6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2012/11077 E. , 2012/14270 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı ve davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde temyiz eden davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, peşin ödenen kira parasının istirdadı için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile asıl alacak yönünden itirazın iptaline, takibin devamına, uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili ve davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davalı vekilinin hüküm altına alınan kira alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
İcra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.6.2011 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 9. maddesinde kiralananın deprem, yangın, su baskını ve diğer afetler yüzünden kullanılamayacak hale gelmesi durumunda kiracı bankanın binayı derhal tahliye etmekte serbest olduğu gibi, sözleşme süresi sona ermeden de bir ay önce yazılı olarak mal sahibine haber vermek şartıyla dilediği zaman da sözleşmeyi feshederek binayı tahliye etmekte serbest olduğu kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Anılan düzenleme ile davacı kiracıya sözleşme süresi içinde herhangi bir gerekçe göstermeden bir ay önceden yazılı bildirimde bulunarak kira sözleşmesini fesih ve kiralananı tahliye etme hakkı tanınmıştır. Yine sözleşme metninden yıllık 45.600 TL kira bedelinin davacı kiracı tarafından sözleşme başlangıcında peşin olarak ödendiği anlaşılmaktadır. Davacı kiracı da, sözleşmenin bu maddesine dayanarak 24.6.2011 keşide ve 4.7.2011 tebliğ tarihli ihtarname kira sözleşmesini bir ay sonrası itibariyle feshettiğini, tahliye tarihi itibariyle yıllık peşin ödenmiş kira bedelinden işlemeyen günlere karşılık gelen kısmın ödenmesini davalı kiralayana ihtar etmiştir. Peşi sıra da kiralanan anahtarını 18.8.2011 tarihinde Gaziantep 4. Noterliği'ne tevdi ederek, keyfiyeti aynı gün ./.. keşide ettiği ihtarname ile davalıya bildirmiştir. Ne var ki davalı tarafından kira süresinin bakiyesine ilişkin uhdesinde bulunan kira parası davacıya iade edilmediğinden, davacı, bu kez Gaziantep 9. İcra Müdürlüğü'nün 2011 / 6097 sayılı dosyası ile bakiye kira parası 37.493.33 TL'nin tahsili için davalı hakkında icra takibi yapmıştır. Sözleşmenin 9. maddesi gereğince davacının kira sözleşmesini feshetmesinde ve kalan kira süresine ilişkin kira parasının iadesini istemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bununla birlikte kiralanan, davalı kiralayana teslim edilene ve onun tasarrufuna geçene kadar davacı kiracı kira paralarından sorumludur. Kiralananın anahtarları notere tevdi edilmekle birlikte bu konuda keşide edilen ihtarnamenin ne zaman davalıya tebliğ edildiği konusunda dosyada bir belge ya da bilgi bulunmamaktadır. Söz konusu ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmesi ile kiralananın anahtarının noterden alınması ve davalının tasarrufuna geçmesi mümkün olabileceğinden mahkemenin öncelikle anahtar teslimine ilişkin ihtarnamenin tebliğ tarihi üzerinde durularak, bu tarihten sonraki kira paralarının iadesi yönünden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, gerekçeli kararda da belirtildiği üzere fesih tarihi itibariyle hesaplanan alacağa ilişkin hüküm kurularak fazla kira parasının iadesine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.