6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2011/3388 E. , 2011/5740 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... ve dahili davalı vekili Av. ... ile davacılar vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacılar adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı ... ve dahili davalı ... vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden Davalı ... vekilinin tüm ve dahili davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dahili davalı ... vekilinin önalım bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, müvekkillerinin paydaşı oldukları 11 parsel No’lu taşınmazda diğer payın davalı ... tarafından 14.1.2009 tarihinde satın alındığını çok kısa bir süre önce öğrendiklerini, önalım haklarını kullanmak istediklerini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın süresinde açılmadığını, taşınmazın uzun süredir fiilen taksim edilerek kullanıldığını, dava konusu edilen taşınmazın bitişik 10 No’lu parselde bulunan apartmanın otoparkı durumunda olup müvekkilinin bu apartmanda aldığı daire ile birlikte dava konusu payı da satın aldığını, taşınmaz fiilen taksim edildiğinden önalım hakkının kullanılamayacağını belirterek, kötü niyetle açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dahili davalı ... vekili, dava konusu payı 29.5.2009 tarihinde davalı ...’dan 80.000 TL bedelle satın aldığını, müvekkilinin de 10 No’lu parseldeki apartmanda oturup dava konusu edilen payın ilişkin bulunduğu 11 No’lu parselde de 23.12.1970 tarihinden beri paydaş olduğunu, paydaşa karşı önalım hakkının kullanılamayacağını belirterek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma hakkını veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile de kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret önalım bedelini depo etmesi gerekir. Yargılama sırasında payın bir başkasına farklı bedelle satılması halinde davacının hangi satış bedelinden sorumlu olacağı hususu son satın alanın iyi veya kötü niyetli olmasına göre çözümlenir. Son satın alan kişi kötü niyetli ise davacı ilk satış bedeli ile aksi halde son satış bedeli ile sorumlu olacaktır. Burada kanıtlama yükümlülüğü davacıya aittir.
Olayımıza gelince: dava konusu edilen 11 parsel No’lu taşınmazdaki 1/6 pay ilk önce taşınmazın paydaşlarından Lale Bedirhanoğlu tarafından 14.1.2009 tarihinde 60.000 TL bedelle davalı ...’a satılmış, davacının bu pay satışına yönelik olarak 8.5.2009 tarihinde önalım davası açmasından sonra bu kez ... tarafından 29.5.2009 tarihinde 80.000 TL bedelle dahili davalı ...’ye satılmıştır. HUMK’nun 186. maddesi gereğince davayı yeni paydaşa yönelten davacı, satışın kötü niyetle ve yüksek bedelle yapıldığını iddia ederek bu konuda tanık deliline dayanmıştır. Davacı tanıkları ise dahili davalının payı kötü niyetle aldığı konusunda bir beyanda bulunmamışlardır. Davacı, dahili davalı ...’nün payını kötü niyetle aldığı konusunu kanıtlayamamış olduğundan tapuda gösterilen ikinci satış bedeli üzerinden önalım hakkının kullanılıp kullanılmayacağı sorularak, kullanılacağının beyan edilmesi halinde önalım bedelinin depo edilmesi için uygun süre ve olanak verildikten sonra oluşan duruma göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.