Esas No
E. 2022/6019
Karar No
K. 2024/2292
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2022/6019 E.  ,  2024/2292 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/404 Esas, 2022/446 Karar
DAVALILAR: 1-Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili

Avukat ...

2.Akser Led ve Elektronik Sanayi Ticaret Anonim Şirketi

3....

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE

MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/155 E., 2020/249 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2015/88236 sayılı "TROY TR” ibareli, 09, 35, 36, 38. sınıflardaki mal ve hizmetleri kapsar marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketlerin bu başvuruya itiraz ettiklerini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan itirazların kısmen kabul edildiğini ve 09., 35. ve 38. sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığını, bu karara karşı yaptıkları itirazın YİDK tarafından kısmen yerinde görüldüğünü ve bir kısım hizmetlerin başvuruya iade edildiğini, söz konusu kararın itirazın kısmen reddine ilişkin kısmının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, başvuruda yer alan bütün mal ve hizmetler yönünden tescil işlemlerinin devamının gerektiğini, başvuru konusu ibare ile redde mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, müvekkili şirketin, uluslararası arenada yer alan “visa” ve “master card” gibi ödeme yöntemlerine eşdeğer yerli ödeme sistemini hayata geçirdiğini, bu çalışmanın bir parçası olarak projenin adının “Türkiye’nin Ödeme Yöntemi” olduğunu, Türkiye: TR, Ödeme: O, Yöntemi: Y harflerinden oluşan kısaltma neticesinde TROY olarak belirlendiğini, TROY kök ibareli 20’yi aşkın marka başvurusu bulunan müvekkilinin 2015/18624 sayılı TROY başvurusu için tescil kararı verildiğini, dolayısıyla dava konusu başvurunun da reddedilen mal ve hizmetler yönünden tescilinin gerektiğini ileri sürerek YİDK'in 2016-M-9591 sayılı kısmi red kararının iptaline, başvurunun kapsadığı tüm sınıflar yönünden tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirketler davaya cevap vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; YİDK'in 10.10.2016 tarih, 2016-M-9591 sayılı ret kararının davacıya 14.10.2016 tarihinde tebliğ edildiği, görülmekte olan davanın da 16.12.2016 tarihinde açıldığı, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 53 üncü maddesi uyarınca YİDK kararının iptali için kararın bildiriminden itibaren iki ay içinde yetkili Mahkemede dava açılabileceği, yetkili Mahkemenin aynı KHK’nın 71 inci maddesi uyarınca Ankara Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu, sürenin hak düşürücü nitelik taşıdığı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.03.2014 tarih ve 2014/3072 E., 2014/ 4547 K. sayılı, 01.06.2015 tarih ve 2015/2531 E., 2015/ 7355 K. sayılı emsal kararlarından anlaşılacağı üzere bu hususun dava şartı olduğu, buna göre, davacıya yapılan tebliğin tarihi dikkate alındığında, iki aylık hak düşürücü sürenin son günü olan 14.12.2016 tarihine kadar YİDK kararının iptali istemiyle dava açılması gerektiği, hak düşürücü sürenin dolmasını müteakip 16.12.2016 tarihinde davanın açıldığı gerekçesiyle süresinde açılmayan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 1 inci maddesinde sayılan 2 sayılı cetvel kapsamındaki kuruluşlardan olmakla marka başvuru ve itiraz sahiplerine 7201 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak tebligat yapması gerektiğini, bu durumda davalı YİDK tarafından davacı şirkete yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmadığı incelenerek davanın süresinde açılıp açılmadığının değerlendirilmesi gerekirken söz konusu husus dikkate alınmadan davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı ön kabulüyle eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu YİDK kararının davacıya 14.10.2016 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın ise iki aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 16.12.2016 tarihinde açıldığı, söz konusu kararın davacının marka vekiline usulünce tebliğ edildiği ve davacı tarafça da ne dava dilekçesinde ne de sonraki aşamalarda söz konusu tebligatın usulüne uygun yapılmadığı ve karardan daha sonra haberdar olunduğuna ilişkin bir iddianın ileri sürülmediği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.03.2014 tarih ve 2014/3072 E., 4547 K. sayılı, 01.06.2015 tarih ve 2015/2531 E., 7355 K. sayılı emsal kararlarından anlaşılacağı üzere bu hususun dava şartı olduğu ve İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususuna ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK’nın 53 üncü maddesi.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 7201 sayılı Tebligat Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog