Esas No
E. 2011/595
Karar No
K. 2011/7530
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

6. Hukuk Dairesi

E. 2011/595 K. 2011/7530 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/595, K. 2011/7530, T. 27.04.2010
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/595
Karar No
2011/7530
Karar Tarihi
27.04.2010
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Aile Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

6. Hukuk Dairesi         2011/595 E.  ,  2011/7530 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 27.4.2010
ÜÇÜNCÜ ŞAHIS:

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Uyuşmazlık, ziynet eşyalarının aynen iadesi mümkün olmadığında bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davacı vekilinin düğünde davacıya takılan paralara ilişkin temyiz itirazlarına gelince;

Davacı vekili, dava dilekçesinde, tarafların 16.4.2004 tarihinde yapılan düğünle evlendiklerini, ayrıldıkları sırada davalının düğünde takılan ziynetler ile paralara el konulduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere ziynetlerin aynen ya da bedelinin, düğünde davacıya takılan 50 Dolar, 50 Euro ve 460.00 TL nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının evi terk ederken tüm eşyalarını alıp gittiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir Davacı kadın dava konusu edilen ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı koca ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur.

Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz. Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir. Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını ispat yükü altındadır. 595/7530 -2- Somut olayda; davalı düğünde takılan paraların masraflara harcandığını kabul ettiğine göre davalının kabulü doğrultusunda davacının talep ettiği kendisine takılan paraların davacıya verilmesine hükmetmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda 2 No’lu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 5.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Aile Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog