Esas No
E. 2022/8538
Karar No
K. 2024/3621
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2022/8538 E.  ,  2024/3621 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/684 E., 2022/779 K.
KARAR: İstinaf başvurusunun kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2014/228 E., 2018/208 K.

Taraflar arasındaki kullanım şerhinin iptali, tapu iptali ve tescil ile alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı ... Benli vekili, Sakarya ili Kaynarca ilçesi ... Mahallesinde kain 108 ada 44 parsel sayılı taşınmazın 1.850 m2'lik bölümünün 15.10.2011 tarihli zilyetlik devir sözleşmesiyle müvekkili olan davacıya devredildiği halde taşınmazın tamamında davalı ... lehine kullanım şerhi bulunduğunu belirterek, söz konusu taşınmaz bölümündeki davalı adına olan kullanım şerhinin iptali ile davacı adına kullanım şerh verilmesi istemiyle dava açmış; yargılama sırasında dava konusu taşınmaz 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca ... ve ...’a ..., bilahare aynı gün ...’ın payı ...’a devredilmiştir.

Bunun üzerine davacı vekili, 12.04.2016 havale tarihli dava dilekçesiyle, dava konusu taşınmazın 1.850 m2'lik bölümünün 15.10.2011 tarihli zilyetlik devir sözleşmesi ile zilyetliğinin davacıya devredildiğini belirterek, taşınmazın bu bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, kabul edilmediği takdirde taşınmazın rayiç değerinin tespit edilerek davacıya ödenmesine, taşınmaz üzerinde bulunan ev ve bahçeye davalılar tarafından zarar verilmesi nedeniyle oluşan maddi tazminat ile 25.000 TL tutarındaki manevi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın 01.07.2016 havale tarihli fen bilirkişisi raporu ve ekli krokisinide (A) harfi ile gösterilen 1.850 m2'lik bölümünde 15.10.2011 tarihi itibariyle davacının kullanım ... ve zilyedi olduğunun tespitine, birleşen davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı ... Benli adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

Hükmün davalılar ... ve ... ile Hazine tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince, davalı Hazine vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli ve 2014/228 Esas, 2018/208 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın dinlenme olanağı bulunmadığından reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... Benli vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 16.03.2022 tarihli ve 2021/7536-2022/2446 sayılı kararıyla; "1.

Davacı vekilinin, asıl davanın reddine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları ile birleşen davada davalılar Hazine, ..., ..., ... hakkında verilen davanın reddine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede: tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine göre, temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin asıl dava hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazları ile birleşen davada davalılar Hazine, ..., ..., ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının reddine,

2.

Davacı vekilinin, birleşen davada davalı ... hakkında verilen davanın reddine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Davacı vekili birleşen dava dilkçesinde, terditli olarak, dava konusu taşınmaz bölümünün rayiç değerinin tespit edilerek davacıya ödenmesini ve çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan ev ve bahçeye davalılar tarafından zarar verilmesi nedeniyle oluşan maddi tazminat ile 25.000 TL tutarındaki manevi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesini talep etmiştir. Dava, davalılardan ...’ın kullanımında olan 1.850 m2lik taşınmaz bölümünün kullanım hakkının satın almaya yönelik adi nitelikteki satış sözleşmesinden ... zararın ve adı geçen davalının davacıya ait olduğu iddia edilen ev ve bahçeye verilen zararın tazminine ilişkindir. Davacının, kullanım şerhinin iptaline yönelik asıl davası ile tapu iptali ve tescil talebi içeren birleşen davasının reddine karar verilmesi, anılan sözleşmeden kaynaklanan alacak talebi ile zarar ve ziyan talebine dair davasının dinlenilmesine engel değildir. Bölge Adliye Mahkemesince bu yöne ilişkin araştırma yapılmaksızın, satış bedeli ile zarar ve ziyana yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde toplanacak delillere göre davacının davalılardan ...’a yönelik satış bedelinden ve taşınmazdaki ev ve bahçeye verildiği iddia edilen zarardan kaynaklanan alacak istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yanılgılı değerlendirme sonucu davanın dinlenme olanağı bulunmadığından bahisle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığı" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyuarak yapılan yargılama sonucunda; asıl dava ve birleşen davanın davalıları Hazine, ..., ..., ... hakkında Dairemizce verilen hükme yönelik temyiz nedenlerinin Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 16.03.2022 karar tarihli ve 2021/7536 Esas, 2022/2446 Karar sayılı ilamı ile reddine karar verildiğinden bu davalılar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Yargıtay bozma ilamında belirtilen neden ile sınırlı olarak; davacının birleşen davada davalı ... hakkında açmış olduğu davanın kabulü ile; 141.143,16TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

2.410,38 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 7.230,91 TL'nin temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.