Esas No
E. 2011/11594
Karar No
K. 2011/11805
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2011/11594 E.  ,  2011/11805 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet eşyalarının iadesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacıya düğünde takılan ziynetlerin düğünden hemen sonra davalı tarafından alınıp ailesine gönderildiğini,bu nedenle davacıya ait tüm ziynet eşyalarının davalıda kaldığını belirterek ekli listedeki ziynet eşyalarının aynen iadesini olmazsa bedellerinin tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili,davacıya talep edilen kadar ziynet takılmadığını,düğünde takılan küçük altınların bozdurulup davacıya bilezik yapıldığını, ziynetlerin ve diğer ev eşyalarının davalının evde olmadığı bir saatte davacı tarafından alınıp götürüldüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının dava konusu altınların davalı tarafta kaldığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.

Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Davacı kadın dava konusu edilen ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı koca ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur.

Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz. Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir.

Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, ispat yükü altındadır. Olayda, davacı ve tanıkları düğünde davacıya takılan ziynetlerin davacıdan alınıp davalının akrabalarına verildiğini iddia etmiş,davalı ve tanıkları ise ziynetlerin düğünde davacıya teslim edildiğini,düğünden sonra davacıda ziynetlerin görüldüğünü,davacının davalı evde yokken eve gelip eşyaları kamyona yükleyip götürdüğünü,bu sırada ziynetleri de götürmüş olabileceğini savunmuştur.

Her iki taraf tanıkları birbirine zıt ve çelişkili beyanlarda bulunmuştur. Bununla birlikte davacı vekilinin delil listesinde her türlü delil ibaresinin bulunması karşısında, davacının yemin deliline de dayandığı kabul edilerek ziynetlerin elinden alındığı, götürülmesine engel olunduğu, davalı tarafta kaldığı konusunda davacıya, davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Aile Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.