11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/13205 E. , 2012/4154 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/03/2010 tarih ve 2007/510-2010/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 25/09/2007 tarihinde Akbank Adana/Küçük Saat Şubesinden ticari ilişkilerinin kesildiği Artı Pazarlama Ltd. Şti'ye sehven 96.460,00 TL EFT yapıldığını, yanlışlığın anlaşılması üzerine hemen bankaya başvuruda bulunularak EFT'nin iadesinin talep edildiğini, davalı bankanın iade etmediğini, Artı Pazarlama Ltd. Şti.'nin bankalarında kullandığı kredi ile ilgili olarak 25/09/2007 itibari ile 203.741,24 TL tutarında kredi riski mevcut olduğundan firma adına gelen tutarın genel kredi sözleşmesine istinaden krediye mahsup edildiğinin belirtildiğini, davalı ile dava dışı Artı Pazarlama Ltd. Şti. arasında akdolunan kredi sözleşmesinde müvekkilinin taraf olmadığını ileri sürerek 96.460 TL'nin 25/09/2007 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, havalenin havale lehtarı olan kişinin menfaatine olması ve tediye amacını taşıması halinde havaleyi gönderenin rücu hakkını kullanamayacağını, havalenin hesaba geçirilerek dekont gönderilmiş olması halinde havalenin kabul edilmiş anlamına geldiğini, havalenin hesaba geçmesi nedeniyle de havale edilen tutar üzerindeki tasarruf yetkisinin havale eden kişiden çıkarak havale edilen kişiye geçtiğini, Artı Pazarlama Ltd. Şti. ile müvekkili arasında akdolunan kredi sözleşmesi gereği havaleyi kredi borcuna mahsup etme hakkının kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı ile dava dışı havale alıcısı Artı Paz. Ltd. Şti. arasında 2006 yılından gelen ve 2007 yılında da devam eden ticari ilişki olduğu, aradaki ilişkinin cari hesap ilişkisi olması nedeniyle taraflardan birinin zaman zaman alacaklı ve borçlu görünebildiği, 25/09/2007 tarihinde saat 10:53:36'da davacının dava dışı Artı Paz. Ltd Şti'ye Akbank Adana Küçüksaat şubesinden ... Mersin Şubesindeki hesaba 96.460,00 TL'yi adi havaleden farklı olarak EFT ile havale ettiği, havale açıklamasının 'mal karşılığı havale' olarak yazıldığı, aynı gün saat 13:46:54'te Akbank Adana Küçüksaat Şubesinden ... Mersin Şubesine havalenin sehven yapılması nedeniyle iadesi istemiyle yazı gönderildiği, dava dışı havale alıcısının hesabına gönderilen bedelin banka tarafından dava dışı havale alıcısının kredi borçlarına mahsup edildiği, davacının adi havale yerine EFT sistemini tercih ettiği ve havale alıcısının havaleyi kabul etmesi şartının gerçekleşmesine gerek olmadan havale hesaba geçtiğinden havale alıcısınca kabul edilmiş sayılması gerektiği, havale açıklamasında 'mal karşılığı ödeme' yazılması, davacının dava dışı şirketle havale tarihi öncesinde ve sonrasında cari hesap ilişkisinin olması, davacının havalenin sehven veya başka bir amaçla yapıldığını kanıtlayamaması nedeniyle havaleden cayma hakkının koşullarının oluşmadığı, davalı bankanın dava dışı müşterisi hesabına gelen havaleyi aralarındaki kredi sözleşmesi hükümleri gereğince kredi borcuna mahsup etmesinde bir usulsüzlük olmadığı, dolayısıyla davalı bankanın havale bedelini iade yükümlülüğünün doğmadığı gerekçesiyle çoğunluk görüşüyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.