11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.03.2021 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ... sayılı ZMMS poliçe ile sigortalı ...’ya ait sürücüsü ... olan ... plakalı aracın oto ile ... ilçesinde ... caddesini takiben seyri sırasında, sola virajda virajı içerden alması sonucu karşı yönden gelen ... yönetiminde bulunan ... plaka sayılı otoya çarpması sonrasında yol kenarında park halinde bulunan davacıya ait ... plaka sayılı otoya çarpması sonucu davacı aracında hasar meydana geldiğini belirterek, şimdilik 100,00-TL hasar onarım bedeli ve 10,00-TL değer kaybı alacağı ticari işlerde uygulanan en yüksük temerrüt faizi oranı üzerinden ve kaza tarihinden itibaren kabul görmez ise ihtar tarihinden itibaren işleyecek ne yüksek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili mahkememiz sunmuş olduğu 21/012/203 tarihli ıslah dilekçesi ile; Dava dilekçelerinin sonuç ve istem kısmında; 100,00.-TL olarak belirttikleri hasar onarım bedeli alacağı 11.693,68.-TL artırarak toplam 11.793,68-TL hasar onarım bedeli alacağı ve 10,00-TL değer kaybı bedeli alacağını ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faiz oranından ve kaza tarihinden kabul görmez ise ihtar tarihinden itibaren işletilecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tazmini ile ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak kabul edilip, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sözleşmeye bağlılık yani ahde vefa ilkesi uyarınca hakeme başvuru konusu kazadan kaynaklı istem bakımından ZMMS Genel Şartlar dikkate alınarak yargılamaya devam edilmesi ve hüküm kurulması gerektiğini, müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın kazadaki kusur oranı nispetinde müvekkili şirketin sorumluluğu bulunduğunu, bu kapsamda kusur oranının tespit edilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, başvuran tarafa maddi hasar zararı ifa yoluyla ödenmiş ve borcun sonu ermiş olmasından ötürü başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, başvuran tarafa değer kaybı zararı başvuran ait araçta önceki hasardan kaynaklı olan yerler tekrardan hasar gördüğünde ötürü değer kaybı oluşmayacağından başvurunun reddini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bakiye değer kaybının olduğu tespit edilmesi için bilirkişilerce hesaplama yapılacak ise de değer kaybı hesaplamasının 04.12.2021 tarihli ZMMS Genel Şartlarına uygun olarak yapılması gerektiğini, dilekçelerine ekli değer kaybı eksper raporunda da görüleceği üzere, başvurana ait başvuru konusu aracın hasar gören parçalarının daha önceki bir kazadan dolayı da hasarlanmış olduğunu, bu sebeple yeni bir değer kaybı oluşmayacağının anlaşıldığını, bu nedenle başvurucunun taleplerinin hukuki yararı bulunmadığından reddini, hesaplanan maddi zarar tazminatı davacı tarafa ödenmesine rağmen davacı tarafın maddi zarar tazminatı istemi sebepsiz zenginleşme kapmasında olduğunu, başvuran tarafça yaptırılan ve ücreti ödendiği iddia edilen ekspertiz raporu makul giderler kapsamında bulunmadığından bu kalem ilişkin talebin reddini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi ihtimalinde yasal faize hükmedilmesini, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren faiz isteminin haksız ve mesnetten yoksun olduğunu belirterek, öncelikle usule ilişkin itirazlarımızın kabulü ile davanın usulden reddine, mahkemece usulden ret kararı verilmediği takdirde, haksız, mesnetsiz, yasal mevzuata, hukuka ve hukukun genel ilkelerine aykırı olarak açılmış olan davanın esastan reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı taraf delil olarak; ihtarname, hasar ekspertiz raporu, kaza tespit tutanağı, Sigorta Tahkim Komisyonu kararı, sigorta poliçesi, tanık, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delillere dayanmıştır.
Davalı taraf delil olarak; Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi, ekspertiz raporu, hasar dosyası, ödeme dekontu, kaza tespit tutanağı, bilirkişi incelemesi, keşif, tanık ve her türlü yasal delillere dayanmıştır.
Bilirkişi raporu:
Dosyanın teknik bilgi ve bilirkişi incelemesi gerektirmesi nedeniyle, dosya Prof. Dr. ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu 24/11/2022 tarihli raporunda: davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçeli aracın sürücü ... 'ın olayda % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunu, davacı tarafınolayda kusursuz olduğunu, gerekli delillerin dosyaya ibrazı halinde davacının gerçek zararı konusunda mütalaada bulunulacağına dair rapor sunmuştur.
Mahkememiz 30/01/2023 tarihli celsede bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu 18/03/2023 tarihli ek raporunda; aracın hasar durumu ve mevcut delillerin değerendirilmesi sonucu davacının zararının 23.334.-TL olduğunu, davalı tarafından 11.540,32-TL ödendiğinden davacının kalan alacağının 23.334,00 – 11.540,32 = 11.793,68 TL olarak bulunmuş olduğuna dair ek rapor sunmuştur.
Mahkememiz 01/06/2023 tarihli ara kararı ile bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu 02/08/2023 tarihli ek raporunda; aracın hasar durumu ve mevcut delillerin değerendirilmesi sonucu davacının zararının 23.334.-TL olduğunu, davalı tarafından 11.540,32 TL ödendiğinden davacının kalan alacağının 23.334,00 – 11.540,32 = 11.793,68 TL olduğuna dair ek rapor sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava; Trafik kazasından kaynaklanan hasar onarım bedeli ve değer kaybına dair maddi tazminat istemine ilişkindir. Çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasar onarım bedelinin, varsa değer kaybı miktarının tespiti ve davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Dava başlangıçta 100,00 TL hasar onarım bedeli, 10 TL değer kaybı alacağı olmak üzere 110,00 TL değer üzerinden açılmış, bilahare 21/12/2023 tarihinde sunulan dilekçe ile 100,00 TL olan hasar onarım bedeline ilişkin talep 11.693,68 TL artırılarak 11.793,68 TL çıkarılmış ve eksik harç tamamlanmış olup bu değer üzerinden görülüp karara bağlanmıştır.
Davacı dava açmazdan evvel 01/09/2021 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmuş ancak ... Başvuru, ... Karar sayılı 10/02/2022 tarihli karar ile tahkim yargılamasında süreyle kısıtlı inceleme yapıldığı yeni bilirkişi raporu alınması için yeterli süre bulunmadığı, ek süre talebine başvuran vekilinin muvafakat ettiği ancak davalı sigorta vekilinin muvafakat vermediğinden yargılamanın devamına imkan kalmadığından başvuru dosyasının komisyona iadesine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK’nun) 91. maddesi ile araç işletenlere uygulamada “zorunlu trafik sigortası” olarak da adlandırılan “mali sorumluluk sigortası” yaptırma zorunluluğu getirilmiş, anılan maddenin birinci fıkrasında, “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre davalı sigortacının sorumluluğu araç işletenin KTK.'nun 85/1 maddesindeki sorumluyla eşdeğerdir. KTK.'nun 91. maddesi ve Genel Şartlar'ın ilgili hükümlerine göre; "bir şeye zarar vermesi halinde işletenin sorumluluğu, bu zararı gidermede hangi kapsamda ise ZMMS sigortacısının sorumluluğu da aynı kapsamdadır." Bu nedenle kaza sonucu zarar verilen şeyin eski hale gelmesi için gerekli olan tüm onarım, yedek parça, işçilik masrafları ile araçta meydana gelen değer kaybı zararları da sigorta kapsamına girmektedir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; 30/03/2021 günü saat 02.10 sıralarında davalı sigorta şirketi tarafından ... sayılı ZMMS poliçeli ...’ya ait ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... yönetimindeki oto ile ... ilçesinde ... caddesini takiben seyri sırasında, sola virajda virajı içerden alması sonucu karşı yönden gelen ... yönetimindeki ... plaka sayılı otoya çarpması sonrasında yol kenarında park halinde bulunan davacıya ait ... plaka sayılı otoya çarpmış, olay sonucu davacı aracında hasar meydana gelmiştir. Kusur değerlendirilmesi yönünden mahkememizce de uygun bulunup hükme esas alınan 24/11/2022 tarihli Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçeli aracın sürücüsü ...'ın Karayolları Trafik Kanunu'nun 46/1-a bendinden ve yine aynı kanunun 52/1-a ve b bentlerinde düzenlenen kurallara uymadan seyrini sürdürüp kazaya sebebiyet vermesi ile asli ve tam kusurlu olduğu, dava dışı diğer sürücü ... ile park halindeki araç maliki davacı ...'in ise olayda kusursuz olduğu anlaşılmıştır.
18/03/2023 tarihli ek bilirkişi raporuna göre aracın kazadan önceki piyasada değerinin 70.000,00 TL olduğu, hasarlı hali ile değerinin önceki değerinin 2/3'ü kadar olacağı, buna göre hasarlı hali ile değerinin (70.000,00 TL x 2/3) 46.666,00 TL olduğu ve uğranılan zararın 70.000,00 TL - 46.666,00 TL = 23.334,00 TL olduğu davalı sigorta şirketinin 11.540,32 TL ödeme yaptığı, ödeme yapıldığı hususunun davacının da kabulünde olduğu sonuç olarak davacının 11.793,68 TL tazminat isteminde bulunabileceği, aracın onarılmasının ekonomik olmadığı, hurda olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu bu halde ayrıca değer kaybı istenmesinin mümkün olmadığı, faiz istemi yönünden de aracın hususi otomobil olduğu ve ihtarın usulüne uygun tebliğine dair kayıt sunulmadığı gözetilerek arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi uygulanmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Davacının hasar onarım bedelinin tespiti için yapılan ekspertiz ücretinin ekspertiz ücret tarifesine göre belirlenerek yargılama gideri olarak kabul edilmesine ilişkin talebi yönünden ise ne kadar ücret ödendiğine dair herhangi bir evrak sunulmadığı anlaşılmakla bu talep kabul görmemiş ve yargılama gideri kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmamış aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın kısmen kabulü ile;
11.793,68-TL hasar onarım bedelinin 03/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının değer kaybına ilişkin talebinin reddine,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli 805,63-TL ilam harcından peşin alınan 80,70-TL ve bilahare ikmal edilen 199,70-TL harç olmak üzere toplam 280,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 525,23-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvuru harcı ve 199,70-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 361,10-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan 11,50-TL vekalet harcı ve 2.617,25-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 2.628,75-TL yargılama giderinden davanın kabul (%99,91) ve red (%00,09) oranı dikkate alınarak hesap olunan 2.626,58-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 11.793,68-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
8.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabulucu ücretinin 1.558,68-TL'sinin davalıdan 1,32-TL'sinin davacıdan alınarak maliyeye gelir kaydına,
9.Davacı tarafça yatırılan ve harcanmayan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup ana hatları ile anlatıldı. 20/05/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)