Aramaya Dön

Danıştay 12. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/5179
Karar No
K. 2023/7266
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2023/5179 E.  ,  2023/7266 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No: 2023/5179
Karar No: 2023/7266

KARAR DÜZELTME

İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onikinci Dairesinin 08/03/2023 tarih ve E:2021/6531, K:2023/932 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Bursa Adliyesi Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde süresiz geçici görevli şoför olarak görev yapan davacının, görev yaptığı döneme ilişkin yürütülen ceza ve disiplin soruşturmaları sonrası sabit görülen dolandırıcılık fiili nedeniyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesinin 20/11/2017 tarih ve E:2016/25261, K:2017/22951 sayılı bozma kararına uyularak; davacıya yüklenen suçun Türk Ceza Kanunu'nda tanımlanmış olması nedeniyle, davacının, anılan suçu işleyip işlemediğinin; ancak, ceza mahkemesince verilecek karar ile belirlenebileceği, davacı hakkında, aynı eylemleri nedeniyle, "Dolandırıcılık" suçundan yapılan yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "sanığın üzerine atılı suçu işlediği hususunda savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği" gerekçesiyle beraatine karar verildiği, bu durumda, davacının üzerine atılı suçu işlediği, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut delillerle ortaya konulamadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline ve davacının Devlet memurluğundan çıkarıldığı 09/01/2015 tarih ile emekli olduğu 14/01/2015 tarihi arasındaki süreye ilişkin parasal haklarının hesaplanarak, ödenmesi gereken tarihten ödeme tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onikinci Dairesince, temyize konu karar sonuç itibariyle hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın gerekçeli onanmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI : Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışların aynı zamanda suç teşkil edebileceği, söz konusu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları bakımından birbirinden farklı olduğu, ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kuralların birbirinden farklı olduğu, ceza yargılaması sonucunda davacı hakkında beraat kararı verilmiş olmasının disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceğinin açık olduğu ileri sürülerek Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile, ilk derece Mahkemesi kararının kısmen gerekçeli, kısmen düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onikinci Dairesinin 08/03/2023 tarih ve E:2021/6531, K:2023/932 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

Bursa Adliyesi Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde süresiz geçici görevli şoför olarak görev yapan davacının, Bursa E Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumunda denetimli serbestliğe tabi olan bir hükümlüye, kendisinin hakim ve savcıların üstünde bir görev yaptığını beyan ederek, infaz dosyasını İzmir ilinden Bursa iline getirtmek karşılığında hükümlüden 1.400,00 TL aldığından bahisle Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan ceza ve disiplin soruşturması sonucunda fiillin sabit görüldüğü, davacının anılan eylemi nedeniyle memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bedinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak," fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında belirtilmiştir.

Aynı Kanunun 131. maddesinde, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 657 sayılı Kanunun anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylemler, aynı zamanda ceza kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.

Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suç, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur.

Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat etmesi halinde ise aynı veya başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına hukuki bir engel bulunmamaktadır.

Davacının üzerine atılı bulunan ve disiplin soruşturmasına konu olan fiillin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç teşkil etmesi nedeniyle "nitelikli dolandırıcılık" suçundan dolayı yargılandığı davada, Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/03/2021 tarih ve E:2017/497, K:2021/106 sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatine karar verildiği, anılan kararın 15/04/2021 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği görülmüştür.

Disiplin cezasına esas olan soruşturma raporunun içeriği bilgi ve belgelere göre; davacının üzerine atılı disiplin suçunun sübuta ermediği anlaşıldığından, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde ifadesini bulan; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlere bulunmak" fiilinin karşılığı olarak davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmamıştır. Bu durumda, İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmı sonucu itibarıyla yerinde görüldüğünden, bu husus anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.

Temyize konu kararın, "davacının Devlet memurluğundan çıkarıldığı 09/01/2015 tarihi ile emekli olduğu 14/01/2015 tarihi arasındaki süreye ilişkin parasal haklarının hesaplanarak, ödenmesi gereken tarihten ödeme tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmına gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmış, madde gerekçesinde ise; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarında düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir. Öte yandan; yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, yargı mercilerinin, açılan davalarda davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek biçimde karar veremeyeceği tartışmasızdır.

Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinde faiz isteminde bulunulmadığı halde, temyize konu Mahkeme kararında, davacının Devlet memurluğundan çıkarıldığı 09/01/2015 tarihi ile emekli olduğu 14/01/2015 tarihi arasındaki süreye ilişkin parasal haklarının hesaplanarak, ödenmesi gereken tarihten ödeme tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmakta olup, davacının talebi aşılarak yasal faize hükmedilmesinde usul kurallarına uyarlık bulunmamaktadır.

Ancak, bu husus, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan ''... davacının Devlet memurluğundan çıkarıldığı 09/01/2015 tarihi ile emekli olduğu 14/01/2015 tarihi arasındaki süreye ilişkin parasal haklarının hesaplanarak, ödenmesi gereken tarihten ödeme tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ibaresinin, "davacının tazminat isteminin kabulü ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2.Dava konusu işlemin iptaline, davacının tazminat isteminin kabulü ile meslekten çıkarıldığı 09/01/2015 tarihi ile emekli olduğu 14/01/2015 tarihi arasındaki süreye ilişkin parasal haklarının davalı idare tarafından hesap edilerek, ödenmesi gereken tarihten ödeme tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, iptale ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,

3.Temyize konu kararın, ''.. davacının Devlet memurluğundan çıkarıldığı 09/01/2015 tarih ile emekli olduğu 14/01/2015 tarihi arasındaki süreye ilişkin parasal haklarının hesaplanarak, ödenmesi gereken tarihten ödeme tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının, "...davacının tazminat isteminin kabulü ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine"" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3.Temyiz ve karar düzeltme giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,

4.Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, kesin olarak 27/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog