinaden kurulduğu, faaliyetlerinin yasal çerçevede belirlendiği, iş ve işlemlerinin ekonomik bir faaliyet olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, iş bu dava bakımından 4054 sayılı Kanun uygulamasında "teşebbüs birliği" sayılmasına olanak görülmemektedir.

Bu çerçevede, dava konusu Yönetmelik ve Yönerge ile SŞH sunumunda şehir plancılığı meslek mensuplarınca sunulacak hizmetler için asgari ücretlerin tayin edilmesi ve bunlara uymayan Oda mensuplarına uygulanacak yaptırımlara yer verilmesi 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (a) bendine aykırı olduğuna ilişkin tespitin, bu anlamda, ŞPO'nun teşebbüs birliği olduğunun kabulü ile yapılmasına lüzum bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; dava konusu Yönetmelik ve Yönerge maddelerinin, açık ve yasal herhangi bir dayanağının bulunmadığı ve sözleşme hürriyetine aykırı hükümler içerdiği anlaşıldığından iptallerine ilişkin karara katılmakla birlikte, kararın dava konusu düzenlemelerin 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (a) bendine aykırı olduğu yolundaki kısmına gerekçe yönünden katılmam mümkün olmamıştır.

Karar Etiketleri
REDDİNE DANISTAYKARAR IDARI Vergi Hukuku 6235 sayılı Kanun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanunu 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun uyarınca yürütülen soruşturma çerçevesinde 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu 6235 sayılı Kanun’un özel bir kanun olduğu, bu kanun ile 4054 sayılı Kanun arasında çelişen hususlarda özel Kanunu 6235 sayılı Kanunla meslek disiplinini ve ahlâkını koruma görev ve yetkisi verilmiş olup, bu davada hizmet standartlarını yükseltmek maksadıyla Yönetmelik çıkarılması ve ŞPO'ya yöneltilen 4054 sayılı Kanunu 2575 sayılı Danıştay Kanunu 2764 sayılı kararıyla “...kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan ve kamu tüzel kişiliği bulunan davacı Odanın kendi görev alanı ile ilgili yönetmelikler çıkarma yetkisinin bulunduğu, Davacı Oda tarafından çıkarılan, Resmî Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulan ve o tarihten itibaren de uygulanması süregelen TMMOB Şehir Plancıları Odası Serbest Şehircilik Hizmetleri Büro Tescil, Mesleki Denetim ve En az Ücret Yönetmeliği ve TMMOB Şehir Plancıları Odası Mesleki Denetim Yönergesi hakkında tesis edilen Kurul kararının, Yönetmeliklerin hukuksal niteliği dikkate alındığında, 2577 sayılı Kanunu 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunu 3568 sayılı Kanun 1136 sayılı Kanun 24769 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Yönetmelik değişikliğinin de 19/01/2005 tarih ve 25705 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu 1745 sayılı kararıyla Rekabet Kurumu'nun dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmişse de bu kararın temyizi üzerine İDDK’nın 12/12/2012 tarih ve E:2008/1241, K:2012/2750 sayılı kararıyla anılan Müşterek Kurul kararının bozulmasına karar verilmiş, 2577 sayılı Kanunu 4054 sayılı Kanunda hedeflenen tüketicinin ve kamunun korunması esasının ortadan kalkmayacağı ve dava konusu Yönetmeliklerin denetiminde anılan Kanunu 2577 sayılı Kanun 3224 sayılı Kanun 5174 sayılı Kanun 6023 sayılı Kanun 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 2095 sayılı kararıyla; “…meslek odasına üye olan ve şehir plancılığı alanında hizmet üretip satan serbest meslek mensuplarının dava konusu düzenleyici işlem ile asgari ücretlerinin belirlenmesine ilişkin karar ve uygulamaların mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi niteliğinde ve 4054 sayılı Kanunu 4054 sayılı Kanun 2095 sayılı kararıyla, özetle "...Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası'na 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu K2095 md.4 K28009 md.28 K24769 md.3 K2575 md.1 K2095 md.3 K2575 md.38 K2577 md.50 K24769 md.7 K1136 md.164 K2577 md.46 K6235 md.2 K2764 md.27 K24769 md.17 K4054 md.101 K4054 md.9 K6023 md.28 K25705 md.28 K3065 md.27 K3224 md.40 K4054 md.1 K4054 md.4 K4054 md.3 K25705 md.21 K3568 md.46 K5174 md.71 K3745 md.17 K2750 md.27 K2577 md.49 K5531 md.13 K4054 md.41 K4054 md.17 K6102 md.54 K1745 md.50 K24769 md.30
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog