Aramaya Dön

Danıştay 8. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/6349
Karar No
K. 2024/197
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/6349 E.  ,  2024/197 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No: 2023/6349
Karar No: 2024/197
TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ: Av. ...

2.(DAVALI) ... Üniversitesi

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı Dairemizin bozma kararına uyularak verilen kararının, taraflarca karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müdürlüğü ... Anasanat Dalı’nda öğretim görevlisi olarak çalışan davacı tarafından, 27.09.2018 tarihi itibarıyla sözleşmesinin yenilenmeyerek görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; dosya içerisinde mevcut Ankara Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü ... Anasanat Dalı Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısı, Sahne Sanatları Bölümü Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısı, 15/08/2018 tarihli Komisyon Raporu, 2015-2016-2017 yıllarında alınan Yönetim Kurulu Kararları ile en son alınan 27/09/2018 tarihli Yönetim Kurulu Kararının ve dava dosyası içerisindeki tüm belge ve bilgilerin birlikte değerlendirilmesinden; öğretim görevlisi olan davacının gelişme göstermesi beklentisi ile son olarak 27/09/2017 tarihi itibariyle 1 yıl süre ile görev süresinin uzatılmasına rağmen, anılan sürede de piyano icrası konusunda yeterli gelişmeyi gösteremediği, mesleğin icrası konusunda beklentilerden uzakta kalmasının bölüm başkanlığının eğitim ve öğretim faaliyetlerini aksatıcı nitelikte bulunduğu, final, bütünleme ve giriş özel yetenek sınavlarında devamlı raporlu olması nedeniyle diğer öğretim elemanlarının iş yoğunluğunun arttığı gibi, diğer çalışanlarının moral motivasyonlarının da olumsuz etkilendiği hususları birlikte dikkate alındığında, davacının görev süresinin uzatılmamasında kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılarak, davanın reddine verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih, E:... , K:... sayılı kararın Dairemizin 16/03/2023 tarih, E:2020/6131, K:2023/1260 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyulmak suretiyle, davacının sözleşmesinin uzatılmamasına ilişkin olarak ileri sürülen gerekçelerin değerlendirilmesinden, davacının özel yetenek sınavında aday öğrencilere eşlik edemediği iddiası ile ilgili olarak jüri üyelerinin beyanı olduğu ileri sürülmesine rağmen bu konuda tutanak tutulmadığı gibi jüri üyelerinin piyano konusunda akademik yeterlilikleri ile ilgili olarak dosyada belge olmadığı, bütünleme sınavında eşlik edemediği hususunda tutulan tutanağın eksik imzalı ve imza sahiplerinin piyano akademik yeterliliklerinin dosyaya eklenmediği, davacının piyano ile eşlik edemediği hususunda öğrenci şikayeti bulunmadığı, resmi kurumlardan alınan sağlık istirahat raporlarının şekli ve fenni olarak aksinin ispat edilemediği, söz konusu işlemin gerekçesi olan fiillere ilişkin olarak disiplin soruşturması açılmadığı ve herhangi bir disiplin cezasının verilmediği, 2002 yılında ders ücreti karşılığı göreve başlayan davacının çalışmaları hakkında 2015 yılına kadar herhangi bir olumsuz durum olmamasına rağmen, 2015'ten sonra yukarıda açıklanan bir takım idari sorunların yaşanmaya başlandığının görüldüğü, davalı idarece davacının sözleşmesinin uzatılmamasına gerekçe olarak gösterilen hususların somut olarak ortaya konulmadığı, sözleşmesinin uzatılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı, yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazmini istemi yönünden, davacının devam eden bir sözleşmesi bulunmadığından bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının parasal haklar yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, davacının uzmanlık alanında çalışma ve eserinin bulunmadığı, ülke sanatına etkin ve yetkin öğrenciler kazandırma amaçlarının bulunduğu, bu amacın başarılı ve mesleğine bağlı sanatçı ve akademisyenler ile gerçekleştirilebileceği ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının iptale ilşkin kısmının bozulması gerektiği istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müdürlüğü bünyesinde 2002 yılından itibaren ek ders ücreti karşılığı sözleşmeli olarak çalışmaya başlayan davacı, 02/08/2012 tarihinde Opera Anasanat Dalına alınmak üzere piyano alanında ilan edilen öğretim görevlisi kadrosuna 04/09/2012 tarihinde atanmış, davacının görev süresi ''adaylara piyano eşliği yapmak üzere görevlendirildiği 2015-2016 eğitim öğretim yılı giriş özel yetenek sınavının ikinci aşamasında adaylara piyano eşliği etmediği ve eşlik etmekten kaçındığı, eşlikte başarılı olamadığı, bu nedenle piyano icrasındaki yeterliliği konusunda tereddütlerin oluştuğu, bu tereddütlerin giderilmesi ve gelişme göstermesi beklentisi ile 27/06/2016 tarihine kadar uzatılmış, ''2015-2016 ile 2016-2017 eğitim öğretim yılı özel yetenek giriş sınavlarında sınava giren adaylara piyano eşliği yapmak üzere görevlendirildiği, ancak davacının sadece iki parçaya eşlik ettiği ve diğer eserlerin zor olduğunu ve eşlikleri çalamayarak adayları zor durumda bırakmak istemediğini belirterek piyano çalmaktan kaçındığını beyan ettiği, davacının kendi enstrümanı olan piyano icrasındaki yeterliliği konusunda tereddütler oluştuğunun bildirildiği, bu nedenle davacının piyano icrası konusunda oluşan tereddütlerin giderilmesi ve gelişme göstermesi beklentisi kaydı ile görev süresi 27/09/2017 ve 27/09/2018 tarihine kadar bir yıl süre ile ve aynı gerekçelerle tekrar uzatılmış, ardından davaya konu ... tarih ve ... sayılı Yönetim Kurulu kararı ile de; 27/09/2/018 tarihi itibarıyla sözleşmesi yenilenmeyerek görevine son verilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ''Tanımlar'' başlıklı 3. maddesinde; ''Öğretim Görevlisi: Yükseköğretim kurumlarında okutulan dersleri vermek, uygulama yapmak veya yaptırmakla yükümlü olan öğretim elemanıdır.'' olarak tanımlanmış, ''Öğretim görevlileri'' başlıklı 31. maddesinde; ''Öğretim görevlileri; üniversitelerde ve bağlı birimlerinde bu Kanun uyarınca atanmış öğretim üyesi bulunmayan dersler veya herhangi bir dersin özel bilgi ve uzmanlık isteyen konularının eğitim-öğretim ve uygulamaları için, kendi uzmanlık alanlarındaki çalışma ve eserleri ile tanınmış kişiler, süreli veya ders saati ücreti ile görevlendirilebilirler. Öğretim görevlileri, ilgili yönetim kurullarının görüşleri alınarak fakültelerde dekanların, rektörlüğe bağlı bölümlerde bölüm başkanlarının önerileri üzerine ve rektörün onayı ile öğretim üyesi, öğretim üye yardımcısı ve öğretim görevlisi kadrolarına atanabilirler veya kadro şartı aranmaksızın ders saati ücreti veya sözleşmeli olarak istihdam edilebilirler. Öğretim üyesi kadrolarına öğretim görevlileri en çok iki yıl süre ile atanabilirler; bu süre sonunda işgal ettikleri kadroya başvuran öğretim üyesi bulunmadığı ve görevlerine devamda yarar görüldüğü takdirde aynı usulle yeniden atanabilirler. Atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer. Bunların yeniden atanmaları mümkündür. Bu takdirde ilk atama usulü uygulanır. Konservatuvarlar ile meslek yüksekokullarına gerektiğinde sürekli olarak öğretim görevlisi atanabilir. '' hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme: Bölge idare mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme:

Yargı mercilerinde, öğretim elemanlarının sözleşmelerinin yenilenmemesine ilişkin işlemlere karşı açılan davalarda; dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilmesi halinde verilen iptal kararlarının hukuksal sonucu olarak tesis edilen işlemler ortadan kalkmakla birlikte; idare ile ilgili arasındaki sözleşmenin sona ermiş olması nedeniyle ortada bir sözleşme ilişkisi bulunmamakta olup verilen iptal kararları üzerine yetkili idari makam ya da organ tarafından, sözleşmenin yenilenmesi yönünde yeni bir karar alınması gerekmektedir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 31. maddesine göre kadro şartı aranmaksızın sözleşmeli olarak istihdam edileceği, aynı madde hükmüne göre öğretim görevlilerinin, en çok iki yıl süreyle atanabilecekleri, bu süre sonunda işgal ettikleri kadroya başvuran öğretim üyesi bulunmadığı ve görevlerine devamda yarar görüldüğü takdirde aynı usulle yeniden atanabilecekleri, bu takdirde ilk atama usulünün uygulanacağı hükmü yer almaktadır.

Bu durumda; davalı idarede öğretim görevlisi olarak görev yapan davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemin iptal edilmesi nedeniyle, mahrum kaldığı parasal haklarının, yukarıda yer verilen mevzuat hükmü göz önüne alınarak ve sözleşme süresini geçmeyecek şekilde davalı idarece ödenmesi gerekmektedir. Bu itibarla: temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,

1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kabulüne,

2.... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının;

a)Dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden ONANMASINA,

b)Dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı yönünden BOZULMASINA,

3.Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,

4.Kesin olarak, 25/01/2024 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- İdareye; personel çalıştırıp çalıştırmama veya görevi sona eren bir personelin görev süresini uzatıp, uzatmama hususunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin görev süresini uzatmama yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir görevin sona erdirilmesine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, görev süresini uzatmama işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. Oysa süresi devam eden bir görevin sona erdirilmesinde idarenin, göreve son vermenin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla göreve niçin son verildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir görevin uzatılmaması konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani görev süresinin niçin uzatılmadığını somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi görev süresini uzatmaya zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa kamu hizmetine şu veya bu statüde dahil olan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece mütemadiyen kamu hizmetinde kalma sonucunu doğuracaktır. Öte yandan, süreli görevlerde görevlendirmenin başlangıcında ilgililer tarafından görevlendirmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden sona ereceği bilinmekte olup, görevlendirmenin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez. Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacının süresi biten görevlendirmesinin uzatılmayacağı yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmediğimden aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.