Esas No
E. 2011/1934
Karar No
K. 2011/3478
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2011/1934 E.  ,  2011/3478 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından dava konusu edilen 10 No’lu parselde paydaş ... tarafından davalıya 18.10.2004 tarihinde yapılan pay satışı nedeniyle açılan önalım davasında,davanın reddine dair kararın temyiz isteminde bulunan davacılar vekiline 10.3.2010 tarihinde tebliğ olunmasına karşın temyiz dilekçesinin yasal onbeş günlük temyiz süresinin geçirilmesinden sonra 26.3.2010 tarihinde verilmesi nedeniyle Dairemizin 20.12.2010 gün ve 5185-13966 sayılı kararı ile temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de, davacılar vekilinin karar düzeltme dilekçesine eklediği ... Posta İşleme ve Dağıtım Merkezi Müdürlüğü’nün 24.1.2011 tarihli cevabi yazısından söz konusu tebligatın davacılar vekiline 16.3.2010 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarih itibariyle temyizin süresinde olduğu bu defaki incelemeden anlaşılmakla Dairemizin 20.12.2010 gün ve 5185-13966 sayılı temyiz isteminin reddine dair kararı oybirliği ile kaldırılarak dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşüldü.

Davacılar vekili, dava dilekçesinde, müvekkillerinin 10 No’lu parselin paydaşlarından olup taşınmazın diğer paydaşı ...’nun taşınmazdaki payını 18.10.2004 tarihinde 38.500 TL bedelle davalıya sattığını, davacıların söz konusu pay satışından açılan paydaşlığın giderilmesi davasında kendilerine dava dilekçesinin tebliğ edilmesi ile haberdar olduklarını, pay satışının kendilerine noter aracılığı ile bildirilmediğini, davanın iki yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığını, davacıların önalım haklarını kullanmak istediklerini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, taşınmazın paydaşı ...’nun aslında bağış olan dava konusu temliki bu işlemin gerçekleştiği tarihte davacılara bildirdiğini, söz konusu payın aslında davalının babası ...’a ait olup davalının babasının çeşitli nedenlerle payı baldızı olan ... üzerine gösterdiğini, daha sonra da bu payı oğlu olan davalıya bağışlamak istediğinden tapuda ...’nun davalıya devrettiğini, yapılan işlem satış gibi görünse de gerçekte payın bağışlandığını, ortada bir satış işlemi bulunmadığından 27.3.1957 tarih ve 12 / 2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereği önalım hakkının kullanılamayacağını, temlik tarihinde davalının ekonomik durumunun da payı satın almaya elverişli olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Paylı mülkiyet halindeki taşınmazın paydaşı payını karı-kocaya evlada veyahut akrabaya temlik ederse şeklen satış olarak gösterilen bu akdin gerçekte satış olmayıp miras hakkına bağlı veya hibe gibi maksada yönelik işlem olduğu iddia ve ispat edilirse önalım hakkının ileri sürülemeyeceği 27.3.1957 gün ve 12 / 2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıkça belirtilmiştir. Bu yöndeki savunmanın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Anılan İçtihadı Birleştirme Kararı sözleşmede taraf olan kişinin işlemde muvazaa savunmasında bulunamayacağı kuralının bir istinasıdır

Olayımıza gelince: dava konusu edilen 10 No’lu parseldeki 37944 / 57576 pay taşınmazın paydaşlarından ... tarafından 18.10.2004 tarihinde 38.500 TL bedelle davalıya satılmış, davacılar da 20.7.2006 tarihinde süresinde açtıkları işbu dava ile önalım hakkının tanınmasını istemişlerdir. Dosyada bulunan nüfus kayıtlarına göre satıcı paydaş davalının teyzesidir. Davalı her ne kadar söz konusu payın tapuda satış gösterilse de, teyzesi tarafından kendisine aslında babasına ait olan payı bağışladığını savunmuş ise de tapuda yapılan işlemin tarafı olan davalı, yapmış olduğu sözleşme ile bağlı olduğundan temlikin muvazaalı olduğu iddiasında bulunarak kendi muvazaasına dayanamayacağı gibi, evli ve iki çocuklu teyzesi olan satıcı ile arasında doğrudan miras bağı da bulunmadığından olayda 27.3.1957 gün ve 12 /2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın uygulanma olanağı yoktur. Bu durumda tapuda satış olarak yapılan temlike karşı taşınmazın paydaşı olan davacıların önalım hakkını kullanmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine,23.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.