Aramaya Dön

Danıştay 2. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2024/2
Karar No
K. 2024/414
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2024/2 E.  ,  2024/414 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İKİNCİ DAİRE

Esas No: 2024/2
Karar No: 2024/414

YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI

Hazine ve Maliye Bakanlığı İstanbul Vergi İadeleri Denetim Daire Başkanlığında vergi müfettişi olarak görev yapan davacı … vekili Av. … tarafından; müvekkilinin, vergi müfettişliğine atanmaya hak kazandığı 15/04/2019 tarihinden, vergi müfettişliğine atandığı 26/06/2020 tarihine kadarki döneme ilişkin mali ve özlük haklarının faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle İstanbul Vergi İadeleri Denetim Daire Başkanlığına yaptığı … günlü, … sayılı başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük hakları (performans puanı/değerlendirmesi ile kademe ve derece ilerlemesi dahil) ile mali haklarının dönemsel olarak (hak edildiği tarihten ödeme tarihine kadar) işleyecek faiziyle (enflasyon farkı oranındaki faiziyle) birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle Hazine ve Maliye Bakanlığına karşı açılan davada; Ankara 18. İdare Mahkemesince; uyuşmazlığın, kamu görevlisi olan davacının parasal ve özlük haklarına ilişkin olduğu ve davacının İstanbul ilinde görev yaptığı dikkate alındığında, 2577 sayılı Kanun'un 33/3 maddesi gereğince davacının görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olan İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğu yolunda verilen 10/05/2023 günlü, E:2023/796, K:2023/853 sayılı karar ile İstanbul 10. İdare Mahkemesince; uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca davacının başvurusunu cevap vermeyerek zımnen reddeden Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğu yolunda verilen 13/12/2023 günlü, E:2023/2575, K:2023/2773 sayılı karar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 43. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 32. maddesinin 1. fıkrasında; göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmış; aynı maddenin 2. fıkrasında ise bu Kanunun uygulanmasında yetkinin kamu düzeninden olduğu vurgulanmıştır.

Aynı Kanun'un, 33. maddesinin 1. fıkrasında, "Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir." hükmüne yer verilmiş, 3. fıkrasında ise; kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkemenin ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır.

Özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle girilen ve belirli bir yetişme programı sonrasında yeterlik sınavına tabi tutulan kariyer mesleklere yönelik olarak; sınav ilanından yeterlik sınavı sonrası atanma aşamasına kadar geçen sürece ilişkin tesis edilen işlemler, ilerleme ve yükselme kapsamında olmayıp, mesleğin gerektirdiği niteliklerin kazanılıp kazanılmadığının ölçülmesi aşamasına ilişkin bulunduğundan, davanın, 2577 sayılı Kanun'un 33. maddesi kapsamında değerlendirilmesi olanaklı değildir. Bu durumda, davanın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca işlemi tesis eden Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde Ankara İdare Mahkemesinin yetkili kılınmasına, dava dosyasının, Ankara 18.

İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın İstanbul 10.

İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 18/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, idari davalarda genel yetkiyi düzenleyen 32. maddesinin 1. fıkrasında, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanun'da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmış; aynı maddenin 2. fıkrasında ise bu Kanun'un uygulanmasında yetkinin kamu düzeninden olduğu vurgulanmıştır.

Aynı Kanunun "Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki" başlıklı 33. maddesinin 3. fıkrasında ise; "Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir." hükmü yer almaktadır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı İstanbul Vergi İadeleri Denetim Daire Başkanlığında vergi müfettişi olarak görev yapan davacının, vergi müfettişliğine atanmaya hak kazandığı 15/04/2019 tarihinden atanmasının yapıldığı tarih olan 26/06/2020 tarihine kadarki döneme ilişkin mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte birlikte ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı haklarının faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

Kamu görevlisi olarak İstanbul'da görev yapan davacının, vergi müfettiş yardımcılığından, vergi müfettişliğine geç atanmasından kaynaklanan özlük haklarının ödenmesi istemiyle açılan işbu davada yukarıda yer verilen 2577 sayılı Kanun'un 33/3. maddesinde öngörülen özel yetki kuralı uyarınca, davacının görev yaptığı yer idare mahkemesi olan İstanbul İdare Mahkemesi yetkili olduğundan, yetkili yargı yeri olarak İstanbul İdare Mahkemesi yerine Ankara İdare Mahkemesinin belirlenmesi yolundaki çoğunluk kararına katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.