Esas No
E. 2023/1013
Karar No
K. 2024/4226
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2023/1013 E.  ,  2024/4226 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1215 Esas-2022/2179 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars 1. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi

SAYISI: 2018/563 Esas, 2020/152 Karar

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket yetkilisi ... ile sürekli makine alışverişinde bulunduklarını, kendisinden 15 adet çayır biçme makinesi, 5 adet süperyo çift bıçak çayır biçme makinesi ve 4 adet kırma makinesi siparişi verdiğini, karşılığında 132.670,00 TL değerinde senet verdiğini, şirket yetkilisi tarafından 5 adet zıpkalı çayır biçme makinesi ve 1 adet çift bıçak çayır biçme makinesi gönderdiğini, toplam değerinin 18.800,00 TL olduğunu, başka bir malzeme göndermediğini, 18.800,00 TL değerindeki senetlerden geri kalan senetleri iade etmediğini, bu nedenle senetlerin iptal edilmesinitalep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilin davacıyla 15 adet çayır biçme makinesi, 5 adet süperyo çift bıçak çayır biçme makinesi ve 4 adet kırma makinesi satışı konusunda anlaştığını, davacının bu satışa karşılık müvekkile senetler verdiğini, müvekkilin davacıya makinelerin bir kısmını teslim etmesine rağmen davacının ödeme günü borçlarını ödemediğini, bunun üzerine icra takipleri başlatıldığını, davacının halen müvekkiline olan borçlarını ödemediğini savunarak bu nedenle davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki temel ilişkinin tarım makineleri alım satımına ilişkin olduğunun sabit olduğu, davalı alacaklı tarafça davacının malın (tarım makinelerinin) teslim edilmediği ikrar edildiğinden davacının iddiasını kanıtlamak yükümlülüğünün kalmadığı, davalının bir kısım malları teslim ettiğini ancak vadesi gelen bonoların ödenmemesi nedeniyle kalan malların teslim edilmediği şeklindeki savunmasına göre dava tarihi itibariyle senetlerin hiç birinin vadesinin gelmediği, vade tarihinden önce mal teslimi yapıldığına göre malların sözleşmenin yapıldığı tarihte ve senet vadesinden önce tesliminin benimsendiği, 18.800,00 TL dışında senetlerin bedelsiz kaldığı iddiasının ispatlandığından davacının borçlu olmadığının tespitine, 18.800,00 TL lik kısım için ise dava tarihi itibariyle yapılmış bir ödeme bulunmadığı, ancak yine dava tarihi itibariyle vadesi gelmeyen bonolardan ötürü davacının ödeme yapmamakta özgür olduğu, 13.02.2018 keşide tarihli, 30.07.2018 vade tarihli 10.870,00 TL bedelli bononun ön yüzünden iptal edildiği ve 18.800,00 TL nin 10.870,00 TL sinin de ödendiğinden bu senet yönünden dava konusuz kaldığı, bakiye 7.930,00 TL yönünden ise 11.02.2019 tarihinde davalı hesabına ödeme yapılmış ise de bu ödemenin vade tarihinden sonra yapıldığı, ancak uyuşmazlık konusu olan bu kısmın da yargılama sırasında ödenmesi nedeniyle 18.800,00 TL lik kısma ilişkin davanın konusuz kaldığı, yargılama gideri yönünden ise 18.800,00 TL nin haklılık durumuna göre, 10.870,00 TL için davacı, 7.930,00 TL için ise davalının haklı bulunduğu, kabul edilen kısımla ilgili ise davalının açıkça bir kabul beyanı olmadığından yargılama giderleri aleyhine yükletilerek 124.740,00 TL yönünden davacı haklı olduğundan yargılama gideri %94 davacı, %6 davalı haklılık oranına göre haklı bulunmuş, dava tarihi itibariyle açılmış takip bulunmadığından iki tarafın da tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Mehmet Ulutaş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın müvekkili şirket yönünden taraf sıfatı olmaması hasebiyle usulden reddinin gerektiğini, söz konusu senetlerin müvekkili ... adına verilmiş olduğunu ve anlaşmanın müvekkili ile yapıldığını, bu hususun mahkemece göz önüne alınmadığını, müvekkilinin bu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın iyi niyetli olmadığını, müvekkilinin satışa konu makinelerine karşılık davacı tarafından bonolar (senetler) verildiğini, bir kısım makinelerin telim edilmesine rağmen vadesi gelen bonoların davacı tarafından ödenmediğini, bu nedenle icra takipleri başlatıldığını, ödeme yapılmadığından bahisle geri kalan makinelerin tesliminin müvekkilince yapılmadığını, davacının dava dilekçesinde ikrar etmiş olduğu 18.800,00 TL tutarında borç için 30.11.2018 vade tarihli 13.800,00 TL değerinde ve 20.10.2018 vade tarihli 11.500,00 TL değerindeki senetler haricindeki senetleri müvekkilinin davacıya teslim etmeye hazır olduğunu cevap dilekçesinde ve davadan önce de davacının kendisine ilettiğini, alacaklı olduğu miktarın dışındaki bonoları iade almasını zira mevcut durumdan dolayı kendisiyle ticaret yapmak istemediğini beyan ettiğini, bu senetler de tahsil edildiğinde kalan miktarın yine davacıya iade edileceğini, bahse konu bonoları talep etmesi halinde davacıya veya mahkemenin uygun göreceği şekilde teslim ve iadeye hazır olunduğu yargılama aşamasında defaatle dile getirilmesine rağmen bonoları gelip teslim alma yerine iş bu davayı açmış olduğunu, borcunu ödemeyen ve anlaşmanın bozulmasına sebebiyet veren tarafın davacı olduğunu, müvekkilin bu olayda hiç bir kusurunun bulunmadığını, iyiniyet ve dürüstlük ilkelerine aykırı açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddini ve davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi gerektiğini savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürdüğü ancak, davalı vekilinin cevap dilekçesi başlığında ve istinaf dilekçesi başlığında davalı ... adını yazıp istinaf yoluna başvuran davalı olarak davalı şirketi göstermediği, davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin istinafı yerinde görülmediği gibi davacının cevaba cevap dilekçesinde de belirttiği üzere davalı ...'ın bir kısım senetleri davalı şirket yetkilisi olarak şirket kaşesi üzerine imza atmak suretiyle cirolamış olduğu, davalı ... vekilinin davalı şirket yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğine dair itirazı yerinde olmadığı, davalının davaya konu senetlerin davacıya teslimine hazır olduğu hususu belirtilmesine rağmen ilk duruşmaya kadar davanın kabul edildiği açıkça ifade edilmediği, dava konusu senetler tevdii mahalline ya da mahkeme veznesine iade edilmediği, cevap dilekçesinde de açıkça davanın reddine karar verilesinin talep edildiği, davayı kabul ettiğini, açıkça beyan etmeyen davalı tarafın yargılama yapılması neticesine aleyhine hüküm kurulması nedeniyle davanın kabul ret oranına göre yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ...

vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonolar nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3.Değerlendirme

Davacı dava dilekçesinde, 10 adet bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı ... vekili ise cevap dilekçesi içeriğinde, davanın davalı şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuş, ancak cevap dilekçesi başlığına davalı ... vekili olarak yazmış ve davalı vekili olarak cevap dilekçesini imzalayarak sunmuştur. İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamından, davalı şirketin temsilcisi olan davalı ...’ın kendi adına asaleten ve davalı şirketi temsilen vekaletname verdiği değerlendirilerek davanın her iki davalı yönünden incelenmesi gerekirken, davalı şirket bakımından olumlu ya da olumsuz her hangi bir hüküm kurmaksızın davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalı vekilinin gerek istinaf dilekçesinde gerekse cevap dilekçesinde her iki davalı bakımından itiraz nedenleri ileri sürdüğü ancak sadece davalı ... adını dilekçelerine yazdığı dikkate alındığında, davalı ...’ın davalı şirketi temsilen de vekile vekaletname verdiği gözetilerek davalı şirket yönünden de Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi yapılması gerekirken, istinaf dilekçesi başlığında davalı ... adını yazıp istinaf yoluna başvuran davalı olarak davalı şirketi göstermediği gerekçesiyle davalılar vekilinin bu yöne ilişkin istinafı yerinde görülmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.