Esas No
E. 2023/3241
Karar No
K. 2024/4049
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

1. Hukuk Dairesi         2023/3241 E.  ,  2024/4049 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1812 E., 2022/1151 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın Açılmamış Sayılması/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ergani 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/434 E., 2022/222 K.

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmaz iken ihdasen Hazine adına tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1977 yılında Diyarbakır ili, Erani ilçesi, ... mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında davacıya ait 30 dönümlük bütün halindeki taşınmazın 18 dönümünün 316 parsel sayısıyla zilyetlik sebebiyle davacı adına tespit edildiğini, 316 parsel sayılı taşınmazın doğusundaki bakiye 12 dönümlük kısmın ise tespit harici bırakıldığını, taşınmaz üzerinde davacının 1977 yılından beri tarım yapmak suretiyle 40 yılı aşkın aralıksız zilyetliği olduğunu, 2011 yılındaki arazi toplulaştırması çalışmaları sonucunda davacıya ait 316 parselin, 130 ada 5 parsel sayısını aldığını, davacının tespit harici 12 dönümlük taşınmazının 3 dönümünün ihdasen Hazine adına tescil edilen 130 ada 1 parsel sayılı taşınmaza; bakiye 9 dönümün ise davalı ... adına kayıtlı 132 ada 6 parsel sayılı taşınmaza hatalı şekilde dahil edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazlara hatalı şekilde ilâve edilen taşınmaz kısımlarının davalılar adına tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına kayıtlı 132 ada 5 parsel sayılı taşınmaza tevhit edilmesini, olmazsa yeni parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 130 ada 1 parsel sayılı taşınmazın toplulaştırma çalışmaları sonucunda bir kısmı eski Hazine arazisinden, bir kısmı da dere yatağından ihdas edilerek oluşturulduğunu, ham toprak vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olmayıp Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İlk Derece Mahkemesince 2019/264 Esasına kayıtlı asıl davanın yargılaması sırasında 26.12.2019 tarihinde ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, tahkikat aşamasında 30.09.2021 tarihli celsede verilen ara karar ile, dava konusu 130 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında davalı Hazine aleyhine açılan davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/434 Esas, 2022/222 Karar sayılı kararı ile; 16.12.2021 tarihli duruşmada davacı veya vekilinin davayı takip etmemesi nedeniyle dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlemden kaldırıldığı ve işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren taraflarca 3 ay içerisinde dosyanın yenilenmediği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, 5.100 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazine'ye verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/434 Esas, 2022/222 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ilk duruşmada usulden reddedilmesi üzerine davalı lehine 5.100 TL nin yarısı olan 2.550 TL vekâlet ücretine hükmedilebilecek iken 5.100 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, öte yandan asıl dosyadaki ziraat bilirkişi raporunda eldeki davaya konu taşınmazın harca esas değerinin hesaplanamadığının bildirildiği, değeri tespit edilemeyen taşınmaz hakkında verilen hükümle davalı lehine 5.100 TL karşı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının iyiniyetli şekilde davayı müracaata bıraktığını belirterek İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 15.12.2022 tarihli ve 2022/1812 Esas, 2022/1151 Karar sayılı kararı ile; tefrikin oluştuğu 2019/263 Esas sayılı asıl dosyanın 7. celsesinde 30.09.2021 tarihinde bilirkişi raporları alındıktan sonra tefrik kararı verildiği, ön inceleme duruşmasının ise 26.12.2019 tarihinde yapıldığı, bu hâliyle istinafa konu kararın ön inceleme duruşması yapıldıktan ve bilirkişi raporları alındıktan sonra verildiği, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının isabetli olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesini tekrar etmekle, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının ortadan kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapusuz taşınmaz iken ihdasen Hazine adına tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 37 inci maddeleri.

2.6100 sayılı Kanunun 323 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi ile 331 inci maddesinin üçüncü fıkrası.

3.Karar tarihinde yürülükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 7 nci maddesinin birinci fıkrası.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Mahkemece görülen ihdasen oluşan tapu kaydının iptali ve tescil sonucunda davacı vekilinin davayı takip etmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davacı vekili, davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden hükmü temyiz etmiştir.

3.6100 sayılı Kanunun 323 üncü maddesinin ilk fıkrasının (ğ) bendinde "Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" nin de yargılama giderleri arasında olduğu düzenlenmiş, aynı Kanunun 331 inci maddesinin üçüncü fıkrasında "Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

4.AAÜT'nin "Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret" başlıklı 7 nci maddesinde; "(1) Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." hükmüne yer verilmiştir.

5.Somut olayda; 2019/263 Esas sayılı asıl dava dosyasında ön inceleme duruşmasının 26.12.2019 tarihinde yapıldığı, bilirkişi raporları alındıktan sonra 30.09.2021 tarihli yedinci celsede verilen ara karar ile 130 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın tefrik edildiği, sonuç olarak eldeki davaya konu Diyarbakır ili, Erani ilçesi, ... mahallesinde kain 130 ada 1 (Toplulaştırma işlemi sonrasında 184 ada 8 parsel) sayılı 23.124,21 m2 yüz ölçümlü tarla vasıflı, Hazine adına ihdasen tescil edilen taşınmaz hakkındaki davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açılmamış sayılmasına, 5.100 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazine'ye verilmesine dair İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/434 Esas, 2022/222 Karar sayılı kararının ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra verildiği anlaşılmaktadır.

6.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın Ergani 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine,

03.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.