45. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 45. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/114
- Karar No
- 2024/818
- Karar Tarihi
- 10.11.2022
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- KALDIRILMASINA
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/114
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili tarafından, davalı şirket aleyhine, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen faturanın, 16.09.2016 tarihinde davalı şirket üzerine keşide olunmuş KDV dahil 920.392,37 TL'lik fatura olduğunu, dava ve takip konusu faturanın davacı müvekkili ile davalı şirket arasında 09.01.2016 tarihinde düzenlenen “Değer Artışı ve Başarı Primi Tutarının Tespiti ve Ödenmesine İlişkin Sözleşme”nin 3.8. maddesinde yer alan muhtelif tarihlerde muhtelif bedellerle keşide edilecek faturaların ikincisi olup, bu fatura bedelinin 31.03.2017 tarihine kadar bedeli ödenmesi gerekirken, davalı tarafından ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile iflas yolu ile icra takibi yapıldığını, borçlunun icra takibine borcunun bulunmadığı iddiası ile itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, söz konusu faturanın müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarında yer aldığını; sonuç ve talep olarak: borçlunun icra takibine vaki haksız ve yersiz itirazının iptaline, bilirkişi marifetiyle tespit edilecek takip tarihinden itibaren faizli tutarı ve yargılama giderleri dahil toplam borcunun ödemesi için “Depo Emri” tebliğine, ödemede direnmesi halinde iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin, icra takibine ve işbu davaya konu fatura içeriğinde yer alan meblağda muaccel bir borcunun bulunmadığını; 09,01.2016 tarihli değer artışı ve başarı primi tutarının tespiti ve ödenmesine ilişkin sözleşme ile bu sözleşmeye referans 01.04.2004 tarihli sözleşme ve ilgili devam sözleşmeler kapsamında, davalı müvekkili tarafından, davacıya bugüne kadar, aşağıda belirtilen kapsamda: 4.215.000.-USD tutarında ödeme yapıldığını; 09.01.2016 tarihli sözleşmenin 3.2. maddesinde ... projesi kapsamında satıştan öngörülen tutarın: 1.000.000.000.-USD, öngörülen maliyetlerin toplamının: 600.000.000.-USD ve değer artışının 400.000.000.-USD olduğunu, hizmet bedelinin de 8.000.000.-USD olarak tahmin edildiğini, çiftçi towers projesi kapsamında satışların henüz tamamlanmadığını, satış sonuçlarına göre ise, öngörülen satış bedellerinin ve maliyet bedellerinin gerçekleşen bedellerle örtüşmediğini; sözleşmenin 3.6, maddesinde, “nihai değer artışına ilişkin hesaplamanın en geç 02.01.2019 tarihinde yapılacağının belirtildiğini, proje teknik ve mali kontrolorü tarafından eylül 2017'de yapılan güncel hesaplamalara göre, sözleşmede 250.000.000.-USD olarak öngörülen proje maliyetinin 365.000.000.-USD olarak belirlendiğini, projedeki 82.000 m” rezidans alanının yarısı 41.000 m'nin satılabildiğini, satışta m2 birim fiyatının 10.000,00-USD yerine ortalama 7.700,00-USD olarak gerçekleştiğini, günün koşulları dikkate alındığında bundan sonraki satışlarda 7.700,00-USD'nin altına düşülebileceğinin göründüğünü; davalı tarafından davacıya yollanan 19.09.2017 tarihli e-mailde, sözleşmede kararlaştırılmış bilirkişi marifetiyle hesap yapılmasına hazır olduklarını, yine davalı tarafından davacıya yollanan 12.10.2017 tarihli ihtarnamede tespit kurulunun oluşturulması talebinde bulunulduğunu, TMK'nin. 2/1 maddesi gereğince, “herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, bu hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumadığını”, davacının yapmış olduğu takibin iyi niyetle bağdaşmadığını; sonuç ve talep olarak: işbu dava ve somut olayda hiçbir hukuki yararı ve anlamı bulunmayan davacının “depo emri” talebinin reddine, mahkemece bu talebin makul görülmesi halinde ise, davalının uğrayabileceği tüm zararları karşılayacak meblağda davacı tarafından teminat sunulmasına, haksız davanın reddine, haksız ve kötü niyetli takip yapan davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... Mahkememiz tarafından 31/05/2022 günlü rapor dikkate alınarak düzenlenen; 19/07/2022 günlü depo kararı duruşma tarihi 10/11/2022 günü dikkate alınarak, yapılan hesaplamaya göre İİK 158. Maddesi gereğince 1.641.938,95 TL borcun ödenmesi için depo emri borçluya tebliğ edilmiş, borçluya verilen süre içerisinde borç ödenmediği gibi, taraf vekilleri mahkememize yapılan 10/11/2022 günlü duruşmaya katılarak davalı vekili hukuki uyuşmazlığa ilişkin fazla ödeme yapılığına ilişkin İstanbul 14 ATM'nin 2022/565 Esas sayılı dosyasını bekletici mesele yapılmasını talep etmiş ise de; mahkememizce davacı vekilinin bu talebe karşın borçlunun fazla ödeme yaptığını belirterek açtığı istirdat davasının iş bu davanın uzamasına yönelik açıldığı, kesinleşmiş davalı defterlerine kayıtlı faturaya dayalı olarak davalı borçlunun itirazına kaldırılmasına karar verilmiş olup, iş bu davanın uzatılması sonucunu doğuracak davanın bekletici mesele yapılması talebi reddedilmiş, mahkememizce alacağın esası hakkında yargılamanın yapıldığı, alacağın tespit edilerek itirazın kaldırılmasına karar karar verilerek bekletici mesele yapılması talebi reddedilmiştir.
Mahkememizce sonuç olarak İİK 155 vd. Maddeleri gereğince açılmış bulunan adi takibe yapılan itirazın kaldırılmış bulunması ve borçluya usulüne uygun olarak İİK 158. maddesi gereğince tebliğ edilen depo kararına rağmen, borcun ödenmediği, davacı tarafından ödeneceğine ilişkin beyan ve talebin de dosyaya sunulmadığı böylece İİK 158. Son cümlesi gereğince borçlunun iflasına" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Açılan istirdat davasının bekletici mesele yapılması gerektiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2003 yılından beri devam ettiği ve davacının davalıya danışmanlık hizmeti vermesi konusunda anlaşma yapıldığı, bu kapsamda birçok sözleşme ve protokol imzalandığı ve davacıya zaman zaman birçok ödemenin yapıldığı, 2011 yılından bu yana yapılan toplam ödeme değerinin 10.129.197,58 ABD doları olduğu taraflar arasındaki sözleşmede değer artış ve başarı priminin hesaplanmasına ilişkin hükümlerin yer aldığı, danışmanlık ücreti adı altında yapılan ödemeler de dahil olmak üzere değer artışı ve başarı primleri sayılmak üzere davacıya yapılan ödemeler toplamının 4.464.450,84 ABD doları (KDV hariç )olduğu, proje kapsamında satıştan elde edilmesi öngörülen tutarın 1.000.000.000,00 ABD doları olup, öngörülen maliyet toplamının ise 600.000.000,00 ABD doları olduğu, tahmini hizmet bedelinin ise %2 hesap ile 8.000.000,00 ABD doları olarak tespit edildiği, ancak varsayılan satış bedeli ve maliyet bedelleri ile esas gerçekleşen bedellerle örtüşmediği, sözleşmede öngörülen tahmini 1.000.000.000.,00 ABD dolarının yakalanmasının fiilen imkansız olduğu, bugüne kadar yapılan sözleşmedeki ödemeler nazara alındığında davalı şirket tarafından fazladan ödeme yaptığı açık olduğu ve davacıya ödenen 10.129.197,58 ABD dolarının karşılıksız kaldığı, bilirkişi raporuna yönelik itirazların değerlendirilmediği, inşaat maliyeti de içerir şekilde toplam proje maliyetinin hesaplanması ve hesaplamaların net alan üzerinden yapılması gerektiği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Davacı tarafça İstanbul ... Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve davalı şirketin iflasına karar verilmesi talep edilmiştir.İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhine 16.09.016 tarih ve ... sıra numaralı faturaya dayalı olarak 878.392,00 TL asıl alacak ve 01.04.2017 ile 27.09.2017 dönemlerine ilişkin olarak 42.000,37 TL faiz olmak üzere toplam 920.392,37 TL alacağın tahsiline yönelik iflas yoluyla adi takipte 27.09.2017 tarihli ödeme emri düzenlenmiş olup, 12.10.2017 tarihli itiraz dilekçesi ile borca, faize ve fer ilerine itiraz edilmiştir. B- ... seri numaralı 744.400,00 TL bedelli Fatura ''sözleşme gereği Çiftçiler Towers Projesi değer artış ve başarı primi kısmi ödemesi 250.000,00 ABD Doları karşılığı olarak'' açıklamasıyla düzenlenmiştir. Sözleşme: Taraflar arasında düzenlenen, ''DEĞER ARTIŞI VE BAŞARI PRİMİ TUTARININ TESPİTİ VE ÖDENMESİNE İLİŞKİN SÖZLEŞME'' de; sözleşmenin amacının taraflar arasında daha önce imzalanan, yürürlük tarihi 1 Nisan 2004 olarak belirlenen ve alınan sözleşmenin AMAÇ başlıklı 2. ,3. ve 4. maddelerinde tanımı yapan hizmetleri veren ...'ın yine anılan sözleşmenin 7.3. Maddesinin B bendinde tanımlanan ''değer artış ve başarı primi'' ödemelerine ve danışmanlık hizmetlerine ilişkin düzenleme yapılması amacını taşıdığı belirtilmiştir.İş bu sözleşmeye göre (madde 2.2.) ...'ın 01.04.2004 tarihli sözleşme konusu hizmeti, 01.04.2004 -31.03.2011 tarihleri arasında vermiş olduğu bu hizmeti takiben, ... A.Ş. ile 01.04.2011 tarihinde başlayan danışmanlık görevi nedeniyle 10.06.2011 tarihinde sözleşme (danışmanlık sözleşmesi) akdedilmiş olup, söz konusu sözleşme de hizmetin 28.02.2019 tarihine kadar devam edeceği belirtilmiştir.İşverenin, 01.04.2004 tarihli sözleşmeyle ifa edilen hizmet ile ilgili olarak 2012 ve 2013 yıllarında ...'e bazı kısmi ödemeler yaptığı, iş bu sözleşme ile 01.04.2004 tarihli sözleşmenin 7.3. maddesinde tanımlanan ''değer artış ve başarı primi''nin nihai olarak tespiti ile ödeme takviminin sözleşmeleri düzenlendiği ifade edilmiştir. (madde 2.3.) Sözleşmede ''ödemeler'' kısmında (madde 3.1.) 01.04.2004 tarihli sözleşme kapsamında verilen hizmetler için yukarıda 2.3 maddesinde belirtilen ödemelere ek olarak ...'e değer artış ve başarı primi ödeneceği, değer artış ve başarı primi olarak ödenecek tutarın, halen inşaatı sürdürmekte olan residence ,ofis ve alışveriş merkezi ile bunlara ilişkin diğer alanlarda oluşan ... Towers projesinden doğacak değer artışı olup , değer artış hesabında projeden elde edilecek satış hasılatının toplamı satılabilir alan olarak kabul edilen 82.000 m2 ve ofis alanı ile zemin kat ve 3 toprak altı kattan oluşan brüt 67.500 m2 bağımsız alışveriş merkezinin satışı ile oluşacağı, bu satışlardan elde edilmesi öngörülen tutarın 1.000.000.000,00 ABD Doları, maliyetin 250.000.000,00 ABD Doları, proje maliyeti ve 350.000.000,00 ABD Doları, arsa bedeli olarak kabul edilmek suretiyle toplam 600.000.000,00 ABD Doları olarak hesaplanacağı, değer artışının ise 400.000.000,00 ABD Doları olarak kararlaştırılacağı belirtilmiştir .Sözleşmenin devamı maddelerinde değer artış ve başarı primi olarak her dönem yönünden ayrı ayrı hesaplanan faturanın KDV ile birlikte ...'e ödeneceği,Projenin hacim ve yüksekliklerinde kamu idaresi veya yerel yönetimler tarafından ya da bilahare yapılacak yeni düzenlemeler sonucu ya da projenin değer artışı anında basılan maliyet ve/veya hasılat tutarlarındaki değişiklikler olması halinde yukarıda öngörülen değer artışının değişebileceğinin taraflarca kabul edilebileceğinin taraflarca kabul edildiği, (madde 3.3.)Nihai değer artışına ilişkin hesaplamanın en geç 02.01.2019 tarihinde yapılacağı, bu tarihe kadar projedeki alanların kısmen veya tamamen satılmaması veya satılamamış olmasının nihai değer artışı hesaplamasına engel olmadığı, satılamamış veya satılmamış bölümlerin üzerinde mutabık kılınacak bir yöntemle hasılata ekleneceği, nihai artışının tespitinde tarafların hangi sebeple olursa olsun 02.01.2019 tarihine kadar kendi aralarında mutabakat sağlayamamaları halinde 02.01.2019 tarihinden 16.01.2019 tarihine kadar ..., ... ve ... tarafından ortaklaşa/birlikte yapacakları çalışmanın sonucunda oy çokluğuyla ulaşılan değerlendirmenin nihai değer artışı olarak kabul edileceği (madde 3.6) hüküm altına alınmıştır. Mail yazışmaları:Davalı tarafça gönderilen 19.09.2017 tarihli mailde , davacının danışmanlık hizmeti verdiği, bu kapsamda ... Projesi için bir sözleşme düzenlendiği, bu sözleşmeye göre danışmanlık hizmeti karşılığının projenin belli tahmini maliyet, gelir ve sonucunda elde edeceği kar ya da değer artışına göre ücretin kararlaştırıldığı, 2 rezidans kule ve 1 AVM'den oluşan projede satılabilir alan olarak planlanan 82000 m2 rezidans /ofis ve net 36000 m2 kiralanabilir AVM alanı bulunduğu, bu hesaplama yapılırken rezidansların ortalama m2 satış fiyatının 10.000,00 ABD doları olarak hesaplandığı, AVM ile birlikte toplamda 1 milyar ABD doları değer hesabının yapıldığı, bu kapsamda ana gider olan arsa maliyetinin 350 milyon ABD doları olarak tespit edildiği ve tahmini proje maliyetinin ise 250 milyon ABD doları olarak hesaplandığı, bu hesaba göre tahminen 400 milyon ABD doları bir değer artışı olacağını öngörüldüğü, başarı ücreti ise kar ya da değer artışının %2'si olarak kararlaştırıldı ve bu tahmini hesaba göre de 8 milyon ABD dolarının bulunduğu, sözleşme kapsamında 4.150.000,00 ABD dolarının ödendiği, ancak hala sözleşme kapsamında fatura kesilmeye devam edilmekte olduğu, sözleşmedeki düzenlemeye göre projenin mevcut gelmiş olduğu durum karşısında ilgili ücret hesabının güncellenmesini zaruri olduğu, nitekim 250 milyon ABD doları olarak öngörülen proje maliyetinin 365 milyon ABD doları olacağının öngörüldüğü, gelir hesabında ise projedeki rezidansların 41000 m2 yani yarısı için satış sözleşmesinin düzenlendiği ve sözleşme kapsamında birim satış fiyatı olan 10.000 ABD dolarının aksine 7.700,00 ABD doları altında gerçekleşiği ve bu ortalama rakamın aşağıya doğru seyrettiği, hedeflenen tahmini 1.000.000.000,00 ABD dolarının yakalanmasının imkansız olduğu, belirtilen bu sebeplerle sözleşme kapsamında ödeme yapılmasının mümkün olmadığı, özellikle projenin finansmanının bankalarca yapılması ve tüm harcama kalemlerinin kreditör bankaların izniyle olması nedeniyle bu aşamada sözleşmeye göre ilave bir ödeme yapılmasını sözleşme kapsamındaki hesaba göre mümkün olmayacağının bankalarca da kendilerine bildirildiği ve bu durumun anlayışla karşılanacağının ümit edildiği ifade edilmiştir. Beşiktaş Belediye Başkanlığı'na yazılan yazıya cevaben ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Bulvarı, ... pafta ... parsel ...6 kapı numaralı taşınmazın imar işlem dosyasında yapılan incelemede yeni yapı için düzenlenen 05.05.2011 tarih ve 2011/2702 sayılı yapı ruhsatı, 29.11.2011-12.11.2012 -06.03.2014 tarihli isim değişikliği yapı ruhsatı bulunduğu yapı kullanma isim belgesine (iskan) rastlanmadığı, ancak söz konusu taşınmaz için 3194 sayılı İmar kanununun geçici 16. maddesi doğrultusunda yapılan başvuru uyarınca yapının tamamı için yapı kayıt belgesinin düzenlendiği belirtilmiştir.Beşiktaş Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından mahkemeye gönderilen 21.12.2020 tarihli yazıda bahse konu yapıya ilişkin kullanma izin belgesinin bulunmadığı belirtilmektedir.Fesihname:Taraflar arasında düzenlenen 08.06.2011 tarihli fesihnamede, 10.06.2011 tarihli taraflar arasında imzalanmış olan ve parasal hakları düzenleyen sözleşmenin feshedildiği belirtilmiş olup, bu fesihnamede parasal haklar konusunda ileride yeni bir düzenlemenin yapılacağı belirtilmiştir.
Bilirkişi Raporları:-02/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... Sözleşmenin 3.2., 3.3. ve 3.8. maddeleri hükümleri çerçevesinde öngörülen 8.000.000.-USD'nin davacı BK Şirketine ödenmesi gerektiği, yine Sözleşmenin 3.3. ve 3.4. maddeleri hükümleri çerçevesinde 02.01.2019 tarihinde tarafların anlaştıkları yöntemle “Nihai Değer Artışı”nın tespiti gerektiği, tarafların “Nihai Değer Artış Hesaplama Yöntemi”nde anlaşamamaları halinde 02.01.2019-16.01.2019 tarihleri arasında ... Kurulu Hakem Heyetçe tespit edilmesinin Sözleşme gereği olduğu kanaatine varmıştır. Davalı ... Vekili, cevap ve diğer dilekçelerinde 82.000 m” (Konut Ofis) alanı ile brüt 67.500 m2 AVM Alanı için 1.000.000.000.-USD Toplam Satış Hasılatının ve 10.000.-USD/m2 Birim Fiyatın öngöruldugunu belirtmektedir. Sözleşmenin 3.2. maddesinde, yukarıda belirtilen m2 alanları için: 1.000.000.000.-USD Satış Hasılatı, 400.000.000.-USD Değer Artışının öngörülmüş olduğu, ancak, Sözleşmede 10.000.-USD/m2 miktarlı bir birim fiyatın öngörüldüğüne ilişkin bir tespite rastlanmamıştır. Bununla beraber, 10.000.-USD/m2 birim fiyatın öngörüldüğüne ilişkin olarak davalının bu iddiasına, davacının bir itirazına da dosyada rastlanmamıştır. Dosyaya sunulan Aralık 2017 tarihli ... tarafından hazırlanan İnşaat İlerleme Raporunda; gerçekleşen İnşaat Alanı olarak: Konut Alanı : 79.861 m2 Ofis Alanı : 9.946m/2 AVM Alanı: 70470 m/2 Otopark Alanı:143.953 m2 belirtilmektedir. Bu Raporda Çiftçi Projesi Toplam Maliyeti 364.926.526.-USD olarak hesaplanmıştır. Ancak bu raporda satış birim fiyatı ve gerçekleşen toplam satış hasılatı ile ilgili bir değerlendirme bulunmamaktadır." şeklindedir. İşbu raporda 2016-2017 ve 2018 sonuç itibari ile tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda, ... A.Ş. firmasının olan borcun 320.01. B004 kodlu muhasebe hesabında takip edildiği bakiyesinin 129.800,00 TL olup aynı bakiyenin 30.06.2019 tarihinde de devam ettiği, ... ise ...A.Ş. firmasına olan borcunu 320. 0019 kodlu muhasebe hesabında takip ettiği ve 2016 sonu bakiyesinin 914.795,00 TL olup aynı bakiyenin 2017, 2018 sonu ve 30.06.2019 tarihlerinde de devam ettiği belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 02.10.2020 tarihli kök rapordan sonra ... projesinin konut ve ticari alanlarında artışlar olduğu belirlenmiş ise de; sözleşmenin 3.3. maddesinde bu gibi durumlarda öngörülen değer artışının değişebileceği taraflarca kabul edilmiştir. Bilirkişi heyetince düzenlenen 01/09/2021 tarihli ek raporda; "Kök rapordan sonra dosyaya sunulu evraklardan dava konusu ...Projesinin konut ve ticari alanlarında artışlar olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi Heyetimizin 08.10.2020 tarihli kök raporunun düzenlenmesi aşamasında heyetimize verilmeyen ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca 30.07.2018 düzenlenme tarihli Yapı Kayıt Belgesi'ne göre, davalı yan tarafından yapılan beyana göre; aynı arsa alanı için (23.859,4 m2); konut bağımsız bölüm sayısı 300, ticari bağımsız bölüm sayısı 277 olduğu, Konut Alanının:158.896,39 m2, Ticari alanın:144.800,13 m2; belirtilmektedir. Bu belge esas alındığında Konut alanı+Ticari alan: 303.696,52 m2 olmaktadır. 30.07.2018 düzenleme tarihli Yapı Kayıt Belgesine göre beyan edilen alanların esas alınması ve davalı vekilinin ticari alanın net alanına (0,50x 144.800,13) =72.400,07 m2) dikkate alınması gerektiği savunmasına göre (Bilirkişi kurulumuz bu savunmaya katılmamaktadır.) Toplam satılabilir alan: 231.296,46 m2 olmaktadır. Bu alanın esas alınması halinde muhtemel satış hasılatı 231.296,46 m2x7.700 USD/m2 = 1.780.982.742 USD’dir. Taraflar arasındaki sözleşmede projede bu tip artan veya azalan ve hesaba etkileyen değişiklikler olabileceği gözönüne alınarak bu durumu kapsayan 3.3 maddesine göre 3.3. maddesinde, “Projenin Hacim ve Yüksekliklerinde Kamu İdaresi veya Yerel Yönetimler Tarafından Mevcut ya da Bilahare Yapılacak Yeni Düzenlemeler Sonucu ya da Projenin Değer Artışlarında Baz Alınan Maliyet ve/veya Hasılat Tutarlarında değişiklikler doğması halinde ön görülen Değer Artışının” değişebileceği öngörülerek kabul edilmektedir. Bu durumda izlenecek yol da yine sözleşmede madde 3.6'da taraflar arasında imza altına alınmıştır. Dosyaya sunulu bir başka belge ise Beşiktaş Belediyesi Teknik Elemanlarınca düzenlenen 21.03.2018 tarihli Yapı Tatil Tutanağı'nın fotokopisinde (fotokopiden okunabilen yazılara göre) 1 ve 2 nolu kulelerinin 45. katları üzerinde 1.500’er m2 alanlı ikişer kat toplam 3000 m2 projesine aykırı imalat yapıldığı, ve bahçede çelik konstrüksiyon altında herbiri 350 m2 alanlı olarak toplam 1400 m2 4 adet dükkan projesine aykırı olarak imar oldukları belirtilmektedir. Dava tarihi itibariyle bu imalatların da olduğu değerlendirilmiştir. 08.10.2020 tarihli kök raporumuzun düzenlenme aşamasında (keşif tarihlerinde) bu kaçak imalatın mevcut olduğu, ancak heyetimizin elinde bu tespiti yapabilecek herhangibir belge ve bilgi bulunmadığından bu tespitin yapılamadığı ve yapılamayacağı açıktır. Bu kaçak imalatlar da gözönüne alındığında gerçekleşen inşaat alanının (davalının 04.11.2020 tarihli dilekçesi de dikkate alınarak) Konut Alanı: 91.357,50 m2 Ofis Alanı: 11.767,6 m2 Avm alanı :70.809,4 m2 Otopark alanı: 143.953 m2 satılabilir (konut+ofis+AVM) alanının = 173.934,50 m2 olabileceği takdir, tahmin ve değerlendirilmektedir. Bu miktar ... raporundaki satılabilir alandan brüt 13.657,50 m2 daha fazladır. Bu durumda ise 7.700 USD/ m2 ortalama birim fiyatı ile toplam hasılat 173.934,50 m2 x 7700 USD/ m2=1.339.295.650 USD görünmektedir. ... Raporuna göre toplam proje bedeli 364.926.526 USD öngörülmektedir. Bu durumda projenin arsa dahil toplam bedeli: 350000 000+ 364.926.526=703.465.253 USD'dir. Projenin Değer Artışı: 1.339.295.650 USD-703.465.253 USD= 635.830.397 USD görünmektedir. Ancak heyetimizin mali incelemesinde; - ... A.Ş.’nin 152.01.001 Muhasebe Hesabında takip ettiği ... Maliyetlerinin 31.12.2018 tarihi itibarı ile 2.488.723.229,36.-TL olduğu, 2018 yılında satılan Konut ve Ofislerinin Maliyeti olan 288.373.015,66.-TL’nin de ilave edilmesiyle, 2018 sonu itibarı ile Maliyetler Toplamının 2.777.096.245,02.-TL olduğu, yıl sonu TCMB Döviz Alış Kuru olan 5,2609 ile USD karşılığının 527.874.744,82.-USD olduğu, 2018 yılından önce, Alınan Avanslar Hesabında Takip Edilen Peşinatlar bu dönemde Fatura edilerek Gelir kaydedilmiş olduğu, 276.711.231,6.-TL Konut ve Ofis Satış Gelirinin aynı kurla USD karşılığının 52.597.698,42.-USD olduğu, dolayısıyla Tarafları arasında yapılan 1.04.2004 tarihli “Değer Artışı ve Başarı Primi Tutarının Tespiti ve Ödenmesine İlişkin Sözleşme”nin 3.2. maddesine atfen, 2018 yılı sonu itibarı ile hasılatın, 276.711.231,6.-TL (52.597.698,42.-USD), Maliyetin ise 2.777.096.245,02.-TL (527.874.744,82.-USD) olduğu, Yine, ... A.Ş.’nin 152.01.001 Muhasebe Hesabında takip ettiği ... Maliyetleri'nin 30.06.2019 tarihi itibarıyla 2.350.921.717,63.-TL olduğu, 2019 yılının ilk 6 ayında satılan Konutların Maliyeti olan 394.192.682,69.-TL ile 2018 yılında satılan Konut ve Ofislerinin Maliyeti olan 288.373.015,66.-TL’nin de ilave edilmesiyle, 30.06.2019 itibarı ile Maliyetlerin Toplam 3.033.487.415,98.-TL olduğu, TCMB Döviz Alış Kuru olan 5,7551 ile USD karşılığının 527.095.518,06.-TL olduğu, 2019 yılının ilk 6 ayında satılan konutlardan elde edilen 323.666.811,44.-TL Hasılat Geliri ile 2018 yılında yapılan 276.711.231,6.-TL Gelirin Toplamının 600.378.043,04.-TL olduğu, aynı kurlar USD karşılığının 104.321.044,47.-USD olduğu, dolayısıyla taraflar arasında yapılan 01.04.2004 tarihli “Değer Artışı ve Başarı Primi Tutarının Tespiti ve Ödenmesine İlişkin Sözleşme”nin 3.2. maddesine atfen, 30.06.2019 sonu itibarıyla Hasılatın 600.378.043,04.-TL (104.321.044,47.-USD), Maliyetin ise 3.033.487.415,98.-TL (527.095.518,06.-USD) olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda; 2018 yılı için Hasılat – Maliyet = 52.597.698,42 USD- 527.874.744,82 USD = 475.277.046,40 USD zarar; 2019 yılı için Hasılat – Maliyet =104.321.044,47.-USD-527.095.518,06.-USD = 422.774.473,60 USD zarar vermektedir. Bu nedenle projenin artan inşaat alanları, maliyetleri, gerçekleşen /gerçekleşmeyen satışları ile birarada sözleşmede öngörüldüğü şekliyle incelenmesi gerekmektedir. ... projesinde kaç adet bağımsız bölüm satıldığı, satılmayan bağımsız bölüm sayıları, satılmayan bağımsız bölümlerin m2 alanı, satılmayan bağımsız bölümlerin nitelikleri dosya kapsamından tespit edilememektedir. Heyetimiz gayrimenkul uzmanı üyesi tarafından Sayın Mahkemenin görevlendirmesi gereğince Beşiktaş Tapu Müdürlüğünde ... projesinin satışı gerçekleştirilmiş olan bağımsız bölümlerin ve satış bedellerinin tespiti ile ilgili olarak Tapu müdürlüğüne gidildiğinde müdür ve müdür yardımcısı tarafından bu çalışmanın 2.5-3 aylık bir çalışma ile olacağı belirtilmiş olup, 29.07.2021 tarihli yazı ile Sayın mahkemeye de bu durum açıklanmıştır. Esasen 09.01.2016 tarihli sözleşmenin 3.6 maddesi “Nihai Değer artışına ilişkin hesaplamanın 02.01.2019 tarihinde yapılacağını belirtmektedir. Bu tarihte inşaatın tamamıyla tamamlanmış olması veya tüm bağımsız bölümlerin satılmış olmasına dair bir kayıt da yoktur. Nihai Değer Artışı hesaplamasında tarafların 02.01.2019 tarihine kadar anlaşamamaları halinde (02.01.2019-16.01.2019 ) arası dönemde ... tarafından ortaklaşa yapılacak çalışma sonucu oy çokluğu ile belirlenecek Nihai Değer Artışı Tutarı'nın taraflarca kabul edileceği kararlaştırılmıştır. Heyetimiz tarafından da kök raporda da belirtildiği üzere gerek hasılat ve gerekse artan satış alanları ve maliyetler konusunda tarafların sözleşmede kabul ettikleri söz konusu heyet tarafından bu çalışmanın yapılması gerektiği" şeklindedir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 22/02/2022 tarihli depo kararına esas bilirkişi raporunda; Mahkemece verilen 11.02.2022 tarihli ara kararda; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında asıl icra takip tarihi itibariyle alacak 878.392,00 TL işlemiş faiz 42.000,37 TL yönünden davalının itirazının kaldırılmasına” belirtilmiştir. Bu çerçevede 24.02.2022 depo emrine esas tutar (duruşma tarihi) tarih itibariyle aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır.Takip Tarihi: 28.09.2017 tarihinden depo Emrine Esas Tarih: 24.02.2022 (duruşma tarihine kadar bilirkişi kurulunca hesaplanan alacak; Davacının talep edeceği işlemiş faiz tutarları icra takip tarihine kadar 42.000,37, icra takip tarihinden depo emrine esas 24.02.2022 tarihine kadar 591.771,49 TL olmak üzere toplamda 633.771,86 TL faiz olarak hesaplanmış olup, 24.02.2022 tarihli depo emrine esas alacak tutarları; -Asıl Alacak: 878.392,00TL, İşlemiş Faiz 633.771,86 TL, -Tahsil Harcı (takipte kesinleşen asıl alacak) 920.392,37 TLx44,55: 41.677,85.-TL-Vekalet Ücreti (takipte kesinleşen asıl alacak) 920.392,37 üzerinden: 50.765,69.TL-Başvurma Harcı 31,40-TL olmak üzere toplam 1.604.807,40TL hesaplanmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 31/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda; 02.06.2022 depo emrine esas tutar (Duruşma tarihi) Tarih itibariyle aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır. Davacının depo tarihi itibariyle davacının talep edeceği işlemiş faiz tutarları icra takip tarihine kadar 42.000,37 TL icra takip tarihinden depo emrine esas 02.06.2022 tarihine kadar 628.916,64 TL olmak üzere toplamda 670.917,01 TL olarak hesaplanmıştır. Yapılan hesaplamalar neticesinde 02.06.2022 tarihli depo emrine esas alacak tutarları; Asıl Alacak: 878.392,00 TL, İşlemiş Faiz: 670.917,01 TL , Tahsil Harcı (takipte kesinleşen asıl alacak)920.392,37 TL x % 4,55: 41.877,85.- TL, vekalet Ücreti(takipte kesinleşen asıl alacak)920.392,37 üzerinden: 50.765,69.- TL, Başvurma Harcı: 31,40.- TL toplam: 1.641.983,95.- TL olarak hesaplanmıştır.Düzenlenen bilirkişi raporları nazara alınarak; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile aleyhinize yapılan takip sonunda; belirlenen borç miktarı olan 878.392,00-TL Asıl Alacak, 670.917,01-TL İşlemiş Faiz, 41.877,85-TL Tahsil Harcı [(takipte kesinleşen asıl alacak) 920.392,37-TLx%4,55], 50.765,69-TL Vekalet Ücreti [(takipte kesinleşen asıl alacak) 920.392,37 üzerinden ], 31,40-TL başvuru harcı olmak üzere 1.641.983,95-TL olan borcun, bu depo kararının tebliğine müteakip 7 gün içinde alacaklıya ödenmesi veya mahkeme veznesine veyahut icra dosyasına depo edilmesi, 7 gün içinde ödeme olmadığı veya mahkeme veznesine veyahut icra dosyasına depo edilmediği takdirde İİK'nin 158. maddesi uyarınca 13. celsede iflasa karar verileceği hususu tebliğ ve ihtar olunmuş ise de, depo emrinde belirtilen bedel ödenmemiş olup mahkemece davalının iflasına dair karar verilmiştir. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:-İflas yoluyla takipte borçlunun istirdat davası açılması:Sunulan istinaf yolu başvuru dilekçesinde, İstanbul 14. ATM'nin 2022/565 E. sayılı dosyasında yapıldığı iddia olunan fazla ödemelerin tespiti ve iadesi için istirdat davası açıldığı ve iş bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiği ileri sürülmüştür.İcra ve İflas Kanunu'nda kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla takipte borçlunun istirdat davası (İİKm. 72/7) açabileceği açıkça öngörmüş olmasına (İİK m.
175.rağmen, genel (adi) iflas yoluyla takipte borçlunun istirdat davası açabileceği konusunda kanunda açık bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak ,doktrinde bu hüküm genel (adi) iflas yoluyla takiplerde de kıyasen uygulanabileceğini yani; ödeme emrine itiraz etmemesi nedeniyle borçlu duruma düşen ve borçlu olmadığı halde iflastan kurtulmak için ödemeyi yapmak zorunda kalan borçlunun İİK'nin 72/7 maddesine göre alacaklıya karşı geri alma (istirdat) davası açabileceğini kabul etmektedir. Borçluya bu olanak sadece, iflas ödeme emrine süresi içinde itiraz etmemiş olması halinde tanınmakta, eğer ödeme emrine süresi içinde itiraz etmişse alacaklının açacağı ''itirazın kaldırılması ve iflas davası ''sonucunda ticaret mahkemesinin vereceği karar'' maddi anlamda kesin hüküm'' (HMK m.
303.teşkil edeceğinden, itirazı ticaret mahkemesince yerinde görülmeyen borçlu daha sonra istirdat davası açamayacaktır. (bkz. Mahmut COŞKUN, Konkordato, s:486)Davaya konu somut olayda, iflas ödeme süresi içerisinde itiraz edilmiş olup, davalı tarafça uyuşmazlığa konu iş bu dava açıldıktan sonra yani yargılama aşamasında fazla ödeme iddiasının tespiti ile iadesine yönelik İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde istirdat davasını açtığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça iflas ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi ile davalının ileri sürdüğü fazla ödeme ilişkin taleplerin, istinafa konu iş bu davada incelenip tartışıldığı, ''itirazın kaldırılması ve iflas davası'' sonucunda ticaret mahkemesinin vereceği kararın maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmesi nazara alındığında, iflas davası açıldıktan sonra açılan istirdat davasının bekletici mesele yapılması yönündeki talebin yerinde olmadığına karar vermek gerekmiştir. Aksi yöndeki istinaf sebebi iş bu nedenle yerinde görülmemiştir. -Sair yönlerden yapılan inceleme:Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta, davacı tarafça davalı aleyhine 09.01.2016 tarihli ''değer artışı ve başarı primi tutarının tespiti ve ödenmesine ilişkin sözleşme''sine dayaı olarak düzenlenen fatura bedelinin ödenmesi amaçlı iflas yoluyla adi takip başlatılmıştır.Davalı taraf icra takibine konu hiçbir fatura nedeniyle alacağın muaccel olmadığını, zira taraflar arasında bugüne kadar belli bir miktar (4.125.000 USD) ödeme yapıldığını ve sözleşmenin 3.6. maddesinde nihai değer artışına ilişkin hesaplamanın nasıl yapılacağının belirlendiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyada yer alan tespitler nazara alındığında, taraflar arasında birden çok sözleşmenin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında ilk sözleşme 01.04.2004 tarihli olup, iş bu sözleşmenin brüt 44,5 net 30 dönümlük Zincirlikuyudaki arazinin hem residential hem de ticari işletmelere yönelik oluşturulan stratejinin ''görev protokolü'' çerçevesinde katkı sağlanmasına yönelik olduğu ve sözleşmenin 7.3. maddesinde takdir ve başarı primlerinin ödenmesi esaslarının düzenlendiği belirtilmiştir.Taraflar arasında düzenlenen 2. sözleşmenin 10.06.2011 tarihli olup iş bu sözleşmenin amacının, Zincirlikuyudaki Çiftçiler ailesine ait arazisinin hem residential hem de ticari işletmelere yönelik oluşturulan projenin uygulanması süre içinde talep edilen danışmanlık hizmetinin verilmesine ilişkin olduğu ve bu sözleşmenin 4. maddesinde sözleşme gereği verilecek hizmetler karşılığında işverenin ...'E uygulamalar ile harcanan mesai ve ofis destek hizmetleri için 100.000,00 TL +KDV ödemesinin taahhüt edildiği , taraflar arasındaki. 06.2011 tarihli 2. sözleşmede, parasal haklar ve ödeme şartlarını tarafların mutabık kalması suretiyle 01.04.2004 başlama tarihi sözleşmenin 31.03.2011 tarihi itibariyle sona erdirmiş olduğu belirtilmiş ve her dönem için hesaplanan yıllık genel takdir primi belirlenmiş, gayrimenkul proje ile ilgili değer artış ve başarı primi 8.000.000 USD olarak kararlaştırılmıştır. Belirlenen bu bedelin %50'sinin (%50+ilgili vade farkı) 31.03.2012 tarihine kadar, bakiye %50 +ilgili vade farkının 31.03.2013 tarihine kadar, işverenin finansman programına uygun aralıklarla ödeneceği, vade farkının ödeme tarihi ile 01.04.2011 arasında kalan süreye yıllık %6 faiz uygulanarak ödeneceği kararlaştırılmıştır.09.01.2016 tarihli sözleşmede ise, sözleşmenin amacının taraflar arasında daha önce imzalanan, yürürlük tarihi 1 Nisan 2004 olarak belirlenen ve alınan sözleşmenin AMAÇ başlıklı 2., 3. ve 4. maddelerinde tanımı yapan hizmetleri veren ...'ın yine anılan sözleşmenin 7.3. Maddesinin B bendinde tanımlanan ''değer artış ve başarı primi'' ödemelerine ve danışmanlık hizmetlerine ilişkin düzenleme yapılması amacını taşıdığı yukarıda ayrıca belirtilmiştir .Sözleşmenin değer artışı ve başarı priminin 3.8. maddelerinde detaylı olarak açıklanmış olup SON HÜKÜMLER başlıklı 5. maddesinde iş bu sözleşmenin 01.04.2004 tarihli sözleşmeye ek olarak düzenlendiği, anılan sözleşmenin bu sözleşmenin ayrılmaz parçası olduğu belirtilmektedir.- Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 02.10.2020 tarihli raporun 21. Sayfasında, dosyaya sunulan Aralık 2017 tarihli ... tarafından hazırlanan inşaat ilerleme raporunda gerçekleşen inşaat alanı olarak, konut alanı 79.861 m2 ,ofis alanı 9.946 m2, AVM alanı 70.470 m2 ve otopark alanı 143.953 m2 olarak belirtilmiştir.Sözleşmenin 3.2. maddesinde, ''değer artış ve başarı primi'' hesaplamasının, projeden elde edilecek satış hasılatının toplam satılabilir alan olarak kabul edilen 82.000 m2 Konut ve ofis alanı ile zemin kat 3 toprak altı kattan oluşan brüt 67.000 m2 bağımsız alışveriş merkezinin satışından oluşacağı belirtildiğinden, net m2 üzerinden hesaplama yapılması gerektiği yönündeki itirazının dosya kapsamına uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak, ... projesi konut ve ticari alanlarında İmar artışı olduğu belirlendiğinden bu duruma göre yapı yapılıp /yapılmadığı, projeye göre yapılması gereken yapı nazara alınarak kaçak yapı bulunup/bulunmadığı, yapının maliyeti, artış değeri, toplam inşaat alanı ve satılabilecek alanın tespitine yönelik açılayıcı tespitler içeren rapor alınması gerekmektedir. HMK'nin 355. maddesi uyarınca inceleme: İlk derece mahkemesince depo emrine esas asıl alacak, işlemiş faiz, icra harç ve masrafları, icra vekalet ücreti hesabı yönünden bilirkişiden alınan 31/05/2022 tarihli raporda; 02/06/2022 tarihi itibariyle depo emrine esas alacak tutarı hesaplanmış ve muhtıra düzenlenmiştir.Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 05/09/2013 tarihli 2013/4197 E. 2013/5054 K. sayılı ilamı "... İİK'nın 158. maddesine göre depo emrinin, verildiği güne kadar alacağın esas ve eklentileri hesaplattırılıp, buna göre bulunacak miktar üzerinden verilmesi ve bu miktarın 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği ihtarını içermesi gerekir. Mahkemece verilen depo emrinde, icra dosyasındaki borcun asıl alacak, faiz ve diğer giderleri ile birlikte icra dosyasına ödenmesi veya mahkeme veznesine depo edilmesi istenilmiş olup; asıl alacak, işlemiş faiz, icra masrafı ve vekalet ücreti kalemlerinden oluşan meblağ açıkça belirtilmediğinden çıkartılan depo emri İİK'nın 158. maddesi hükmüne uygun değildir..."Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 26/10/2020 tarihli 2017/3091 E. 2020/3281 K. sayılı ilamı "... Dava, iflas istemine ilişkindir. İİK'nın 158. maddesine göre depo emrinin, verildiği güne kadar alacağın esas ve eklentileri hesaplattırılıp, buna göre bulunacak miktar üzerinden verilmesi ve bu miktarın 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği ihtarını içermesi gerekir. Depo kararı, verildiği gün için hesaplanan alacağı içermelidir..."Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/07/2015 tarihli 2014/5678 E. 2015/5377 K. sayılı ilamı "... Mahkemece, depo emrinin verildiği güne kadar asıl alacak, faiz ve icra masrafları hesaplattırılıp, borçluya İİK'nın 158. maddesine uygun olarak, depo kararında takip konusu borç ve fer'ilerinin depo kararı tarihi itibariyle ulaştığı miktar açıkça gösterilmeli ve 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği meşruhatı yer almalıdır..."Emsal ilamda da belirtildiği gibi İİK'nin 158. maddesine göre depo emrinin, verildiği güne kadar alacağın esas ve eklentileri hesaplattırılıp, depo emrinde asıl alacak, işlemiş faiz, harç, masraf, vekalet ücreti gibi kalemlerin ayrı ayrı miktarları ile belirtilmesi gerekmektedir. Ancak mahkemece ara karara konu edilen depo emrine esas alacak hesabı 02/06/2022 tarihi nazara alınarak hesaplama yapılmış ve 19/07/2022 tarihli depo kararı düzenlenmiştir. 10/11/2022 tarihli duruşmada depo emri tebliğine rağmen, davalı tarafça yatırılmadığı belirtilerek davalı yönünden iflas kararı verilmiştir.Ancak yukarıda yer alan bilgilerden de anlaşılacağı üzere, mahkemece depo emrinin verildiği güne kadar alacağın esas ve eklentileri hesaplattırıp, borçlu davalıya İİK'nin 158. maddesine uygun olarak takip konusu borç ve fer'isini gösteren depo emri tebliğ edildiği anlaşılmakla, depo emrinin usulüne uygun düzenlendiğine karar vermek gerekmiştir.Doktirinde (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, 2013, Ankara, sh 1118, Talih Uyar tarafından kaleme alınan Ankara Barosu Dergisi, Yıl: 65, Sayı: 2, Bahar 2007, 201-210, İflas Davalarında Yargılama Usulü ve Depo Kararı) ve Yargıtay 19 HD'nin 05.10.2006 tarih ve 8094 E., 9184 K. sayılı ilamında ifade edildiği üzere; depo kararı ile borçluya borcunu ödeyerek iflâs etmekten kurtulabilmesi için son bir imkân tanınmaktadır. Ticaret mahkemesi, depo kararını verirken, borçlunun borçlu olduğuna kesin kanaat getirmiş ve borçlunun itirazının kesin olarak kaldırılmasına karar vermiş, bununla borçlunun iflâsına karar vermek gerektiği sonucuna varmıştır. Ancak mahkeme, depo kararı ile, iflâs kararını yedi gün daha ertelemektedir. Bu yedi gün içinde borç (faiz ve icra giderleri ile birlikte) depo edilmez veya ödenmezse, mahkeme borçlunun iflâsına karar vermek zorundadır. Depo kararında sonraki ilk oturumda alacaklı borçluya borcu ödemesi için mehil verirse, mahkeme, bu mehile göre başka bir oturum günü belirler ve iflâs kararı verilmesini o oturuma erteler. Bu halde, mahkemenin, o günkü duruma göre yeni bir depo kararı vermesi ve bunu yeni oturum günü ile birlikte borçluya veya vekiline tefhim veya tebliğ etmesi gerekir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 19/09/2013 tarih 2013/3665 E. 2013/5527 K. sayılı ilamı) Yukarıda da belirtildiği üzere, mahkemece, depo kararının verildiği gün sonrasında yapılan duruşmada iflas kararı verilmemesi ve duruşmanın talik edilmesi durumunda, mahkemenin, o günkü duruma göre yeni bir depo kararı vermesi gerekmektedir. İş bu nedenle, mahkemece düzenlenen depo emri İİK'nin 158. maddesi hükmüne aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK 353/1.a.6, 355 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dairemizin kararına uygun şekilde işlem yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2017/1135 Esas, 2022/683 Karar sayılı ve 10/11/2022 tarihli kararının HMK'nin 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine,4-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye GELİR KAYDINA, istinaf karar harcının talep halinde davalıya İADESİNE, 5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/06/2024