Danıştay 2. Daire Başkanlığı
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/17683 E. , 2023/6032 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Tarım ve Orman Bakanlığı, ... Dairesi Başkanı olarak görev yapmakta olan davacının, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü emrine tarım ve orman uzmanı olarak atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E: ..., K: ... sayılı kararıyla; davacının, 30/10/2014 tarihinden dava konusu işlemin tesis tarihine kadar Tarım ve Orman Bakanlığı, ... Dairesi Başkanı olarak görev yaptığı, bu göreve atanmadan önce Bakanlık taşra ve merkez teşkilatında teknisyen ve mühendis olarak çalıştığı, davalı idarece, davaya konu işlemin takdir yetkisi uyarınca tesis edildiği öne sürülerek 10/09/2019 tarihli savunma dilekçesinde, davacı hakkında 2 adet henüz tamamlanmamış disiplin soruşturması bulunduğunun belirtilmesi üzerine 13/12/2019 tarihli ara kararıyla, bahsi geçen disiplin soruşturmalarının hangi aşamada olduğu, sonuçlanıp sonuçlanmadığının sorulduğu, 23/12/2019 tarihli cevabı yazıda, neticelenen soruşturmalardan birinde 06/07/2018 tarihli "soruşturma izni verilmemesi", diğerinde ise 25/02/2019 tarihli "yazılı olarak dikkatinin çekilmesi" kararları verildiği, davacının başkaca herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, yine dosya kapsamında davacı tarafından, alanıyla ilgili mesleki gelişimine yönelik sertifika ve kurs katılım belgeleri, çeşitli eğitim çalışmalarına aktifliğini gösteren belgeler sunulduğunun görüldüğü, tüm bu bilgi ve belgelerin incelenmesiyle, idareye tanınan takdir yetkisinin bu yönde kullanımını gerektirecek nitelikte davacının görevinde başarısızlığına, disiplinsizliğine veya liyakaten yetersiz olduğuna ilişkin herhangi bir durumun olmadığı, dolayısıyla, idarenin somut ve haklı bir sebebe dayandıramadığı dava konusu işlemde sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı, ayrıca 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 18. maddesinin, yalnızca maddede sayılan görevlerden alınan kamu yöneticilerinin atanabileceği kadroları belirlediğinden ve özlük haklarını düzenlediğinden, görevden almaya yasal bir dayanak niteliği taşımadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava (29/07/2019) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla;, davacının, davalı idarede 03/12/1998 tarihinde teknisyen olarak göreve başladığı, 06/05/2004 tarihinde ünvan değişikliğiyle mühendis olarak görev yapmaya devam ettiği, 30/10/2014 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığı, Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığına atandığı, ... günlü, ... sayılı dava konusu işlemle de, daire başkanlığı görevinden alınarak Tarım Reformu Genel Müdürlüğü bünyesine tarım ve orman uzmanı olarak atandığı, olayda, davacının görevde yükselme sınavı sonucunda atama yapılan şef, şube müdürlüğü gibi yönetici kadrolarında görev yapmadığı, mühendis olarak görev yaptığı sırada takdir yetkisi kullanılmak suretiyle daire başkanı kadrosuna atandığı, dolayısıyla kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde daire başkanlığı kadrosuna atanmadığı görüldüğünden, idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görevini değiştirme konusunda sahip olduğu aynı takdir yetkisini dava konusu işlemin tesisi sırasında kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif nedenlerle kullandığına dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 18. maddesi hükmü uyarınca öğrenim durumu ile önceki kazanımları dikkate alınmak suretiyle tarım ve orman uzmanı kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak, dava reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; hiçbir gerekçe gösterilmeden daire başkanlığı görevinden alınarak uzman olarak atandığı, atama konusunda idareye takdir yetkisi tanınmış ise de; bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığı, sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka uygunluk denetimine tabi olacağı, daire başkanlığı görevine yasal mevzuata uygun olarak hiyerarşik kademelerde görev yaparak atandığı, dava devam ederken Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığına vekaleten görevlendirildiği, görevini başarıyla yerine getiremediğine dair bilgi ve belgenin davalı idarece dosyaya sunulmadığı, takdir yetkisinin hukuka uygun kullanılmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin ve 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Tarım ve Orman Bakanlığında ... Dairesi Başkanı olarak görev yapan davacının, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü emrine Tarım ve Orman Uzmanı (Ş) olarak atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde, kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst veya kurum içinde aynı veya başka yerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri hükme bağlanmıştır. 09/07/2018 günlü, 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı KHK'nin Geçici 1. maddesinin 4. fıkrasının; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında yönetici kadro ve pozisyonlarında bulunup 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin mülga ek 18 inci maddesi hükümleri kapsamında olanlardan yukarıdaki fıkrada yer almayanlar, görevden alındıkları takdirde anılan madde hükümlerine göre işleme tabi tutulur." yolundaki düzenlemesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 18. maddesinde; "22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ile 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu hariç olmak üzere, tabi oldukları personel kanununa bakılmaksızın Başbakanlık, bakanlıklar, bağlı ve ilgili kuruluşlar ile başkan ve üyeleri hariç olmak üzere 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda; (...)
c)Ek göstergeleri 3600 (dâhil) ila 6400 (hariç) olarak tespit edilen yönetici kadro veya pozisyonlarında bulunanlar görevden alındıklarında veya görev süreleri sona erdiğinde;
1.Daha önce 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan merkez teşkilatına ait kadrolar ile mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri ve yeterlilikleri aynı veya benzer nitelik arz eden merkez teşkilatına ait kadro veya pozisyonlarda bulunanlar daha önceki bu kadro veya pozisyonlarına,
2.Daha önce (1) numaralı alt bentte belirtilen kadrolarda bulunmayanlardan ek göstergesi 3600 (dâhil) ila 6400 (hariç) olarak tespit edilen yönetici kadro veya pozisyonlarında toplam en az üç yıl görev yapmış olanlar ilgili kuruma ait (1) numaralı alt bentte yer alan kadro veya pozisyonlardan kurumlarınca tespit edilmiş olan kadro veya pozisyonlarına, atanırlar.(...)" hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi hükmünden anlaşılacağı üzere, kamu görevlilerinin görevlerini ve görev yerlerini değiştirme konusunda idareye takdir yetkisi tanınmakta ise de, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu ve bu yönüyle de yargı denetimine tabi bulunduğu tartışmasızdır.
Uyuşmazlıkta; davacının Tarım ve Orman Bakanlığının taşra birimi olan Niğde ili, Bor İlçe Müdürlüğünde 1998 yılında "Teknisyen" olarak göreve başladığı, 2002 yılında Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları bölümünden mezun olduğu ve 2010 yılında Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstütüsünde Tarım Ekonomisi yüksek lisans programını bitirdiği, 2004 yılında Şırnak İl Müdürlüğüne "Mühendis" kadrosuna atandığı, 2009 yılında Yayın Dairesi Başkanlığı emrine atanan davacının, 30/10/2014 tarihinde "... Daire Başkanı" olarak atamasının yapıldığı, 31/05/2019 tarihine kadar da bu görevini yürüttüğü görülmektedir.
Bu durumda; davacının, daire başkanlığı görevinden alınarak tarım ve orman uzmanı kadrosuna atanmasını gerektirecek şekilde hizmeti aksattığı veya başarısız olduğu ya da görevde kalmasında hizmetin yürütülmesi açısından sakınca bulunduğu yönünde hukuken geçerli somut bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idarece takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka uyarlık; dava konusu işlemin iptaline ilişkin mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle davanın reddi yolundaki bölge idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2.... Bölge İdare Mahkemesi, ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3.2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4.Kullanılmayan ... -TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
5.2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY :
Dava; Tarım ve Orman Bakanlığı, ... Dairesi Başkanı olarak görev yapan davacının, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü emrine Tarım ve Orman Uzmanı (Ş) olarak atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususu yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları Bölümünden 2002 yılında mezun olduğu, 2010 yılında Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde Yüksek Lisans programını bitirdiği, 03/12/1998 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığında teknisyen olarak göreve başladığı, 06/05/2004 tarihinde unvan değişikliğiyle mühendis kadrosuna atandığı, 30/10/2014 tarihinde Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığına atamasının yapıldığı, 30/05/2019 günlü dava konusu işlemle, daire başkanlığı görevinden alınarak Tarım Reformu Genel Müdürlüğü emrine tarım ve orman uzmanı olarak atandığı anlaşılmaktadır.
Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde, idarenin, davacıyı daire başkanlığı kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde ifadesini bulan takdir yetkisi kapsamında atadığı görülmekte olup, davalı idarenin atama konusunda sahip olduğu bu yetkinin davacıyı görevden alma konusunda da mevcut olduğunun kabulü noktasında tereddüt bulunmamaktadır.
Bu durumda; idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği gözönünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararına uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, davacının temyiz talebinin reddiyle temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.