kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
YAZIM TARİHİ :
Mahkememizce verilen 22/10/2020 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 12/12/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak, yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 13/10/2016 tarihli dilekçesiyle; davacı şirketin gıda toptancısı olarak Kırşehir ilinde faaliyet göstermekte olduğunu, gıda toptancılığının yanında petrol istasyonları gıda, hayvancılık ve diğer faaliyet alanlarında da faaliyet gösteren köklü bir şirket olduğunu, bu faaliyetlerin yanında davalı firma ile yapmış oldukları sözleşme ile o firmanın da ürünlerini satmaya başladığını, davacı şirket ile davalı şirket vardıkları mutabakat ile " ..." sistemi ile çalışma konusunda anlaştıklarını, yapılan sözlemede davacı bayinin yükümlülükleri söz konusu sözleşmenin 2. bayinin Yükümlülükleri kısmında sayılmış ve 15 alt başlıktan meydana gelmiş olan tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, davacı şirket sözleşmede belirtilen tüm hususları yerine getirmiş olmasına karşın, davalı şirket, zımmı olarak ve de tek taraflı olarak şirketin işleyişini sona erdirmek suretiyle üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmekten kaçındığını, davacı bayiyi zor durumda bırakarak adeta batırmaya çalıştığını, bayi olarak adlandırılan davacı şirketin adı geçen sözleşmenin 8. maddesine göre personel istihdam edeceğini, bu sözleşmeye göre, davalı şirket personelin nasıl olduğuna gerekli eğitimlerine ve de her türlü hususun direkt olarak müdahale edecek olup, bu şekilde de kendi şefi/temsilcisi vasıtasıyla da bu personel alım ve idaresini yaptığını, söz konusu personeller davacı şirket bünyesinde çalışacak olmakla birlikte asıl işyerinin davalı şirket olacağını, sözleşmeye göre personelin tüm maaş, pirim ve özlük hakları davalı tarafından ödenecek, kimlerin çalışacağına ve kimlerin işten çıkarılacağına davalı şirket karar vereceğini, işleyişinde bu şekilde olduğunu, tarafların yapmış oldukları sözleşmenin 5 yıllık olduğunu, söz konusu sözleşme gereğince davalı şirket davacı şirketten 5 yıllığına soğuk hav deposu ve de kuru gıda için kullanılacak depo tutması istenildiğini, sözleşme gereğince de bunun bedelini ödeyeceğini taahhüt ettiğini, ve de müvekkili şirket depo için 2.000,00 TL. + KDV ve soğuk hava deposu için 500,00 TL.+ KDV olarak depo temin ettiğini ve de davalı şirketin talebi üzerine 5 yıllık olarak sözleşme yapıldığını, davlı şirket sözleşme şartlarına uymayı bıraktığı andan itibaren söz konusu kiraları ödemeyi de bıraktığını, davacı şirketin her zaman yaptığı gibi ve de sözleşme şartları dahilinde 2.962,83 TL. bedelli iade faturasını bedelini ödemediğini, yapılan promosyon neticesinde satış yapılan noktalara fiyat farkı adı altında davacı şirkete ödenmediğini, tüm bu fiyat farkları davalı şirket yetkilisi/şefi tarafından bayilerle tek tek görüşüp mutabakat sağlandıktan sonra davacı şirkete ödettirildiğini, bunların hepsi imzalı faturalar olduğunu ve 23.997,42 TL. bedelli olduğunu, davalı şirketin teklifi davacı şirket tarafından kabul edilmedi diye, 31/05/2016 tarihinde 901,48 TL, 64.113,89 TL. ve 35.723,17 TL. iade ve fiyat farkı ile bunlara vade farkı işletilerek davacı şirketi üzerine bu bedellerin bırakıldığını, davalı şirketin şirket bünyesine aldığı 7 personelin işine son vermek suretiyle davacı şirketin işleyişini fiilen sona erdirdiğini, davalı şirket şefi bizzat kedisi gelecek şirket çalışanlarını işten çıkartığını, bu şekilde davacı şirketin çalışamaz hale geldiğini, personelin çıkarılması üzerine davacı şirketin görev alın olan Kırşehir ili ve ilçe ile köylerine Yozgat bayii olan ... Ltd. Şti. isimli firma çalışmaya başlamış olup, davacı ile olan sözleşme fiilen sona erdiğini, tüm ödemelerin ve de menfi müspet zararların tazmini için davacı şirket tarafından davalı şirkete Kayseri . Noterliği vasıtasıyla 07/09/2016 tarihli ihtarname keşide edildiğini, davalı şirket tarafından da Konya . Noterliği vasıtası ile taleplerin kabulünün mümkün olmadığını belirten ihtarname gönderdiğini beyan ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalma kaydıyla, davacı şirketin davalı şirket ile arasındaki sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin tespitini, davalı şirketin feshe sebep olan eylemlerinden kaynaklanan davacı şirketin tüm zararlarından sorumlu olduğunun tespitini ve bu çerçevede davacı şirketin kira bedellerinin sözleşme süresinde ödenmeyen bedellerinin ödenmesini, iade fatura bedellerinin tahsilini, fiyat farklarının ödenmesini, fiyat farklarının ödenmesini, personel özlük haklarının ödenmesini, piyasa alacaklarının ödenmesini, 5 yıl sürmesi öngörülen sözleşme süresince Mahrum kalınan kar kaybının HMK 107. maddeye göre hesaplanarak ödenmesini, yatırım maliyetlerinin hesaplanarak davacıya ödenmesini, sözleşme gereğince davalı şirket tarafından davacının taahhüt edilen ve de ödenmeyen her türlü bedelin, uzman bilirkişilerce hesaplanmak suretiyle ve yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalı vekilinin 17/11/2016 tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle ; öncelikle davacının davasının haksız olması nedeniyle zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, davacı şirket davalı tarafından pazarlanan Torku marka ürünlerin satış ve pazarlamasını yapacağını, davacının dava dilekçesindeki tüm diğer beyanları, taraflar arasındaki sözleşmeye ve sözleşmenin ifası sırasındaki uygulamalara uygun olmadığını, davacı ile davalı şirket arasında, davalı şirketin yetkililerince imzalanmış yazılı bir sözleşme olmadığını, bu sebeple davacı taraf, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarını içeren şekilde tarafların yetkililerince imzalanmış bir sözleşmeyi dava dilekçesiyle birlikte mahkemeye sunamadıklarını, davacı taraf davalı şirketle ... sistemine dayalı sözleşmeyi kendi rızasıyla sonlandırarak yeni bir sözleşme yaptığını, bu sebeple davacının taraflar arasındaki yazılı sözleşmeye atı yaparak beyan ettiği hususların hiç birisinin dayanağının bulunmadığını, davacının dava ettiği hususların tamamı, davalarını haklı gösterme çabasıyla ileri sürelen beyanlar olup, belgelerin büyük bölümü davalının taraf olmadığı, icazet vermediği, her zaman düzenlenebilecek türden belgeler olduğunu ve kabul etmediklerini, taraflar davalı şirketin pazarlamasını yaptığı Torku markalı ürünlerin satışı konusunda anlaştıklarını ve akdin devamı sırasında davalı taraf bu anlaşma hükümlerine riayet ederek davacı şirkete satması için davacının siparişlerini nazara alarak mal sevkiyatı yaptığını, fakat davacı şirket sözleşmeden kaynaklanan edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, davacının davası, kendisinin imzası bulunan ... sistemine göre düşünülmüş sözleşmeye göre dizayn edildiğini, davacı şirket sonradan imzaladığı sözleşmeyi kötü niyetli olarak mahkemeye sunmadığı gibi, bu husustan hiç bahsetmediğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının ticari defterlerine itibar edilecek olup, bunun dışında delil ibrazına muvafakatlarının olmadığını, bu sebeple karşı tarafın sunduğu belge vs.nin delil niteliği olmadığından değerlendirilmeye tabi tutulmamasını, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir
Konya . Noterliği ve Kayseri . Noterliği'nden ilgili ihtarnamelere ait belge suretleri dosyamıza getirtilmiş, İlgili ticaret sicil müdürlüklerinden davacı ve davalı şirketlere ait yönetici ve temsilcilerinin kimler oldukları araştırılmış, tarafların ticari defter ve belgelerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor ve ek rapor alınmış, raporların taraflara tebliği sağlanmış, dava konusu 01/12/2015 tarihli sözleşmedeki davacı şirket adına atılan imzanın davacı şirket temsilcisine ait olup olmadığı hususunda şirket temsilcisinin bulunduğu yer adresine talimat yazılmış, çıkartılan isticvap davetiyesi şirket temsilcisine tebliğ edilmiş ancak şirket temsilcisi duruşmada hazır bulunmadığı bahisle talimatın bila ikmal iade edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin gıda toptancısı olarak Kırşehir ilinde faaliyet göstermekte olduğunu, gıda toptancılığının yanında petrol istasyonları gıda, hayvancılık ve diğer faaliyet alanlarında da faaliyet gösteren köklü bir şirket olduğunu, bu faaliyetlerin yanında davalı firma ile yapmış oldukları sözleşme ile o firmanın da ürünlerini satmaya başladığını, davacı şirket ile davalı şirket vardıkları mutabakat ile " ..." sistemi ile çalışma konusunda anlaştıklarını, yapılan sözlemede davacı bayinin yükümlülükleri söz konusu sözleşmenin 2. bayinin Yükümlülükleri kısmında sayılmış ve 15 alt başlıktan meydana gelmiş olan tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, davacı şirket sözleşmede belirtilen tüm hususları yerine getirmiş olmasına karşın, davalı şirket, zımmı olarak ve de tek taraflı olarak şirketin işleyişini sona erdirmek suretiyle üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmekten kaçındığını, davacı bayiyi zor durumda bırakarak adeta batırmaya çalıştığını, bayi olarak adlandırılan davacı şirketin adı geçen sözleşmenin 8. maddesine göre personel istihdam edeceğini, bu sözleşmeye göre, davalı şirket personelin nasıl olduğuna gerekli eğitimlerine ve de her türlü hususun direkt olarak müdahale edecek olup, bu şekilde de kendi şefi/temsilcisi vasıtasıyla da bu personel alım ve idaresini yaptığını, söz konusu personeller davacı şirket bünyesinde çalışacak olmakla birlikte asıl işyerinin davalı şirket olacağını, sözleşmeye göre personelin tüm maaş, pirim ve özlük hakları davalı tarafından ödenecek, kimlerin çalışacağına ve kimlerin işten çıkarılacağına davalı şirket karar vereceğini, işleyişinde bu şekilde olduğunu, tarafların yapmış oldukları sözleşmenin 5 yıllık olduğunu, söz konusu sözleşme gereğince davalı şirket davacı şirketten 5 yıllığına soğuk hav deposu ve de kuru gıda için kullanılacak depo tutması istenildiğini, sözleşme gereğince de bunun bedelini ödeyeceğini taahhüt ettiğini, ve de müvekkili şirket depo için 2.000,00 TL. + KDV ve soğuk hava deposu için 500,00 TL.+ KDV olarak depo temin ettiğini ve de davalı şirketin talebi üzerine 5 yıllık olarak sözleşme yapıldığını, davlı şirket sözleşme şartlarına uymayı bıraktığı andan itibaren söz konusu kiraları ödemeyi de bıraktığını, davacı şirketin her zaman yaptığı gibi ve de sözleşme şartları dahilinde 2.962,83 TL. bedelli iade faturasını bedelini ödemediğini, yapılan promosyon neticesinde satış yapılan noktalara fiyat farkı adı altında davacı şirkete ödenmediğini, tüm bu fiyat farkları davalı şirket yetkilisi/şefi tarafından bayilerle tek tek görüşüp mutabakat sağlandıktan sonra davacı şirkete ödettirildiğini, bunların hepsi imzalı faturalar olduğunu ve 23.997,42 TL. bedelli olduğunu, davalı şirketin teklifi davacı şirket tarafından kabul edilmedi diye, 31/05/2016 tarihinde 901,48 TL, 64.113,89 TL. ve 35.723,17 TL. iade ve fiyat farkı ile bunlara vade farkı işletilerek davacı şirketi üzerine bu bedellerin bırakıldığını, davalı şirketin şirket bünyesine aldığı 7 personelin işine son vermek suretiyle davacı şirketin işleyişini fiilen sona erdirdiğini, davalı şirket şefi bizzat kedisi gelecek şirket çalışanlarını işten çıkartığını, bu şekilde davacı şirketin çalışamaz hale geldiğini, personelin çıkarılması üzerine davacı şirketin görev alın olan Kırşehir ili ve ilçe ile köylerine Yozgat bayii olan ... Ltd. Şti. isimli firma çalışmaya başlamış olup, davacı ile olan sözleşme fiilen sona erdiğini, tüm ödemelerin ve de menfi müspet zararların tazmini için davacı şirket tarafından davalı şirkete Kayseri . Noterliği vasıtasıyla 07/09/2016 tarihli ihtarname keşide edildiğini, davalı şirket tarafından da Konya . Noterliği vasıtası ile taleplerin kabulünün mümkün olmadığını belirten ihtarname gönderdiğini beyan ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalma kaydıyla, davacı şirketin davalı şirket ile arasındaki sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin tespitini, davalı şirketin feshe sebep olan eylemlerinden kaynaklanan davacı şirketin tüm zararlarından sorumlu olduğunun tespitini ve bu çerçevede davacı şirketin kira bedellerinin sözleşme süresinde ödenmeyen bedellerinin ödenmesini, iade fatura bedellerinin tahsilini, fiyat farklarının ödenmesini, fiyat farklarının ödenmesini, personel özlük haklarının ödenmesini, piyasa alacaklarının ödenmesini, 5 yıl sürmesi öngörülen sözleşme süresince Mahrum kalınan kar kaybının HMK 107. maddeye göre hesaplanarak ödenmesini, yatırım maliyetlerinin hesaplanarak davacıya ödenmesini, sözleşme gereğince davalı şirket tarafından davacının taahhüt edilen ve de ödenmeyen her türlü bedelin, uzman bilirkişilerce hesaplanmak suretiyle ve yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce verilen 22/10/2020 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 12/12/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 12/12/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamında; ''Davalının sözleşmeyi fesh etmekte haklı olup olmadığı değerlendirilerek buna göre davacının dava dilekçesinde belirttiği kalemleri talep edip edemeyeceği hususunda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken sadece taraf defterlerini inceleyen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile,
HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına'' denilmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 12/12/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı doğrultusunda alınan, mali müşavir bilirkişisi ve hukuk hesap bilirkişisinin 19/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ve davalı şirketler arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, aralarında bayilik sözleşmesinin akdedildiği, ayrıca aralarında vardıkları mutabakat ile “ ... ” sistemi ile çalışmak hususunda anlaştıkları, davalı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğinden davacı şirket tarafından Kayseri . Noterliğinin 07.09.2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile, “ ... Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından ... A.Ş. sözleşme hükümlerine uyulmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini talepli ihtarname keşide edildiği Bayilik sözleşmesi gereği beş yıllık süre ile çalışmaya başlanıldığını ve davalının tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini sözleşme hükümlerine uyulmaması üzerine tek taraflı olarak sözleşmenin fesh edildiğine dair ihtarname 19.10.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirketin Konya . Noterliğinin 21.09.2016 tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarı “ İhtarnamede ileri sürdüğünüz hususlar gerçek dışı olup tarafımızdan kabulü mümkün değildir. “ şeklinde ihtarname 23.09.2016 tarihinde tebliğ edildiği belirlendiği, dosya içinde mevcut 27.08.2015 tarihli bayilik sözleşmesi ve “ ... ” sistemi ile ilgili anlaşmanın taraflar arasında imzalanmadığı, imzalı bri nüshasının da dosyaya sunulmadığı taraflarca anlaşıldığı ileri sürülen “ ... ” sisteminin tek taraflı fesh edildiği ve yeni bir sözleşme yapıldığı, davalı şirketçe sözleşmenin imzalı sureti 23.03.2017 tarihinde sunulduğu, taraflar arasında 2016 yılı “Distribütör çalışma koşulları “ başlıklı sözleşme hükümlerine göre ticari ilişkinin devam ettiği, bayilik sözleşmesinin 27.08.2015 tarihli olduğu ancak davacı şirket tarafından imzalı nüshasının dosyaya sunulduğu ve davacı şirketin bu sözleşmeyi 07.09.2006 tarihli ihtarı ile tek taraflı olarak fesh ettiği, sözleşmenin 12. Maddesinde fesh hükümleri taraflarca kabul edilmiş olmakla 12. Maddenin 2. Fıkrası gereğince “ Sözleşmenin son bulması halinde bayi başta kar payı olmak üzere ne nam altında olur ise olsun alacak, tazminat talebinde bulunamaz “ hükmünün mevcut olduğu, sözleşmenin 13. Madde 2. Fıkrasında “ taraflarca uyuşmazlık halinde şirket defter ve kayıtlarının esas alınacağı “ hükmünün kabul edilmiş olduğu,
Davacı tarafın defter incelemesini yapan bilirkişi ... tarafından 12.10.2018 tarihinde sunulan bilirkişi raporu ile davalı tarafın defter incelemesini için benim hazırlamış olduğum 30.07.2019 tarihli raporları değerlendirdiğimizde; davacı ve davalının ticari defter ve kayıtlarında iade faturaların kayıtlı olduğu, dava tarihi itibariyle her iki tarafında borç veya alacağı olmadığı tespit edildiği, davacı tarafın istediği 2014,2015,2016,2017 ve 2018 yılları muavin defter döküm listesi yaklaşık 150 ile 250 sayfa içerdiği, hazırlanması için mesai ve emek gerektiği, ticari defterlerde hesaplarının borç ve alacak bakiyesi üzerinden raporun tanzim ettiğini, beyan etmiştir.
Davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde talimat yoluyla inceleme yaptırılmış, 12/10/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda ; davacı tarafın ticari defterlerinin TTK.na göre usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde ve usulüne uygun olarak yapıldığı, defter kayıtları birbirini doğruladığı, 6100 s.
HMK.nun 222. maddesinin 2. bendine göre sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu iade faturalarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davalıdan borç ya da alacak bakiyesi bulunmadığı belirtilmiştir.
Davalı tarafın defter ve belgelerinde yapılan inceleme sonucu sunulan 30/07/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirkete ait incelenen 2014 yılı yevmiye defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, 2016, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterleri e-defter olduğu, defterlerin GİB onaylı beratlarının usulüne uygun olarak alındığı şematron kontrolünden geçtiği bu durumun açılış ve kapanış tasdiki anlamına geldiği, ticari defterlerin birbirini teyit ettiği, TTK. ve VUK. hükümlerine uygun tutulduğu kendi lehine delil olarak kullanabileceği, davalıya ait incelenen ticari defterlerde, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin iade faturaların ticari defterinde kayıtlı olduğu tespit edildiği, davalı tarafın ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davacıdan borç ya da alacak bakiyesi bulunmadığı belirtilmiştir. 09/06/2020 havale tarihli ek raporunda; davacı ve davalının ticari defter ve kayıtlarında iade faturaların kayıtlı olduğu, dava tarihi itibariyle her iki tarafında borç veya alacağı olmadığı, davacı tarafın istediği 2014, 2015, 2016, 2017 ve2018 yılları muavin defter döküm listesi yaklaşık 150 ile 250 sayfa içerdiğini, hazırlanması için mesai ve emek gerekmekte olduğunu, ticari defterlerde hesapların borç ve alacak bakiyesi üzerinden rapor tanzim edildiği belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın Dava; bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, davacı davasında davalı ile bir sözleşme yaparak toptan mal alımında bulunacağını, bununla ilgili çeşitli faaliyetlerde bulunacağını, yeni personel istihdam edeceğini, bu şekilde aralarında ticari bir faaliyetin başlanacağını belirtmiş, ancak davalının söz konusu sözleşmeye uymadığını belirtilerek, söz konusu davayı açtığı, yapılan bilirkişi incelemelerinde, hem davalının hem davacının birbirlerine karşı herhangi bir hak ve alacakları maddi anlamda ispatlanamadığı, davalı tarafın imza itirazı içeren itirazı incelenmek üzere davacının bildirdiği yer mahkemesinde imza incelemesi yapılması kararı verilmiş ise de ; muhatap imza örneği vermekten imtina ettiği, bu nedenle davacının sözleşme iddiası ispatlanamadığı, her ne kadar davacı her dilekçesinde alacaklı olduğunu iddia etse de ve iddiasını ispatlar delil olarak fatura ve ticari defterlerini işaret etti ise de ; söz konusu alacakları ticari defterlerde tespit edilemediği, mali müşavir bilirkişisi ve hukuk hesap bilirkişisinin 19/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; dosya içinde mevcut 27.08.2015 tarihli bayilik sözleşmesi ve “ Costplus” sistemi ile ilgili anlaşmanın taraflar arasında imzalanmadığı, imzalı bir nüshasının da dosyaya sunulmadığı taraflarca anlaşıldığı ileri sürülen “ Costplus” sisteminin tek taraflı fesh edildiği ve yeni bir sözleşme yapıldığı, davalı şirketçe sözleşmenin imzalı suretinin 23.03.2017 tarihinde sunulduğu, taraflar arasında 2016 yılı “Distribütör çalışma koşulları “ başlıklı sözleşme hükümlerine göre ticari ilişkinin devam ettiği, bayilik sözleşmesinin 27.08.2015 tarihli olduğu ancak davacı şirket tarafından imzalı nüshasının dosyaya sunulduğu ve davacı şirketin bu sözleşmeyi 07.09.2006 tarihli ihtarı ile tek taraflı olarak fesh ettiği, sözleşmenin 12. maddesinde fesh hükümleri taraflarca kabul edilmiş olmakla 12. maddenin 2. fıkrası gereğince “ Sözleşmenin son bulması halinde bayi başta kar payı olmak üzere ne nam altında olur ise olsun alacak, tazminat talebinde bulunamaz “ hükmünün mevcut olduğu, sözleşmenin 13. madde 2. fıkrasında “ taraflarca uyuşmazlık halinde şirket defter ve kayıtlarının esas alınacağı “ hükmünün kabul edilmiş olduğu, davacı tarafın defter incelemesini yapan bilirkişi tarafından 12.10.2018 tarihinde sunulan bilirkişi raporu ile davalı tarafın defter incelemesini için benim hazırlamış olduğum 30.07.2019 tarihli raporları değerlendirdiğimizde; davacı ve davalının ticari defter ve kayıtlarında iade faturaların kayıtlı olduğu, dava tarihi itibariyle her iki tarafında borç veya alacağı olmadığı tespit edildiği anlaşılmakla, davacı haklılığını somut delillerle ispatlamayamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE
2.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 853,88 TL harcın mahsubu ile davacı tarafından fazladan yatırıldığı anlaşılan 426,28 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya İADESİNE,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
5.6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan tahsili ile Hazine'ye irad KAYDINA,
6.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekili için (50.000 TL üzerinden) 17.900,000 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7.Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin istek halinde davacıya iadesine, karar kesinleşinceye kadar iade alınmaz ise gider avansının artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacıya İADESİNE,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/06/2024
Katip Hakim