6. Hukuk Dairesi
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/11/2023
NUMARASI : Esas - Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI :
İSTİNAF KARARININ
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 23/11/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya satılan mal karşılığında ürün teslim edildiğini, faturasının da kendisine gönderildiğini, ... numaralı, 27/12/2021 tarihli faturada gereğince davalının, müvekkilinden aldığı ürün karşılığında 60.516,30 TL ödeme yapması gerektiğini, 17/11/2021 tarihinde davalının müvekkiline 20.000,00 TL ödeme yaptığını, kalan 40.516,30 TL daha ödeme yapması gerekirken bu ödemeyi yapmadığını, yapılan 20.000,00 TL ödemenin kapora niteliğinde olduğunu, davalıya gönderilen ihtarnamenin de sonuçsuz kaldığını, alacağın tahsili için davalı aleyhinde Konya ..İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalının icra takibine yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Konya .. İcra Müdürlüğünde başlatılan ... esas sayılı icra takibine, yetkiye ve borca itiraz ettiğini, takibin durmasına rağmen yetkiye itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkilinin "... Mh. .... Sk. No:..Çankaya-ANKARA" adresinde ikamet ettiğini, dosyanın öncelikle yetkisizlik kararı verilerek yetkili Ankara İcra Müdürlüğü ve Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, su deposunun esasen 27.10.2021 tarihinde dava dışı ....'den alındığını ve aynı tarihide 42.000 TL ödeme yapıldığını, akabinde su deposunun eklentisi olan vana ve sayaç gibi diğer parçaların da davacı şirketten satın alındığını, anlaşmaya karşılık olan 20.000 TL'nin 17.11.2021 tarihinde davacı şirketin hesabına ödendiğini, bu bedel avans olmadığını ve tüm anlaşmanın sonu olarak ödendiğini, davalı tarafından tanzim edilen faturadan müvekkilinin haberdar edilmediğini, bu hususu ihtar ile öğrendiğini, bu sebeple ticari defter kayıtlarında olmayan faturaya ve içeriğine açıkça itiraz ettiklerini, davacının, dava dışı ... ile birlikte iki defa tahsilat yapmaya çalıştığını, davacı tarafa herhangi bir borçlarının bulunmadığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhinde %20 den az olmamak üzere haksız ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...Somut olayda ispat yükü davacı üzerinde olup, faturaya konu hizmetin sunulduğunun davacı tarafça ispatı gerekir.
Davacı tarafça bu iddianın ispatına yarayan herhangi bir yazılı delil ibraz edilmediği gibi faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmaması karşısında davacının faturaya konu hizmetin sunulduğunu usulünce ispatlayamadığı kabul edilmiştir. Davacı açıkça yemin deliline dayandığından kendisine yemin delili hatırlatılmış ancak yemin teklifinde bulunulmamıştır.
Bu kapsamda davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının feri nitelikteki tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede, davacı takibe itirazın haksız olduğu yönündeki iddiasını usulünce ispatlayamadığından davacının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davalı da tazminat isteminde bulunmuş ise de, tek başına alacağın varlığının ispatlanamaması takibin kötüniyetli olduğunun kabulü için yeterli olmadığından ve davalı tarafça takibin kötüniyetli olduğu savunması usulünce ispatlanamadığından, davalının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle; davanın reddine, tarafların tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine, şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar etmekle, davalının bakiye borcu ödemediğini, faturaya da itiraz etmediğini, müvekkili ile aralarındaki ticari ilişkiyi de inkar etmediğini, davalının ticari defterlerinde yaptığı ödemeye ilişkin girilen kodun yanlış olup bunun da ticari defterlerinin kendisi lehine delil olma özelliğini ortadan kaldırdığını, müvekkiline ait ticari defterlerde yapılan bilirkişi incelemesinde, davalının, müvekkiline dava konusu faturadan kaynaklanan 40.516,30-TL tutarında borcu olduğu ve halen ödemediğinin açıkça ortaya çıktığını, usule uygun tutulan ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliğinde olduğundan dava konusu uyuşmazlığın müvekkilinin ticari defterleri ile ispatlandığını, mahkemece davanın ispat edilemediği yönündeki değerlendirmenin hatalı yapıldığını, davaya konu faturaya yasal süre içerisinde itiraz etmeyen, iade faturası düzenlemeyen ve kötü niyetli şekilde ticari defterlerine kaydetmeyen davalının faturanın geçersizliğini yazılı bir delil ile ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; itirazın iptali talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı taraf, dava konusu icra takibinin dayanağı olan 27/12/2021 tarihli faturaya konu su deposunun davalıya teslim edildiğini, fatura bedelinin 20.000,00 TL'sinin fatura düzenlenmeden önce kaparo olarak ödendiğini, 40.516,30 TL'lik kısmının ödenmediğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmekte, davalı taraf ise davalıdan su deposu değil, su deposunun vana ve sayaç gibi eklentilerinin alındığını ve bedelinin ödendiğini, davalıdan su deposu satın alınmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.
Fatura satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya iş yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir. Faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez. Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini ispatla mükelleftir. Dava konusu somut olayda davacı taraf faturada belirtilen su deposunun davalıya teslim edildiğini ispata elverişli herhangi bir delil bildirmemiştir. Her ne kadar davalı tarafça davalıya gönderilen havalede "su deposu ücreti" açıklamasına yer verilmişse de sözkonusu ödeme faturanın düzenlenmesinden önce yapılmış olduğu gözetildiğinde sözkonusu ödeme davacının davalıya su deposu teslim ettiğini ispata elverişli değildir.
Davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmışsa da yargılama sırasında yemin deliline dayanmayacağını beyan etmiştir. Buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yan bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf taleplerinin HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2.Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4.İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6.Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/07/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Katip
(e-imzalıdır)