Esas No
E. 2023/4033
Karar No
K. 2024/3490
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2023/4033 E.  ,  2024/3490 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/546 E., 2023/871 K.
DAVA TARİHİ: 04.10.2018
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/55 E., 2022/421 K.

Taraflar arasındaki asıl davada çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, birleştirilen davada ise harici satıma dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde harici satım bedelinin tahsili ve TMK'nın 723. maddesine göre tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada tapu iptal ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı- birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1261 ada 6 parsel sayılı taşınmazın müvekkili tarafından 10.05.2018 tarihinde satın aldığını, davalı tarafın taşınmaza haksız müdahale ettiğini ileri sürerek, müdahalenin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu taşınmazı 30 yıl önce ...'dan satın aldığını, parasını peşin ödediğini, arsanın kendi mülkiyetine geçtiğini, davacının el atmanın önlenmesi davası açmaya hakkı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş; birleştirilen dava dilekçesinde özetle, 1261 ada 6 parsel sayılı taşınmazı davalı ...'dan harici senetle aldığını, davalı ...'in taşınmazın tapusunu vereceğini söylemesine rağmen vermediğini, müvekkilinin taşınmazı satın aldıktan sonra üzerine konut yaptırdığını, müvekkili bu konutta ikamet etmekte iken ... tarafından müvekkili aleyhine el atmanın önlenmesi davası açıldığını, müvekkilinin bu dava ile birlikte taşınmazın davalı ...'ya satıldığını öğrendiğini ileri sürerek, 1261 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde harici satım bedelinin tahsiline ve TMK'nın 723. maddesine göre tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ... ... ile asıl dosyada dava dışı, birleştirilen dosyada davalı olan ... arasında harici olarak satım sözleşmesi yapıldığı, taşınmaz devrinin resmi şekilde yapılması gerektiği, harici satış sözleşmelerinin geçerli olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile el atmanın önlenmesine, birleştirilen davadaki tapu iptal ve tescil talebinin reddine, birleştirilen davada tazminat talebinin kabulü ile 45.500,00 TL malzeme değeri ve 20.053,19 TL ödenen bedelin güncellenmiş değeri olan toplam 65.553,19 TL tazminatın davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, tazminat miktarından daha önce hükmedilen 15.000,00 TL yönünden davalılar ... ile ...'nun müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına, ... yönünden kalan 50.553,19 TL yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı- birleştirilen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; ... ile diğer davalı ... patron-işçi ilişkisi içerisinde olduklarını, daha önceden ... tarafından müvekkiline satılan taşınmazın muvazaalı bir şekilde ...'ya kaçırıldığını, sonra da el atmanın önlenmesi davası açıldığını, ... ile ...'nun iyi niyetli olmadıklarını, mahkemece bononun dikkate alınmadığını, ..., ... ile anlaşarak herhangi bir bedel almadan taşınmazın tapusunu çok küçük bir değer göstermek sureti ile devrettiğini, tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesinin emsal yüksek mahkeme kararlarına da aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, el atmanın önlenmesi davasının reddine, tapu iptali ve tescil davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maliki olduğu 1261 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından eski ... ile yapılan harici satış sözleşmesine dayalı olarak kullanıldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı, harici satış sözleşmesinin geçersiz olması nedeniyle harici satış sözleşmesinin davalıya ayni hak bahşetmeyeceği, davalı tarafından mülkiyet hakkına veya şahsi hakka dayalı üstün hakkın varlığının kanıtlanmadığı dikkate alınarak asıl davada el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, birleştirilen davada tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmesi, birleştirilen davada davacının harici satış sözleşmesine dayalı olarak taşınmazı kullandığı dikkate alınmak suretiyle malzemenin dava tarihindeki değerinin bilirkişiye hesaplattırılarak TMK'nın 723/1 gereğince davacı için uygun bir tazminata hükmedilmesi, davacı tarafından ödenen harici satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca dava tarihi itibari ile ulaştığı değerin tahsiline karar verilmesi kural olarak doğru olduğundan, davalı-birleştirilen davada davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, birleştirilen davada harici satış bedelinden eski malik ...'nun ve TMK'nın 723. maddesine göre malzeme bedeli yönünden yeni malik ...'nun sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de, birleştirilen davada davalılarının istinafı olmadığından bu konuda eleştiri yapılmakla yetinildiği belirtilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı-birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde;

istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, birleşen dava ise harici satıma dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde harici satım bedelinin tahsili ve TMK'nın 723. maddesine göre tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (4721 sayılı Kanun) 683 üncü ve 723 üncü maddesi,

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (4721 sayılı Kanun) 70 inci, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (6098 sayılı Kanun) 237, 2644 sayılı Tapu Kanununun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 89 uncu maddesi

3.Kural olarak, 10.07.1940 tarihli ve 2/77 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre; harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabilirler. Bilindiği üzere geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve eski hale getirmede mal varlığında artış olan tarafın yükümlülüğünün bulunduğunu ifade eder. Buna göre, davacı tarafından bedelin ödeme tarihinden itibaren ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, döviz kurları, altın, memur maaşı ve işçi ücretlerindeki artışlar ve benzeri unsurların ortalamaları alınmak suretiyle denkleştirici adalet ilkesine göre dava tarihine kadar ulaşacağı alım gücünün saptanması gerekir.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı-birleştirilen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.