Aramaya Dön

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVACI: ... - ...
DAVALI: ... - ...
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

BEYANLAR:

Davacı vekili 20.05.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı ... Pazarlama Limited Şirketi, ... Bankası A.Ş.'ye karşı komisyon kesintilerinin iadesi ve vadesinden önce kredi borçlarının tahsili nedeniyle faiz kaybına ilişkin alacak davası açmıştır. Dava değeri, belirsiz alacak davası kapsamında 13.125,00 TL kredi teklif ve değerlendirme ücreti iadesi, 356,85 TL ekstre ücretleri iadesi, 210,00 TL DBS komisyonu iadesi, 180,96 TL POS yazılım donanım bakım ücreti iadesi, 30,00 TL POS adaptör bedeli iadesi, şimdilik 100,00 TL faiz kaybı alacağı ve şimdilik 100,00 TL maddi zarar olmak üzere toplam 14.102,81 TL'dir.

Davacı taraf, müvekkil şirketin bankacılık işlemlerini büyük ölçüde davalı banka aracılığıyla gerçekleştirdiğini, 2019 yılında kredi ve limit revize süreci sırasında müvekkil şirketin herhangi bir olumsuz istihbarat kaydı bulunmadığını ve davalı bankanın revize sürecinde müvekkil şirkete bilgilendirme yapmadığını belirtmiştir. Müvekkil şirket 13.06.2019 tarihinde nakdi kredi riskini sıfırlamış ve teminatta olması gerekenden fazla evrak bulundurmuştur. Müvekkil şirketin ticari kredi kartı borcu 359.951 TL olup, bu borç geçmişten gelen taksitli ödemelerden oluşmaktadır. Davalı banka 12.07.2019 tarihinde müvekkil şirket ile çalışılmayacağını bildirmiş ve kredi limitleri ile ticari kredi kartını kapatmıştır. Müvekkil şirketin hesabından 13.125 TL komisyon kesilmiştir. Müvekkil şirketin DBS limitleri kapalı olmasına rağmen komisyon kesintisi yapılmış, 10.04.2020 tarihinde POS cihazları teslim edilmesine rağmen masraf alınmaya devam edilmiştir. 06.07.2020 tarihinde POS yazılım donanım bakım ücreti adı altında 180,96 TL, 04.08.2020 ve 09.09.2020 tarihlerinde POS adaptör bedeli adı altında toplam 30,00 TL kesinti yapılmıştır. Müvekkil şirketin yıllık olarak yenilediği "Sedir Paketi" komisyon paketi varken, 30.07.2019 tarihinde vadesiz hesabından 1.265,25 TL "KOBİ Paket Ödeme" kesilmiştir ve bu kesinti 06.08.2019 tarihinde Sedir-L paketi olarak tanımlanmıştır. Bu kesinti, müvekkil şirketin talebi olmadan yapılmıştır. Davalı banka bu paketi iptal etmiş ancak komisyon bedelini 22.08.2019 tarihinde iade etmiştir. Bu husus, davalı bankanın müvekkil şirkete karşı tutumunu ve komisyon kesintilerini göstermektedir. Ayrıca, davalı bankadan müvekkil şirket ile imzalanmış olan bankacılık hizmet sözleşmelerinin bir sureti istenmiş ancak cevap alınamamıştır. Bankacılık Kanunu'na aykırı hareket edilmiştir. Davalı banka tarafından müvekkil şirketten haksız şekilde tahsil edilen komisyon kesintilerine ilişkin detaylı açıklamalar yapılmış olup, kredi teklif ve değerlendirme komisyonu olarak 13.125 TL bedelli kesinti yapılmıştır. Bu kesinti, hizmet verilmeden yapılmış ve fahiş bir tutardır. Mahkemenizden bu kesintinin iadesini talep ederiz. Ayrıca, DBS komisyonu iadesi talebimiz bulunmaktadır. Müvekkil şirketin davalı bankada DBS limiti mevcuttur ve bu limit ... A.Ş.'ye tanımlıdır. Davalı banka tarafından müvekkil şirketin DBS limiti kapatılmasına rağmen, DBS komisyonu adı altında kesinti yapılmıştır. Müvekkil şirket bu durumdan dolayı itibar kaybı yaşamıştır. Davalı banka, müvekkil şirketin hesabından 24.07.2019 ve 24.10.2019 tarihlerinde toplam 210 TL DBS komisyonu kesmiştir. Bu kesintilerin ticari faizi ile iadesini talep etmekteyiz. Davalı banka, BCH limitinin teminatını teşkil etmek üzere teslim edilen müşteri çeklerini müvekkil şirkete iade etmemiş ve bu çeklerin tutarlarını serbest bırakmamıştır. Bu durum faiz kaybına neden olmuştur. Müvekkil şirketin DBS limitine bağlı taşıt tanıma sistemi ile son yakıt alımı 23.07.2019 tarihinde gerçekleşmiş olup, DBS limiti kapatıldığı için bu tarihten sonra sistem kullanılamamıştır. Buna rağmen 24.07.2019 ve 24.10.2019 tarihlerinde DBS komisyonu adı altında toplam 210 TL kesinti yapılmıştır. Kesilen komisyonların ticari faizi ile birlikte iadesini talep etmekteyiz. Davalı banka, BCH limitinin teminatını teşkil eden müşteri çeklerini iade etmemiş ve ilgili evrakların vadesi geldiğinde müvekkil şirketin serbest kullanımına bırakmamıştır. Ayrıca, davalı banka müvekkil şirketten haksız komisyon kesintileri yapmış, kredi kartı ödemelerini vadesinden önce tahsil etmiştir. Bu erken ödemeler nedeniyle oluşan faiz kaybının bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını talep ederiz. Müvekkil şirket 10.04.2020 tarihinde POS cihazlarını teslim etmesine rağmen davalı banka POS ücret kesintileri yapmaya devam etmiştir. Kesintilerin iadesini talep ederiz. Kesilen komisyonların listesi aşağıdaki gibidir: 18.07.2019 Kredi Teklif ve Değerlendirme Ücreti 13.125,00 TL, Ticari Kredi Ekstre Ücreti 356,85 TL, 24.07.2019 DBS Komisyonu 105,00 TL, 24.10.2019 DBS Komisyonu 105,00 TL, 06.07.2020 POS Ücreti 180,96 TL, 04.08.2020 POS Adaptör Bedeli 15,00 TL, 09.09.2020 POS Adaptör Bedeli 15,00 TL. Toplam bedel 13.902,81 TL. Davalı banka verdiği hizmetlerin karşılığı olmayan komisyonları müvekkil şirketin hesabından kesmiş ve vadesi gelmeyen kredi borçlarını müşteri hesaplarından tahsil etmiştir. Müvekkil şirket bu durum nedeniyle mağdur olmuştur. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar numaralı, 18.06.2014 tarihli kararı da bu durumu desteklemektedir. Kararda, ticari kredi tahsis ve değerlendirme komisyonu adı altında tahsil edilen komisyonun yerinde olmadığı belirtilmiş ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı bankanın temyiz itirazları reddedilmiştir. Emsal Yargıtay içtihatlarına göre bankalar tarafından kesilen komisyonların iadelerine ilişkin davalarda, diğer bankaların uygulamaları araştırılarak karar verilmektedir. Mahkemenizce de bu hususun araştırılmasını talep ederiz. Ancak her halükarda, davalı banka vermediği hizmetlere karşılık komisyon kesintisi yapmamalıdır. Emsal Yargıtay kararlarına göre, komisyon kesintileri ile ilgili diğer bankaların uygulamaları araştırılmalıdır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar numaralı, 15.01.2020 tarihli kararı ve Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar numaralı, 18.09.2019 tarihli kararı da bu durumu desteklemektedir. Somut uyuşmazlık, GKS ve Finansal Kiralama Sözleşmesi uyarınca leasing yönetim gideri adı altında tahsil edilen ücretin oranı ve miktarının sözleşme ve mevzuata uygun olup olmadığı, davalı bankanın davaya konu kesintiyi yapma hakkı olup olmadığı noktasındadır. Taraflar arasındaki sözleşmede; davacı müşterinin her türlü masrafların, komisyon ücreti, tahsis ücreti kabul ettiği belirlenmiş ve gerekli giderlerin de davacı tarafından karşılanacağı sabit olmakla birlikte, davalı tarafından talep edilen ücretlerin işin niteliğine uygun ve makul olup olmadığının da denetimi gerekmektedir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda başka bankalara ait uygulamalar değerlendirilmiş ise de mahkemece diğer bankalardan uygulamalarının ne olduğunun sorulmadığı, bilirkişi tarafından internetten alınan kayıtlara göre değerlendirme yapılmış ise de bu kayıtlar resmi banka kayıtları olmayıp denetime ve karar vermeye elverişli değildir. Davalının alınan ücretlerin sözleşme ve bankacılık uygulamalarına uygun olduğunu savunması karşısında Mahkemece; diğer bankalardan sözleşme tarihine göre benzer türdeki kredi sözleşmelerinde leasing yönetim gideri adı altında ücret alınıp alınmadığı, alınıyorsa sözleşme tarihlerine göre oranlarının sorulup, karşılaştırılarak, davacıdan tahsil edilen miktarın ne kadar olduğu, diğer bankalarca fiilen hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, tahsil edilen ücretin fahiş olup olmadığının belirlenerek, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında bankacılık alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınıp, ortaya çıkacak sonuca göre taleple ilgili bir karar verilmesi gerektiği halde davanın esasına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilmeden yetersiz inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde görülmüştür. Sonuç itibariyle, açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Açılan davada davacının davalı bankadan aldığı ticari kredi nedeniyle dosya masrafı ve benzeri adları altında alınan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.500,00 TL'nin avans faiziyle birlikte iadesine karar verilmesinin istenildiği, 19.04.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerinin 3.240,00 TL'ye çıkartıldığı mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği ve miktar itibariyle verilen kararın kesin olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesinin komisyon tahsiline ilişkin olarak düzenlenen hükümlerinin 6098 sayılı TBK 20. maddesi çerçevesinde "Genel İşlem Koşulları" olarak değerlendirilerek davalı bankaca önceden bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahisle tahsil edilen komisyonun davacıya iadesine hükmedildiğini, ancak taraflarca düzenlenen kredi sözleşmesinin eki kabul edilen komisyon toplam tutarını içeren "Proje Geri Ödeme Formu" başlıklı belgenin doğrudan davacı için düzenlenen, kişiselleştirilmiş, davacının imzası bulunan ve tahsil edilecek alacak kalemlerini gösterir şekilde düzenlenmiş olmasına rağmen mahkemece genel işlem koşulları hükümlerine tabi tutularak ve buna dayalı olarak sözleşmeye yazılmamış sayılmasının yerinde olmadığından yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle kararın bozulması gerektiği ve ayrıca kabule göre de mahkemece hükmedilen alacak miktarının dava dilekçesi ile talep edilen miktarına dava tarihinden, ıslahla arttırılan miktarına ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usule uygun olmadığı belirtilerek hükmün 6100 sayılı HMK'nın 363/1 maddesi uyarınca kanun yararına bozulması talep edilmiştir. Yukarıda belirtilen gerekçelerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Kanun Yararına Temyiz İsteminin REDDİNE karar verilmiştir." Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar numaralı, 16.12.2019 tarihli kararı şu şekildedir; "Dava; ticari kredi sözleşmesi sebebiyle komisyon vs gibi adlar altında tahsil edilen tutarların istirdadı istemine ilişkindir. Somut olay incelendiğinde, mahkemece, sözleşmede yer alan komisyon ve tahsis ücreti alınacağına dair hükümlerin miktar itibariyle belirsiz olması gerekçe gösterilerek, davalı bankanın üstün konumunu kullanarak tek taraflı olarak ihdas ettiği, karşı taraf aleyhine düzenlemeler içeren ve dürüstlük kurallarına aykırı genel işlem koşulu niteliğinde hükümler olduğu sonucuna ulaşılmışsa da, usulüne uygun olarak kapsam denetimi yapılmadığı anlaşılmaktadır. Zira, davalı banka, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinden önce davacıya bilgilendirme formu verildiğini savunmuş olup, sözleşmenin imzalanmasından önce düzenlenen ve davacının imzasını havi bilgilendirme formunu dosyaya ibraz etmiştir. Bu durumda mahkemece, öncelikle, davalı banka tarafından ibraz edilen belgeler gözetilerek kapsam denetimi yapılması, belirtilen hususların yazılmamış sayılması durumunda, boşluk olduğunun kabulü ve oluşacak boşluğun yukarıda da işaret edildiği bankanın Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve ... Sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 Sayılı Tebliğin 3., 4. ve 6/2 maddeleri uyarınca belirleyip ilan ettiği oranlar, bankanın bu yönde yapmış olduğu bir ilan bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise emsal banka uygulamaları gözetilerek doldurulması, yapılan kapsam denetimi neticesinde sözleşme hükmünün yazılmamış sayılması müeyyidesi ile karşılaşmayacağının kabulü durumunda ise içerik denetimi yapılması, bu kapsamda, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinde davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla komisyon, masraf, erken kapama ücreti vb. adlarla masraf alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, banka tarafından alınan masraf tutarının dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığının, bankanın 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve ... Sayılı Tebliğ ile güncellenen ... Sayılı Tebliğin 3., 4. ve 6/2 maddeleri uyarınca belirleyip ilan ettiği oranlar, bankanın bu yönde yapmış olduğu bir ilan bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise emsal banka uygulamaları gözetilerek belirlenmesi ve varsa fazladan tahsil edilen tutarların davacıya iadesi gerekir." Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar numaralı, 27.05.2016 tarihli kararı şu şekildedir; "Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, banka arasındaki uyuşmazlığın ticari kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, kredi sözleşmesindeki davacı menfaatine aykırı hükümlerin genel işlem koşulu mahiyetinde olduğu, bu sebeple yazılmamış sayılacağı, haksız alınan masrafların iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 420 TL alacağın dava tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmiş, miktar itibariyle kesin olan karar aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan haksız olduğu iddia edilen kesintilerin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde komisyon, ekspertiz, inceleme, muhafaza ve denetim ücreti vb. masraf alınacağına dair hüküm bulunmakta ise de, miktarları konusunda açıklık bulunmamaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, diğer bankalardan aynı nitelikteki krediler için aldıkları masrafların sorulması, bu oranlara göre makul oranın tespit edilmesi ve ardından da bilirkişi incelemesi yaptırılıp, davalı bankanın davacıdan aldığı ücretlerin tespiti ile, davalı Bankanın tahsil ettiği ücretlerin fahiş olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, yerel mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir." Davalı banka, müvekkil şirket ile herhangi bir gerekçe olmaksızın çalışmayacağını belirtmiştir. Öncelikli olarak davalı banka hiçbir gerekçe olmadan sözleşmeyi feshetmiş ve müvekkilimizin mağduriyetine neden olmuştur. Akabinde ise mü vekkil şirkete verilmeyen hizmetler karşılığında da komisyon kesintileri yapılmış ve kart ödemelerinin vadesi gelmeden tahsilat yapılmıştır. Mahkemenizce sözleşmenin haksız feshedilmesinden dolayı müvekkil şirketin zararının bilirkişi incelemesi suretiyle hesaplanmasını talep ederiz. Ayrıca davalı banka tarafından kesilen komisyon bedellerinin iadesine karar verilmesini talep ederiz. SONUÇ VE TALEP : Yukarıda kısaca arz ve izah olunan nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla (HMK Madde 107 - Belirsiz Alacak Davası) 13.125,00 TL kredi teklif ve değerlendirme ücreti, 356,85 TL ekstre ücretleri, 210,00 TL DBS komisyonu, 180,96 TL POS yazılım donanım bakım ücreti, 30 TL POS adaptör bedeli, ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile iadesine, şimdilik 100,00 TL faiz kaybı alacağı, şimdilik 100,00 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve arabuluculuk başvurusu dolayısıyla arabuluculuk ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını arz ve talep ederiz. 20.05.2021."

Davalı vekili 03.08.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir;

Davacı tarafın belirli alacak olmasına rağmen belirsiz alacak davası açtığı ve bunun dava şartı noksanlığı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, talep edilen tutarların zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin basiretli bir tacir olarak her türlü masraf ve komisyonları bilerek kabul ettiğini, müvekkilinin TTK m. 20 gereği ücret isteme hakkının bulunduğunu, alınan ücretlerin bankacılık genel uygulamasına uygun olduğunu ve kredi tahsis işlemlerinin yasal mevzuat çerçevesinde serbestçe belirlendiğini, bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca, dava konusu tutarların iade edilmesi talebinin ahde vefa ilkesine aykırı olduğunu, ticari faiz talebinin yersiz olduğunu ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ifade etmiştir.

Sonuç olarak, davanın reddi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.

MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:

Bilirkişi ... (bankacılık) 19.04.2022 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ... Bankası A.Ş. nezdinde ... Paz. Ltd. Şti. ile imzalanan sözleşmeler gereğince, davaya konu bankacılık hizmetleri ve alınan ücretlerin incelendiği, 12.07.2019 tarihinde yapılan limit revize çalışması için tahsil edilen 13.125,00 TL'nin banka tarafından ilan edilen asgari oran altında olduğu, 2019 yılında çeşitli ücretler tahsil edildiği, DBS komisyonlarının asgari tutarın altında tahsil edildiği, POS hizmetlerine ilişkin ücretlerin sözleşmede belirtilmesine rağmen bankanın hizmet komisyonları tablosunda bu ücretlere dair kaleme rastlanmadığı, kredi kartı ile ilgili hükümlerin yer aldığı ve çeşitli tarihlerde tahsilatların yapıldığı belirtilmiştir.

Sonuç olarak, dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilerek raporun takdirinin Yüce Mahkemeye ait olduğu ifade edilmiştir.

Bilirkişi (Bankacı) ... , 02/06/2023 tarihli ek raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Bankaların ticari müşterilerden alabileceği ücretlerin tür ve niteliklerini belirlemek amacıyla 10.02.2020 tarih ve 31035 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.02.2020 tarihinde yürürlüğe giren Tebliğ ile kredi revize ücreti adı altında bir kalemin bulunmadığını, ... Bankası, ... ve ... Bankası'nın kredi revize ücreti veya benzeri isimlerle hizmet komisyonu almadıklarını belirttiğini, diğer bankalardan gelen yazılarda da bu ücretin bulunmadığını belirtmiştir. ... Ltd. Şti.'nin 2019 yılında ... Bankası nezdinde kredi limitlerinin bulunduğunu, 12.07.2019 tarihli son teklif için 18.07.2019 tarihinde 13.125,00 TL kredi teklif ve değerlendirme ücreti tahsil edildiğini ve bu tutarın alınabilecek en yüksek tutar olan 7.735,39 TL'yi aştığını ifade etmiştir. Ayrıca, firma hesabından tahsil edilen diğer komisyon ve ücretlerin detaylarını vererek, toplam tahsil edilen miktarın usulsüz olduğunu belirtmiştir.

Sonuç olarak, takdiri mahkemeye ait olmak üzere, yapılan tahsilatların iadesi gerektiğini rapor etmiştir.

Bilirkişi (Bankacı) ... , 27.11.2023 tarihli 2. Ek Raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; ... Bankası A.Ş. tarafından ... Ltd. Şti.'ye 12.07.2019 tarihinde yapılan kredi teklif ve değerlendirme ücretinin 13.125,00 TL olarak tahsil edildiği, ancak alınabilecek en yüksek tutarın 7.735,39 TL olduğu hesaplanmıştır. Ayrıca, bankaların ticari müşterilerden alabileceği ücretlere ilişkin olarak 01.03.2020 tarihinde yürürlüğe giren Tebliğ'de kredi revize ücreti adı altında bir kalemin bulunmadığı ve diğer bankaların da bu ücreti almadığı belirtilmiştir. Sedir Paketi kapsamında ücretsiz hesap ekstresi hizmeti bulunmasına rağmen 356,85 TL ücret tahsil edilmiştir. DBS komisyonu olarak 24.07.2019 ve 24.10.2019 tarihlerinde toplam 210,00 TL tahsil edilmiştir, ancak DBS limitinin 29.07.2019 tarihinde kapatıldığı ve 30.09.2019 tarihinde risk çıkışı olduğu belirtilmiştir. POS yazılım/donanım/bakım ücreti olarak 180,96 TL ve POS adaptör bedeli olarak 30,00 TL tahsil edilmiştir.

Bilirkişi raporunda, tahsil edilen bu ücretlerin usulsüz olduğu ve iadesi gerektiği belirtilmiştir. Takdir yüce mahkemeye ait olmak üzere, bu hususların dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir.

Mahkememizce dosya bankacı bilirkişiler ... ... ... oluşan heyete tevdi edilmiş bilirkişi heyetince tanzim edilen 02.06.2024 tarihli rapor da özetle şu hususlar belirtilmiştir; Tüketici kredileri dışında bankaların her türlü kredi işleminden serbestçe faiz, komisyon ve masraf alabileceği, taraflar arasında ticari nitelikte bir ilişki bulunduğu ve yapılan kesintilerin yasa ve sözleşme hükümlerine uygun olduğu, davacı firmadan alınan 13.125,00 TL kredi tahsis ücreti, 210,00 TL DBS ücreti ve 356,85 TL KMH ekstre ve gönderim ücretinin Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi hükümlerine uygun olduğu belirtilmiştir.

Ayrıca, davalı banka tarafından davacının hesaplarından alınan ücretlerin, bankanın ilan ettiği komisyon listesindeki standart tutarın altında olduğu ve iade edilmesi gereken kanuna aykırı ücret olmadığı ifade edilmiştir.

Ancak, 210,96 TL olarak alınan POS adaptör bedeli ve yazılım/donanım/bakım ücreti ile ilgili komisyon listelerinde alınacak ücret ve komisyon tespit edilemediği belirtilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacı şirket ile davalı banka arasındaki bankacılık iş ve işlemleri nedeni ile davacının faiz kaybı ve maddi zararının oluşup oluşmadığı oluşmuş ise miktarının ne olduğu komisyon kesintilerinin iadesinin gerekip gerekmediği gerekiyor ise miktarının ne olduğu ve davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediği hususları olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde; bilirkişi heyetince tanzim edilen 02/06/2024 tarihli rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:

1.Davacının davasının kısmen kabulü ile, Pos Yazılım Donanım Bakım Ücreti ve Pos adaptör bedeli iadesi talebinin kabulüne, toplam 210,96 TL nin en son tahsil tarihi olan 09/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,

2.Davacının diğer taleplerinin ayrı ayrı reddine,

3.Kabul miktarı nazara alınarak 427,60TL karar ilam harcı alınacağından; bu tutarın 421,186 TL'sinden davacı sorumlu olacağından başlangıçta ödenen 240,85 TL düşülmek suretiyle geriye kalan 180,336 TL'nin davacıdan bakiye 5,74 TL'nin ise davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafça ödenen 59,30 TL başvuru harcının kabul ret oranı nazara alınarak 0,89 TL 'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davacı tarafça yapılan 7.560,25 TL masrafın kabul/ ret oranına göre 113,09 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7.Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (kabul/talep oranına göre) 19,25 TL'sinin davalıdan; 1.300,25 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).

8.Karardan sonra yapılacak masrafların %1,50 oranında (kabul oranı) davalıya ; %98,50 oranında (ret oranı) davacıya yüklenmesine,

9.Artan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

10.Davacı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 210,96 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

11.Davalı taraf kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 13.891,85 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/07/2024 Katip ... Hakim ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.